oynamayı ile cümle
oynamayı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Bunu sürekli yapacak şekilde -- oynayacak, daha çok oynayacak ve oynamayı bırakmayacak şekilde tasarlandık.جُبلنا على أن نقوم بذلك باستمرار-- على أن نلعب و نلعب بكثرة و أن لا نتوقف عن اللعب.
Bunu sürekli yapacak şekilde -- oynayacak, daha çok oynayacak ve oynamayı bırakmayacak şekilde tasarlandık.とにかくたくさん遊ぶこと 遊びを止めないよう仕組まれています これはとてつもなく大きな恩恵です
Bunu sürekli yapacak şekilde -- oynayacak, daha çok oynayacak ve oynamayı bırakmayacak şekilde tasarlandık.我哋被設計成一直咁做—— 玩,搏命玩 永遠唔停止玩。
Burada görebileceğiniz gibi, bizim gibi, çocuklarımız gibi, bu oyunu joystick kullanarak oynamayı seviyor.A jak zde můžete vidět, ráda používá joystick jako kdokoli z nás, jakékoli z našich dětí, ke hraní této hry.
Burada görebileceğiniz gibi, bizim gibi, çocuklarımız gibi, bu oyunu joystick kullanarak oynamayı seviyor.Amint itt láthatják, botkormányt szeret használni ehhez a játékhoz, mint mi is, mint a gyerekeink is.
Burada görebileceğiniz gibi, bizim gibi, çocuklarımız gibi, bu oyunu joystick kullanarak oynamayı seviyor.Come potete vedere qui, le piace usare il joystick per giocare, come a noi, ai nostri figli.
Burada görebileceğiniz gibi, bizim gibi, çocuklarımız gibi, bu oyunu joystick kullanarak oynamayı seviyor.Jak widać, spodobał jej się joystick, którym grała jak wielu z nas i nasze dzieci.
Burada görebileceğiniz gibi, bizim gibi, çocuklarımız gibi, bu oyunu joystick kullanarak oynamayı seviyor.여기서 보실 수 있듯이, 오로라는 게임을 하기 위해 우리처럼, 여느 아이들처럼, 조이스틱을 사용하는 것을 좋아했습니다.
Burada görebileceğiniz gibi, bizim gibi, çocuklarımız gibi, bu oyunu joystick kullanarak oynamayı seviyor.Kot vidite tukaj, pri tej igri zelo rada uporablja igralno palico, tako kot mi ali naši otroci.
Burada görebileceğiniz gibi, bizim gibi, çocuklarımız gibi, bu oyunu joystick kullanarak oynamayı seviyor.Nó thích sử dụng cần điều khiển để chơi trò này, giống như chúng ta, hay các con của chúng ta
Burada görebileceğiniz gibi, bizim gibi, çocuklarımız gibi, bu oyunu joystick kullanarak oynamayı seviyor.Wie Sie hier sehen, sie benutzte, wie jeder von uns, beim Spielen gern einen Joystick.
Burada görebileceğiniz gibi, bizim gibi, çocuklarımız gibi, bu oyunu joystick kullanarak oynamayı seviyor.Ze speelt met een joystick zoals ieder ander kind. Ze speelt met een joystick zoals ieder ander kind.
Burada görebileceğiniz gibi, bizim gibi, çocuklarımız gibi, bu oyunu joystick kullanarak oynamayı seviyor.Как видно на экране, для игры ей нравилось пользоваться джойстиком, как и всем нам или нашим детям.
Burada görebileceğiniz gibi, bizim gibi, çocuklarımız gibi, bu oyunu joystick kullanarak oynamayı seviyor.و كما ترون هنا، فهي تحبّ استعمال عصا التحكّم أثناء لعب ألعاب الفيديو، تماما مثلنا و مثل أطفالنا،
Burada görebileceğiniz gibi, bizim gibi, çocuklarımız gibi, bu oyunu joystick kullanarak oynamayı seviyor.オーロラも 私たちと同じで ジョイスティックを使ってゲームするのが好きです 賢い霊長類の常として ズルをするようにすらなりました
Bu sezgiyi nasıl geliştirebiliriz? Bir şeyler ile oynamayı severiz.이런 직관은 어떻게 생길까요? 음, 우선 이것저것 가지고 놀지요
Bu sezgiyi nasıl geliştirebiliriz? Bir şeyler ile oynamayı severiz.כיצד אנו מפתחים אינטואיציה זו? ובכן, אנו אוהבים לשחק עם דברים.
Bu sezgiyi nasıl geliştirebiliriz? Bir şeyler ile oynamayı severiz.وكيف يمكن ان نطور البداهة ؟؟ حسناً يتم ذلك عن طريق " اللهو " بالاشياء والمعادلات والافكار
Bu sezgiyi nasıl geliştirebiliriz? Bir şeyler ile oynamayı severiz.試しにいろいろやってみて その結果を見てみます
Bu sineklerin oynamayı sevdiği bir oyun.De vliegen zijn gek van dit spelletje.
Bu sineklerin oynamayı sevdiği bir oyun.파리가 좋아하는 게임인데,
Bu sineklerin oynamayı sevdiği bir oyun.וזה משחק שהזבובים אוהבים לשחק.
Bu sineklerin oynamayı sevdiği bir oyun.وهذه لعبة يحب الذباب أن يلعبها.
Bu sineklerin oynamayı sevdiği bir oyun.ハエが 小さな縞模様の方に飛んでいくように仕向けると
Büyük oynamayı severim.Amit csinálok, azt nagyban csinálom.
Büyük oynamayı severim.Eu gosto de fazer as coisas em grande.
Büyük oynamayı severim.Ich mag es die Dinge groß anzugehen.
Büyük oynamayı severim.Ik pak de zaken graag groots aan.
Büyük oynamayı severim.Îmi place să exagerez lucrurile.
Büyük oynamayı severim.J'aime faire les choses en grand.
Büyük oynamayı severim.Jak szaleć to szaleć.
Büyük oynamayı severim.저는 크게 하는 것을 좋아합니다.
Büyük oynamayı severim.Mi piace fare le cose in grande.
Büyük oynamayı severim.Rada robím veľké veci a to znamenalo jedno.
Büyük oynamayı severim.Saya suka melakukan hal besar.
Büyük oynamayı severim.Δεν κάνω μισά πράγματα!
Büyük oynamayı severim.Харесва ми да правя нещата с размах.
Büyük oynamayı severim.Я люблю играть по-крупному.
Büyük oynamayı severim.אני אוהבת לעשות דברים בגדול.
Büyük oynamayı severim.انا أحب فعل الاشياء الكبيرة ..
Büyük oynamayı severim.でもこれが意味するのは1つでした
Çocuklar kumsaldayken çoğu suda oynamayı sever.A la mayoría de los niños, cuando van a la playa, les encanta jugar en el agua.
Çocuklar kumsaldayken çoğu suda oynamayı sever.Alla maggior parte dei bambini che è in spiaggia piace giocare nell'acqua.
Çocuklar kumsaldayken çoğu suda oynamayı sever.Als kinderen op het strand zijn, spelen ze meestal graag in het water.
Çocuklar kumsaldayken çoğu suda oynamayı sever.Când copiii sunt pe plajă, celor mai mulți le place să se joace în apă.
Çocuklar kumsaldayken çoğu suda oynamayı sever.Khi những đứa trẻ trên bờ biển, phần lớn đều thích nghịch nước.
Çocuklar kumsaldayken çoğu suda oynamayı sever.아이들을 풀어놓으면, 이제 물에서 막 놀기도 하지만, 대부분의 아이들이... 물을 좋아하죠.
Çocuklar kumsaldayken çoğu suda oynamayı sever.Quand les enfants sont sur la plage, la plupart aime jouer dans l'eau.
Çocuklar kumsaldayken çoğu suda oynamayı sever.Quando as crianças estão na praia, a maioria gosta de brincar na água.
Çocuklar kumsaldayken çoğu suda oynamayı sever.Wenn Kinder am Strand sind, lieben es die meisten, im Wasser zu spielen.
Çocuklar kumsaldayken çoğu suda oynamayı sever.Większość dzieci na plaży uwielbia zabawę w wodzie.
Çocuklar kumsaldayken çoğu suda oynamayı sever.Дети на пляже обожают играть в воде.
Çocuklar kumsaldayken çoğu suda oynamayı sever.На пляжі більшість дітей полюбляє грати у воді.
Çocuklar kumsaldayken çoğu suda oynamayı sever.כשילדים נמצאים בחוף, רובם אוהבים לשחק במים,
Çocuklar kumsaldayken çoğu suda oynamayı sever.عندما كان هناك أطفال على الشاطئ، معظمهم يحبون اللعب بالماء.
Çocuklar kumsaldayken çoğu suda oynamayı sever.中には砂の方が好きな子もいる
"Diğer çocuklar gibi oynamayı öğrenmek zorunda olacak kız kardeşleri var değil ne zaman ve kardeşleri."Bạn sẽ phải tìm hiểu để chơi như những đứa trẻ khác khi họ đã không có chị em và anh em.
"Diğer çocuklar gibi oynamayı öğrenmek zorunda olacak kız kardeşleri var değil ne zaman ve kardeşleri."Boste morali naučiti igrati kot drugi otrok pa, ko nimam sestre in brata.
"Diğer çocuklar gibi oynamayı öğrenmek zorunda olacak kız kardeşleri var değil ne zaman ve kardeşleri."Budete sa musieť naučiť hrať ako ostatné deti, robí, keď nemám sestry a bratov.
"Diğer çocuklar gibi oynamayı öğrenmek zorunda olacak kız kardeşleri var değil ne zaman ve kardeşleri."Budete se muset naučit hrát jako ostatní děti, dělá, když nemám sestry a bratry.