Bu adamım adı Dr. Yutz. oyuncaklari parcalarina ayirip cocuklara mühendislik ogretirdi.Но -- това е човек наречен Доктор Юц, който разглобява играчки и показва на децата какво е да си инженер.
Bu çok önemliydi. Ben de yaptığım oyunları daha ziyade modern Montessori oyuncakları olarak görüyorum.Astfel, jocurile pe care le creez, mi le imaginez a fi mai degrabă nişte jucării Montessori moderne.
Bu çok önemliydi. Ben de yaptığım oyunları daha ziyade modern Montessori oyuncakları olarak görüyorum.Donc, les jeux que je crée, je les pense à la manière d'une version moderne des jouets Montessori,
Bu çok önemliydi. Ben de yaptığım oyunları daha ziyade modern Montessori oyuncakları olarak görüyorum.Penso que os jogos que crio são uma versão moderna dos brinquedos de Montessori.
Bu çok önemliydi. Ben de yaptığım oyunları daha ziyade modern Montessori oyuncakları olarak görüyorum.И така, игрите, които правя, мисля за тях повече като модерни играчки на Монтесори.
-Bu endüstriye Lanet olsun.Sadece oyuncakların günümüzde iyi olmadıgını dusundum."Die markt! Ik vind het speelgoed van nu maar niets."
-Bu endüstriye Lanet olsun.Sadece oyuncakların günümüzde iyi olmadıgını dusundum.Godtfred:
-Bu endüstriye Lanet olsun.Sadece oyuncakların günümüzde iyi olmadıgını dusundum.- Niech diabli wezmą ten interes! Dziś nikt już nie robi porządnych zabawek!
-Bu endüstriye Lanet olsun.Sadece oyuncakların günümüzde iyi olmadıgını dusundum."Sialan industri ini...!! Saya hanya berpikir bahwa industri mainan tidaklah baik saat ini"
-Bu endüstriye Lanet olsun.Sadece oyuncakların günümüzde iyi olmadıgını dusundum.-Στο καλό αυτή η βιομηχανία! Νομίζω ότι τα παιχνίδια δεν είναι καλά στις μέρες μας.
-Bu endüstriye Lanet olsun.Sadece oyuncakların günümüzde iyi olmadıgını dusundum.سحقاً للصناعة ، برأيي أن الألعاب لم تعد جيدة في هذه الأيام
Bu filmin adı "Oyuncaklar".Acesta este un film, acela care se numește Toys (Jucării).
Bu filmin adı "Oyuncaklar".Đây là một bộ phim, với tiêu đề Đồ chơi.
Bu filmin adı "Oyuncaklar".Der Film hier heisst Toys.
Bu filmin adı "Oyuncaklar".Deze film heet Speelgoed.
Bu filmin adı "Oyuncaklar".Esta es una película llamada Juguetes.
Bu filmin adı "Oyuncaklar".Il s'agit d'un film, intitulé "Jouets".
Bu filmin adı "Oyuncaklar".Questo è un filmato, è quello chiamato "Giocattoli".
Bu filmin adı "Oyuncaklar".To jest film pod tytułem "Zabawki."
Bu filmin adı "Oyuncaklar".Toys라고 불리는 영화입니다.
Bu filmin adı "Oyuncaklar".Речь идёт о фильме под названием "Игрушки".
Bu filmin adı "Oyuncaklar".Това е филм, казва се "Играчки".
Bu filmin adı "Oyuncaklar".לסרט הזה הם קראו צעצועים.
Bu filmin adı "Oyuncaklar".هذا الفيلم ، المسمى(الدُمى).
Bu filmin adı "Oyuncaklar".私がいます、同じ髪型で、右上です
Bunların hepsini kirlettik. Maddiyat, mal, mülk, oyunlar, oyuncaklar, aygıtlar...Картофите са чудо на биологичния механизъм, но ние не мислим така за тях, когато ги приготвяме за вечеря.
Bu "Noel'de görmeyeceğiniz tehlikeli oyuncaklar" adında bir bölüm.Acesta e un segment numit, "Jucării periculoase pe care nu le vei vedea la Crăciun."
Bu "Noel'de görmeyeceğiniz tehlikeli oyuncaklar" adında bir bölüm.Dieser Ausschnitt heißt: "Gefährliches Spielzeug, für Weihnachten ungeeignet."
Bu "Noel'de görmeyeceğiniz tehlikeli oyuncaklar" adında bir bölüm.Era una sección del programa que se llamaba: "Juguetes peligrosos que no verás en Navidades".
Bu "Noel'de görmeyeceğiniz tehlikeli oyuncaklar" adında bir bölüm.동영상의 주제를 말하자면, "크리스마스 때 볼 수 없는 위험한 장난감"입니다.
Bu "Noel'de görmeyeceğiniz tehlikeli oyuncaklar" adında bir bölüm.Questa rubrica si chiamava "giocattoli pericolosi che non vedrete mai a Natale".
Bu "Noel'de görmeyeceğiniz tehlikeli oyuncaklar" adında bir bölüm.To z cyklu "Niebezpieczne zabawki, których nie ujrzysz w Święta".
Bu "Noel'de görmeyeceğiniz tehlikeli oyuncaklar" adında bir bölüm.Voici un extrait nommé: "Jouets dangereux que vous ne verrez pas à Noël."
Bu "Noel'de görmeyeceğiniz tehlikeli oyuncaklar" adında bir bölüm.Това е частта наречена, "Опасни играчки, които няма да видите на Коледа."
Bu "Noel'de görmeyeceğiniz tehlikeli oyuncaklar" adında bir bölüm.Этот отрывок называется "Опасные игрушки, которых не будет на Рождество".
Bu "Noel'de görmeyeceğiniz tehlikeli oyuncaklar" adında bir bölüm.זה קטע שנקרא, "צעצועים מסוכנים שאתם לא רואים בחג המולד."
Bu "Noel'de görmeyeceğiniz tehlikeli oyuncaklar" adında bir bölüm.هذه فقرة باسم "ألعاب خطرة لن تروها في عيد المسيح"
Bu "Noel'de görmeyeceğiniz tehlikeli oyuncaklar" adında bir bölüm.私自身初めて のこぎりランチャーと 火炎放射器付の椅子を見ました
Bu oyuncaklar ileride patlama yapacak.ilgilendigin birseyler var mıydı ?"Dit wordt super! is er iets waar je geïnteresseerd in bent?
Bu oyuncaklar ileride patlama yapacak.ilgilendigin birseyler var mıydı ?Ole: "ini akan menjadi sebuah gebrakan. Apakah ada sesuatu yang membuat Anda tertarik?"
Bu oyuncaklar ileride patlama yapacak.ilgilendigin birseyler var mıydı ?- To będzie hit. Czy jest Pan czymś zainteresowany?
Bu oyuncaklar ileride patlama yapacak.ilgilendigin birseyler var mıydı ?Αλλά έπρεπε να συνεχίσει να προσπαθεί. -Αυτό θα εντυπωσιάσει. Υπάρχει κάτι για το οποίο ενδιαφέρεστε?
Bu oyuncaklar ileride patlama yapacak.ilgilendigin birseyler var mıydı ?أولي: ستكون صفقة رابحة. هل هناك اي شيء يثير اهتمامك؟
Bu oyuncakların büyük bir kısmı Noel sırasında satılmakta.Większość z tych zabawek jest kupowanych w okresie Bożego Narodzenia.
Bu oyuncakların ne kadarı Çin'de üretiliyor?Ile z tych zabawek produkuje się w Chinach?
Burada dünyanın her yerinden alıcılar için oyuncaklar satıldı.Tutaj sprzedaje się zabawki nabywcom z całego świata.
"Burda söylemek istedigim tek şey buydu: Oyuncaklara bayılıyorum."Das ist alles, was ich sagen wollte.
Bütün bunlarla ilgilenirken, oyuncaklar yaparken,이렇게 장난감을 만드는 일에는
Bütün bunlarla ilgilenirken, oyuncaklar yaparken,Pendant tout ceci, en créant des jouets,
Bütün bunlarla ilgilenirken, oyuncaklar yaparken,Помимо самого факта изготовления игрушек,
Bütün bunlarla ilgilenirken, oyuncaklar yaparken,לאורך כל הדבר הזה, יצירת צעצועים,
Bütün bunlarla ilgilenirken, oyuncaklar yaparken,في أثناء عملية تصميم الألعاب
Bütün bunlarla ilgilenirken, oyuncaklar yaparken,イノベーション、アート、サイエンスの 相関関係があります
Caleb Chung: "Burda söylemek istedigim tek şey buydu: Oyuncaklara bayılıyorum."Caleb Chung: non ho altro da dire: amo i giocattoli.
Caleb Chung: "Burda söylemek istedigim tek şey buydu: Oyuncaklara bayılıyorum."케일럽 청 : 저게 바로 제 요지입니다. "난 정말 장난감이 좋아"
Caleb Chung: "Burda söylemek istedigim tek şey buydu: Oyuncaklara bayılıyorum."To wszystko co chciałem powiedzieć - kocham zabawki.
Caleb Chung: "Burda söylemek istedigim tek şey buydu: Oyuncaklara bayılıyorum."קיילב צ'אנג: זה כל מה שרציתי להגיד פה. אני אוהב צעצועים.
Caleb Chung: "Burda söylemek istedigim tek şey buydu: Oyuncaklara bayılıyorum."كالب تشونق: "هذا كل ما أريد أن أعبره: أنا أعشق الألعاب"
Caleb Chung: "Burda söylemek istedigim tek şey buydu: Oyuncaklara bayılıyorum."ここまでが
Charles oyuncakların göründükleri kadar masum olmadıklarını söylerdi.Charles avait coutume de dire que les jouets ne sont pas aussi innocents qu'elles le paraissent.