Ama uçurtmalar sadece bunun gibi oyuncaklar değil.Nhưng diều không chỉ là món đồ chơi.
Ama uçurtmalar sadece bunun gibi oyuncaklar değil.Pero los cometas (o volantines) no son sólo juguetes como éste.
Ama uçurtmalar sadece bunun gibi oyuncaklar değil.Tapi layang-layang bukan hanya mainan seperti ini.
Ama uçurtmalar sadece bunun gibi oyuncaklar değil.Αλλά οι χαρταετοί δεν είναι απλά παιχνίδια όπως αυτό.
Ama uçurtmalar sadece bunun gibi oyuncaklar değil.Но воздушные змеи - не просто игрушки, как вот эта.
Ama uçurtmalar sadece bunun gibi oyuncaklar değil.Но хвърчилата не са само такива играчки.
Ama uçurtmalar sadece bunun gibi oyuncaklar değil.Повітряні змії - це не просто іграшки.
Ama uçurtmalar sadece bunun gibi oyuncaklar değil.אבל עפיפונים הם לא רק צעצועים.
Ama uçurtmalar sadece bunun gibi oyuncaklar değil.الطائرات الورقية ليست مجرد العاب مثل هذه
Ama uçurtmalar sadece bunun gibi oyuncaklar değil.凧:その歴史を簡単に述べてから
Anlatici: "Başım dönüyor...oyuncaklara bayılıyorum!"나레이터 : 아, 어지럽다. 난 정말 장난감이 좋아!
Anlatici: "Başım dönüyor...oyuncaklara bayılıyorum!"אני אוהב צעצועים!
Anlatici: "Başım dönüyor...oyuncaklara bayılıyorum!"فيديو: "أنا أشعر بدوار شديد... أنا أعشق الألعاب!"
Anlatici: "Başım dönüyor...oyuncaklara bayılıyorum!"これが言いたかった事です 「アイ ラブ トイズ」
Artık McDonald's oyuncakları istemiyorum. Yoksa o oyuncakları satın almaya devam ederdim.Więc nie chcę zabawek z McDonalda, w innym wypadku pewnie bym je kupował.
Aylık puzzle dergim var. Oyuncaklar yapıyorum.Am un calendar anual cu puzzle-uri.
Aylık puzzle dergim var. Oyuncaklar yapıyorum.Ho un calendario mensile dei rompicapi.
Aylık puzzle dergim var. Oyuncaklar yapıyorum.Ich habe einen monatlichen Rätselkalender.
Aylık puzzle dergim var. Oyuncaklar yapıyorum.Ik heb een maandelijkse puzzelkalender.
Aylık puzzle dergim var. Oyuncaklar yapıyorum.Je fais un jeu-calendrier chaque mois.
Aylık puzzle dergim var. Oyuncaklar yapıyorum.월간 퍼즐 캘런더를 발행하고 있습니다.
Aylık puzzle dergim var. Oyuncaklar yapıyorum.Saya memiliki kalender teka-teki bulanan.
Aylık puzzle dergim var. Oyuncaklar yapıyorum.Tengo un calendario mensual de puzzles.
Aylık puzzle dergim var. Oyuncaklar yapıyorum.Tenho um calendário mensal de puzzles.
Aylık puzzle dergim var. Oyuncaklar yapıyorum.Tôi có lịch ra câu đố hàng tháng.
Aylık puzzle dergim var. Oyuncaklar yapıyorum.Tworzę kalendarz zagadek, zabawki.
Aylık puzzle dergim var. Oyuncaklar yapıyorum.Имам месечен ребусен календар.
Aylık puzzle dergim var. Oyuncaklar yapıyorum.Я - автор календаря-ежемесячника головоломок.
Aylık puzzle dergim var. Oyuncaklar yapıyorum.יש לי לוח שנה חודשי של חידות.
Aylık puzzle dergim var. Oyuncaklar yapıyorum.كان لدي لغز شهري
Aylık puzzle dergim var. Oyuncaklar yapıyorum.玩具も作りますが 大体はコンピュータ・ゲームです
Babam benimle futbol oynuyor, bakıcım Eve benimle ve oyuncaklarıyla oynuyor ve annem benimle.Apukám focizik velem, a kistestvérem Eve játszik velem és a játékaival, és anyukám is velem van.
Babam benimle futbol oynuyor, bakıcım Eve benimle ve oyuncaklarıyla oynuyor ve annem benimle.Cu tata joc fotbal, cu surioara mea împart jucăriile, iar mama e cu mine tot timpul.
Babam benimle futbol oynuyor, bakıcım Eve benimle ve oyuncaklarıyla oynuyor ve annem benimle.아빠는 저와 축구를 함께 해주시고 제 보모 이브는 장난감을 가지고 저와 놀아주고 엄마도 저와 함께 있어요.
Babam benimle futbol oynuyor, bakıcım Eve benimle ve oyuncaklarıyla oynuyor ve annem benimle.Mi papá juega al fútbol conmigo, mi hermanita Eve juega conmigo y sus juguetes y tengo a mi mamá conmigo.
Babam benimle futbol oynuyor, bakıcım Eve benimle ve oyuncaklarıyla oynuyor ve annem benimle.Mon papa joue au football avec moi, Ma petite soeur Eve joue avec moi et ses jouets et j'ai ma mère avec moi.
Babam benimle futbol oynuyor, bakıcım Eve benimle ve oyuncaklarıyla oynuyor ve annem benimle.Tata gra ze mną w piłkę, moja siostrzyczka Eve, bawi się ze mną zabawkami, a mama jest zawsze przy mnie.
Babam benimle futbol oynuyor, bakıcım Eve benimle ve oyuncaklarıyla oynuyor ve annem benimle.אבי משחק איתי כדורגל, אחותי התינוקת איב משחקת איתי ועם הצעצועים שלה, ויש לי את אמא שלי איתי.
Babam benimle futbol oynuyor, bakıcım Eve benimle ve oyuncaklarıyla oynuyor ve annem benimle.والدي يلعب كرة القدم معي، أختي الصغرى إيف تلعب معي ومع ألعابها ولدى أمي معي.
Babam benimle futbol oynuyor, bakıcım Eve benimle ve oyuncaklarıyla oynuyor ve annem benimle.妹のイブはおもちゃで遊んでくれるし 僕にはママがいます 僕のパパはサッカーをしてくれるし
Bak, Davy ve Andy bu gerçekçi oyuncaklarla ne kadar eğleniyorlar!Guarda come si divertono Devy eAndy con questi realistici.... giocattoli
Bak, Davy ve Andy bu gerçekçi oyuncaklarla ne kadar eğleniyorlar!Вижте как Деби и Анди се забавляват с тези колички.
"Başım dönüyor...oyuncaklara bayılıyorum!"Amețesc ... Iubesc jucăriile!
"Başım dönüyor...oyuncaklara bayılıyorum!" Caleb Chung: "Burda söylemek istedigim tek şey buydu:Eso es todo lo que quería decir ahí:
"Başım dönüyor...oyuncaklara bayılıyorum!"Erzähler: Ich liebe Spielzeug!
"Başım dönüyor...oyuncaklara bayılıyorum!"Je suis étourdi... J'aime les jouets!
"Başım dönüyor...oyuncaklara bayılıyorum!"Kocham zabawki!
"Başım dönüyor...oyuncaklara bayılıyorum!"Mi gira la testa... adoro i giocattoli!
"Başım dönüyor...oyuncaklara bayılıyorum!"Става ми лошо... Обичам играчките!
"Başım dönüyor...oyuncaklara bayılıyorum!"Я обожаю игрушки!
Ben akşam kapı açıldığında, kapalı oyuncaklar ve bir sıçrama ile giderdi.Amikor kinyitottam az ajtót este, le mennek egy nyikkanás and meg az ugráló.
Ben akşam kapı açıldığında, kapalı oyuncaklar ve bir sıçrama ile giderdi.Când am deschis uşa mea în seara, în afara ei ar merge cu un chiţăit şi o saritura.
Ben akşam kapı açıldığında, kapalı oyuncaklar ve bir sıçrama ile giderdi.Cuando abrí la puerta por la noche, frente a que iría con un chillido y un rebote.
Ben akşam kapı açıldığında, kapalı oyuncaklar ve bir sıçrama ile giderdi.Da jeg åbnede min dør om aftenen, off de ville gå med en pibende og en hoppe.
Ben akşam kapı açıldığında, kapalı oyuncaklar ve bir sıçrama ile giderdi.Když jsem otevřela dveře, ve večerních hodinách, mimo by jít s pískot a odrazit.
Ben akşam kapı açıldığında, kapalı oyuncaklar ve bir sıçrama ile giderdi.Keď som otvorila dvere, vo večerných hodinách, mimo by ísť s piskot a odraziť.
Ben akşam kapı açıldığında, kapalı oyuncaklar ve bir sıçrama ile giderdi.Ketika saya membuka pintu saya di malam hari, dari mereka akan pergi dengan mendecit dan pentalan.
Ben akşam kapı açıldığında, kapalı oyuncaklar ve bir sıçrama ile giderdi.Khi tôi mở cửa vào buổi tối, ngoài khơi họ sẽ đi với một squeak và một thư bị trả lại.
Ben akşam kapı açıldığında, kapalı oyuncaklar ve bir sıçrama ile giderdi.Kiedy otworzyłem drzwi, w godzinach wieczornych, poza pójdą z piskiem i bounce.
Ben akşam kapı açıldığında, kapalı oyuncaklar ve bir sıçrama ile giderdi.내 방 창문 아래에 움직이지. 나는 저녁에 내 문을 열었을 때, 떨어져 그들은 쥐 우는 소리와 반송 함께 갈 것입니다.