O oyuncakları sever.Han elsker legetøj.
Oyuncaklar, yiyecek ile birlikte verilmektedir.Kapsler bør inntas sammen med mat.
Kağıt kullanarak yapılan oyuncakların başlangıcının 2000 yıl once Çin'de olduğu sanılıyor.Bruken av papirfly som leketøy har antatt opprinnelse i Kina for 2000 år siden, der drager var populære leker.
Kağıt kullanarak yapılan oyuncakların başlangıcının 2000 yıl once Çin'de olduğu sanılıyor.Bahan kertas telah digunakan untuk membuat barang mainan sejak 2000 tahun dahulu di negeri Cina.
Şirket, oyuncaklar, video oyunları, arcadeler, anime ve lunaparklarında uzmanlaşmıştır.Perusahaan ini mengkhususkan diri dalam mainan, Permainan video, arkade, anime, dan taman hiburan.
Oyuncakların gizli yaşamı, Pixar'ın olay yaratan animasyon filmi Toy Story ile gözler önüne seriliyor.Karya-karya produksinya meliputi seju,lah film animasi yang dirilis oleh Pixar.
Airsoft oyuncakları kesinlikle barut veya gerçek mühimmat kullanmaz.Meriam tank dapat menembakkan amunisi anti-lapis-baja maupun anti-personil.
Birlikte elektrik motorları yaptılar ve elektriksel ve mekanik oyuncaklarla oynadılar.Họ làm một động cơ điện và chơi với các đồ chơi điện tử và cơ khí.
Andy artık Büyümüş artık Üniversiteye gitmeye hazırlanır ve Oyuncaklar'la Oynamayı bırakmıştır.Andy nay đã 17 tuổi, không còn chơi với các món đồ chơi cũ nữa và đang chuẩn bị vào đại học.
Tektip satılan oyuncaklar harcıalemdir.Cửa hàng đồ chơi là một doanh nghiệp bán lẻ chuyên bán đồ chơi.
Airsoft oyuncakları kesinlikle barut veya gerçek mühimmat kullanmaz.Lớp giáp của xe tăng Matilda không thể bị xuyên thủng bởi súng chống tăng hay pháo dã chiến của Ý.
Airsoft oyuncakları kesinlikle barut veya gerçek mühimmat kullanmaz.徹甲弾は炸薬を内蔵しないため、演習でも実弾を用いることがある。
Tektip satılan oyuncaklar harcıalemdir.玩具では単品販売。
Elfleri ile birlikte çocuklar için oyuncaklar yapar.集団で子供たちと遊んでくれる。
Şirinlerin oyuncakları yeni bir sektör oluşturdu.ドラゴン側のパーツは新規に造形された。
Oyuncaklarını kimi zaman sahiplerine de vermez.時には楽器を持つこともあるとかないとか。
O bu icatlarına "Tanrı'nın Oyuncakları" (God's Toys) adını vermiştir.タイトルは「神々の道具」。
Macera Diyarı Parkı:Oyuncaklarla dolu bir eğlence mekanıdır.びっくりハウスは、遊園地のアトラクション (遊園地)である。
Reklamlarda, oyunlarda yer almakta ve oyuncakları yapılmaktadır.背景作画、オモチャ買い入れ担当。
Çin dünyanın en büyük seks oyuncak üreticisidir ve dünya seks oyuncakları üretiminin %70'ini karşılamaktadır.中國性玩具业 — 世界上最大的性玩具生產國,全球70%的性玩具都在這裡製造。
En eski demiryolları modelleri 1840'larda ortaya çıkan 'halı demiryolları' olarak adlandırilan oyuncaklardi.世上最早的鐵道模型是於1840年代出現的“地毯鐵路”。
Macera Diyarı Parkı:Oyuncaklarla dolu bir eğlence mekanıdır.郊野公園是一個給遊人享受郊遊樂趣的公園。
Airsoft oyuncakları kesinlikle barut veya gerçek mühimmat kullanmaz.然而,PPQ紅槍型並不允許裝填或發射彈藥。
Lisa, Simpsonlar yayımlarında, oyuncaklarında ve başka ürünlerde yer aldı.莉萨出现在所有的辛普森一家的出版物、玩具和其他商品中。
Bu nedenle örneğin lunapark oyuncakları 4 g'yi geçmezler.例如,在FAT32文件系统中,单个文件的大小不能超过4 GiB。
Bütün Oyuncaklar Benim Ben Ne Zaman Büyüyeceğim?할 때의 '나 다'에서 유래한다.
Çocuklar oyuncaklarla vakit geçirir ve birdirbir gibi oyunlar oynarlardı.아이들은 자기들끼리 장난감을 가지고 혹은 목마 넘기를 하며 놀았다.
Seri Ölümcül Oyuncaklar serisinde tanıtılan gölgeavcılarını konu alır.이런 유형의 플레이어들은 주로 오락실 게임에서 많이 찾아볼 수 있다.
"Günümüzde Geleneksel Oyuncaklar"."הספנות בתולדות המסורת היהודית".
Fakat genelde halkın çoğunun satın alabileceği oyuncaklardan değildi.זרים לא הורשו לרוב להיכנס ליפן ומרבית אלה שהיו בה גורשו.
Çocuklar oyuncaklarla vakit geçirir ve birdirbir gibi oyunlar oynarlardı.ילדים, שיחקו בדרך כלל עם צעצועים או במשחקים כגון סוס ארוך.
Çocuk, bebekliğinden başlayarak oyuncaklarla oynayarak dünyayı anlamlandırır ve eğlenir.ילדים משחקים בראש ובראשונה משום שנעים לשחק ולהשתעשע.
O bu icatlarına "Tanrı'nın Oyuncakları" (God's Toys) adını vermiştir.אמר להם: כאשר ציוני ה' אלוהי.
Bütün Oyuncaklar Benim Ben Ne Zaman Büyüyeceğim?Кога са чисти нашите помисли?
Oyuncaklarını kimi zaman sahiplerine de vermez.Понякога урежда и свои близки на разни постове.
Bütün Oyuncaklar Benim Ben Ne Zaman Büyüyeceğim?Kad će filmski stručnjaci odrasti?"
O bu icatlarına "Tanrı'nın Oyuncakları" (God's Toys) adını vermiştir.On svoje gubitke u bitkama naziva 'Božjim šalama'.
Diş çıkarmaya yardımcı oyuncaklar verilmezse, mobilyaları ve etrafındaki diğer sert cisimleri çiğner.Če grobi delci niso odstranjeni, lahko vstopijo v cevi in druge gibljive dele obdelovalnega postopka.
Oyuncaklar, yiyecek ile birlikte verilmektedir.Vandenį jie gauna kartu su maistu.
Oyuncaklarını yatağın altına sakladı.Jis paslėpė savo žaislus po lova.
Otomobillere, motosikletlere ve benzer büyük oyuncaklara düşkün.Kasutatakse autodel, mootorratastel, jalgratastel ja teistel liikuritel.
Airsoft oyuncakları kesinlikle barut veya gerçek mühimmat kullanmaz.Kahur kasutab APFSDS-T või HEAT-MP tüüpi laskemoona.
Ahşap oyuncaklara devam etmeyip sadece LEGO Sistem'e devam etme kararı alması gerekiyordu.Myśląc do przodu, porzucił produkowanie z drewna i skupił się tylko na klockach LEGO.
Ahşap oyuncaklara devam etmeyip sadece LEGO Sistem'e devam etme kararı alması gerekiyordu.Ole pensou que talvez a companhia precisava de um bom nome
Ama LEGO ilk büyük Ferguson Traktörünü çıkardığı zaman,plastik oyuncaklar basarıya ulasmıstı.Ale plastikowe zabawki odniosły sukces dopiero, gdy LEGO wypuściło na rynek traktorek Ferguson.
Ama LEGO ilk büyük Ferguson Traktörünü çıkardığı zaman,plastik oyuncaklar basarıya ulasmıstı.Maar het was pas toen Lego de eerste Fergusson tractor lanceerde dat het plastiek speelgoed een succes werd.
Ama LEGO ilk büyük Ferguson Traktörünü çıkardığı zaman,plastik oyuncaklar basarıya ulasmıstı.Tapi adalah ketika LEGO pertama kali meluncurkan traktor Ferguson besar, mainan plastik pun menjadi sukses.
Ama LEGO ilk büyük Ferguson Traktörünü çıkardığı zaman,plastik oyuncaklar basarıya ulasmıstı.Αλλά όταν η LEGO για πρώτη φορά λάνσαρε το μεγάλο τρακτέρ Ferguson, τα πλαστικά παιχνίδια έγιναν επιτυχία.
Ama LEGO ilk büyük Ferguson Traktörünü çıkardığı zaman,plastik oyuncaklar basarıya ulasmıstı.ولكن نجاح الدمى البلاستكية الكبير أتى عندما أطلقت ليغو للمرة الأولى جرار فيرجسون الرائع.
Ama uçurtmalar sadece bunun gibi oyuncaklar değil.Aber Drachen sind nicht nur Spielzeuge wie dieses hier.
Ama uçurtmalar sadece bunun gibi oyuncaklar değil.Ale draci nejsou jen hračky jako tato.
Ama uçurtmalar sadece bunun gibi oyuncaklar değil.Ale latawce to nie tylko zabawki takie jak ta.
Ama uçurtmalar sadece bunun gibi oyuncaklar değil.Dar zmeii nu-s doar jucării ca aceasta.
Ama uçurtmalar sadece bunun gibi oyuncaklar değil.De a sárkányok nem csak játékok.
Ama uçurtmalar sadece bunun gibi oyuncaklar değil.그러나 연은 단순한 장난감이 아닙니다.
Ama uçurtmalar sadece bunun gibi oyuncaklar değil.Maar vliegers zijn meer dan speelgoed.
Ama uçurtmalar sadece bunun gibi oyuncaklar değil.Ma gli aquiloni non sono solo giocattoli come questo.
Ama uçurtmalar sadece bunun gibi oyuncaklar değil.Mais les cerfs-volants ne sont pas seulement des jouets comme celui-là.
Ama uçurtmalar sadece bunun gibi oyuncaklar değil.Mas os papagaios não são apenas brinquedos. Papagaios:
Ama uçurtmalar sadece bunun gibi oyuncaklar değil.Men drager er ikke kun legetøj som dette.