oynar ile cümle
oynar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
"Bu öğleden sonra oynar Sarasate St James Hall," diye belirtti."Sarasate gra w hali St James po południu," zaznaczył.
"Bu öğleden sonra oynar Sarasate St James Hall," diye belirtti."Sarasate hraje v hale St James je dnes odpoledne," poznamenal.
"Bu öğleden sonra oynar Sarasate St James Hall," diye belirtti."Sarasate hrá v hale St James je dnes popoludní," poznamenal.
"Bu öğleden sonra oynar Sarasate St James Hall," diye belirtti."Sarasate igra na Hall St James je danes popoldne," je pripomnil.
"Bu öğleden sonra oynar Sarasate St James Hall," diye belirtti."Sarasate játszik a St. James Hall ma délután," jegyezte meg.
"Bu öğleden sonra oynar Sarasate St James Hall," diye belirtti."Sarasate joacă la Sala James Sf. această după-amiază", a remarcat el.
"Bu öğleden sonra oynar Sarasate St James Hall," diye belirtti."Sarasate joga no Hall da St. James esta tarde", comentou.
"Bu öğleden sonra oynar Sarasate St James Hall," diye belirtti."Sarasate joue à la salle Saint-James, cet après-midi," at-il fait remarquer.
"Bu öğleden sonra oynar Sarasate St James Hall," diye belirtti."Sarasate juega en el St. James Hall de esta tarde", comentó.
"Bu öğleden sonra oynar Sarasate St James Hall," diye belirtti."세인트 제임스 홀에서 오후에 경기를 Sarasate"고 언급.
"Bu öğleden sonra oynar Sarasate St James Hall," diye belirtti."Sarasate soittaa St. James Hallissa tänään iltapäivällä", huomautti hän.
"Bu öğleden sonra oynar Sarasate St James Hall," diye belirtti."Sarasate speelt in Hal van de St. James's vanmiddag," merkte hij op.
"Bu öğleden sonra oynar Sarasate St James Hall," diye belirtti."Sarasate spelar på St James Hall i eftermiddag", sade han.
"Bu öğleden sonra oynar Sarasate St James Hall," diye belirtti."Sarasate spielt an der St. James Hall an diesem Nachmittag", meinte er.
"Bu öğleden sonra oynar Sarasate St James Hall," diye belirtti."Sarasate spiller på St. James Hall i eftermiddag," bemærkede han.
"Bu öğleden sonra oynar Sarasate St James Hall," diye belirtti."Sarasate παίζει στην αίθουσα του Αγίου Ιακώβου το απόγευμα", τόνισε.
"Bu öğleden sonra oynar Sarasate St James Hall," diye belirtti."Sarasate يلعب في قاعة سانت جيمس بعد ظهر اليوم ،" لاحظ انه.
"Bu öğleden sonra oynar Sarasate St James Hall," diye belirtti."Сарасате грає в залі Сент-Джеймс у другій половині дня", зазначив він.
"Bu öğleden sonra oynar Sarasate St James Hall," diye belirtti."Сарасате играе в зала" Св. Джеймс този следобед ", отбеляза той.
"Bu öğleden sonra oynar Sarasate St James Hall," diye belirtti."Сарасате играет в зале Сент-Джеймс во второй половине дня", отметил он.
"Bu öğleden sonra oynar Sarasate St James Hall," diye belirtti."סרסאטה משחקת באולם של סנט ג'יימס אחר הצהריים," הוא העיר.
"Bu öğleden sonra oynar Sarasate St James Hall," diye belirtti."あなたはワトソン、どう思いますか?
Bu otomobil gerçekten çok geniş. Masa tenisi oynarken içinde gerçekten çok rahattım, kendime bolca yer buldum.De auto is heel ruim en ik had voldoende ruimte om mijn beste spel te laten zien.
Bu otomobil gerçekten çok geniş. Masa tenisi oynarken içinde gerçekten çok rahattım, kendime bolca yer buldum.È proprio spaziosa, c'è così tanto spazio che si sta comodi anche a giocare a ping-pong!
Burada hobilerim ile alakalı birkaç fotoğrafım var. Hokey oynarım ...هكذا لدي هنا بعض الصور حمل بعض من هواياتي. أنا ألعب الهوكي. أنا
Burada hobilerim ile alakalı birkaç fotoğrafım var. Hokey oynarım ...旅行もたくさんします。Sakaiの関連で出張が多いです。
Bu taraf oynarCe côté joue
Bu taraf oynarDenna sida spelar
Bu taraf oynarEste lado joga
Bu taraf oynarJuega este lado
Bu taraf oynarQuesto lato gioca
Bu taraf oynarTa strona gra
Bu taraf oynarΠαίζει αυτή η πλευρά
Bu taraf oynarЗ цієї сторони грають
Bu taraf oynarهذا
Bu yüzden onunla iyice oynarız sonra onun nasıl davrandığına bakarız.Ainsi, nous sortons et jouons avec, et ensuite, nous regardons comment cela se comporte.
Bu yüzden onunla iyice oynarız sonra onun nasıl davrandığına bakarız. Böylelikle sezgimiz gelişir.Začnemo se torej igrati in ko vidimo, kako se odzivajo, razvijemo tudi našo intuicijo.
Bu yüzden onunla iyice oynarız sonra onun nasıl davrandığına bakarız.Fogjuk magunkat, játszunk velük, s így megtudjuk, hogyan viselkednek.
Bu yüzden onunla iyice oynarız sonra onun nasıl davrandığına bakarız.Hrajeme si s věcmi a pozorujeme jak se chovají.
Bu yüzden onunla iyice oynarız sonra onun nasıl davrandığına bakarız.Jadi kita keluar dan bermain dengannya, dan kemudian kita melihat bagaimana ia berperilaku.
Bu yüzden onunla iyice oynarız sonra onun nasıl davrandığına bakarız.밖에 나가서 가지고 놀면서 그게 어떻게 작용하는지 보고
Bu yüzden onunla iyice oynarız sonra onun nasıl davrandığına bakarız.Ne ducem şi ne jucăm cu ele, apoi vedem cum se comportă.
Bu yüzden onunla iyice oynarız sonra onun nasıl davrandığına bakarız.Nos ponemos a jugar con ellas y luego vemos como reaccionan.
Bu yüzden onunla iyice oynarız sonra onun nasıl davrandığına bakarız.Perciò le prendiamo e ci giochiamo, e stiamo a vedere come reagiscono.
Bu yüzden onunla iyice oynarız sonra onun nasıl davrandığına bakarız.Por isso, brincamos, e vemos como aquilo se comporta.
Bu yüzden onunla iyice oynarız sonra onun nasıl davrandığına bakarız.Spotykamy się, i bawimy się z tym, i widzimy, w jaki sposób się zachowuje.
Bu yüzden onunla iyice oynarız sonra onun nasıl davrandığına bakarız.Vậy chúng ta ra ngoài và chơi với nó, và chúng ta xem nó hoạt động như thế nào.
Bu yüzden onunla iyice oynarız sonra onun nasıl davrandığına bakarız.We spelen ermee en we kijken hoe ze reageren.
Bu yüzden onunla iyice oynarız sonra onun nasıl davrandığına bakarız.Wir gehen also raus und spielen damit und schauen dann wie es reagiert.
Bu yüzden onunla iyice oynarız sonra onun nasıl davrandığına bakarız.Играем си с тях и после виждаме как работят.
Bu yüzden onunla iyice oynarız sonra onun nasıl davrandığına bakarız.Ми починаємо експериментувати та грати з навколишнім світом, при цьому спостерігаючи за його реакцією.
Bu yüzden onunla iyice oynarız sonra onun nasıl davrandığına bakarız.Мы начинаем экспериментировать и играть с окружающим миром, при этом наблюдая за его реакцией.
Bu yüzden onunla iyice oynarız sonra onun nasıl davrandığına bakarız.אנו משחקים עם זה ורואים כיצד זה עובד.
Bu yüzden onunla iyice oynarız sonra onun nasıl davrandığına bakarız.لذا نحن نخرج خارج نطاق العمل .. ونلعب بالاشياء .. وندقق كيف تتجاوب مع ذلك
Bu yüzden onunla iyice oynarız sonra onun nasıl davrandığına bakarız.そこから直感を培っていくのです
Çalıp oynarken, ‹Saul binlercesini öldürdü, Davutsa on binlercesini›Det var jo David, om hvem man sang under Dans: Saul slog sine Tusinder, men David sine Titusinder!"
Çalıp oynarken, ‹Saul binlercesini öldürdü, Davutsa on binlercesini›Ist er nicht David, von dem sie sangen im Reigen: Saul hat tausend geschlagen, David aber zehntausend?
Çalıp oynarken, ‹Saul binlercesini öldürdü, Davutsa on binlercesini›그들이 춤추며 창화하여 가로되 사울의 죽인 자는 천천이요 다윗은 만만이로다 하던 이 다윗이 아니니이까
Çalıp oynarken, ‹Saul binlercesini öldürdü, Davutsa on binlercesini›N`est-ce pas ce David pour qui l`on chantait en dansant: Saül a frappé ses mille, Et David ses dix mille?
Çalıp oynarken, ‹Saul binlercesini öldürdü, Davutsa on binlercesini›¿No es éste David, de quien cantaban con danzas diciendo: "Saúl derrotó a sus miles, y David a sus diez miles"