Ana içeriğe geç
Sözlük

oynamak ile cümle

oynamak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Saklambaç oynamak ister misin?Do you want to play hide and seek?
Tom bizimle poker oynamak istedi ama Mary ona izin vermedi.Tom wanted to play poker with us, but Mary wouldn't let him.
Tom bana Mary'nin bizimle voleybol oynamak istemediğini söyledi.Tom told me Mary wouldn't want to play volleyball with us.
Tom bize bizimle poker oynamak istemediğini söyledi.Tom told us he didn't want to play poker with us.
Tom'un bizimle poker oynamak isteyip istemediğini merak ediyorum.I wonder if Tom would like to play poker with us.
Tom'la tenis oynamaktan hoşlanacağımı sanmıyorum.I don't think I'd enjoy playing tennis with Tom.
Tom bizimle poker oynamak istediğini söyledi.Tom said he wanted to play poker with us.
Ben iskambil oynamaktan nefret ediyorum.I hate playing cards.
Seninle oyun oynamak için vaktim yok.I don't have time to play games with you.
Japonlar dünya barışını teşvik etmede önemli bir rol oynamaktadır.Japanese plays an important role in promoting world peace.
Sen ve arkadaşların bizimle basketbol oynamak ister misiniz?Would you and your friends like to play basketball with us?
Tom ve Mary'nin ikisi de basketbol oynamaktan hoşlanırlar.Tom and Mary both enjoy playing basketball.
Hem Tom hem de Mary basketbol oynamaktan hoşlanıyorlar.Tom and Mary both enjoy playing basketball.
Hem Tom hem de onun karısı satranç oynamaktan zevk alırlar.Tom and his wife both enjoy playing chess.
Tom'la tenis oynamaktan zevk alırdım.I used to enjoy playing tennis with Tom.
Tom oyun oynamak istediğini söyledi.Tom said he wanted to play.
Tom bütün gün oynamaktan başka bir şey yapmaz.Tom does nothing but play all day.
Beyzbol oynamak onu izlemekten daha eğlencelidir.It's more fun to play baseball than to watch it.
Seninle oynamak istemiyorum!I don't want to play with you!
Seninle oynamak istemiyorum! Sen benim arkadaşım değilsin!I don't want to play with you! You're not my friend!
Sabah, oynamak için fazla erken değil mi?Is it too early in the morning to be playing?
En son Pokemon oyununu oynamak için bir Nintendo DS'ye ihtiyacın var.You need a Nintendo DS to play the latest Pokemon game.
Yarın iskambil oynamak ya da oyun izlemek ister misin?Do you want to play cards and watch the game tomorrow?
Kedi bahçede oynamaktan hoşlanıyor.The cat likes to play in the garden.
O önemli, neredeyse kilit rol oynamaktadır.He plays an important, almost pivotal, role.
Tom'un oynamak için hiç arkadaşı yok.Tom doesn't have any friends to play with.
Tom muhtemelen dışarı gitmek ve oynamak istedi.Tom probably wanted to go out and play.
Japon satranç oyunu oynamak ister misiniz?Would you like to play a game of Japanese chess?
Sanırım bu öğleden sonra bizimle tenis oynamakla ilgilenmiyorsun.I assume you're not interested in playing tennis with us this afternoon.
Canım oynamak istemiyor.I don't feel like playing.
Oynamak içimden gelmiyor.I don't feel like playing.
Oynamak için Mary'nin evine gidebilir miyim?Could I go over to Mary's house to play?
Kumar oynamak: kesin bir şekilde bir şey için hiçbir şey elde etmemek.Gambling: The sure way of getting nothing for something.
Japon satrancı oynamak ister misin?Do you want to play shogi?
Bugün bütün yaptığım oyun oynamaktı.All I did today was play games.
Arkadaşlarımla oynamak istiyorum.I want to go play with my friends.
Tom arkadaşlarıyla beyzbol oynamaktan keyif alır.Tom enjoyed playing baseball with his friends.
Tom bugün dışarıda oynamak istemiyor.Tom doesn't want to play outside today.
Caddede oynamak tehlikeli.Playing in the street is dangerous.
Caddede oyun oynamak güvenli değil.It's not safe to play in the street.
Satranç oynamak istiyorum.I want to play chess.
Tom oyun oynamak için dışarı çıkmak istemiyordu.Tom didn't want to go out to play.
Tom'un gerçekten hoşlandığı tek şey Mary ile satranç oynamaktır.The only thing Tom really enjoys is playing chess with Mary.
Oyun oynamak için çok yaşlıyız.We're too old to play games.
Biz oynamak için geldik.We came to play.
Badminton oynamak çok eğlencelidir.Playing badminton is a lot of fun.
"Oynamak ister misin?" "Ben nasıl olduğunu bilmiyorum.""Do you want to play?" "I don't know how."
Kumar oynamak ister misin?Do you like to gamble?
Tom'la oynamak ister misin?Would you like to play with Tom?
Bugün Tom'un canı dışarıda oynamak istemiyor.Tom doesn't feel like playing outside today.
Tom poker oynamak istemedi.Tom didn't want to play poker.
Golf oynamak ister misin yoksa istemez misin?Do you want to play golf or not?
Sokakta oynamak tehlikeli!It's dangerous to play in the street!
Dün gerçekten tenis oynamak istedim fakat bir iş çıktı.I really wanted to play tennis yesterday, but something came up.
Bu öğleden sonra tenis oynamak istemediğinden emin misin?Are you sure you don't want to play tennis this afternoon?
Ben oynamak için senin evine gidebilir miyim?Can I go to your house to play?
Hepimiz Jenga kulesini oynamak istiyoruz.We all want to play Jenga tower.
Bu oyunu sevmiyorum ve artık oynamak istemiyorum.I don't like this game and I don't want to play it anymore.
Diğer çocuklardan hiçbiri Tom'la oynamak istemiyor.None of the other kids want to play with Tom.
Tom dün öğleden sonra tenis oynamak istedi.Tom wanted to play tennis yesterday afternoon.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod