Tom poker oynamaktan hiç hoşlanmaz.Tom doesn't like to play poker at all.
Tom'un canı gerçekten tenis oynamak istemiyor.Tom didn't really feel like playing tennis.
Tom'un canı gerçekten Mary ile satranç oynamak istemiyor.Tom didn't really feel like playing chess with Mary.
Oynamak istiyor musun?Do you wanna play?
Tanrı'yı oynamak istemedim.I didn't want to play God.
Bak Tom, oyun oynamaktan bıktım.Look, Tom, I'm tired of playing games.
Oynamak için tüm yazımız var.We have the whole summer to play.
Tom ikinci derecede rolü oynamak istemedi.Tom didn't want to play second fiddle.
Tom golf oynamaktan zevk alıyor.Tom enjoys playing golf.
Futbol oynamak istiyorum.I want to play football.
Tom'la tenis oynamak istemiyorum.I don't want to play tennis with Tom.
Bu öğleden sonra canım tenis oynamak istemiyor.I don't feel like playing tennis this afternoon.
Oyunlar oynamak yerine ev ödevimi yapmalıydım.I should've done my homework instead of playing games.
Tom tenis oynamaktan hoşlanıyor.Tom enjoys playing tennis.
Tom satranç oynamak istedi.Tom wanted to play chess.
Tom seninle tenis oynamak istemeyecek.Tom won't want to play tennis with you.
Bu öğleden sonra benimle tenis oynamak ister misin?Do you want to play tennis with me this afternoon?
Bu öğleden sonra canın tenis oynamak istiyor mu?Do you feel like playing tennis this afternoon?
Oyun oynamak ister misiniz?Do you like to play games?
Bizimle voleybol oynamak istemiyor musun?Don't you want to play volleyball with us?
Yarın futbol oynamak istiyor muyuz?Do we want to play football tomorrow?
Birgün seninle tenis oynamak istiyorum.I want to play tennis with you someday.
Kim voleybol oynamak ister?Who wants to play volleyball?
Tenis oynamak aklımı işlerden uzaklaştırdı.Playing tennis took my mind off things.
Tenis oynamak ister misin?Do you want to play tennis?
Her zaman tenis oynamaktan hoşlanırım.I always enjoy playing tennis.
Bu oyunu oynamaktan usandım.I'm tired of playing this game.
Bu öğleden sonra tenis oynamak istemiyorum.I don't want to play tennis this afternoon.
Kartpostal oynamak bir hobidir.Playing cards is a pastime.
İskambil oynamak bir hobidir.Playing cards is a hobby.
Bizimle oynamak ister misin?Do you want to play with us?
Satranç oyunu oynamak ister misin?Do you want to play a game of chess?
Filmde oynamak ister misin?Do you want to act in a movie?
Kazanıncaya kadar oynamak zorundasın.You gotta play till you win.
Seninle oynamak istemiyorum.I don't want to play with you.
Onlarla oynamak istemiyorum.I don't want to play with them.
Onunla oynamak istemiyorum.I don't want to play with him.
Tom arabalarla oynamaktan hoşlanır.Tom likes playing with cars.
Mary çatalını tabağındaki yemekle oynamak için kullandı.Mary used her fork to play with the food on her plate.
Tom dün bizimle tenis oynamak istemedi.Tom didn't want to play tennis with us yesterday.
Tom'un bütün yaptığı video oyunları oynamak ve TV izlemek.All Tom does is play video games and watch TV.
Tom'un tüm yaptığı video oyunları oynamak.All Tom does is play video games.
Futbol oynamaktan hoşlanır mısın?Do you like playing soccer?
Canım iskambil oynamak istemiyor.I don't feel like playing cards.
Hiç kimse Tom'la oynamak istemiyor.Nobody wants to play with Tom.
Hiç kimse Mary ile oynamak istemiyor.Nobody wants to play with Mary.
Hiç kimse benimle oynamak istemiyor.Nobody wants to play with me.
Hiç kimse onunla oynamak istemiyor.Nobody wants to play with him.
Hangi oyunları oynamak istersin?What games do you like to play?
Daha fazla oyun oynamak istemiyorum.I don't want to play anymore.
Hanuka bayramı sırasında dört taraflı dönen top ile oynamak gelenekseldir.During the feast of Hanukkah it is customary to play with a four sided dreidel.
Bu öğleden sonra gerçekten tenis oynamak istemiyorum.I don't really want to play tennis this afternoon.
Voleybol oynamak için burada yeterince insan var mı?Do you have enough people here to play volleyball?
Zaman zaman tenis oynamaktan hala zevk alıyorum.I still enjoy playing tennis from time to time.
Çocuklar oyun oynamaktan hoşlanırlar.Kids like to play.
Çocuklar dışarıda oynamak istiyorlar.The children want to play outside.
Çamurda oynamaktan hoşlanırız.We like playing in the mud.
Bir şeyle oynamak ister misin?Do you want to play something?
Tom başka bir oyun oynamak istedi.Tom wanted to play another game.
Bu öğleden sonra seninle video oyunları oynamak eğlenceliydi.It was fun playing video games with you this afternoon.