Çalıp oynarken, ‹Saul binlercesini öldürdü, Davutsa on binlercesini›Nu este acesta David pentru care cîntau jucînd: ,Saul şi -a bătut miile lui, Iar David zecile lui de mii?``
Çalıp oynarken, ‹Saul binlercesini öldürdü, Davutsa on binlercesini›Не тот ли это Давид, которому пели в хороводах, говоря: „Саул поразил тысячи, а Давид – десятки тысяч"?
Çalıp oynarken, ‹Saul binlercesini öldürdü, Davutsa on binlercesini›הלוא זה דוד אשר יענו לו במחלות לאמר הכה שאול באלפו ודוד ברבבתו׃
Çalıp oynarken, ‹Saul binlercesini öldürdü, Davutsa on binlercesini›أليس هذا هو داود الذي غنّين له بالرقص قائلات ضرب شاول الوفه وداود ربواته
Çalıp oynarken, ‹Saul binlercesini öldürdü, Davutsa on binlercesini›從 前 以 色 列 的 婦 女 跳 舞 唱 和 、 說 、 掃 羅 殺 死 千 千 、 大 衛 殺 死 萬 萬 . 所 說 的 不 是 這 個 大 衛 麼
Çalıp oynarken, ‹Saul binlercesini öldürdü, Davutsa on binlercesini›從前 以色列 的 婦女 跳舞 唱和 、 說 、 掃羅殺 死千千 、 大衛殺死萬萬.所說 的 不 是 這個 大衛麼
Çevre, insanların fiziksel, ruhsal ve sosyal refahı üzerinde hayati bir rol oynar.El medio ambiente desempeña un papel crucial en el bienestar físico, mental y social de los seres humanos.
Çevre, insanların fiziksel, ruhsal ve sosyal refahı üzerinde hayati bir rol oynar.Het milieu speelt een cruciale rol in het menselijk fysieke, mentale en sociale welzijn.
Çevre, insanların fiziksel, ruhsal ve sosyal refahı üzerinde hayati bir rol oynar.L'environnement joue un rôle crucial dans le bienêtre physique, mental et social des personnes.
Çevre, insanların fiziksel, ruhsal ve sosyal refahı üzerinde hayati bir rol oynar.Mediuljoacăunrolcrucialînfizicul,mentalulşibunăstareaoamenilor.
Çevre, insanların fiziksel, ruhsal ve sosyal refahı üzerinde hayati bir rol oynar.Miljön spelar en avgörande roll i människors fysiska, psykiska och sociala välbefinnande.
Çevre, insanların fiziksel, ruhsal ve sosyal refahı üzerinde hayati bir rol oynar.Okolje pomembno vpliva tako na telesno in duševno počutje ljudi kot na družbeno blaginjo.
Çevre, insanların fiziksel, ruhsal ve sosyal refahı üzerinde hayati bir rol oynar.Środowisko naturalne odgrywa kluczową rolę w fizycznym, psychicznym i społecznym dobrobycie ludzi.
Çevre, insanların fiziksel, ruhsal ve sosyal refahı üzerinde hayati bir rol oynar.Ympäristö on keskeinen osa ihmisten fyysistä, henkistä ja sosiaalista hyvinvointia.
Çevre, insanların fiziksel, ruhsal ve sosyal refahı üzerinde hayati bir rol oynar.Životné prostredie zohráva zásadnú úlohu vo fyzickom, duševnom a sociálnom blahobyte ľudí.
Çevre, insanların fiziksel, ruhsal ve sosyal refahı üzerinde hayati bir rol oynar.Životní prostředí hraje klíčovou roli pro fyzický, duševní a sociální blahobyt lidstva.
Chris buraya gelip lavın bir diğer tarafında çalışabilir, ben buralarda oynarken.Chris bawi się jedną częścią naszej lampy lawy A ja bawię się drugą.
Chris buraya gelip lavın bir diğer tarafında çalışabilir, ben buralarda oynarken.Chris irányíthatja a láva másik részét, amíg én ezen az oldalon játszom.
Chris buraya gelip lavın bir diğer tarafında çalışabilir, ben buralarda oynarken.Chris peut donc interagir avec une autre partie de la lave, pendant que je joue ici.
Chris buraya gelip lavın bir diğer tarafında çalışabilir, ben buralarda oynarken.Chris zou dus hier kunnen interageren met een ander deel van Lava, terwijl ik hier dingen uitprobeer.
Chris buraya gelip lavın bir diğer tarafında çalışabilir, ben buralarda oynarken.Deci, Chris ar putea interacționa acolo cu o altă parte de Lavă, în timp ce eu mă joc aici.
Chris buraya gelip lavın bir diğer tarafında çalışabilir, ben buralarda oynarken.Entonces, Chris podría estar aquí interactuando con otra parte de la lava, mientras yo juego por este lado.
Chris buraya gelip lavın bir diğer tarafında çalışabilir, ben buralarda oynarken.Jadi Chris bisa ada di sini berinteraksi dengan bagian lain lava, sementara saya bermain di sini.
Chris buraya gelip lavın bir diğer tarafında çalışabilir, ben buralarda oynarken.크리스가 이쪽으로 나와서 저와 함께 라바램프의 다른 부분을 조작할 수 있습니다.
Chris buraya gelip lavın bir diğer tarafında çalışabilir, ben buralarda oynarken.Nên Chris có thể tương tác với 1 phần khác của Lava, trong khi tôi dùng nó ở đây.
Chris buraya gelip lavın bir diğer tarafında çalışabilir, ben buralarda oynarken.O Chris podia interagir com outra parte da lava enquanto eu ficava nesta parte.
Chris buraya gelip lavın bir diğer tarafında çalışabilir, ben buralarda oynarken.Quindi Chris potrebbe lavorare con una parte di Lava mentre io gioco con un'altra.
Chris buraya gelip lavın bir diğer tarafında çalışabilir, ben buralarda oynarken.Кріс може взаємодіяти з іншою частиною лампи, поки я бавлюся нею тут.
Chris buraya gelip lavın bir diğer tarafında çalışabilir, ben buralarda oynarken.Так, Крис мог бы стоять здесь и работать с другой частью лавы, пока я играю с ней здесь.
Chris buraya gelip lavın bir diğer tarafında çalışabilir, ben buralarda oynarken.אז כריס יכול לעמוד פה להשפיע על חלק אחר של לבה,
Chris buraya gelip lavın bir diğer tarafında çalışabilir, ben buralarda oynarken.بإمكان كريس أن يتفاعل مع جزء آخر من الحمم
Chris buraya gelip lavın bir diğer tarafında çalışabilir, ben buralarda oynarken.同時に私が別なところをいじることもできます
Çocukların yüzde doksanı bilgisayar oyunu oynar.90% des enfants jouent aux jeux vidéo.
Çocukların yüzde doksanı bilgisayar oyunu oynar.90 % detí hrá videohry.
Çocukların yüzde doksanı bilgisayar oyunu oynar.90 % dětí skutečně hraje videohry.
Çocukların yüzde doksanı bilgisayar oyunu oynar.90% trẻ em có chơi games.
Çocukların yüzde doksanı bilgisayar oyunu oynar.90% van de kinderen speelt videogames.
Çocukların yüzde doksanı bilgisayar oyunu oynar.90% детей регулярно играют в видеоигры.
Çocukların yüzde doksanı bilgisayar oyunu oynar.90% מהילדים אכן משחקים במשחקי מחשב.
Çocukların yüzde doksanı bilgisayar oyunu oynar.Das stimmt. 90% aller Kinder spielen Computerspiele.
Çocukların yüzde doksanı bilgisayar oyunu oynar.El 90% de los niños juegan con videojuegos.
Çocukların yüzde doksanı bilgisayar oyunu oynar. Fakat dürüst olun.90% dzieci gra w gry wideo, ale spójrzmy prawdzie w oczy.
Çocukların yüzde doksanı bilgisayar oyunu oynar.Il 90 per cento dei bambini gioca ai videogiochi.
Çocukların yüzde doksanı bilgisayar oyunu oynar.Nittio procent av alla barn spelar datorspel.
Çocukların yüzde doksanı bilgisayar oyunu oynar.Το 90% των παιδιών παίζουν βιντεοπαιχνίδια.
Çocukların yüzde doksanı bilgisayar oyunu oynar.Деветдесет процента от децата играят на видео игри.
Çocuklar oynar, tüm milletlerden, tüm ırklardan, tüm renklerden, tüm dinlerden herkes oynar.Děti si hrají, my si hrajeme -- jakýkoli národ, jakékoli rasy, jakékoli barvy, jakéhokoli vyznání.
Çocuklar oynar, tüm milletlerden, tüm ırklardan, tüm renklerden, tüm dinlerden herkes oynar.아이들이 놀이를 하고, 우리도 놀이를 하지요 - 국적을 불문하고, 인종을 불문하고, 피부색과 종교를 불문하고 말입니다.
Çocuklar oynar, tüm milletlerden, tüm ırklardan, tüm renklerden, tüm dinlerden herkes oynar.Дети играют, мы играем, Играют люди любой национальности, расы, цвета кожи, вероисповедания.
Çocuklar oynar, tüm milletlerden, tüm ırklardan, tüm renklerden, tüm dinlerden herkes oynar.ילדים משתעשעים, אנחנו משתעשעים - אנשים מכל לאום, מכל גזע,
Çocuklar oynar, tüm milletlerden, tüm ırklardan, tüm renklerden, tüm dinlerden herkes oynar.الأطفال يلعبون، كلنا نلعب مهما كانت جنسياتنا، أعراقنا، ألواننا، دياناتنا،
Çocuklar oynar, tüm milletlerden, tüm ırklardan, tüm renklerden, tüm dinlerden herkes oynar.国籍を問わず 人種を問わず 肌色を問わず 宗教を問わず 普遍的に 私たちは遊ぶのです
Çocuklar oynar, tüm milletlerden, tüm ırklardan, tüm renklerden, tüm dinlerden herkes oynar.細路玩,我哋玩—— 每個國家,每個種族, 每种膚色,每個宗教。
Çocuklar Pong oynarken oluşan göz hareketlerini takip ediyoruz.Donc, pendant que l'enfant joue à Pong, nous suivons à la trace ce qu'ils regardent.
Çocuklar Pong oynarken oluşan göz hareketlerini takip ediyoruz.Enquanto a criança joga pong, nós estamos a registar para onde ela olha.
Çocuklar Pong oynarken oluşan göz hareketlerini takip ediyoruz.În timp ce copilul joacă Pong, analizăm în ce direcție se uită.
Çocuklar Pong oynarken oluşan göz hareketlerini takip ediyoruz.Khi bọn trẻ đang chơi, chúng tôi đã ghi lại thứ mà chúng nhìn.
Çocuklar Pong oynarken oluşan göz hareketlerini takip ediyoruz.이렇게, 게임을 하고 있는 동안, 우리는 시각을 추적했습니다.
Çocuklar Pong oynarken oluşan göz hareketlerini takip ediyoruz.Lapsen pelatessa Pongia jäljitämme heidän katsettaan.
Çocuklar Pong oynarken oluşan göz hareketlerini takip ediyoruz.Med igranjem sledimo njunemu pogledu.