Kuşla oynar gibi onunla oynayabilir misin, Hizmetçilerin eğlensin diye ona tasma takabilir misin?Kto odkryje povrch jeho rúcha? S dvojitou svojou úzdou kto pristúpi?
Kuşla oynar gibi onunla oynayabilir misin, Hizmetçilerin eğlensin diye ona tasma takabilir misin?Któż odkryje wierzch odzienia jego? z dwoistemi wędzidłami swemi któż przystąpi do niego?
Kuşla oynar gibi onunla oynayabilir misin, Hizmetçilerin eğlensin diye ona tasma takabilir misin?Kuka on avannut sen kasvojen kaksoisoven? Sen hammasten ympärillä on kauhu.
Kuşla oynar gibi onunla oynayabilir misin, Hizmetçilerin eğlensin diye ona tasma takabilir misin?Mungkinkah engkau mengikatnya seperti burung peliharaan, yang menyenangkan hamba-hamba perempuan
Kuşla oynar gibi onunla oynayabilir misin, Hizmetçilerin eğlensin diye ona tasma takabilir misin?Se li boš z njim igral kakor s ptičkom in ga privezal k deklam svojim?
Kuşla oynar gibi onunla oynayabilir misin, Hizmetçilerin eğlensin diye ona tasma takabilir misin?Te vei juca tu cu el ca şi cu o pasăre? Îl vei lega tu, ca să-ţi înveseleşti fetele?
Kuşla oynar gibi onunla oynayabilir misin, Hizmetçilerin eğlensin diye ona tasma takabilir misin?Vrata úst jeho kdo otevře? Okolo zubů jeho jest hrůza.
Kuşla oynar gibi onunla oynayabilir misin, Hizmetçilerin eğlensin diye ona tasma takabilir misin?Θελεις παιζει μετ' αυτου ως μετα πτηνου; η θελεις δεσει αυτον δια τας θεραπαινας σου;
Kuşla oynar gibi onunla oynayabilir misin, Hizmetçilerin eğlensin diye ona tasma takabilir misin?Можеш ли игра с него както с птица? Или ще то вържеш ли за забава на момичетата си?
Kuşla oynar gibi onunla oynayabilir misin, Hizmetçilerin eğlensin diye ona tasma takabilir misin?התשחק בו כצפור ותקשרנו לנערותיך׃
Kuşla oynar gibi onunla oynayabilir misin, Hizmetçilerin eğlensin diye ona tasma takabilir misin?أتلعب معه كالعصفور او تربطه لاجل فتياتك.
Kuşla oynar gibi onunla oynayabilir misin, Hizmetçilerin eğlensin diye ona tasma takabilir misin?你 豈 可 拿 他 當 雀 鳥 玩 耍 麼 . 豈 可 為 你 的 幼 女 將 他 拴 住 麼
Kuşla oynar gibi onunla oynayabilir misin, Hizmetçilerin eğlensin diye ona tasma takabilir misin?你 豈 可 拿 他 當雀鳥 玩耍麼.豈可為 你 的 幼女 將 他 拴住麼
lego ile oynarlar veya plastik bir robot yaparlar.레고 블럭, 뭐 프라 모델 이런거 하다가 (웃음)
lego ile oynarlar veya plastik bir robot yaparlar.כשהם משחקים בלגו או מרכיבים רובוטים מפלסטיק.
lego ile oynarlar veya plastik bir robot yaparlar.يلعبون الليجو أو يركبون الربوت البلاستيكي.
lego ile oynarlar veya plastik bir robot yaparlar.「触るな! パパがやってやるから」って
Londra doğumludur, yok hayır aslen Tokyo'ludur ama Londra'da olduğu zamanlarda eşiyle birlikte bir oyun oynar.Kiedy Tota Hasegawa mieszkał w Londynie miał z żoną zabawę.
Londra doğumludur, yok hayır aslen Tokyo'ludur ama Londra'da olduğu zamanlarda eşiyle birlikte bir oyun oynar.런던에서 활동하고 있는데, 아, 지금은 토쿄에 있군요. 그 친구가 런던에서 활동할 때, 자기 부인하고
Londra doğumludur, yok hayır aslen Tokyo'ludur ama Londra'da olduğu zamanlarda eşiyle birlikte bir oyun oynar.Tota Hasegawa. Ele agora está em Tóquio. Quando morava em Londres, fazia um jogo com a mulher.
Londra doğumludur, yok hayır aslen Tokyo'ludur ama Londra'da olduğu zamanlarda eşiyle birlikte bir oyun oynar.Тота Хасегава. Обычно он в Лондоне, но сейчас он в Токио. Он играл с женой в одну игру.
Londra doğumludur, yok hayır aslen Tokyo'ludur ama Londra'da olduğu zamanlarda eşiyle birlikte bir oyun oynar.טוטה הסגוואה. הוא יושב בלונדון, לא, בעצם זה בטוקיו, אבל כאשר הוא ישב בלונדון, היה לו משחק
Londra doğumludur, yok hayır aslen Tokyo'ludur ama Londra'da olduğu zamanlarda eşiyle birlikte bir oyun oynar.توتا هاسيجاوا. هو مقيم في لندن ، لا ، في الواقع هو يقيم في طوكيو، لكن عندما كان يقيم في لندن ، كان لديه لعبه
Londra doğumludur, yok hayır aslen Tokyo'ludur ama Londra'da olduğu zamanlarda eşiyle birlikte bir oyun oynar.ロンドンにいた頃は 奥さんとよく いっしょにゲームをしていました
Masa tenisi oynarken içinde gerçekten çok rahattım, kendime bolca yer buldum.Am avut loc destul și m-am simțit foarte, foarte confortabil în timpul jocului.
Masa tenisi oynarken içinde gerçekten çok rahattım, kendime bolca yer buldum.Det var gott om plats och kändes riktigt bra att spela pingis här.
Masa tenisi oynarken içinde gerçekten çok rahattım, kendime bolca yer buldum.Ich hatte sehr viel Platz und konnte darin ganz bequem Tischtennis spielen.
Masa tenisi oynarken içinde gerçekten çok rahattım, kendime bolca yer buldum.Imel sem veliko prostora in počutil sem se zelo udobno med igranjem namiznega tenisa.
Masa tenisi oynarken içinde gerçekten çok rahattım, kendime bolca yer buldum.J'ai eu tout l'espace et le confort nécessaires pour jouer au ping-pong.
Masa tenisi oynarken içinde gerçekten çok rahattım, kendime bolca yer buldum.Je tam na ping-pong spousta místa a je to fakt... pohoda.
Masa tenisi oynarken içinde gerçekten çok rahattım, kendime bolca yer buldum.Mal som dosť miesta a pri hraní ping-pongu som sa cítil naozaj, naozaj pohodlne.
Masa tenisi oynarken içinde gerçekten çok rahattım, kendime bolca yer buldum.Tilaa oli niin paljon, että jopa pingiksen peluu sujui mukavasti.
Masa tenisi oynarken içinde gerçekten çok rahattım, kendime bolca yer buldum.Имах предостатъчно пространство и ми беше много, много удобно да играя пинг-понг.
Masa tenisi oynarken içinde gerçekten çok rahattım, kendime bolca yer buldum.У меня было достаточно места, чтобы играть в пинг-понг.
MS: Warren, golf oynar mısın?샌델 : 워렌씨, 골프를 치시나요?
MS: Warren, golf oynar mısın?מייקל סאנדל: וורן, האם אתה משחק גולף?
MS: Warren, golf oynar mısın?مايكل: وارن، هل أنت لاعب غولف؟
MS: Warren, golf oynar mısın?ウォレン:いいえ
Nasıl hissederdi eğer ki kendi çocuğu da böyle sebepsizce arkadaşlarıyla... ...futbol oynarken öldürülseydi?Kako bi se počutil, če bi videl svojega sina, brez vzroka, ubitega med nogometno igro s prijatelji?
Nasıl hissederdi eğer ki kendi çocuğu da böyle sebepsizce arkadaşlarıyla... ...futbol oynarken öldürülseydi?ماذا سيكون شعوره عندما يرى ابنه يُقتَل فجأة بدون أي ذنب وهو يلعب كرة القدم مع أصدقائه؟
Nasıl olurda onlarca milyon wonla öylece bahis oynarsınız?Comment peuvent-ils gagner 10 millions de wons ?
Nasıl olurda onlarca milyon wonla öylece bahis oynarsınız?Cum pot sa parieze zeci de milioane de woni...?
Nasıl olurda onlarca milyon wonla öylece bahis oynarsınız?Hanno la grana! <br />Come fanno ha scommettere decine di milioni...?
Nasıl olurda onlarca milyon wonla öylece bahis oynarsınız?Jak mogli obstawić kilkadzisiąt milionów wonów...?
Nasıl olurda onlarca milyon wonla öylece bahis oynarsınız?Mereka punya keberanian! Bagaimana mereka bisa bertaruh puluhan juta won?
Nasıl olurda onlarca milyon wonla öylece bahis oynarsınız?Πως μπορούσαν να στοιχηματίσουν δεκάδες εκατομμύρια Γουόν...;
Nasıl olurda onlarca milyon wonla öylece bahis oynarsınız?Как можно поставить на кон десять миллионов вон?
Ne kadar çok oyun oynarsanız, o kadar büyük bir beyne sahip olursunuz.Čím víc si hrajete, tím jsou vaše mozky větší.
Ne kadar çok oyun oynarsanız, o kadar büyük bir beyne sahip olursunuz.Cuanto más juegas, más grande es el cerebro.
Ne kadar çok oyun oynarsanız, o kadar büyük bir beyne sahip olursunuz.Cu cât te joci mai mult, cu atât e mai mare creierul.
Ne kadar çok oyun oynarsanız, o kadar büyük bir beyne sahip olursunuz.Hoe meer je speelt, hoe groter je hersenen.
Ne kadar çok oyun oynarsanız, o kadar büyük bir beyne sahip olursunuz.Im więcej się bawisz, tym większy jest twój mózg.
Ne kadar çok oyun oynarsanız, o kadar büyük bir beyne sahip olursunuz.Je mehr Sie spielen, desto grösser ist Ihr Gehirn.
Ne kadar çok oyun oynarsanız, o kadar büyük bir beyne sahip olursunuz.Jika Anda lebih sering bermain, otak Anda lebih besar.
Ne kadar çok oyun oynarsanız, o kadar büyük bir beyne sahip olursunuz.더 많은 놀이를 할수록, 뇌의 크기가 더 크다는 것입니다.
Ne kadar çok oyun oynarsanız, o kadar büyük bir beyne sahip olursunuz.Minél többet játszol, annál nagyobb az agyad.
Ne kadar çok oyun oynarsanız, o kadar büyük bir beyne sahip olursunuz.Più si gioca, più il cervello si ingrandisce.
Ne kadar çok oyun oynarsanız, o kadar büyük bir beyne sahip olursunuz.Plus vous jouez, plus grosse est la cervelle.
Ne kadar çok oyun oynarsanız, o kadar büyük bir beyne sahip olursunuz.Quanto mais se brinca, maior o cérebro.
Ne kadar çok oyun oynarsanız, o kadar büyük bir beyne sahip olursunuz.Όσο περισσότερο παίζουμε, τόσο μεγαλύτερος είναι ο εγκέφαλός μας.