Bu oyuncak tasarımına ilk başladigimda yaptığı bir video.זה סרטון שעשיתי כשהתחלתי לעצב צעצועים.
Bu oyuncak tasarımına ilk başladigimda yaptığı bir video.هذا فيديو انتجته في بداية مشواري في تصميم الألعاب
Bu oyuncak tasarımına ilk başladigimda yaptığı bir video.家のガレージで変なモノをつくり
Burada dünyanın her yerinden alıcılar için oyuncaklar satıldı.Tutaj sprzedaje się zabawki nabywcom z całego świata.
Buraya küçük bir pervane koyuyoruz. Ve bu yüz yıllık bir oyuncaktır.Když sem dáte malou vrtulku, najednou z toho máte sto let starou hračku.
Buraya küçük bir pervane koyuyoruz. Ve bu yüz yıllık bir oyuncaktır.Крепим здесь маленькую лопасть и выходит игрушка, которой сотни лет.
"Burda söylemek istedigim tek şey buydu: Oyuncaklara bayılıyorum."Das ist alles, was ich sagen wollte.
Bu tüm dünyaya oyuncak satmaya calısmaktan daha kolay olabilirdi.Jadi, akan lebih mudah untuk menjual permainan-nya ke seluruh dunia.
Bu tüm dünyaya oyuncak satmaya calısmaktan daha kolay olabilirdi.Ułatwiłoby to sprzedaż jego zabawek na cały świat.
Bu tüm dünyaya oyuncak satmaya calısmaktan daha kolay olabilirdi.Zodat het makkelijker werd om zijn speelgoed over de hele wereld te verkopen.
Bu tüm dünyaya oyuncak satmaya calısmaktan daha kolay olabilirdi.من أجل أن يصبح من السهل بيع ألعابه للعالم بأكمله
Bütün bunlarla ilgilenirken, oyuncaklar yaparken,이렇게 장난감을 만드는 일에는
Bütün bunlarla ilgilenirken, oyuncaklar yaparken,Pendant tout ceci, en créant des jouets,
Bütün bunlarla ilgilenirken, oyuncaklar yaparken,Помимо самого факта изготовления игрушек,
Bütün bunlarla ilgilenirken, oyuncaklar yaparken,לאורך כל הדבר הזה, יצירת צעצועים,
Bütün bunlarla ilgilenirken, oyuncaklar yaparken,في أثناء عملية تصميم الألعاب
Bütün bunlarla ilgilenirken, oyuncaklar yaparken,イノベーション、アート、サイエンスの 相関関係があります
Büyük komutan büyük kampanyasında harcanabilir oyuncak üniteleri ile oynuyorDe opperbevelhebber, die speelt met vervangbare eenheden in een grote campagne.
Büyük komutan büyük kampanyasında harcanabilir oyuncak üniteleri ile oynuyorDer Oberste Befehlshaber, der in einem großen Unternehmen mit entbehrlichen Einheiten spielt.
Büyük komutan büyük kampanyasında harcanabilir oyuncak üniteleri ile oynuyorEl comandante supremo jugando con las unidades desechables en una gran campaña.
Büyük komutan büyük kampanyasında harcanabilir oyuncak üniteleri ile oynuyorIl supremo comandante che gioca con unità spendibili, in una grande campagna.
Büyük komutan büyük kampanyasında harcanabilir oyuncak üniteleri ile oynuyor큰 군사작전에서 소모용 부대를 가지고 장난하는 최고 사령관.
Büyük komutan büyük kampanyasında harcanabilir oyuncak üniteleri ile oynuyorLe commandant suprême jouant avec des troupes extensibles dans une grande campagne
Büyük komutan büyük kampanyasında harcanabilir oyuncak üniteleri ile oynuyorO najwyższym dowódcy bawiącym się niepotrzebnymi jednostkami w wielkiej kampanii.
Büyük komutan büyük kampanyasında harcanabilir oyuncak üniteleri ile oynuyorUn comandant suprem care se joacă cu piese auxiliare într-o campanie uriașă.
Büyük komutan büyük kampanyasında harcanabilir oyuncak üniteleri ile oynuyorВърховният командир, играещ си със заменими еденици във велика игра.
Büyük komutan büyük kampanyasında harcanabilir oyuncak üniteleri ile oynuyorהמפקד העליון שמשחק עם יחידות שניתן להקריב אותן במערכה גדולה.
Büyük komutan büyük kampanyasında harcanabilir oyuncak üniteleri ile oynuyorإنه القائد العظيم يلهو بأشياء لا قيمة لها في حدث عظيم.
Büyük komutan büyük kampanyasında harcanabilir oyuncak üniteleri ile oynuyor津波やアウシュビッツを見逃す神に違いはありません
Bu zaman zarfında, Çinli girişimci ABD'ye 100 oyuncak bebeği gönderecek.Co se stane? V nějakém časovém období čínský hračkář vyveze přes 100 panenek do Spojených států.
Bu zaman zarfında, Çinli girişimci ABD'ye 100 oyuncak bebeği gönderecek.Thế thì điều gì sẽ xảy ra ở giai đoạn này, anh chàng TQ này sẽ chuyển 100 búp bê qua Mỹ.
Bu zaman zarfında, Çinli girişimci ABD'ye 100 oyuncak bebeği gönderecek.W tym okresie, Chińczyk wyśle do USA 100 lalek.
Bu zaman zarfında, Çinli girişimci ABD'ye 100 oyuncak bebeği gönderecek.В цей час китаєць збирається доставити 100 ляльок до США.
Bu zaman zarfında, Çinli girişimci ABD'ye 100 oyuncak bebeği gönderecek.На данном промежутке времени, этот китаец собирается транспортировать 100 кукол в США.
Caleb Chung: "Burda söylemek istedigim tek şey buydu: Oyuncaklara bayılıyorum."Caleb Chung: non ho altro da dire: amo i giocattoli.
Caleb Chung: "Burda söylemek istedigim tek şey buydu: Oyuncaklara bayılıyorum."케일럽 청 : 저게 바로 제 요지입니다. "난 정말 장난감이 좋아"
Caleb Chung: "Burda söylemek istedigim tek şey buydu: Oyuncaklara bayılıyorum."To wszystko co chciałem powiedzieć - kocham zabawki.
Caleb Chung: "Burda söylemek istedigim tek şey buydu: Oyuncaklara bayılıyorum."קיילב צ'אנג: זה כל מה שרציתי להגיד פה. אני אוהב צעצועים.
Caleb Chung: "Burda söylemek istedigim tek şey buydu: Oyuncaklara bayılıyorum."كالب تشونق: "هذا كل ما أريد أن أعبره: أنا أعشق الألعاب"
Caleb Chung: "Burda söylemek istedigim tek şey buydu: Oyuncaklara bayılıyorum."ここまでが
Cari pariteye göre, oyuncak bebek üreticisi için ABD'de 100 oyuncak bebek talebi var.Po obecnym kursie (dla obydwu), dla przedsiębiorcy od lalek, w USA jest popyt na 100 jego lalek.
Cari pariteye göre, oyuncak bebek üreticisi için ABD'de 100 oyuncak bebek talebi var.Takže při současném kurzu (udělám to pro oba), pro hračkáře tu je poptávka po 100 panenkách, v USA.
Cari pariteye göre, oyuncak bebek üreticisi için ABD'de 100 oyuncak bebek talebi var.И, по текущему обменному курсу (я запишу для обоих), для кукольника есть спрос в 100 кукол в США.
Cari pariteye göre, oyuncak bebek üreticisi için ABD'de 100 oyuncak bebek talebi var.При актуальному обмінному курсі (я запишу для обох), існує попит на 100 ляльок в США.
Çatı ise, kızkardeşimin oyuncak ayısından bulduğum bir tüy parçasından oluşuyor.Dach jest zrobiony z włókna... które znalazłem w starym misiu przytulance mojej siostry.
Çatı ise, kızkardeşimin oyuncak ayısından bulduğum bir tüy parçasından oluşuyor.Et le toit est en fait constitué d'une fibre. Que j'ai trouvée dans le vieil ours en peluche de ma soeur.
Çatı ise, kızkardeşimin oyuncak ayısından bulduğum bir tüy parçasından oluşuyor.Het dak is gemaakt van een vezel. Die vond ik in de oude teddybeer van mijn zus.
Çatı ise, kızkardeşimin oyuncak ayısından bulduğum bir tüy parçasından oluşuyor.Il tetto è composto da una fibra. Che ho trovato nell'orsetto di peluche di mia sorella.
Çatı ise, kızkardeşimin oyuncak ayısından bulduğum bir tüy parçasından oluşuyor. (Kahkahalar)Và cái mái của nó thì được làm thớ sợi tôi tìm thấy từ con gấu bông cũ của em gái (Tiếng cười)
Çatı ise, kızkardeşimin oyuncak ayısından bulduğum bir tüy parçasından oluşuyor.그리고 이 집의 지붕은 여동생의 오래된 곰인형에서 떼어온 털로 만들었습니다.
Çatı ise, kızkardeşimin oyuncak ayısından bulduğum bir tüy parçasından oluşuyor.O telhado é feito de uma fibra que encontrei no ursinho de peluche da minha irmã.
Çatı ise, kızkardeşimin oyuncak ayısından bulduğum bir tüy parçasından oluşuyor.Si acoperisul este facut dintr-o fibra. Pe care am gasit-o in ursuletul cel vechi al surori mele.
Çatı ise, kızkardeşimin oyuncak ayısından bulduğum bir tüy parçasından oluşuyor.Strecha je z vláken, ktoré pochádzajú z plyšového medvedíka mojej sestry.
Çatı ise, kızkardeşimin oyuncak ayısından bulduğum bir tüy parçasından oluşuyor.Und das Dach wurde aus Textilfaser gemacht, die ich in dem alten Teddy meiner Schwester gefunden habe.
Çatı ise, kızkardeşimin oyuncak ayısından bulduğum bir tüy parçasından oluşuyor.Y el techo real está compuesto de fibra. Que encontré en el antiguo osito de peluche de mi hermana.
Çatı ise, kızkardeşimin oyuncak ayısından bulduğum bir tüy parçasından oluşuyor.А покривът е направен от лико. Което намерих в старото плюшено мече на сестра ми.
Çatı ise, kızkardeşimin oyuncak ayısından bulduğum bir tüy parçasından oluşuyor.А сама крыша сделана из волокна. Которое я нашел в плюшевом медвежонке моей сестры.
Çatı ise, kızkardeşimin oyuncak ayısından bulduğum bir tüy parçasından oluşuyor.והגג מורכב מסיב שמצאתי בתוך הדובי הישן של אחותי.
Çatı ise, kızkardeşimin oyuncak ayısından bulduğum bir tüy parçasından oluşuyor.وأما السقف فهو مصنوع من ألياف وجدتها في دمية دب أختي القديمة.
Çatı ise, kızkardeşimin oyuncak ayısından bulduğum bir tüy parçasından oluşuyor.姉のテディベアから取ったのさ (笑)