oynamanı ile cümle

oynamanı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Ağlamanın zamanı var, gülmenin zamanı var. Yas tutmanın zamanı var, oynamanın zamanı var.tiempo de llorar y tiempo de reír; tiempo de estar de duelo y tiempo de bailar
Ağlamanın zamanı var, gülmenin zamanı var. Yas tutmanın zamanı var, oynamanın zamanı var.Un tempo per piangere e un tempo per ridere, un tempo per gemere e un tempo per ballare
Ağlamanın zamanı var, gülmenin zamanı var. Yas tutmanın zamanı var, oynamanın zamanı var.un temps pour pleurer, et un temps pour rire; un temps pour se lamenter, et un temps pour danser;
Ağlamanın zamanı var, gülmenin zamanı var. Yas tutmanın zamanı var, oynamanın zamanı var.weinen und lachen, klagen und tanzen,
Ağlamanın zamanı var, gülmenin zamanı var. Yas tutmanın zamanı var, oynamanın zamanı var.καιρος του κλαιειν και καιρος του γελαν καιρος του πενθειν και καιρος του χορευειν
Ağlamanın zamanı var, gülmenin zamanı var. Yas tutmanın zamanı var, oynamanın zamanı var.Време за плачене, и време за смеене; Време за жалеене, и време за ликуване;
Ağlamanın zamanı var, gülmenin zamanı var. Yas tutmanın zamanı var, oynamanın zamanı var.время плакать, и время смеяться; время сетовать, и время плясать;
Ağlamanın zamanı var, gülmenin zamanı var. Yas tutmanın zamanı var, oynamanın zamanı var.עת לבכות ועת לשחוק עת ספוד ועת רקוד׃
Ağlamanın zamanı var, gülmenin zamanı var. Yas tutmanın zamanı var, oynamanın zamanı var.للبكاء وقت وللضحك وقت. للنوح وقت وللرقص وقت.
Ağlamanın zamanı var, gülmenin zamanı var. Yas tutmanın zamanı var, oynamanın zamanı var.哭 有 時 、 笑 有 時 . 哀 慟 有 時 、 跳 舞 有 時
Ağlamanın zamanı var, gülmenin zamanı var. Yas tutmanın zamanı var, oynamanın zamanı var.哭 有 時 、 笑 有 時 . 哀慟有時 、 跳舞 有 時
Alexandra, niye burda oturuyorsun? Sana dedim ya senin oyun oynamanı istiyorum benim için.Γιατί κάθεσαι εκεί; Νόμιζα ότι ήθελες να παίξεις με το σπαθί μου.
Bana kalırsa oyun oynamanın sırası değil şimdi.Ich denke wir sollen kein Speil spielen.
Bana kalırsa oyun oynamanın sırası değil şimdi.Je ne pense pas qu'on devrait jouer maintenant
Bana kalırsa oyun oynamanın sırası değil şimdi.Non penso che sia il momento di giocare.
Bana kalırsa oyun oynamanın sırası değil şimdi.Δε νομίζω ότι πρέπει να παίζουμε παιχνίδια τώρα.
Bazılarınızın oynamanın ne olduğunu unutması ihtimaline karşı, işte oynamak şuna benzer.Au cas où certains d'entre vous auriez oublié ce qu'est le jeu, voilà à quoi ça ressemble.
Bazılarınızın oynamanın ne olduğunu unutması ihtimaline karşı, işte oynamak şuna benzer.En el caso de que alguno se haya olvidado lo que es jugar, es algo así.
Bazılarınızın oynamanın ne olduğunu unutması ihtimaline karşı, işte oynamak şuna benzer.Falls jemand von Ihnen sich nicht erinnern kann, was Spielen ist, das ist Spielen.
Bazılarınızın oynamanın ne olduğunu unutması ihtimaline karşı, işte oynamak şuna benzer.Ha egyesek elfelejtették mi a játék, hát így néz ki a játék.
Bazılarınızın oynamanın ne olduğunu unutması ihtimaline karşı, işte oynamak şuna benzer.În caz că unii din voi ați uitat ce este joaca, așa arată ea.
Bazılarınızın oynamanın ne olduğunu unutması ihtimaline karşı, işte oynamak şuna benzer.Jika Anda lupa apa bermain itu, inilah bermain.
Bazılarınızın oynamanın ne olduğunu unutması ihtimaline karşı, işte oynamak şuna benzer.놀이가 무엇인지 잊었을 경우를 대비해서- 이것이 바로 놀이입니다.
Bazılarınızın oynamanın ne olduğunu unutması ihtimaline karşı, işte oynamak şuna benzer.Mochten sommigen van jullie vergeten zijn wat spel is, het ziet er zo uit.
Bazılarınızın oynamanın ne olduğunu unutması ihtimaline karşı, işte oynamak şuna benzer.No caso de se terem esquecido do que é brincar, brincar é assim.
Bazılarınızın oynamanın ne olduğunu unutması ihtimaline karşı, işte oynamak şuna benzer.Pokud už někteří z vás zapomněli, co je to hraní, takhle vypadá hraní.
Bazılarınızın oynamanın ne olduğunu unutması ihtimaline karşı, işte oynamak şuna benzer.Semmai qualcuno si fosse dimenticato di cosa parlo, ecco cos'è il gioco.
Bazılarınızın oynamanın ne olduğunu unutması ihtimaline karşı, işte oynamak şuna benzer.W razie gdyby część z was zapomniała, czym jest zabawa, oto jak zabawa wygląda.
Bazılarınızın oynamanın ne olduğunu unutması ihtimaline karşı, işte oynamak şuna benzer.Σε περίπτωση που κάποιοι από σας έχετε ξεχάσει τι είναι παιχνίδι, θα σας θυμίσω τι είναι παιχνίδι.
Bazılarınızın oynamanın ne olduğunu unutması ihtimaline karşı, işte oynamak şuna benzer.В случай, че някои от вас са забравили какво е игра, игра е следното.
Bazılarınızın oynamanın ne olduğunu unutması ihtimaline karşı, işte oynamak şuna benzer.Если вдруг кто забыл, что такое игра, вот что это такое.
Bazılarınızın oynamanın ne olduğunu unutması ihtimaline karşı, işte oynamak şuna benzer.Якщо хтось забув, що таке гра, вона виглядає ось так.
Bazılarınızın oynamanın ne olduğunu unutması ihtimaline karşı, işte oynamak şuna benzer.אמרתי שעשוע, כן.
Bazılarınızın oynamanın ne olduğunu unutması ihtimaline karşı, işte oynamak şuna benzer.في حال نسي أحدكم ما هو اللعب، فهكذا يبدو اللعب.
Bazılarınızın oynamanın ne olduğunu unutması ihtimaline karşı, işte oynamak şuna benzer.可能有啲人已經唔記得乜嘢係玩了,玩係咁樣嘅。
Bazılarınızın oynamanın ne olduğunu unutması ihtimaline karşı, işte oynamak şuna benzer.赤ちゃんの遊び 子供の遊び
Belli bir amacı yok, zaten oyun oynamanın en güzel tarafı budur.Das hat keinen besonderen Grund, und das ist es, was an Spielen so toll ist.
Belli bir amacı yok, zaten oyun oynamanın en güzel tarafı budur.Det behøver ikke have et bestemt formål, og det er det der er det fede ved leg.
Belli bir amacı yok, zaten oyun oynamanın en güzel tarafı budur.Het hoeft niet een bepaald doel te hebben, dat is het leuke van spelen.
Belli bir amacı yok, zaten oyun oynamanın en güzel tarafı budur.Il n'a pas besoin d'une intention particulière, et c'est ce qui est génial avec le jeu.
Belli bir amacı yok, zaten oyun oynamanın en güzel tarafı budur.특별한 목적이 있는 것도 아닙니다. 놀이는 그래서 좋은 것입니다.
Belli bir amacı yok, zaten oyun oynamanın en güzel tarafı budur.Não tem um objetivo especial e é isso que é excelente na brincadeira.
Belli bir amacı yok, zaten oyun oynamanın en güzel tarafı budur.Nemá to nějaký zvláštní účel, to je na hře skvělé.
Belli bir amacı yok, zaten oyun oynamanın en güzel tarafı budur.Nie ma to szczególnego celu, i to jest samo sedno zabawy.
Belli bir amacı yok, zaten oyun oynamanın en güzel tarafı budur.Nincs semmi határozott oka, és ez benne a jó.
Belli bir amacı yok, zaten oyun oynamanın en güzel tarafı budur.Nó không có một mục đích đặc biệt nào, và đó là điều tuyệt vời về trò chơi.
Belli bir amacı yok, zaten oyun oynamanın en güzel tarafı budur.Non ha uno scopo preciso, è questa la parte bella del gioco.
Belli bir amacı yok, zaten oyun oynamanın en güzel tarafı budur.No tiene un propósito en particular, y eso es lo grandioso del juego.
Belli bir amacı yok, zaten oyun oynamanın en güzel tarafı budur.Nu are un scop bine stabilit şi acesta este un lucru grozav în legătura cu joaca.
Belli bir amacı yok, zaten oyun oynamanın en güzel tarafı budur.Δεν έχει κάποιο συγκεκριμένο σκοπό, και αυτό είναι το υπέροχο με το παιχνίδι.
Belli bir amacı yok, zaten oyun oynamanın en güzel tarafı budur.Гра немає якоїсь певної мети, і це чудово.
Belli bir amacı yok, zaten oyun oynamanın en güzel tarafı budur.Няма конкретна цел, и това е страхотното на играта.
Belli bir amacı yok, zaten oyun oynamanın en güzel tarafı budur.У него нет конкретной цели, и именно это восхитительно в игре.
Belli bir amacı yok, zaten oyun oynamanın en güzel tarafı budur.אין לה כוונה מסויימת, וזה מה שנהדר במשחק.
Belli bir amacı yok, zaten oyun oynamanın en güzel tarafı budur.ليس له أي هدف محدد, و هذا هو الأمر الرائع في اللعب.
Belli bir amacı yok, zaten oyun oynamanın en güzel tarafı budur.もし目的が より大事なら
Birer yetişkin olarak, oyun oynamanın doğru ya da yanlış bir yolunun olmadığını öğrenmeye ihtiyacımız var.Als volwassenen moeten we leren dat elke manier van spelen goed is.
Birer yetişkin olarak, oyun oynamanın doğru ya da yanlış bir yolunun olmadığını öğrenmeye ihtiyacımız var.우리에겐 그걸로 충분합니다. 어른이 된 지금 우리가 알아야 할 건 노는 데는 옳고 그름이 없다는 겁니다.
Birer yetişkin olarak, oyun oynamanın doğru ya da yanlış bir yolunun olmadığını öğrenmeye ihtiyacımız var.Sme dospelí a musíme sa znovu naučiť, že nie je dobrý a zlý spôsob, ako sa hrať. Mnohokrát vám ďakujem.
Birer yetişkin olarak, oyun oynamanın doğru ya da yanlış bir yolunun olmadığını öğrenmeye ihtiyacımız var.יהנו בעצמם, וזה מספיק עבורנו. ואני חושב שכמבוגרים, עלינו ללמוד שאין דרך נכונה או שגויה לשחק.

İlgili Sayfalar