Oysa gerekli olan tek bir şey vardır. Meryem iyi olanı seçti ve bu kendisinden alınmayacak.››Ale jednohoť jest potřebí. Mariať dobrou stránku vyvolila, kterážto nebude odjata od ní.
Oysa gerekli olan tek bir şey vardır. Meryem iyi olanı seçti ve bu kendisinden alınmayacak.››dar un singur lucru trebuieşte. Maria şi -a ales partea cea bună, care nu i se va lua.``
Oysa gerekli olan tek bir şey vardır. Meryem iyi olanı seçti ve bu kendisinden alınmayacak.››De egy a szükséges dolog: és Mária a jobb részt választotta, mely el nem vétetik õ tõle.
Oysa gerekli olan tek bir şey vardır. Meryem iyi olanı seçti ve bu kendisinden alınmayacak.››eins aber ist not. Maria hat das gute Teil erwählt; das soll nicht von ihr genommen werden.
Oysa gerekli olan tek bir şey vardır. Meryem iyi olanı seçti ve bu kendisinden alınmayacak.››entretanto poucas são necessárias, ou mesmo uma só; e Maria escolheu a boa parte, a qual não lhe será tirada.
Oysa gerekli olan tek bir şey vardır. Meryem iyi olanı seçti ve bu kendisinden alınmayacak.››그러나 몇 가지만 하든지 혹 한가지만이라도 족하니라 마리아는 이 좋은 편을 택하였으니 빼앗기지 아니하리라 하시니라
Oysa gerekli olan tek bir şey vardır. Meryem iyi olanı seçti ve bu kendisinden alınmayacak.››le eno pa je potrebno. Marija si je izvolila dobri del, ki se ji ne odvzame.
Oysa gerekli olan tek bir şey vardır. Meryem iyi olanı seçti ve bu kendisinden alınmayacak.››ma una sola è la cosa di cui c'è bisogno. Maria si è scelta la parte migliore, che non le sarà tolta»
Oysa gerekli olan tek bir şey vardır. Meryem iyi olanı seçti ve bu kendisinden alınmayacak.››men allenast ett är nödvändigt. Maria har utvalt den goda delen, och den skall icke tagas ifrån henne.»
Oysa gerekli olan tek bir şey vardır. Meryem iyi olanı seçti ve bu kendisinden alınmayacak.››men eet er fornødent. Maria har valgt den gode Del, som ikke skal tages fra hende."
Oysa gerekli olan tek bir şey vardır. Meryem iyi olanı seçti ve bu kendisinden alınmayacak.››men ett er nødvendig. Maria har valgt den gode del, som ikke skal tas fra henne.
Oysa gerekli olan tek bir şey vardır. Meryem iyi olanı seçti ve bu kendisinden alınmayacak.››mutta tarpeellisia on vähän, tahi yksi ainoa. Maria on valinnut hyvän osan, jota ei häneltä oteta pois."
Oysa gerekli olan tek bir şey vardır. Meryem iyi olanı seçti ve bu kendisinden alınmayacak.››nhưng có một việc cần mà thôi . Ma-ri đã lựa phần tốt , là phần không có ai cất lấy_được .
Oysa gerekli olan tek bir şey vardır. Meryem iyi olanı seçti ve bu kendisinden alınmayacak.››nhưng có một việc cần mà thôi. Ma-ri đã lựa phần tốt, là phần không có ai cất lấy được.
Oysa gerekli olan tek bir şey vardır. Meryem iyi olanı seçti ve bu kendisinden alınmayacak.››padahal yang penting hanya satu. Dan Maria sudah memilih yang baik, yang tidak akan diambil dari dia.
Oysa gerekli olan tek bir şey vardır. Meryem iyi olanı seçti ve bu kendisinden alınmayacak.››Pero una sola cosa es necesaria. Pues María ha escogido la buena parte, la cual no le será quitada
Oysa gerekli olan tek bir şey vardır. Meryem iyi olanı seçti ve bu kendisinden alınmayacak.››Une seule chose est nécessaire. Marie a choisi la bonne part, qui ne lui sera point ôtée.
Oysa gerekli olan tek bir şey vardır. Meryem iyi olanı seçti ve bu kendisinden alınmayacak.››πλην ενος ειναι χρεια η Μαρια ομως εξελεξε την αγαθην μεριδα, ητις δεν θελει αφαιρεθη απ' αυτης.
Oysa gerekli olan tek bir şey vardır. Meryem iyi olanı seçti ve bu kendisinden alınmayacak.››а одно только нужно; Мария же избрала благую часть,которая не отнимется у нее.
Oysa gerekli olan tek bir şey vardır. Meryem iyi olanı seçti ve bu kendisinden alınmayacak.››но едно е потребно; и Мария избра добрата част, която не ще се отнеме от нея.
Oysa gerekli olan tek bir şey vardır. Meryem iyi olanı seçti ve bu kendisinden alınmayacak.››одного ж треба. Мария добру частину вибрала, що не відніметь ся від неї.
Oysa gerekli olan tek bir şey vardır. Meryem iyi olanı seçti ve bu kendisinden alınmayacak.››אבל אחת היא מן הצרך ומרים בחרה לה החלק הטוב אשר לא יקח ממנה׃
Oysa gerekli olan tek bir şey vardır. Meryem iyi olanı seçti ve bu kendisinden alınmayacak.››ولكن الحاجة الى واحد. فاختارت مريم النصيب الصالح الذي لن ينزع منها
Oysa gerekli olan tek bir şey vardır. Meryem iyi olanı seçti ve bu kendisinden alınmayacak.››但 是 不 可 少 的 只 有 一 件 . 馬 利 亞 已 經 選 擇 那 上 好 的 福 分 、 是 不 能 奪 去 的
Oysa gerekli olan tek bir şey vardır. Meryem iyi olanı seçti ve bu kendisinden alınmayacak.››但是 不 可 少 的 只 有 一 件 . 馬利亞 已 經選擇 那 上 好 的 福分 、 是 不 能 奪去的
Oysa girişimci düzenli bir maaş çeki beklemez.A podnikatel neočekává automaticky výplatní pásku.
Oysa girişimci düzenli bir maaş çeki beklemez.Een ondernemer verwacht geen vast salaris.
Oysa girişimci düzenli bir maaş çeki beklemez.E gli imprenditori non si aspettano di avere una paga regolare.
Oysa girişimci düzenli bir maaş çeki beklemez.Et un entrepreneur ne s'attend pas à un salaire régulier.
Oysa girişimci düzenli bir maaş çeki beklemez.Iar un antreprenor nu aşteaptă o plată regulată.
Oysa girişimci düzenli bir maaş çeki beklemez.기업가는 정기적인 수입을 기대하지 않습니다.
Oysa girişimci düzenli bir maaş çeki beklemez.Pedig egy vállalkozó nem várja el, hogy havi bére legyen.
Oysa girişimci düzenli bir maaş çeki beklemez.Przedsiębiorca nie oczekuje regularnych wypłat.
Oysa girişimci düzenli bir maaş çeki beklemez.Um empreendedor não está à espera de um vencimento regular.
Oysa girişimci düzenli bir maaş çeki beklemez.Unternehmer erwarten keine regelmäßigen Gehaltsschecks.
Oysa girişimci düzenli bir maaş çeki beklemez.Và 1 nhà kinh doanh không trông mong 1 bảng lương đều đặn.
Oysa girişimci düzenli bir maaş çeki beklemez.Y el emprendedor no espera una paga regular.
Oysa girişimci düzenli bir maaş çeki beklemez.Ένας επιχειρηματίας δεν περιμένει τακτικό μισθό.
Oysa girişimci düzenli bir maaş çeki beklemez.Един предприемач не очаква редовна заплата.
Oysa girişimci düzenli bir maaş çeki beklemez.И предприниматель не ожидает регулярного чека.
Oysa girişimci düzenli bir maaş çeki beklemez.Підприємець не очікує на регулярну зарплатню.
Oysa girişimci düzenli bir maaş çeki beklemez.ויזים לא מצפה לקבל תשלום קבוע
Oysa girişimci düzenli bir maaş çeki beklemez.ولكن العصامي لا يقبل الراتب الشهري
Oysa girişimci düzenli bir maaş çeki beklemez.お小遣いは子供に小さな頃から
Oysa göksel Yeruşalim özgürdür, annemiz odur.Aber das Jerusalem, das droben ist, das ist die Freie; die ist unser aller Mutter.
Oysa göksel Yeruşalim özgürdür, annemiz odur.A gornji Jeruzalem je svobodnica, in ta je naša mati.
Oysa göksel Yeruşalim özgürdür, annemiz odur.Ale ten svrchní Jeruzalém svobodný jest, kterýž jest matka všech nás.
Oysa göksel Yeruşalim özgürdür, annemiz odur.Ale ten vrchný Jeruzalem je slobodnou, ktorý je matkou všetkých nás.
Oysa göksel Yeruşalim özgürdür, annemiz odur.Dar Ierusalimul cel de sus este slobod, şi el este mama noastră.
Oysa göksel Yeruşalim özgürdür, annemiz odur.De a magasságos Jeruzsálem szabad, ez mindnyájunknak anyja,
Oysa göksel Yeruşalim özgürdür, annemiz odur.Invece la Gerusalemme di lassù è libera ed è la nostra madre
Oysa göksel Yeruşalim özgürdür, annemiz odur.오직 위에 있는 예루살렘은 자유자니 곧 우리 어머니라
Oysa göksel Yeruşalim özgürdür, annemiz odur.Lecz ono górne Jeruzalem wolne jest, które jest matką wszystkich nas.
Oysa göksel Yeruşalim özgürdür, annemiz odur.Maar onze moederstad is het hemelse Jeruzalem en zij is vrij; zij is geen slavin van de wet.
Oysa göksel Yeruşalim özgürdür, annemiz odur.Mais la Jérusalem d`en haut est libre, c`est notre mère;
Oysa göksel Yeruşalim özgürdür, annemiz odur.Mas a Jerusalém que é de cima é livre; a qual é nossa mãe.
Oysa göksel Yeruşalim özgürdür, annemiz odur.Men det Jerusalem som är därovan, det är fritt, och det är vår moder.
Oysa göksel Yeruşalim özgürdür, annemiz odur.Men det Jerusalem som er der oppe, er fritt, og det er vår mor;
Oysa göksel Yeruşalim özgürdür, annemiz odur.Men Jerusalem heroventil er frit, og hun er vor Moder.
Oysa göksel Yeruşalim özgürdür, annemiz odur.Mutta se Jerusalem, joka ylhäällä on, on vapaa, ja se on meidän äitimme.