oynamayı ile cümle

oynamayı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Aslına bakarsanız, oynamayı değersizleştiriyoruz.We devalueren het zelfs.
Aslına bakarsanız, oynamayı değersizleştiriyoruz.Στην πραγματικότητα, υποτιμούμε το παιχνίδι.
Aslına bakarsanız, oynamayı değersizleştiriyoruz.Більше того - ми знецінюємо гру.
Aslına bakarsanız, oynamayı değersizleştiriyoruz.Всъщност, ние обезценяваме забавлението.
Aslına bakarsanız, oynamayı değersizleştiriyoruz.Точнее, мы обесценили игру.
Aslına bakarsanız, oynamayı değersizleştiriyoruz.אנחנו לא מייחסים חשיבות להשתעשעות.
Aslına bakarsanız, oynamayı değersizleştiriyoruz.في الحقيقية، نحن نقلل من قيمة اللعب.
Aslına bakarsanız, oynamayı değersizleştiriyoruz.事實上,我哋輕視玩。
Aurora bilgisayar oyunları oynamayı seviyordu.A Aurora le gustaban los videojuegos.
Aurora bilgisayar oyunları oynamayı seviyordu.A Aurora ráda hrála videohry.
Aurora bilgisayar oyunları oynamayı seviyordu.Ad Aurora piacevano i video game.
Aurora bilgisayar oyunları oynamayı seviyordu.Aurora aimait jouer aux jeux vidéo.
Aurora bilgisayar oyunları oynamayı seviyordu.Aurora speelde graag computerspellen.
Aurora bilgisayar oyunları oynamayı seviyordu.Aurora spielte gerne Videospiele.
Aurora bilgisayar oyunları oynamayı seviyordu.Auróra szeretett videojátékokat játszani.
Aurora bilgisayar oyunları oynamayı seviyordu.Aurora thích chơi điện tử như bạn thấy đấy
Aurora bilgisayar oyunları oynamayı seviyordu.Aurorei i-a plăcut să joace jocuri video.
Aurora bilgisayar oyunları oynamayı seviyordu.E Aurora gostava de jogar videogames.
Aurora bilgisayar oyunları oynamayı seviyordu.In Aurora je uživala v video igrah.
Aurora bilgisayar oyunları oynamayı seviyordu.오로라는 비디오 게임을 좋아했습니다.
Aurora bilgisayar oyunları oynamayı seviyordu.Lubiła gry wideo.
Aurora bilgisayar oyunları oynamayı seviyordu.Og Aurora kunne godt lide at spille computerspil.
Aurora bilgisayar oyunları oynamayı seviyordu.Στην Αουρόρα αρέσει να παίζει ηλεκτρονικά παιχνίδια.
Aurora bilgisayar oyunları oynamayı seviyordu.Аврора любила видеоигры.
Aurora bilgisayar oyunları oynamayı seviyordu.Аврора обичаше да играе на видео игри.
Aurora bilgisayar oyunları oynamayı seviyordu.אורורה אהבה לשחק משחקי וידאו.
Aurora bilgisayar oyunları oynamayı seviyordu.أورورا كانت تهوى ألعاب الفيديو.
Aurora bilgisayar oyunları oynamayı seviyordu.このように
Bay Park'a oyun oynamayı aklınızdan bile geçirmeyin, anlaşıldı mı?Ať vás ani nenapadne tropit si z pana Parka šprýmy, jasné?
Bay Park'a oyun oynamayı aklınızdan bile geçirmeyin, anlaşıldı mı?Đừng có giở trò với thầy Park đấy nhé!
Bay Park'a oyun oynamayı aklınızdan bile geçirmeyin, anlaşıldı mı?Et ne pensez même pas à faire des mauvais tours à M. Park, d'accord ?
Bay Park'a oyun oynamayı aklınızdan bile geçirmeyin, anlaşıldı mı?- Ja! Denk er zelfs niet van het spelen trucs op de heer Park, oke?
Bay Park'a oyun oynamayı aklınızdan bile geçirmeyin, anlaşıldı mı?Jangan berpikir untuk bermain intrik dengan Mr Park, oke?
Bay Park'a oyun oynamayı aklınızdan bile geçirmeyin, anlaşıldı mı?Na zdravje! Bomo preživeli celotno noč Peka.
Bay Park'a oyun oynamayı aklınızdan bile geçirmeyin, anlaşıldı mı?Ni siquiera pensar en jugar una mala pasada el Sr. Park, ¿de acuerdo?
Bay Park'a oyun oynamayı aklınızdan bile geçirmeyin, anlaşıldı mı?Ni siquiera piensen en hacerle bromas al Sr. Park, ¿esta bien?
Bay Park'a oyun oynamayı aklınızdan bile geçirmeyin, anlaşıldı mı?Vill inte ens tänka på att spela spratt Mr Park, okej?
Bay Park'a oyun oynamayı aklınızdan bile geçirmeyin, anlaşıldı mı?- Ya! Jangan berpikir untuk bermain intrik dengan Mr Park, oke?
Bay Park'a oyun oynamayı aklınızdan bile geçirmeyin, anlaşıldı mı?И не смейте да си правите шеги с г-н Пак!
Bay Park'a oyun oynamayı aklınızdan bile geçirmeyin, anlaşıldı mı?Смотрите, без фокусов, ведите себя прилично с мистером Паком, понятно?
Bay Park'a oyun oynamayı aklınızdan bile geçirmeyin, anlaşıldı mı?ولا حتى تفكّري بالتحايل على السّيد بارك، حسناً؟
Benimle oynamayı bırak Seung Jo! Taa uzun zaman öncesinden, beni aslında çok severken ...Ärger mich nicht,Baek Seung Jo, wenn du eigentlich mich sehr magst, auch schon vor langer Zeit .
Benimle oynamayı bırak Seung Jo! Taa uzun zaman öncesinden, beni aslında çok severken ...Đừng có trêu ghẹo em, Baek Seung Jo à trong khi thích em rất nhiều!
Benimle oynamayı bırak Seung Jo! Taa uzun zaman öncesinden, beni aslında çok severken ...Jangan menggodaku, Baek Seung Jo, padahal kau sebenarnya sangat menyukaiku, sedari dulunya.
Benimle oynamayı bırak Seung Jo! Taa uzun zaman öncesinden, beni aslında çok severken ...Ne te moque pas de moi, Baek Seung Jo, alors que tu m'aimes beaucoup, et depuis longtemps aussi.
Benimle oynamayı bırak Seung Jo! Taa uzun zaman öncesinden, beni aslında çok severken ...Ne zbadaj me, Baek Seung Jo, ker me imaš pravzaprav zelo rad, in to že dolgo časa.
Benimle oynamayı bırak Seung Jo! Taa uzun zaman öncesinden, beni aslında çok severken ...Nie drażnij się ze mną, Baek Seung Jo, kiedy naprawdę bardzo mnie lubisz, od dłuższego czasu.
Benimle oynamayı bırak Seung Jo! Taa uzun zaman öncesinden, beni aslında çok severken ...Non prendermi in giro, Baek Seung Jo, quando poi ti piaccio così tanto, e anche da molto tempo.
Benimle oynamayı bırak Seung Jo! Taa uzun zaman öncesinden, beni aslında çok severken ...Nu ma tachina, Baek Seung Jo, cand de fapt ma placi mult, incepand cu mult timp in urma.
Benimle oynamayı bırak Seung Jo! Taa uzun zaman öncesinden, beni aslında çok severken ...Plaag me niet, Baek Seung Jo, eigenlijk vind je me heel leuk, en al heel lang ook.
Benimle oynamayı bırak Seung Jo! Taa uzun zaman öncesinden, beni aslında çok severken ...Reta mig inte, Baek Seung JO, när du egentligen gillar mig mycket, redan långt innan också.
Benimle oynamayı bırak Seung Jo! Taa uzun zaman öncesinden, beni aslında çok severken ...Μη με πειράζεις, Μπεκ Σουνγκ Τζο, όταν στην πραγματικότητα σου αρέσω πολύ, και από πολύ καιρό πριν επίσης.
Benimle oynamayı bırak Seung Jo! Taa uzun zaman öncesinden, beni aslında çok severken ...Не дразни меня, Бэк Сын Чжо, когда на самом деле влюблен в меня по уши, уже целую тысячу лет.
Benimle oynamayı bırak Seung Jo!بيك سيونغ جو لا تضايقني
Benimle oynamayı bırak Seung Jo!ホントはあたしの事大好きなくせに
Biletleri, oyun oynamayı ve ödülleri çok sever.Il adore les tickets et jouer. Il adore les prix.
Biletleri, oyun oynamayı ve ödülleri çok sever.Miluje vstupenky, hraní her, ceny...
Bir şeyler ile oynamayı severiz.Beh, a noi piace giocare con le cose.
Bir şeyler ile oynamayı severiz.Bueno, nos gusta jugar con cosas.
Bir şeyler ile oynamayı severiz.Chúng ta thích chơi với các thứ.

İlgili Sayfalar