oynamanı ile cümle
oynamanı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Bunlar genç ayçiçekleri, ve yaptıklarını oynamanın dışında başka bir tabirle açıklayamazsınız.Acestea sunt florea-soarelui tinere, şi ce fac ele nu poate fi descris decât ca fiind joacă.
Bunlar genç ayçiçekleri, ve yaptıklarını oynamanın dışında başka bir tabirle açıklayamazsınız.Das sind junge Sonnenblumen, und was sie da tun, kann nicht anders beschrieben werden als mit Spielen.
Bunlar genç ayçiçekleri, ve yaptıklarını oynamanın dışında başka bir tabirle açıklayamazsınız.Dit zijn jonge zonnebloemen, en wat ze doen kan niet met andere woorden worden omschreven dan spelen.
Bunlar genç ayçiçekleri, ve yaptıklarını oynamanın dışında başka bir tabirle açıklayamazsınız.Estes são jovens girassóis e aquilo que estão a fazer só pode ser descrito com o termo "brincar".
Bunlar genç ayçiçekleri, ve yaptıklarını oynamanın dışında başka bir tabirle açıklayamazsınız.Ezek fiatal napraforgók, és amit most csinálnak, azt nem lehet másképp leírni, mint a "játék" szóval.
Bunlar genç ayçiçekleri, ve yaptıklarını oynamanın dışında başka bir tabirle açıklayamazsınız.이것은 어린 해바라기인데요, 그들이 하는 것은 논다는 단어 외에는
Bunlar genç ayçiçekleri, ve yaptıklarını oynamanın dışında başka bir tabirle açıklayamazsınız.Tässä on nuoria auringonkukkia, ja mitä ne tekevät ei voi kutsua muuksi kuin leikkimiseksi.
Bunlar genç ayçiçekleri, ve yaptıklarını oynamanın dışında başka bir tabirle açıklayamazsınız.To są młode słoneczniki, a ich ruchy nie mogą być opisane inaczej niż zabawa.
Bunlar genç ayçiçekleri, ve yaptıklarını oynamanın dışında başka bir tabirle açıklayamazsınız.Toto jsou mladé slunečnice a to co dělají, nemůže být popsáno jinak, než že si hrají.
Bunlar genç ayçiçekleri, ve yaptıklarını oynamanın dışında başka bir tabirle açıklayamazsınız.Toto sú mladé slnečnice, a to, čo robia, nemôže byť popísané inak ako hranie sa.
Bunlar genç ayçiçekleri, ve yaptıklarını oynamanın dışında başka bir tabirle açıklayamazsınız.Αυτά είναι νεαρά ηλιοτρόπια, και αυτό που κάνουν δεν μπορεί να περιγραφεί με κανέναν άλλο όρο από το παιχνίδι.
Bunlar genç ayçiçekleri, ve yaptıklarını oynamanın dışında başka bir tabirle açıklayamazsınız.Вот -- молодые подсолнухи, то, что они вытворяют, невозможно описать другим словом, кроме как -- "играют".
Bunlar genç ayçiçekleri, ve yaptıklarını oynamanın dışında başka bir tabirle açıklayamazsınız.Това са млади слънчогледи, и това, което правят не може да се опише с други думи, освен играене.
Bunlar genç ayçiçekleri, ve yaptıklarını oynamanın dışında başka bir tabirle açıklayamazsınız.אלה הן חמניות צעירות, ומה שהן עושות לא ניתן לתיאור
Bunlar genç ayçiçekleri, ve yaptıklarını oynamanın dışında başka bir tabirle açıklayamazsınız.ان زهور عباد الشمس الصغيرة هذه تقوم بما تقوم به هنا لا لشيء يمكن وصفه
Bunlar genç ayçiçekleri, ve yaptıklarını oynamanın dışında başka bir tabirle açıklayamazsınız.この動きは 遊んでいるとしか言えない 動きです
Bunlar oyun oynamanın getirileri.Acestea sunt beneficiile jocului.
Bunlar oyun oynamanın getirileri.Ada keuntungan dari bermain.
Bunlar oyun oynamanın getirileri.Ce sont les avantages à jouer.
Bunlar oyun oynamanın getirileri.Dit zijn de voordelen van het spel.
Bunlar oyun oynamanın getirileri.Es gibt Vorteile im Spielen.
Bunlar oyun oynamanın getirileri.Estos son los beneficios de jugar.
Bunlar oyun oynamanın getirileri.Ezek a játék előnyei.
Bunlar oyun oynamanın getirileri.Há benefícios em brincar.
Bunlar oyun oynamanın getirileri.이런 것들이 놀이의 장점입니다.
Bunlar oyun oynamanın getirileri.Oto pożytki z zabawy.
Bunlar oyun oynamanın getirileri.Questi sono i benefici che traiamo dal gioco.
Bunlar oyun oynamanın getirileri.Tohle jsou výhody hraní.
Bunlar oyun oynamanın getirileri.Αυτά είναι τα πλεονεκτήματα του παιχνιδιού.
Bunlar oyun oynamanın getirileri.В этом преимущества игры.
Bunlar oyun oynamanın getirileri.Това са ползите от играта.
Bunlar oyun oynamanın getirileri.У гри є переваги.
Bunlar oyun oynamanın getirileri.זה מדע חד וברור. אלו התועלות שבהשתעשעות.
Bunlar oyun oynamanın getirileri.هذه هي فوائد اللعب.
Bunlar oyun oynamanın getirileri.これは歩いたり話したり見たりするのと同じように
Bunlar oyun oynamanın getirileri.玩有太多嘅好處了。
Bu oyunu oynamanın yolu....Cách thức chơi trò này...
Bu oyunu oynamanın yolu....Cara bermain permainan ini..
Bu oyunu oynamanın yolu....Felul in care se joaca jocul asta...
Bu oyunu oynamanın yolu.... Haritaya bakın, 1den 7ye numaraları görüyormusunuz?Die Art und Weise dieses Spiel zu spielen ist...Guckt auf den Plan und sieht ihr die Nummern 1-7?
Bu oyunu oynamanın yolu.... Haritaya bakın, 1den 7ye numaraları görüyormusunuz?Hoe het spel gespeeld moet worden...Neem een kijkje op de kaart en zien jullie de nummers 1-7?
Bu oyunu oynamanın yolu.... Haritaya bakın, 1den 7ye numaraları görüyormusunuz?Pour jouer à ce jeu... regardez la carte et vous y verrez les numéros 1-7.
Bu oyunu oynamanın yolu.... Haritaya bakın, 1den 7ye numaraları görüyormusunuz?Sättet att spela denna spel.....Ta en titt på kartan och se nummrena 1-7?
Bu oyunu oynamanın yolu.... Haritaya bakın, 1den 7ye numaraları görüyormusunuz?لتلعب هذه اللعبة.. انظر الى الخارطة وشاهد الارقام من 1-7
Bu oyunu oynamanın yolu.... Haritaya bakın, 1den 7ye numaraları görüyormusunuz?ポストが書いてあります<bR>ここからスタンプを押したカップルが勝ちです
Bu oyunu oynamanın yolu....Per giocare questo gioco...
Bu oyunu oynamanın yolu....Ο τρόπος για να παίξεις αυτό το παιχνίδι...
Bu oyunu oynamanın yolu....Как играть в эту игру...
Bu Toldano Phil isimli bir fotoğrafçıya ait bir portredir. O, oyun oynamanın duygusunu yakalamak istiyordu.Questo è un ritratto del fotografo Phil Toldano, voleva catturare l'emozione del gioco.
Doğal programlanmaya göre oyun oynamanın tersi çalışmak değil, depresyon.Azt találjuk, hogy a játék ellentéte nem a munka, hanem a depresszió.
Doğal programlanmaya göre oyun oynamanın tersi çalışmak değil, depresyon.Badania mówią, że przeciwieństwem zabawy nie jest praca, ale depresja.
Doğal programlanmaya göre oyun oynamanın tersi çalışmak değil, depresyon.Bon, le programme dit que le contraire du jeu n'est pas le travail, mais la dépression.
Doğal programlanmaya göre oyun oynamanın tersi çalışmak değil, depresyon.Chương trình muốn nói rằng ngược nghĩa với trò chơi không phải là công việc, mà chính là trầm cảm.
Doğal programlanmaya göre oyun oynamanın tersi çalışmak değil, depresyon.El programa dice que lo opuesto al juego no es el trabajo, es la depresión.
Doğal programlanmaya göre oyun oynamanın tersi çalışmak değil, depresyon.In het programma staat dat het tegenovergestelde van het spel niet werken is, maar depressie.
Doğal programlanmaya göre oyun oynamanın tersi çalışmak değil, depresyon.우리의 연구결과, 놀이의 반대말은 일이 아니랍니다. 우울증이죠.
Doğal programlanmaya göre oyun oynamanın tersi çalışmak değil, depresyon.Nun ja, das Programm besagt, dass das Gegenteil von Spielen nicht Arbeit ist, sondern Depression.
Doğal programlanmaya göre oyun oynamanın tersi çalışmak değil, depresyon.O programa diz que o oposto de brincar não é trabalho, é a depressão.
Doğal programlanmaya göre oyun oynamanın tersi çalışmak değil, depresyon.Ora, il programma dice che l'opposto del gioco non è il lavoro, è la depressione.
Doğal programlanmaya göre oyun oynamanın tersi çalışmak değil, depresyon.Programmet siger, at det modsatte af leg ikke er arbejde, det er depression.