oynamayı ile cümle

oynamayı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Bir şeyler ile oynamayı severiz.Cóż, lubimy się z tym bawić.
Bir şeyler ile oynamayı severiz.Ei bine, ne place să ne jucăm cu lucrurile.
Bir şeyler ile oynamayı severiz.Et bien, nous aimons jouer avec des trucs.
Bir şeyler ile oynamayı severiz.Gostamos de brincar com as coisas.
Bir şeyler ile oynamayı severiz.Hát, szeretünk eljátszani a dolgokkal.
Bir şeyler ile oynamayı severiz.Nah kita senang bermain dengan sesuatu.
Bir şeyler ile oynamayı severiz.Nun, wir lieben es mit Dingen zu spielen.
Bir şeyler ile oynamayı severiz.Radi se igramo s stvarmi.
Bir şeyler ile oynamayı severiz.Tím, že si rádi se vším hrajeme.
Bir şeyler ile oynamayı severiz.Wel, we spelen graag met dingen.
Bir şeyler ile oynamayı severiz.Ами ние обичаме да си играем с неща.
Bir şeyler ile oynamayı severiz.Нам нравится играть с окружающим миром.
Bir şeyler ile oynamayı severiz.Нам подобається грати з оточуючим світом.
Bonobolar, insanlar gibi, bütün hayatları boyunca oyun oynamayı severler.A bonobók, mint az emberek egész életükben szeretnek játszani.
Bonobolar, insanlar gibi, bütün hayatları boyunca oyun oynamayı severler.A los bonobos, como a los humanos, les encanta jugar a lo largo de toda su vida.
Bonobolar, insanlar gibi, bütün hayatları boyunca oyun oynamayı severler.Bonober, liksom människor, älskar att leka under hela sina liv.
Bonobolar, insanlar gibi, bütün hayatları boyunca oyun oynamayı severler.Bonobo, seperti manusia, senang bermain selama hidup mereka.
Bonobolar, insanlar gibi, bütün hayatları boyunca oyun oynamayı severler.Bonobos -- wie Menschen -- lieben es, ihr Leben lang zu spielen.
Bonobolar, insanlar gibi, bütün hayatları boyunca oyun oynamayı severler.Bonobové si stejně jako lidé rádi hrají po celý svůj život.
Bonobolar, insanlar gibi, bütün hayatları boyunca oyun oynamayı severler.I bonobo, come gli umani, amano giocare per tutta la durata della vita.
Bonobolar, insanlar gibi, bütün hayatları boyunca oyun oynamayı severler.인관과 유사하게도 보노보들은 생애 내내, 놀이하는 것을 좋아합니다.
Bonobolar, insanlar gibi, bütün hayatları boyunca oyun oynamayı severler.Les bonobos, comme les humains, adorent jouer pendant toute leur vie.
Bonobolar, insanlar gibi, bütün hayatları boyunca oyun oynamayı severler.Maimuțelor bonobo, ca și oamenilor, le place să se joace de-a lungul întregii vieți.
Bonobolar, insanlar gibi, bütün hayatları boyunca oyun oynamayı severler.Net als mensen houden bonobo's gedurende hun gehele leven van spelen.
Bonobolar, insanlar gibi, bütün hayatları boyunca oyun oynamayı severler. Oyun sadece çocuklar için değildir.Os bonobos, tal como os seres humanos, adoram brincar durante toda a vida.
Bonobolar, insanlar gibi, bütün hayatları boyunca oyun oynamayı severler.Tak jak ludzie uwielbiają bawić się przez całe życie.
Bonobolar, insanlar gibi, bütün hayatları boyunca oyun oynamayı severler.Tinh tinh lùn, giống như con người, thích chơi đùa trong suốt cuộc sống của chúng.
Bonobolar, insanlar gibi, bütün hayatları boyunca oyun oynamayı severler.Οι μπονόμπο, όπως οι άνθρωποι, τρελαίνονται να παίζουν σε όλη τους τη ζωή.
Bonobolar, insanlar gibi, bütün hayatları boyunca oyun oynamayı severler.Бонобо, как и люди, сохраняют любовь к играм на протяжении всей жизни.
Bonobolar, insanlar gibi, bütün hayatları boyunca oyun oynamayı severler.Бонобо, както и хората, обичат да играят през целия си живот.
Bonobolar, insanlar gibi, bütün hayatları boyunca oyun oynamayı severler.Бонобо, як і люди, люблять гру протягом всього життя.
Bonobolar, insanlar gibi, bütün hayatları boyunca oyun oynamayı severler.בונובו, כמו בני אדם, אוהבים לשחק במהלך כל חייהם.
Bonobolar, insanlar gibi, bütün hayatları boyunca oyun oynamayı severler.ان قردة البابون .. كما البشر تحب اللعب طيلة حياتها
Bonobolar, insanlar gibi, bütün hayatları boyunca oyun oynamayı severler.一生を通じて遊ぶのが大好きです 遊びというのは子どものゲームだけではありません
- Briç oynamayı hiç sevmem. - Ben de.Eu não gosto de Bridge!
- Briç oynamayı hiç sevmem. - Ben de.لا أحب البريدج- و لا أنا-
- Briç oynamayı hiç sevmem.-Bueno, no me gusta el bridge.
- Briç oynamayı hiç sevmem.- Nu-mi place bridge-ul.
- Briç oynamayı hiç sevmem.Tu leur en veux parce qu'ils nous ont massacrés au bridge. - J'aime pas le bridge.
- Briç oynamayı hiç sevmem.- Utálok bridzselni!
Bu grafiksel bir tavla oyunudur. Başka oyuncularla ve bilgisayar işlemcisiyle oynamayı destekler.هذا هو a رسومي برنامج itإيطالياهو غير ذلك حاسوب مثل جينو البلغارية و سطر يعمل الأول إنترنت الطّاولة الخادم.
Bugün bana yardımcı olursan... ...o zaman belki nişanlı rolünü oynamayı bırakırım.Ha ezt most rám hagyja, akkor ezt az átkozott vőlegény szerepet ma végérvényesen eltemethetem.
Bugün bana yardımcı olursan... ...o zaman belki nişanlı rolünü oynamayı bırakırım.Si vous me laissez gérer ça, je pense que je peut mettre fin à ce petit jeu de fiançailles aujourd'hui.
Bugün bana yardımcı olursan... ...o zaman belki nişanlı rolünü oynamayı bırakırım.Αν με εμπιστευτείς, θα μπορέσω να βάλω ένα τέλος στον αρραβώνα.
Bugün bana yardımcı olursan... ...o zaman belki nişanlı rolünü oynamayı bırakırım.اذا وثقت بي فسأضع حدا لخطبتنا
Bunu sürekli yapacak şekilde -- oynayacak, daha çok oynayacak ve oynamayı bırakmayacak şekilde tasarlandık.Arra vagyunk tervezve, hogy folytonosan és sokat játszunk, és ne hagyjuk abba.
Bunu sürekli yapacak şekilde -- oynayacak, daha çok oynayacak ve oynamayı bırakmayacak şekilde tasarlandık.Estamos diseñados para hacerlo continuamente... jugar y jugar mucho y no parar de jugar.
Bunu sürekli yapacak şekilde -- oynayacak, daha çok oynayacak ve oynamayı bırakmayacak şekilde tasarlandık.Jesteśmy zaprojektowani do tego, aby robić to stale, bawić się dużo i nie przestawać.
Bunu sürekli yapacak şekilde -- oynayacak, daha çok oynayacak ve oynamayı bırakmayacak şekilde tasarlandık.Jsme určeni si hrát neustále -- hrát si, a hrát si hodně a nepřestávat si hrát.
Bunu sürekli yapacak şekilde -- oynayacak, daha çok oynayacak ve oynamayı bırakmayacak şekilde tasarlandık.우리는 지속적으로 그렇게 할 수 있도록 설계되어 있습니다 - 놀이를 하고, 더 많은 놀이를 하고 그리고 쉬지 않고 놀이를 하도록 말입니다.
Bunu sürekli yapacak şekilde -- oynayacak, daha çok oynayacak ve oynamayı bırakmayacak şekilde tasarlandık.Nous sommes conçus pour le faire en permanence - jouer et jouer beaucoup et ne pas arrêter de jouer.
Bunu sürekli yapacak şekilde -- oynayacak, daha çok oynayacak ve oynamayı bırakmayacak şekilde tasarlandık.Siamo fatti per farlo di continuo - giocare e giocare molto, senza smettere mai.
Bunu sürekli yapacak şekilde -- oynayacak, daha çok oynayacak ve oynamayı bırakmayacak şekilde tasarlandık.Somos concebidos para fazer isso continuamente, brincar, brincar muito e não parar de brincar.
Bunu sürekli yapacak şekilde -- oynayacak, daha çok oynayacak ve oynamayı bırakmayacak şekilde tasarlandık.Suntem proiectați să facem asta continuu -- să ne jucăm foarte mult și să nu ne oprim din joacă.
Bunu sürekli yapacak şekilde -- oynayacak, daha çok oynayacak ve oynamayı bırakmayacak şekilde tasarlandık.We zijn ontworpen om dat continu te doen -- spelen, veel spelen en niet stoppen met spelen.
Bunu sürekli yapacak şekilde -- oynayacak, daha çok oynayacak ve oynamayı bırakmayacak şekilde tasarlandık.Είμαστε σχεδιασμένοι παίζουμε διαρκώς, να παίζουμε πολύ και να μη σταματάμε.
Bunu sürekli yapacak şekilde -- oynayacak, daha çok oynayacak ve oynamayı bırakmayacak şekilde tasarlandık.Ми створені робити це постійно - грати; грати багато і і не припиняти гру.
Bunu sürekli yapacak şekilde -- oynayacak, daha çok oynayacak ve oynamayı bırakmayacak şekilde tasarlandık.Мы созданы, чтобы постоянно играть, играть много, и не останавливаться.
Bunu sürekli yapacak şekilde -- oynayacak, daha çok oynayacak ve oynamayı bırakmayacak şekilde tasarlandık.Създадени сме да правим това винаги -- да играем и то много и да не спираме да играем.
Bunu sürekli yapacak şekilde -- oynayacak, daha çok oynayacak ve oynamayı bırakmayacak şekilde tasarlandık.אנחנו מתוכננים לעשות את זה בלי הרף - להשתעשע ולהשתעשע הרבה

İlgili Sayfalar