İşler bellek ve dikkat, düşünme işleminde büyük bir rol oynar.Working memory and attention together play a major role in the processes of thinking.
Süryanice bugün bile metin yorumunda önemli bir rol oynar.Syriac plays an important role in modern textual criticism even today.
Hades, Herc's Adventures'da önemli bir rol oynar.Hades plays a major role in Herc's Adventures.
Hem erkekler hem de kadınlar birlikte ve birbirlerine karşı oynarlar.Both men and women play together and against each other.
Nedeni bilinmiyor, ancak genetik büyük bir rol oynar.The cause is unknown, but genetics play a large role.
Nazimova 1911 Broadway'de The Marionettes'i oynarkenNazimova in the 1911 Broadway play The Marionettes
Babam her pazar tenis oynar.Mein Vater spielt jeden Sonntag Tennis.
Moleküler tanıma biyolojik sistemlerde önemli bir rol oynar.Die Molekülerkennung spielt eine sehr wichtige Rolle in biologischen Systemen.
Bu tanımda dil oyunu, dilbilgisi ve kural kavramları önemli rol oynar.In dieser Beschreibung spielen die Begriffe Sprachspiel, Grammatik und Regel eine wesentliche Rolle.
2011 yılından beri Hollanda Eredivisie'deki Vitesse kulüpte oynar.Er spielt seit 2001 in der niederländischen Eredivisie.
Özellikle eski yapılarda leksikografi büyük bir rol oynar.Besonders bei älteren Bildungen spielen Lexikalisierungen eine große Rolle.
Ekonomide üretim küçük bir rol oynar.Die Fleischproduktion spielte dabei eine sehr geringe Rolle.
Her zaman oyuna hazırdır ve oynarken yorulmak bilmez.Die Spielzeit läuft kontinuierlich und wird bei einer Spielunterbrechung nicht gestoppt.
Her iki finalist takımda kendi stadyumunda birer maç oynarlar.In beiden Finalspielen erzielte sie jeweils ein Tor.
Böbrekler kan basıncının düzenlenmesinde önemli rol oynarlar.Die Niere ist bei der Regulierung des Blutdrucks von zentraler Bedeutung.
Bu kullanıcının geliştirdiği içerikte şirket temsilcileri "aktif rol oynar".In den USA ist der Kunde „aktiv“.
Futbolda ve basketbolda merkez oynarım.I play center in football and basketball.
Ben genellikle tenis oynarım.I usually play tennis.
Salem'de iken, ben John ile sık sık tenis oynardım.When I was in Salem, I would often play tennis with John.
Ne zaman tenis oynarsın?When do you play tennis?
Bovling oynar mısın?Do you bowl?
Çocukları oynarken izlemekten zevk alırım.I enjoy watching children play.
Çocuklar oyuncakları ile oynarlar.Children play with toys.
Genellikle okuldan sonra tenis oynarız.We usually play tennis after school.
Biz okuldan sonra tenis oynarız.We play tennis after school.
Her cumartesi futbol oynarız.We play football every Saturday.
Her gün futbol oynarım.I play soccer every day.
Biz her gün tenis oynarız.We play tennis every day.
Ben onu beyzbol oynarken gördüm.I saw him playing baseball.
Onunla sık sık tenis oynardım.I would often play tennis with him.
Onunla oynarım.I play with him.
Büyü, ilkel toplumda önemli bir rol oynar.Magic plays an important part in primitive society.
O, her zaman iyi oynar.He always plays well.
O hafta sonlarında golf oynar.He plays golf on weekends.
O her gün tenis oynar.He plays tennis every day.
O her gün beyzbol oynar.He plays baseball every day.
O, her Pazar tenis oynar.She plays tennis every Sunday.
Her pazar tenis oynardı.She used to play tennis every Sunday.
O, her hafta sonu golf oynar.She plays golf every weekend.
Her gün okuldan sonra tenis oynar.She plays tennis after school every day.
Sonuç olarak yağışlı günlerde içeride top oynarız.As a result, we play ball inside on rainy days.
Çinli insanlar başka bir tür satranç oynarlar.People from China play another kind of chess.
Sık sık voleybol oynarım.I play volleyball often.
O, onunla tenis oynardı.She used to play tennis with him.
Tom ne sıklıkta hokey oynar?How often does Tom play hockey?
Mary oyuncak bebeklerle oynardı.Mary used to play with dolls.
Kartlarını doğru oynarsan, Tom seni partisine davet edebilir.Play your cards right and Tom might invite you to his party.
İlkokuldayken sandalye kapmaca oyunu oynardık.We used to play musical chairs in elementary school.
O orada oynar.He plays there.
Lisedeyken ne sıklıkta basketbol oynardın?How often did you play basketball when you were in high school?
Ben futbol oynarken top başımın arkasından bana çarptı.A ball hit me in the back of the head while I was playing soccer.
Eğer öyle oynarsan on hamlede yenileceksin.If you play like that, you'll be checkmated in ten moves.
Her hafta sonu golf oynar.He plays golf every weekend.
Ben tenis oynarım ama formum çok kötü.I play tennis, but my form is terrible.
Tom bizimle poker oynardı.Tom used to play poker with us.
Her zaman kurallara göre mi oynarsın?Do you always play by the rules?
Genç erkekler oynar ve yaşlı erkekler izler.The young men play and the old men watch.
Ben futbol oynarım.I play soccer.
O, gündüz ve gece Minecraft oynar.She plays Minecraft day in, day out.
Tom çok iyi tenis oynar.Tom plays tennis very well.