Charles oyuncakların göründükleri kadar masum olmadıklarını söylerdi.Charles avea obiceiul să spună că jucăriile nu sunt atât de inocente precum par.
Charles oyuncakların göründükleri kadar masum olmadıklarını söylerdi.Charles era solito dire che i giocattoli non sono così innocenti come sembrano.
Charles oyuncakların göründükleri kadar masum olmadıklarını söylerdi.Charles hat immer gesagt, dass Spielzeuge nicht so unschuldig sind, wie sie erscheinen.
Charles oyuncakların göründükleri kadar masum olmadıklarını söylerdi.Charles는 장난감은 보이는 것처럼 순결하지 않다고 말하곤 했습니다.
Charles oyuncakların göründükleri kadar masum olmadıklarını söylerdi.Charles mawiał, że zabawki nigdy nie są takie niewinne, na jakie wyglądają.
Charles oyuncakların göründükleri kadar masum olmadıklarını söylerdi.Charles solía decir que los juguetes no son tan inocentes como parecen.
Charles oyuncakların göründükleri kadar masum olmadıklarını söylerdi.Charles thường nói rằng những đồ chơi không ngây thơ như vẻ ngoài của nó.
Charles oyuncakların göründükleri kadar masum olmadıklarını söylerdi.Charles zei wel eens dat speelgoed niet zo onschuldig is als het lijkt.
Charles oyuncakların göründükleri kadar masum olmadıklarını söylerdi.Чарлз казваше, че играчките не са толкова невинни, колкото изглеждат.
Charles oyuncakların göründükleri kadar masum olmadıklarını söylerdi.Чарльз часто говорил, что игрушки не столь безобидны, как нам кажется.
Charles oyuncakların göründükleri kadar masum olmadıklarını söylerdi.צ'ארלס נהג לומר כי צעצועים אינם תמימים כמו שהם נראים.
Charles oyuncakların göründükleri kadar masum olmadıklarını söylerdi.اعتاد تشارلز القول بأن اللعب ليس بريئة كما تبدو.
Çocuklarının oyuncaklarını da verdi, zaten çok da sevmiyorlardı. Ama - (Gülüşmeler)les jouets de ses enfants qui n'avaient pas l'air d'apprécier, mais... (Rire)
Çocuklarının oyuncaklarını da verdi, zaten çok da sevmiyorlardı.썩 우리 맘에는 들지 않았던지 그녀 아이들의 장난감까지도 주었습니다.
Çocuklarının oyuncaklarını da verdi, zaten çok da sevmiyorlardı.ואת הצעצועים של ילדיה, שלא אהבו את זה כל כך, אבל...
Çocuklarının oyuncaklarını da verdi, zaten çok da sevmiyorlardı.وحتى ألعاب أطفالها، الذين استاؤوا لذلك، ولكن --
Çocuklarının oyuncaklarını da verdi, zaten çok da sevmiyorlardı.(笑)
Çok iyi hatırlıyorum. İşte bazı oyuncakların.I asken ligger några av era leksaker.
Çok ve St Nicholas - oyuncaklarla dolu bir atlı kızak.A szán teljes játékok - és a Szent Miklós is.
Çok ve St Nicholas - oyuncaklarla dolu bir atlı kızak.Avec un traîneau plein de jouets - et Saint-Nicolas aussi.
Çok ve St Nicholas - oyuncaklarla dolu bir atlı kızak.Com um trenó cheio de brinquedos - e de São Nicolau também.
Çok ve St Nicholas - oyuncaklarla dolu bir atlı kızak.Con una slitta piena di giocattoli - e di San Nicola troppo.
Çok ve St Nicholas - oyuncaklarla dolu bir atlı kızak.Con un trineo lleno de juguetes - y San Nicolás también.
Çok ve St Nicholas - oyuncaklarla dolu bir atlı kızak.Cu o sanie plină de jucării - şi Sf. Nicolae prea.
Çok ve St Nicholas - oyuncaklarla dolu bir atlı kızak.Dengan penuh giring mainan - dan St Nicholas juga.
Çok ve St Nicholas - oyuncaklarla dolu bir atlı kızak.도 및 성 니콜라스 - 장난감의 전체 썰매와 함께.
Çok ve St Nicholas - oyuncaklarla dolu bir atlı kızak.Kun reki täynnä leluja - ja St. Nicholas liian.
Çok ve St Nicholas - oyuncaklarla dolu bir atlı kızak.Med en kane fuld af legetøj - og St. Nicholas også.
Çok ve St Nicholas - oyuncaklarla dolu bir atlı kızak.Med en släde full med leksaker - och St Nicholas också.
Çok ve St Nicholas - oyuncaklarla dolu bir atlı kızak.Met een slee vol met speelgoed - en St. Nicholas ook.
Çok ve St Nicholas - oyuncaklarla dolu bir atlı kızak.Mit einem Schlitten voller Spielzeug - und St. Nikolaus zu.
Çok ve St Nicholas - oyuncaklarla dolu bir atlı kızak.S sáně plné hraček - a taky Mikuláš.
Çok ve St Nicholas - oyuncaklarla dolu bir atlı kızak.S sane plné hračiek - a taky Mikuláš.
Çok ve St Nicholas - oyuncaklarla dolu bir atlı kızak.Với một xe trượt tuyết đầy đủ đồ chơi - và Thánh Nicholas quá.
Çok ve St Nicholas - oyuncaklarla dolu bir atlı kızak.Z sanie pełne zabawek - i św zbyt.
Çok ve St Nicholas - oyuncaklarla dolu bir atlı kızak.Z sani polno igrač - in svetega Nikolaja preveč.
Çok ve St Nicholas - oyuncaklarla dolu bir atlı kızak.Με ένα έλκηθρο γεμάτο παιχνίδια - και Αγίου Νικολάου πάρα πολύ.
Çok ve St Nicholas - oyuncaklarla dolu bir atlı kızak.З саней повно іграшок - і Св. Миколи теж.
Çok ve St Nicholas - oyuncaklarla dolu bir atlı kızak.С на шейна, пълен с играчки и Св. Никола.
Çok ve St Nicholas - oyuncaklarla dolu bir atlı kızak.С саней полно игрушек - и Св. Николая тоже.
Çok ve St Nicholas - oyuncaklarla dolu bir atlı kızak.עם מזחלת מלאה של צעצועים - הקדוש ניקולס מדי.
Çok ve St Nicholas - oyuncaklarla dolu bir atlı kızak.して、あっという間に私は、屋根に聞いた
Domitia beklerken bir yandan da oyuncaklarıyla ablaların düğünü üstüne oynuyorlar.그들이 기다리는 동안, 도미티아2세와 도미티아3세는 결혼하기 위해 치장된 그들 자매를 반영한 인형들과 놉니다.
Domitia beklerken bir yandan da oyuncaklarıyla ablaların düğünü üstüne oynuyorlar.Czekając na nią, Domicja II i III bawią się lalkami, które są przyozdobione zupełnie jak ich siostra.
Domitia beklerken bir yandan da oyuncaklarıyla ablaların düğünü üstüne oynuyorlar.А в это время, Домиция II и Домиция III играют в куклы, изображая свою сестру, одетую в свадебный наряд.
Domitia beklerken bir yandan da oyuncaklarıyla ablaların düğünü üstüne oynuyorlar.ובעוד הן מחכות, דומיתיה II ודומיתיה III משחקות עם הבובות שלהן המדמות את אחותן מוכנה לחתונה.
Domitia beklerken bir yandan da oyuncaklarıyla ablaların düğünü üstüne oynuyorlar.結婚を控えたお姉さんをかたどった お人形で遊んでいます これらの人形は結婚式の日に
Duydum ki ahşaptan çok hos oyuncaklar yapıyorumussunuz."Ik heb gehoord dat je mooi houten speelgoed maakt."
Duydum ki ahşaptan çok hos oyuncaklar yapıyorumussunuz.'Saya mendengar bahwa Anda membuat mainan-mainan kayu yang sangat bagus'
Duydum ki ahşaptan çok hos oyuncaklar yapıyorumussunuz.- Słyszałem, że robisz niezłe zabawki z drewna.
Duydum ki ahşaptan çok hos oyuncaklar yapıyorumussunuz.-Άκουσα ότι φτιάχνετε κάποια πολύ ωραία ξύλινα παιχνίδια.
Duydum ki ahşaptan çok hos oyuncaklar yapıyorumussunuz.التاجر: سمعت أنك تصنع بعض الألعاب الخشبية الجميلة
Elimizde çizgi diziden uyarlanmış iki filmi var ... ... Ve o çizgi dizi oyuncaklardan uyarlanmış.Avem două continuări a unui film care a fost adaptat după un spectacol tv animat bazat pe o linie de jucării.
Elimizde çizgi diziden uyarlanmış iki filmi var ... ... Ve o çizgi dizi oyuncaklardan uyarlanmış.Chưa kể hai phần phim nối tiếp sau loạt phim hoạt hình phỏng theo một dòng đồ chơi trẻ em.
Elimizde çizgi diziden uyarlanmış iki filmi var ... ... Ve o çizgi dizi oyuncaklardan uyarlanmış.Jsou tu také dvě pokračování filmu, který vznikl na motivu animovaného televizního pořadu o skupině hraček.
Elimizde çizgi diziden uyarlanmış iki filmi var ... ... Ve o çizgi dizi oyuncaklardan uyarlanmış.Mamy dwie dalsze części filmu, który jest adaptacją serialu animowanego opartego na serii zabawek.
Elimizde çizgi diziden uyarlanmış iki filmi var ... ... Ve o çizgi dizi oyuncaklardan uyarlanmış.Vi har to fortsættelser til en film, der var baseret på et animeret tv-show baseret på en serie legetøj
Elimizde çizgi diziden uyarlanmış iki filmi var ... ... Ve o çizgi dizi oyuncaklardan uyarlanmış.Vi har två uppföljare på en film som var baserad på en animerad TV-serie baserad på en kollektion leksaker.
Elimizde çizgi diziden uyarlanmış iki filmi var ... ... Ve o çizgi dizi oyuncaklardan uyarlanmış.Имаме и две продължения на филм, който е адаптиран по анимационно телевизионно шоу, базирано на серия играчки.
Elimizde çizgi diziden uyarlanmış iki filmi var ... ... Ve o çizgi dizi oyuncaklardan uyarlanmış.У нас есть два киносиквела, созданные по мотивам мультсериала, который был основан на серии игрушек.