Ana içeriğe geç
Sözlük

oyuncak ile cümle

oyuncak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Hiçbir çocuk saygı istemedi. Oyuncaklar şekerler, giysiler, bisiklet, ve bunun gibi şeyler.Nessun bambino chiede rispetto: si chiedono giocattoli, dolci, vestiti, una bicicletta, e cose simili.
Hotwheels oyuncak tarafından yapılmış.레이더 속도 측정계입니다.
Hotwheels oyuncak tarafından yapılmış.שפותח מצעצוע של חברת הוט-ווילס.
Hotwheels oyuncak tarafından yapılmış.وتم تطويره من لعبة سريعة
Hotwheels oyuncak tarafından yapılmış.このように彼らは面白いことをしでかすのです。
İkon olarak tasarladık, farklı görünecek, bir çocuğa ait olduğu belli olacak, fakat oyuncak gibi olmayacak.아동용이지만 장난감 느낌이 나지 않도록 했죠.
İkon olarak tasarladık, farklı görünecek, bir çocuğa ait olduğu belli olacak, fakat oyuncak gibi olmayacak.La diseñamos para ser un ícono, para que se vea diferente: como dirigida a los niños, sin ser un juguete.
İkon olarak tasarladık, farklı görünecek, bir çocuğa ait olduğu belli olacak, fakat oyuncak gibi olmayacak.L-am proiectat ca să fie iconic, să arate diferit, să arate că e pentru copii, dar nu ca o jucărie.
İkon olarak tasarladık, farklı görünecek, bir çocuğa ait olduğu belli olacak, fakat oyuncak gibi olmayacak.Lo progettammo in modo che fosse iconico, che fosse diverso, pensato per i bambini, ma non come un giocattolo.
İkon olarak tasarladık, farklı görünecek, bir çocuğa ait olduğu belli olacak, fakat oyuncak gibi olmayacak.Navrhli jsme ho, aby byl ikonický, aby vypadal jinak. Aby byl pro děti, ale nevypadal jako hračka.
İkon olarak tasarladık, farklı görünecek, bir çocuğa ait olduğu belli olacak, fakat oyuncak gibi olmayacak.Zaprojektowaliśmy go konwencjonalnie, żeby wyglądał inaczej, w stylu dziecięcym, ale nie jak zabawka.
İkon olarak tasarladık, farklı görünecek, bir çocuğa ait olduğu belli olacak, fakat oyuncak gibi olmayacak.Ми проектували його, щоб він став знаковим, щоб відрізнявся, щоб виглядав дитячим, але не як іграшка.
İkon olarak tasarladık, farklı görünecek, bir çocuğa ait olduğu belli olacak, fakat oyuncak gibi olmayacak.Мы проектировали его, чтобы он стал любимым, чтобы отличался, чтобы выглядел детским, но не как игрушка.
İkon olarak tasarladık, farklı görünecek, bir çocuğa ait olduğu belli olacak, fakat oyuncak gibi olmayacak.Направихме дизайна като икона, така че изглежда по различен начин, да бъде като за деца, без да е играчка.
İkon olarak tasarladık, farklı görünecek, bir çocuğa ait olduğu belli olacak, fakat oyuncak gibi olmayacak.שייראה אחרת, שייראה כמיועד לילדים, אך לא כצעצוע.
İkon olarak tasarladık, farklı görünecek, bir çocuğa ait olduğu belli olacak, fakat oyuncak gibi olmayacak.ليبدو مختلفاً, وليبدو كشئ للاطفال, لكن ايضا ليس لعبة.
İkon olarak tasarladık, farklı görünecek, bir çocuğa ait olduğu belli olacak, fakat oyuncak gibi olmayacak.中にはご存知の
İlk ödüllerim olaak kendi oyuncaklarımı kullandım - arabalar gibi...Para los primeros premios usé mis propios juguetes viejos
İlk ödüllerim olaak kendi oyuncaklarımı kullandım - arabalar gibi...Pour les premiers prix, j'ai utilisé mes vieux jouets comme mes petites voitures.
İlk ödüllerim olaak kendi oyuncaklarımı kullandım - arabalar gibi...První ceny, které jsem používal, byly moje staré hračky, jako třeba auta. Brrrm.
İnsanlar bana oyun tasarımcısı diyorlar, ama bunlar benim için daha çok oyuncak.Consideram-me um designer de jogos, mas eu penso neles como brinquedos.
İnsanlar bana oyun tasarımcısı diyorlar, ama bunlar benim için daha çok oyuncak.Ihmiset sanovat minua pelisuunnittelijaksi, mutta todellisuudessa pidän niitä leluina.
İnsanlar bana oyun tasarımcısı diyorlar, ama bunlar benim için daha çok oyuncak.사람들은 절 게임 디자이너라 하지만, 전 장난감을 디자인한다고 생각해요.
İnsanlar bana oyun tasarımcısı diyorlar, ama bunlar benim için daha çok oyuncak.La gente me llama diseñador de juegos, pero yo pienso en ellos como juguetes.
İnsanlar bana oyun tasarımcısı diyorlar, ama bunlar benim için daha çok oyuncak.La gente mi chiama un designer di videogiochi, ma io li considero più che altro dei giocattoli.
İnsanlar bana oyun tasarımcısı diyorlar, ama bunlar benim için daha çok oyuncak.Les gens m'appelle un créateur de jeux-vidéo mais je pense plutôt à ces choses comme des jouets.
İnsanlar bana oyun tasarımcısı diyorlar, ama bunlar benim için daha çok oyuncak.Man kann mich als Game Designer bezeichnen, aber es sind wirklich eher Spielzeuge.
İnsanlar bana oyun tasarımcısı diyorlar, ama bunlar benim için daha çok oyuncak.Mówią o mnie "projektant gier", ale to zabawki.
İnsanlar bana oyun tasarımcısı diyorlar, ama bunlar benim için daha çok oyuncak.Oamenii spun că sunt creator de jocuri, dar în realitate eu le văd mai mult ca pe nişte jucării.
İnsanlar bana oyun tasarımcısı diyorlar, ama bunlar benim için daha çok oyuncak.Мене називають автором ігор, але я насправді сам сприймаю ці речі більше як іграшки.
İnsanlar bana oyun tasarımcısı diyorlar, ama bunlar benim için daha çok oyuncak.Меня называют разработчиком игр, но то, что я делаю — это скорее игрушки.
İnsanlar bana oyun tasarımcısı diyorlar, ama bunlar benim için daha çok oyuncak.Хората ме наричат дизайнер на игри, но аз наистина гледам на тези неща повече като на играчки.
İnsanlar bana oyun tasarımcısı diyorlar, ama bunlar benim için daha çok oyuncak.אנשים קוראים לי מעצב משחקים, אבל אני באמת חושב עליהם יותר כצעצועים.
İnsanlar bana oyun tasarımcısı diyorlar, ama bunlar benim için daha çok oyuncak.يطلق علي الناس مصمم ألعاب، ولكن أعتقد حقاً في هذه الامور كألعاب.
İşin aslı, insanların etkileşime girip oyuncak gibi oynayabilecekleri,이 우주의 갖가지 오브젝트를
İşin aslı, insanların etkileşime girip oyuncak gibi oynayabilecekleri,אני רוצה כעיקרון שיהיה את כל גן החיות של העצמים של "האבל"
İşin aslı, insanların etkileşime girip oyuncak gibi oynayabilecekleri,أريد أن أحصل على حديقة حيوانات كائنات "هابل"
İşte bazı oyuncakların.Aici sunt câteva din jucãriile tale.
İşte bazı oyuncakların.Aquí hay algunos de tus juguetes.
İşte bazı oyuncakların.In dieser Schachtel sind ein paar eurer Spielsachen.
İşte bazı oyuncakların.In dieser Schachtel sind ein paar eurer Spielsachen.
İşte bazı oyuncakların.Muistan oikein hyvin. - Laatikossa on leikkikalujanne.
İşte bazı oyuncakların.Voici encore certains de vos jouets.
İşte bu yüzden, oyuncakların dünyayı değiştirebileceğine inanıyorum.Aşa că de aceea eu cred că jucăriile pot schimba lumea.
İşte bu yüzden, oyuncakların dünyayı değiştirebileceğine inanıyorum.Ed ecco perché credo, personalmente, che i giocattoli possono cambiare il mondo.
İşte bu yüzden, oyuncakların dünyayı değiştirebileceğine inanıyorum.É por isso que penso que os brinquedos podem mudar o mundo.
İşte bu yüzden, oyuncakların dünyayı değiştirebileceğine inanıyorum.Et c'est pour cela que je pense que les jouets peuvent changer le monde.
İşte bu yüzden, oyuncakların dünyayı değiştirebileceğine inanıyorum.그게 바로 장난감이 세상을 바꿀 수 있다 생각하는 이유입니다.
İşte bu yüzden, oyuncakların dünyayı değiştirebileceğine inanıyorum.Tästä syystä henkilökohtaisesti ajattelen, että lelut voivat muuttaa maailmaa.
İşte bu yüzden, oyuncakların dünyayı değiştirebileceğine inanıyorum.Und daher denke ich, dass Spielzeuge die Welt verändern können.
İşte bu yüzden, oyuncakların dünyayı değiştirebileceğine inanıyorum.Uważam, że zabawki mogą zmienić świat.
İşte bu yüzden, oyuncakların dünyayı değiştirebileceğine inanıyorum.Y es por eso que creo que los juguetes pueden cambiar al mundo.
İşte bu yüzden, oyuncakların dünyayı değiştirebileceğine inanıyorum.И ето затова аз мисля, лично, че играчките могат да променят света.
İşte bu yüzden, oyuncakların dünyayı değiştirebileceğine inanıyorum.И поэтому лично я уверен, что игрушки способны изменить мир.
İşte bu yüzden, oyuncakların dünyayı değiştirebileceğine inanıyorum.Ось чому я особисто вважаю, що іграшки можуть змінити світ.
İşte bu yüzden, oyuncakların dünyayı değiştirebileceğine inanıyorum.ולכן אני חושב, אישית, שצעצועים יכולים לשנות את העולם
İşte bu yüzden, oyuncakların dünyayı değiştirebileceğine inanıyorum.لهذا هذا ما أفكر فيه شخصياً أن الالعاب تستطيع تغيير العالم.
Kar ve buz oyuncak kutum, İnuitlerse öğretmenlerimdi.A hó és a jég volt az én homokozóm, és az inuitok voltak a tanáraim.
Kar ve buz oyuncak kutum, İnuitlerse öğretmenlerimdi.A neve e o gelo eram a minha caixa de areia, e os Inuit eram os meus professores.
Kar ve buz oyuncak kutum, İnuitlerse öğretmenlerimdi.De sneeuw en het ijs waren mijn zandbak, en de Inuit waren mijn leraren.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod