Tom seninle satranç oynamak istiyor.Tom wants to play chess with you.
Tom'un annesi "Oynamak için dışarı çıkmadan önce ev ödevini yapmayı bitir."dedi ona."Finish doing your homework before you go out to play", Tom's mother told him.
Basketbol oynamak çok eğlenceli.Basketball is very fun to play.
Basket oynamak çok zevklidir.Basketball is very fun to play.
Futbol oynamaktan hoşlanıyoruz.We like to play soccer.
Karım benimle satranç oynamak istemedi.My wife did not want to play chess with me.
Seninle oynamak her zaman bir heyecan.It's always a thrill to play with you.
Bu bilgisayar oyunlarını oynamak için hızlı tepkilere sahip olmalısın.You need to have quick reactions to play these computer games.
Ben beyzbol oynamak için buradayım.I'm here to play baseball.
Basketbol oynamak senin boyunu uzatmaz.Playing basketball doesn't make you grow taller.
Çocuklar oynamak istedi.The kids wanted to play.
Golf oynamak için buradayız.We're here to play golf.
Akşam yemeğinden sonra, onlar iskambil oynamaktan zevk aldı.After dinner, they enjoyed playing cards.
Basketbol oynamak için buradayız.We're here to play basketball.
Daha iyi oynamak istiyorum.I want to play better.
Dışarı çıkmak ve arkadaşlarımla beyzbol oynamak istiyordum.I wanted to go out and play baseball with my friends.
Ben her zaman Tom ile tenis oynamaktan hoşlandım.I've always enjoyed playing tennis with Tom.
Ben her zaman Tom'la tenis oynamaktan hoşlanırım.I always enjoy playing tennis with Tom.
Tom beyzbol oynamak için çok genç mi?Is Tom too young to play baseball?
Ben golf oynamak istemiyorum.I don't want to play golf.
Ben sadece tenis oynamak istiyorum.I just want to play tennis.
Johannes satranç oynamaktan hoşlandı.John liked to play chess.
Ben diğer çocuklarla elim sende oynamak istedim ama onlar bana izin vermediler.I wanted to play tag with the other children, but they wouldn't let me.
Ben kovalamaca oynamak istedim.I wanted to play tag.
Tom bu öğleden sonra bizimle golf oynamak istediğini söylüyor.Tom says he intends to play golf with us this afternoon.
Sadece satranç oynamak istiyoruz.We just want to play chess.
Biz sadece satranç oynamak istiyoruz.We just want to play chess.
Tom köpekleri ile oynamaktan hoşlanır.Tom likes to play with his dogs.
Biz sadece satranç oynamak üzereydik.We were just about to play chess.
Biz beyzbol oynamak için geldik.We're just here to play baseball.
Biz sadece beyzbol oynamak için buradayız.We're just here to play baseball.
Tom'un tek yaptığı oyunlar oynamak.All Tom does is play games.
Tom'la satranç oynamak istiyorum.I want to play chess with Tom.
Sadece poker oynamak istedim.I just wanted to play poker.
Sadece golf oynamak istedim.I just wanted to play golf.
Sadece beyzbol oynamak istedim.I just wanted to play baseball.
Tekrarlama, dil öğrenmede çok önemli bir rol oynamaktadır.Repetition plays a very important role in language learning.
Kovboylar ve Hintlileri oynamak ister misiniz?Do you want to play cowboys and Indians?
Gerçekten putt-putt golf oynamaktan hoşlanıyorum.I really enjoy playing putt-putt.
Gerçekten minyatür golf oynamaktan hoşlanıyorum.I really enjoy playing miniature golf.
Tenis oynamak için yetiştirildim.I was brought up playing tennis.
Daha iyi oynamak istediğimi biliyordum.I knew I wanted to play better.
Oynamak için hiç şansımız olmadı.We never got a chance to play.
Basketbol oynamak için para alıyorum.I get paid to play basketball.
Kazanmak için iyi oynamak zorundayız.We have to play well to win.
Buraya basketbol oynamak için geldim.I'm here to play basketball.
Tom'la oynamak eğlencelidir.Tom is fun to play with.
Hâlâ oynamak istiyorum.I still want to play.
Burada oynamak tehlikelidir.It's dangerous to play here.
Tom'la tenis oynamak istiyorum.I want to play tennis with Tom.
Çevrimiçi oynamak istiyor musun?Do you want to play online?
Bizimle oynamak ister misin, Jim?Would you like to play with us, Jim?
Yazık, çünkü gerçekten oynamak istedim.It's a shame, because I really wanted to play.
Tom beyzbol oynamaktan keyif aldı.Tom enjoyed playing baseball.
Orada oynamak tehlikeli olmalı.It must be dangerous to play there.
Seninle oyunlar oynamak istemiyorum.I don't wanna play games with you.
Oyun oynamak istemiyorum.I don't want to play games.
Bu oyunu oynamak istediğinden emin misin?Are you sure you want to play this game?
Tom'la satranç oynamak istemiyorum.I don't want to play chess with Tom.
Buraya tenis oynamak için geldim.I came here to play tennis.