Ana içeriğe geç
Sözlük

pa ile cümle

pa kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
O kalem bundan daha pahalıdır.That pen is more expensive than this one.
Biz tema parkında heyecan verici bir zaman geçirdik.We had a thrilling time at the theme park.
O kanepe bu masadan daha az pahalı.That sofa is less expensive than this table.
O elbise pahalı bir görünüme sahip.That suit has an expensive look.
O gömleği deneyin; ince pamuktan yapılmıştır.Try on that shirt. It's made of fine cotton.
O palto çok paraya malolmuş olabilir ama o ona değer.That coat may have cost a lot of money, but it's worth it.
O pastayı yiyebilir miyim?May I eat that cake?
Bu pastayı yiyebilir miyim?May I eat that cake?
Grup, yaklaşmakta olan parti hakkında konuşmak için bir boğa oturumu planlıyordu.The group was planning a bull session to talk about the upcoming party.
O gitar o kadar pahalı ki onu satın alamam.That guitar is so expensive that I can't buy it.
O gitar o kadar pahalı olmasaydı, onu satın alabilirdim.If that guitar were not so expensive, I could buy it.
O parayla ne yaptın?What did you do with that money?
O para ile ne alalım?What shall we buy with that money?
Sizi partiye davet etmek istiyorum.I'd like to invite you to the party.
Gelecek Pazartesiye kadar yatakta kalmalısın.You have to stay in bed until next Monday.
Partiye onu davet edecek misin?Are you going to invite her to the party?
Pazar günleri ne yaparsın?What do you do on Sunday?
Geçen Cumartesi Ming'in partisine gittin mi?Did you go to Ming's party last Saturday?
Patronun ile geçiniyor musun?Do you get along with your boss?
Hiç paran var mı?Do you have any money?
İş payınızı yapmadığınız için her zaman mazeretler yaparsınız.You always make excuses for not doing your share of the work.
Bazen kızkardeşine para verir misin?Do you sometimes give your sister money?
Sen benim pantolonumu ne yaptın?What did you do with my pants?
Dün parka gittin, değil mi?You went to the park yesterday, didn't you?
Pazartesi günleri kaç dersin var?How many classes do you have on Mondays?
Para meselelerinde daha dikkatli olmalıydın.You should have been more careful in money matters.
Her şeyi para açısından düşünmesen iyi olur.You had better not think of everything in terms of money.
Patrona yağ çekmene gerek yok.You don't need to flatter your boss.
Paula'ya ne dedin?What did you say to Paula?
Asla Paris'te bulunmadın?You've never been to Paris?
Pasaportunuzu göstermelisiniz.You must show your passport.
Partiye gidebilirsin, ancak gece yarısına kadar eve olmalısın.You may go to the party, but you must be home by midnight.
Partide huzursuz hissettiğini duydum.I hear that you felt ill at ease at the party.
Parayı nasıl kazandın?How did you come by the money?
Senin çok paran var, ve benim hiç.You have a lot of money, and I have none.
Böyle büyük bir miktarda parayı nasıl kazandın?How did you come by such a big sum of money?
Patenle kayabilir misin?Can you skate?
Patronunla her zaman ters düşüyorsun.You're always disagreeing with your boss.
Parana daha dikkat etmelisin.You should be more careful with your money.
Senin bir part time işin var mı?Do you have a part time job?
Her şeye parasal açıdan bakıyorsun.You see everything in terms of money.
Yeni araban bana gerçekten son derece pahalı görünüyor.Your new car looks awfully expensive to me.
Patronun planını nasıl buluyorsun?How do you like your boss's plan?
Eğer patronun seni kovarsa, bu işten atıldığın anlamına gelir.If your boss "sacks" you, it means you're fired.
Senin çocuğun parçaladığı benim kitabımdı.It was my book that your child tore to pieces.
Senin planın çok miktarda para gerektirir.Your plan requires a large amount of money.
Paris'ten gelen mektubunu okumak için can atıyordum.I was anxious to read your letter from Paris.
Ben partine katılmaktan mutlu olacağım.I will be happy to attend your party.
Baban Paris'te bulundu, değil mi?Your father has been in Paris, hasn't he?
Paranı bankaya yatır.Deposit your money in the bank.
Kapıda her ne pahasına olursa olsun sizi görmek isteyen bir adam var.There's a man at the door who wants to see you at all costs.
Parka nasıl gidileceğini sana göstereceğim.I will show you how to go to the park.
Ben parayı sana vereceğim.I will give you the money.
Onlara verdiğin paranın değerlendirileceğinden emin olabilirsin.You can be sure that the money you give them will be put to good use.
Bana ödünç para verdiğin için naziksin.It is kind of you to lend me the money.
Harcadığın paranın miktarı nedir.What is the amount of money you spend?
Sen evden ayrıldıktan sonra paltonuzu buldum.I found your coat after you left the house.
Paris'te çektiğiniz resimlere bir bakayım.Let me see the pictures you took in Paris.
Partiye gelememen üzücü bir durum.It is a pity that you cannot come to the party.
Partide eğlendin mi?Did you have a good time at the party?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod