Ana içeriğe geç
Sözlük

oynar ile cümle

oynar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Her çarşamba Halo oynar ayrıca her hafta sonu arkadaşları ile birlikte paintball oynar.שלדון נהנה לשחק Halo בכל יום רביעי ופיינטבול בסופי שבוע עם חבריו.
Klipte Rammstein üyeleri bir kurt adamı oynar.בין חברי התנועה מנה יגורי את זאב שחם.
"Bir şeyle fazla oynarsanız, onu bozarsınız."אבל כשאתה באמת אוהב מישהו, אתה רב איתו".
Erkekler gibi dört çeker araç kullanır ve futbol oynardı.Израства като мъжкарана – кара четириколки и играе футбол.
Spike'ın arkadaşıdır ve ikili birlikte poker oynar sık sık.Той е приятел на Рекс и често двамата се забавляват заедно.
Oyuncu Doğu Hindistan'ın valisi konumunda oynar.Основна роля в управлението играе Британската източноиндийска компания.
Oyunu olabildiği kadar dürüst oynarım.Коефициент за честна игра.
Futbol takımı Regionalliga Nord liginde oynar.Отборът се състезава в областната футболна група.
Sonra sıradaki oyuncu oynar.Na redu je sljedeći igrač.
Cenova şehrinin takımlarından biri olan Sampdoria maçlarını 41,917 kişilik Stadio Luigi Ferraris'te oynar.Sampdoria igra na stadionu Luigi Ferraris, koji prima 41,917 gledatelja.
Beyinsapı, kalp ve solunum sisteminin çalışmasının düzenlenmesinde de önemli rol oynar.Značajni su mu radovi o inervaciji srca i o funkciji jetre.
Türkmenistan'ın en üst liginde mücadele eder, maçlarını ise Köpetdağ Stadyumu'nda oynar.Započinje utakmicu protiv Azerbajdžana i zabija svoj prvi međunarodni gol.
Sonra sıradaki oyuncu oynar.Potom pokračuje ďalší hráč.
Maçlarını, 20.187 koltuk kapasiteli Stade Tourbillon stadında oynar.Domáce zápasy hrávajú na štadióne Stade Tourbillon, ktorý má kapacitu 20 187 miest.
Erkekler oyunlarını harmanda oynarlar.Hrajú ho pochopiteľne len muži.
1991 yılında, A Woman Named Jackie adlı filmde genç Jacqueline Bouvier'i oynar.Leta 1991 je zaigrala mlajšo Jacqueline Bouvier v televizijskem filmu A Woman Named Jackie.
Beyinsapı, kalp ve solunum sisteminin çalışmasının düzenlenmesinde de önemli rol oynar.Možgansko deblo je pomembno za uravnavanje delovanja srca in dihanja.
Takımda biri kaleci olmak üzere altı oyuncu molasız oynar.Moštvo ne sme med igro v nobenem trenutku imeti na ledu več kot šest igralcev.
Triptofan serotonin sentezinde rol oynar.Triptofanas dalyvauja serotonino sintezėje.
Alt koridorda oynar.Viena iš jų mokėsi koridoriuje.
Protein fosforilasyonu pek çok hücresel süreçte önemli bir rol oynar.Proteosomos reguliuoja daugybę ląstelės procesų.
Savunmada oynar.Žaidė gynėju.
Çoğu RNA başka RNA'ların modifikasyonunda rol oynar.Mitmed RNA-d osalevad teiste RNA-de modifitseerimisel.
Albert Einstein'ın görelilik teorisi bütün modern kozmolojik teorilerde baş rolü oynar.Albert Einstein püüdis seda teooriat kohe kosmoloogias rakendada.
Özdevinirler derleyici tasarımı ve ayrıştırmasında önemli rol oynar.TNC-d mängivad olulist rolli tümotsüütide koolitamisel ja diferentseerumisel.
(Hatta bu versiyonda özgün film TV'de oynarken gözülmektedir.)(Tõestust selle kohta vaata välislinkides lisatud videost).
80'lerde,oyunun meşhur olduğu zamanlar. kendi başıma aileme karşı Trivial Pursuit oynardım.W latach 80. umiałem grać z rodzicami w Trivial Pursuit dotrzymywałem im kroku, gdy było to jeszcze w modzie.
80'lerde,oyunun meşhur olduğu zamanlar. kendi başıma aileme karşı Trivial Pursuit oynardım.Спомням си, че можех да играя Тривиал пърсют с родителите ми през 1980-те години и си мислех, че това е мания.
80'lerde,oyunun meşhur olduğu zamanlar. kendi başıma aileme karşı Trivial Pursuit oynardım.אני זוכר שיכולתי לשחק "טריוויאל פרסוט" (מרדיף טריוויה") נגד הורי, בשנות ה-80 ולהחזיק בשלי, כאשר זה היה באופנה.
80'lerde,oyunun meşhur olduğu zamanlar. kendi başıma aileme karşı Trivial Pursuit oynardım.両親を相手にできるほどでした 両親の世代が知るべき問題で勝てるとー
Amerika'da yaşayanlar bir çocuğun evinin önünde futbol oynarken böylesine öldürülmesini kabullenebilir miydi?Accepterar det amerikanska folket att ett barn blev dödat framför sitt hem när han spelade fotboll?
Amerika'da yaşayanlar bir çocuğun evinin önünde futbol oynarken böylesine öldürülmesini kabullenebilir miydi?Apakah rakyat Amerika membenarkan seorang anak dibunuh saat ia sedang bermain sepak bola di depan rumahnya?
Amerika'da yaşayanlar bir çocuğun evinin önünde futbol oynarken böylesine öldürülmesini kabullenebilir miydi?Czy Amerykanie akceptują to, by zabijano dziecko, grające w piłkę nożną przed swym domem?
Amerika'da yaşayanlar bir çocuğun evinin önünde futbol oynarken böylesine öldürülmesini kabullenebilir miydi?Würden die Amerikaner akzeptieren, dass ein Fußball spielendes Kind getötet wird?
Başka bir saniye sonra, gösterge bu kadar oynar.1초가 또 지나면, 계기판에서 여기까지 와 있을 겁니다.
Başka bir saniye sonra, gösterge bu kadar oynar.Depois de mais um segundo, o velocímetro teria atingido até aqui.
Başka bir saniye sonra, gösterge bu kadar oynar.Dopo un altro secondo si sposterebbe così.
Başka bir saniye sonra, gösterge bu kadar oynar.Efter en till sekund, skulle hastighetsmätaren flyttat sig så här långt.
Başka bir saniye sonra, gösterge bu kadar oynar.Efter et sekund til, vil speedometret have flyttet sig så langt.
Başka bir saniye sonra, gösterge bu kadar oynar.En nog een seconde later zou de snelheidsmeter hier staan.
Başka bir saniye sonra, gösterge bu kadar oynar.Po ďalšej sekunde by sa dostala takto ďaleko.
Başka bir saniye sonra, gösterge bu kadar oynar.Po další sekundě by se dostala takto daleko.
Başka bir saniye sonra, gösterge bu kadar oynar.Po następnej sekundzie prędkościomierz przesunie się na te odległość.
Başka bir saniye sonra, gösterge bu kadar oynar.Tras un segundo más, el velocímetro se habrá movido hasta aquí.
Bazı maymunlar diğer maymunlardan oluşan satılık bir kalabalığa oynarНекоторые из обезьян играют толпам других обезьян
Bazı maymunlar diğer maymunlardan oluşan satılık bir kalabalığa oynarبعض من القرود تلعب لتباع في حشد من القرود الاخرى
Bazı maymunlar diğer maymunlardan oluşan satılık bir kalabalığa oynar猿はトロフィーも作る。
Maçlarını Ullevi Stadyumu'nda oynar.Häcken spelade då på Gamla Ullevi.
Yazı turayı kazanan iki kişi kendi arasında, kaybeden iki kişi kendi arasında yeniden oynar.You Only Live Twice: Den spelare som dör två gånger förlorar.
Sert, fakat faulsüz oynardı.Грав просто, але надійно.
Erkekler oyunlarını harmanda oynarlar.Я пишаюся своїми гравцями.
Bu da yazılımın kalitesinin artmasında büyük bir rol oynar.Що найголовніше, він збагнув найвищу роль Писання.
Film uzak gelecekte oynar.Дія фільму відбувається в далекому майбутньому.
Daha sonra Benimle Oynar mısın? isimli çocuk programında rol aldı.Приймала участь у програмі «Обдаровані діти».
İlk oyuncu başlar, kural hatası yapana dek oynar.Гравець, який подає, продовжує це робити, поки його команда не зробить помилку.
Genç kızlar ve delikanlılar ortak oyunlar oynarlar.Діти і молодші чоловіки грали в битки.
O her gün beyzbol oynar.Він грає у бейсбол кожного дня.
O her gün beyzbol oynar.Він щодня грає у бейсбол.
Akira iyi tenis oynar.Акіра добре грає в теніс.
Yukarıdakilerin özeti olarak, bu radyasyon, kara deliklerin termodinamiği için önemli bir rol oynar.Jak již bylo zmíněno výše, toto záření hraje důležitou roli v termodynamice černých děr.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod