Washington Redskins (Ulusal Amerikan Futbolu Ligi) Landover, Maryland'daki FedExField'da oynar.Đội Washington Redskins thuộc Liên đoàn Bóng bầu dục Quốc gia (NFL) chơi gần FedExField ở Landover, Maryland.
Çoğu RNA başka RNA'ların modifikasyonunda rol oynar.Nhiều RNA tham gia vào sửa đổi các RNA khác.
Yukarıdakilerin özeti olarak, bu radyasyon, kara deliklerin termodinamiği için önemli bir rol oynar.Như đã miêu tả ngắn ở trên, bức xạ này đóng vai trò quan trọng trong nhiệt động lực học lỗ đen.
Beyinsapı, kalp ve solunum sisteminin çalışmasının düzenlenmesinde de önemli rol oynar.Thân não cũng đóng một vai trò quan trọng trong việc điều tiết các chức năng tim và hô hấp.
Henry, Arsenal'de oynarken Kuzey Londra'nın Hampstead bölgesinde bir ev de aldı.Khi còn ở Arsenal, Henry cũng có một căn hộ tại Hampstead, Bắc Luân Đôn.
Oyun Araçları, bir kullanıcı oyun oynarken görünen bir düğmeyi içerir.Nó bao gồm Công cụ trò chơi, một nút xuất hiện khi người dùng đang chơi trò chơi.
Din, burada oldukça önemli bir rol oynar.Tại đây, Thiên Thai tông đóng một vai trò quan trọng.
Başrolde Jackie Chan oynar.Jackie Chan cuối cùng được chọn vào vai chính.
Bazen de video oyunları oynar.Trong quá khứ họ từng phát hành các video game.
Siyah 6... f6 oynarsa oyun, Boden-Kieseritzky'nin ana hattıyla sürer.Nếu Đen chơi 3...Mc6 sẽ dẫn đến Semi-Italian Opening.
Heisenberg grubu bir bağlantı Lie grubu 3 boyutun nilpotentidir,kuantum mekanik içinde anahtar rol oynar.Nhóm Heisenberg là một nhóm Lie 3 chiều, sử dụng trong cơ học lượng tử.
Times dergisi, Dior'un ölümüne ilişkin haberinde, onun iskambil oynarken kalp krizi geçirdiğini belirtir.Tạp chí Time nói rằng ông chết vì một cơn đau tim sau khi chơi bài.
Benjamin ve Daisy birlikte oynarlar.Dần dần Benjamin và Daisy trở nên thân thiết.
Her takım sahada 18 oyuncuyla oynar.Mỗi đội đăng ký 18 cầu thủ.
Burada çıkarılan demir madeni ekonomide büyük rol oynar.Du lịch gắn liền với vành đai vàng đóng một vai trò quan trọng trong nền kinh tế khu vực.
İnsanlar bahis oynarlar.Sau đó, mọi người chơi sẽ tiến hành đặt cược.
Her takım iki maç oynar.Mỗi đội sẽ đá hai trận.
Perkunas savaşta da önemli bir rol oynardı.Chó đóng một vai trò rất lớn trong chiến tranh.
2-Eğer teizm doğruysa, Tanrı etikte açıklayıcı bir rol oynar.Nếu trong Lu-ca, môn đệ Chúa là chứng nhân thì trong Phúc âm này môn đệ Chúa là thính giả.
Biyolojik mücadele için önemli bir rol oynar.Kẽm đóng vai trò sinh học quan trọng đối với con người.
Bender, komik bir anti-kahraman rolü oynar.Woodmore cũng hoạt động như một diễn viên hài.
Ancak biz diğer tarafı oynarız.)Hoặc đơn giản là một sự biến đổi khác.)
Primoriyeller, aritmetik artışlarda asal sayıları aramada bir rol oynar.Các Primorial đóng vai trò quan trọng trong việc tìm các số nguyên tố trong cấp số cộng.
Başrolünde George Lopez oynar.George Lopez vai Tí Quạu.
2011 / Benimle Oynar mısın? .2011年 いっしょに遊ぼう!
Antik Roma'da kölelik toplum ve ekonomide önemli bir rol oynardı.古代ローマ社会において奴隷は社会・経済分野で重要な役割を担っていた。
Bunların yanında turizm de önemli rol oynar.さらに観光事業も重要な役割を果たしている。
"Belki" oynarız.)」、「〜したらいいよ」など。
İkili bir gece bir şişe viskisine kâğıt oynarlar.夜勤の日もウイスキーのボトルをラッパ飲み。
Yalnız başına ya da arkadaşlarıyla koşup oynarken çok mutludur.自分単独、あるいは仲間と一緒に「変顔」をするのが得意である。
Düğünde kadın ve kızlar evin içinde; erkekler ise dışarıda oynarlardı.婦人や女児が屋内外で、下について遊んだ。
Maçlarını Target Center'da oynar.ゴルフを中心に扱う。
Defans mevkisinde oynar.球戯場の誓いである。
Bu silindirin yüzeyi AdS/CFT iletişiminde önemli bir rol oynar.この円柱の側面は、AdS/CFT対応で重要な役割を果たす。
At bildiğimiz at gibi oynar.馬の像 馬を呼ぶ。
Aşınmada önemli rol oynarlar.脇役ながら重要な役を演じている。
Biyolojik mücadele için önemli bir rol oynar.大洋は生物圏に重要な役割を果たす。
İyi futbol oynar.サッカーが上手い。
Kız evinde gelin son kez oynar ve bir hüzünlü vedalaşma faslı başlar.本人の最終回では自ら出演しお別れの挨拶をした。
Kretek imalatında, tütünün kalitesi ve çeşitliliği önemli bir rol oynar.タバコ葉の品質と種類はクレテック生産の中で重要な役割を果たしている。
Nöronların yaşamlarını sürdürmesinde rol oynar.浪人生活をおくる。
Bu da yazılımın kalitesinin artmasında büyük bir rol oynar.だから君には彼女と一緒に最高のレコードを作る大きな責任があるよ。
Erkekler gibi dört çeker araç kullanır ve futbol oynardı.活発な性格で、男子に交じってサッカーをする。
Henry, Arsenal'de oynarken Kuzey Londra'nın Hampstead bölgesinde bir ev de aldı.アーセナル在籍時は北ロンドンのハムステッドに住んでいた。
NBA takımları, her yıl sezon öncesi yedi hazırlık maçı oynarlar.NBAで7チームで17シーズンに亘ってプレー。
Külüpte oynarken yarı finalde yer almıştır.アウトサイドのプレーヤーとして中盤でもプレーした。
Başrolde Jackie Chan oynar.ジャッキー・チェン主演。
Bilinen 4 önemli kanserde rol oynar.4度の癌を体験している。
İkisi birden oynar ama nasıl?."だから違う方法でやってみたいんだけど、どうかな」と言った。
E. coli 'de pilus operonlarının idrar yolu enfeksiyonlarındaki virülansı belirlemekte önemli bir rol oynar.E. coliでは、これらの性繊毛オペロンは尿路感染症の病原性において重要な役割を持っている。
Çocuklar hep birlikte oynarlarmış.子供たちは喜んで集まった。
(Hatta bu versiyonda özgün film TV'de oynarken gözülmektedir.)(しかし、これはテレビ上の演出と思われる。
Din, burada oldukça önemli bir rol oynar.脇役だが、重要な役割を担っている。
Ancak biz diğer tarafı oynarız.)他の2人は投げるのみ)。
2005 yılına kadar KK Split'de oynarken NBA takımı Toronto Raptors tarafından draft edildi.スプリトでは2005年のNBAドラフトでトロント・ラプターズから指名されるまでプレイした。
O her gün beyzbol oynar.彼は毎日野球をします。
Bu silindirin yüzeyi AdS/CFT iletişiminde önemli bir rol oynar.這圓柱體的表面在AdS/CFT對偶中有着重要的角色。
Çoğu RNA başka RNA'ların modifikasyonunda rol oynar.許多的RNA會幫助修飾其它RNA。
Sonra sıradaki oyuncu oynar.后任奏者番。
Çocuklar hep birlikte oynarlarmış.儿童总是在玩耍着。