oyulmuş ile cümle

oyulmuş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Haçın ortasında Beyaz Kartal stilize edilerek görüntüsü oyulmuştur.يتمركز في منتصف العلم صليب أخضر محاط بإطار أبيض.
Ağırlığı 200 tondur; ve Çin'deki böyle oyulmuş en geniş sanat eseridir.Esta pesa cerca de 200 toneladas e é a maior entalhada desta forma na China.
Köy sakinlerinin birçoğu kayalara oyulmuş 350 el-oyması evde yaklaşık 3.000 yıl kadar bir süre boyunca yaşadı.Muitos dos residentes vivem no meio das rochas, algumas habitadas por mais de 3.000 anos.
Büyük Galeri’nin başlangıcında, sağda duvara oyulmuş, günümüzde kapalı halde bulunan bir boşluk bulunur.À direita desta porta está o portal principal, fechado atualmente.
Anıt kayaya oyulmuş bir insan figürü , bir Roma kartali figürü ve iki yazıttan oluşmaktadır.Het Russische kenteken voor een personenauto bestaat uit een witte plaat met twee vakken.
Beyaz mermere Işık gölge etkisi kullanılarak oyulmuştur ve New Testament'dan dokuz sahne göstermektedir.Erop zijn negen scènes uit het Nieuwe Testament te zien, in wit marmer gehouwen met een chiaroscuro-effect.
Tüm Smint şekerleri üçgen şeklindedir ve çoğu "S" ile oyulmuştur.De meeste spleettrommels hebben drie spleten in de vorm van een "H" gesneden.
Başka tanrılara ya da oyulmuş heykellere tapma.Aanbid geen andere goden of gesneden beelden.
Mighty Mouse beyaz plastikten yapılmış ve farenin yüzünde oyulmuş bir Apple logosu var.Mighty Mouse jest zrobiona z białego plastiku oraz ma wytłoczone logo Apple na górnej części obudowy.
Bu dönemden sonra kayalara yeni kiliseler oyulmuş ve kutsal mekanlar renkli fresklerle süslenmiştir.Po tym okresie, nowe wydrążone w skałach kościoły są już bogato zdobione kolorowymi freskami.
Haçın ortasında Beyaz Kartal stilize edilerek görüntüsü oyulmuştur.W środku krzyża wyryty stylizowany wizerunek Orła Białego.
Çünkü cesetlerde genellikle gözler oyulmuş oluyordu.Ögonen är ofta drabbade.
Bugün sadece taş üzerine oyulmuş örnekleri kalmıştır.Endast grundstenarna visar idag var den stod.
Ağırlığı 200 tondur; ve Çin'deki böyle oyulmuş en geniş sanat eseridir.Він важить близько 200 тонн і є найбільшим різьбленим орнаментом такого роду в Китаї.
Mezar odası kare şeklindedir ve girişin sağ ve solunda oyulmuş ölü şekilleri de vardır.Гробниця має форму куба, праворуч і ліворуч від входу є вирізьблені фігури мертвих.
Ağırlığı 200 tondur; ve Çin'deki böyle oyulmuş en geniş sanat eseridir.Acesta cântărește 200 de tone și este cea mai mare sculptură din China.
Mezarın üstü beşik tonoz şeklinde kayalara oyulmuştur.Unele asemenea morminte sunt săpate direct în stâncile calcaroase.
Bu ağaç blok oyulmuş sanat eserleri 1236 yılında başlatıldı ve 1251 yılında tamamlandı.Construcția noului cor a început în 1242, și a luat sfârșit în 1255.
Ağırlığı 200 tondur; ve Çin'deki böyle oyulmuş en geniş sanat eseridir.Súlya mintegy 200 tonna, és a legnagyobb faragott kő Kínában.
Burada kayalara oyulmuş 77 tane mağara bulunur.77 sziklába vájt barlang található a helyszínen.
Mighty Mouse beyaz plastikten yapılmış ve farenin yüzünde oyulmuş bir Apple logosu var.Mighty Mouse on valmistettu valkoisesta muovista ja sen ulkokuoreen on kaiverrettu Applen logo.
Kale yakınlarında ayrıca oyulmuş taş evler bulunmaktadır.Astuvansalmen lähistöltä on löytynyt myös kivikautisia asuinpaikkoja.
Köy sakinlerinin birçoğu kayalara oyulmuş 350 el-oyması evde yaklaşık 3.000 yıl kadar bir süre boyunca yaşadı.Monet asukkaat asuvat käsin kaivetuissa taloissa kivien keskellä, joista osissa on asuttu 3000 vuoden ajan.
Daha nadir olarak tahta ya da oyulmuş taşlar da kullanılır.Περιστασιακά, χρησιμοποιείται ξύλο ή λαξευμένη πέτρα.
Bu sonuç, onun mezar taşına oyulmuştur.Sidstnævnte udførte hans gravsten.
Arkeolojide glif, oyulmuş veya yazılmış sembollerdir.Dalam arkeologi, sebuah glif adalah ukiran atau simbol tertulis.
Mağaralar sağlam bazalt kayaya oyulmuştur.Gua-gua itu dipahat dari batu basal padat.
Çünkü cesetlerde genellikle gözler oyulmuş oluyordu.Penyebab biasanya karena mata tertusuk sesuatu.
Bugün sadece taş üzerine oyulmuş örnekleri kalmıştır.現在は石標のみが立てられている。
Mighty Mouse beyaz plastikten yapılmış ve farenin yüzünde oyulmuş bir Apple logosu var.Mighty Mouse用白色塑料制成,表面有苹果标志。
Bu ağaç blok oyulmuş sanat eserleri 1236 yılında başlatıldı ve 1251 yılında tamamlandı.新诗班席的建造于1242年开始,1255年完工。
Ayrıca taştan oyulmuş keçi ve domuz başlı havanelleri bulunmuştur.後來才出現有屋頂的豬廁。
Waddy, oyulmuş tahtadan yapılmış ağır bir sopadır.Вадито е тежка палка, създадена от извито дърво.
Köy sakinlerinin birçoğu kayalara oyulmuş 350 el-oyması evde yaklaşık 3.000 yıl kadar bir süre boyunca yaşadı.Много от жителите му живеят в ръчно изкопаните в скалите къщи, някои от които се обитават от 3000 години.
Taşların içine oyulmuştur.Живее под камъните.
Bu kayalıklarda 32-45-50 ölçülerinde 8–12 cm derinliğinde oyulmuş 97 adet delik bulunur.На високите скали има издълбани 97 скални ниши с размери 32-45-50.
Taşların içine oyulmuştur.Još uvijek zatrpan je kamenjem.
Kilise, Karanlık Kilise ile aynı kaya kütlesi içine oyulmuştur.Cerkev je vklesana v isto skalo kot Karanlik Kilise.
Bu dönemden sonra kayalara yeni kiliseler oyulmuş ve kutsal mekanlar renkli fresklerle süslenmiştir.Po tem obdobju so v skale izkopali nove cerkve in jih bogato okrasili z živahnimi freskami.
Çünkü cesetlerde genellikle gözler oyulmuş oluyordu.Oči so pogosto pecljate.
Altın yuvalar içine kakılmış, üzerine İsrailoğullarının adları mühür gibi oyulmuş oniksi işleyipHọ khảm trong khuôn vàng các bích ngọc có khắc tên các chi phái Y-sơ-ra-ên, như người ta khắc con dấu.
Altın yuvalar içine kakılmış, üzerine İsrailoğullarının adları mühür gibi oyulmuş oniksi işleyipHọ khảm trong khuôn vàng các bích_ngọc có khắc tên các chi_phái Y-sơ-ra-ên , như người_ta khắc con_dấu .
Altın yuvalar içine kakılmış, üzerine İsrailoğullarının adları mühür gibi oyulmuş oniksi işleyip그들이 또 호마노를 깎아 금테에 물려 인을 새김 같이 이스라엘의 아들들의 이름을 그것에 새겨
Altın yuvalar içine kakılmış, üzerine İsrailoğullarının adları mühür gibi oyulmuş oniksi işleyipויעשו את אבני השהם מסבת משבצת זהב מפתחת פתוחי חותם על שמות בני ישראל׃
Altın yuvalar içine kakılmış, üzerine İsrailoğullarının adları mühür gibi oyulmuş oniksi işleyipوصنعوا حجري الجزع محاطين بطوقين من ذهب منقوشين نقش الخاتم على حسب اسماء بني اسرائيل.
Altın yuvalar içine kakılmış, üzerine İsrailoğullarının adları mühür gibi oyulmuş oniksi işleyip又 琢 出 兩 塊 紅 瑪 瑙 、 鑲 在 金 槽 上 、 彷 彿 刻 圖 書 、 按 著 以 色 列 兒 子 的 名 字 雕 刻
Altın yuvalar içine kakılmış, üzerine İsrailoğullarının adları mühür gibi oyulmuş oniksi işleyip又 琢出兩塊紅 瑪瑙 、 鑲 在 金槽 上 、 彷彿 刻 圖書 、 按 著 以色列 兒子 的 名字 雕刻
Ama, içi biraz oyulmuş gibi görünecek.Lo haré en otro color
Ama, içi biraz oyulmuş gibi görünecek.Mas o lado de dentro vai ser tipo "cavado".
Ama, içi biraz oyulmuş gibi görünecek.Men på insidan av det kommer att vara typ av hollowed.
Ama, içi biraz oyulmuş gibi görünecek.どのように描けばいいでしょう。
Buradaki mermerin bir kısmı gerçekten çok derin oyulmuş, örneğin kolu arkadaki parçadan tamamen ayrık.Niektóre elementy są głęboko rzeźbione, na przykład jej ramiona są całkowicie oderwane od tła.
Buradaki mermerin bir kısmı gerçekten çok derin oyulmuş, örneğin kolu arkadaki parçadan tamamen ayrık.Детали высечены так сильно, к примеру ее руки полностью отдалены от заднего плана.
Buradaki mermerin bir kısmı gerçekten çok derin oyulmuş, örneğin kolu arkadaki parçadan tamamen ayrık.Місцями різьблення дуже глибоке. Наприклад, її руки на задньому плані зовсім не видно.
Cesedi çarmıhtan indirip keten beze sardı, hiç kimsenin konulmadığı, kayaya oyulmuş bir mezara yatırdı.이를 내려 세마포로 싸고 아직 사람을 장사한 일이 없는 바위에 판 무덤에 넣어 두니
Cesedi çarmıhtan indirip keten beze sardı, hiç kimsenin konulmadığı, kayaya oyulmuş bir mezara yatırdı.und nahm ihn ab, wickelte ihn in Leinwand und legte ihn in ein gehauenes Grab, darin niemand je gelegen hatte.
Cesedi çarmıhtan indirip keten beze sardı, hiç kimsenin konulmadığı, kayaya oyulmuş bir mezara yatırdı.И като го сне, обви го с плащаница, и положи го в гроб, изсечен в скала, гдето никой не бе още полаган.
Cesedi çarmıhtan indirip keten beze sardı, hiç kimsenin konulmadığı, kayaya oyulmuş bir mezara yatırdı.и, сняв его, обвил плащаницею и положил его в гробе, высеченном в скале , где еще никто не был положен.
Cesedi çarmıhtan indirip keten beze sardı, hiç kimsenin konulmadığı, kayaya oyulmuş bir mezara yatırdı.І, знявши Його, обгорнув Його плащеницею, і положив Його у гробі висіченому, де ніколи нїхто не лежав.
Cesedi çarmıhtan indirip keten beze sardı, hiç kimsenin konulmadığı, kayaya oyulmuş bir mezara yatırdı.ויורד אתה ויכרכה בסדינים וישימה בקבר חצוב בסלע אשר עדן לא הושם בו אדם׃
İlgili Sayfalar