Ana içeriğe geç
Sözlük

oynama ile cümle

oynama kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Odamda oyun oynamaya gidebilir miyim?Can I go play in my room?
Çocuklar plajda oynamayı gerçekten çok seviyorlar.Children really like playing on the beach.
Tom'un tenis oynamayı seven bir kız kardeşi var.Tom has a sister who likes to play tennis.
Ben bu oyunu oynamak için ölüyorum.I'm dying to play this game.
O, büyüyünce tenis oynamak istiyor.He wants to play tennis when he's older.
Ateşle oynamayın.Don't play with fire.
Seninle tenis oynamak istiyorum.I'd like to play tennis with you.
Defol! Burada oynama!Get out! Don't play here!
Bileğimi burktuğum için oynamayacağım.I won't play because I've twisted my ankle.
Çocukların mutfak bıçağıyla oynamasına izin vermemelisin.You shouldn't let children play with the kitchen knife.
Şu çocuk birlikte oynamak için bir arkadaş istiyor.That child wants a friend to play with.
O çocuk oynamak için bazı arkadaşlar istiyor.That child wants some friends to play with.
Basketbol oynamak eğlencelidir.Playing basketball is fun.
Bu oyunu oynamak için yirmi tane zara ihtiyacımız var.We'll need twenty dice to play this game.
Etrafta oynamayı bırak!Stop monkeying around!
Bana oyun oynamayı kes!Stop playing pranks on me!
Çocuklar oyun oynamalı.Children need to play.
Hiç golf oynamadım.I never played golf.
Pazar günleri tenis oynamak ister misiniz?Would you like to play tennis on Sundays?
Ben langırt oynamak istiyorum.I want to play foosball.
Onunla oynamayı sevmiyorum. Her zaman aynı şeyleri yapıyoruz.I don't like playing with him. We always do the same things.
Okul oyunlarımda oynamaktan hoşlanmadım.I didn't like to play in my school games.
Başkalarının duyguları ile oynamak yanlıştır.Playing with other's feelings is wrong.
Mary, Oliver'in video oyunları oynamaya çok fazla zaman harcadığını düşünüyor.Mary thinks that Oliver is spending too much time playing videogames.
Şimdi mahjong oynamak için yeterli sayıda insanımız var.Now we have enough people to play mahjong.
Sahil, çocukların oynaması için ideal bir yerdir.The beach is an ideal place for children to play.
Tom satranç oynamak için sık sık oraya gider.Tom often goes there to play chess.
Neredeyse hiçbir kız video oyunları oynamaz.Almost no girls play video games.
Hem babam hem de erkek kardeşim kumar oynamayı severler.Both my father and my brother like gambling.
O, kart oynamayı sever.He likes to play cards.
Kart oynamak çok ilginçtir.Playing cards is very interesting.
Tom yorgun olduğu için yakar top oynamak istemedi.Tom didn't want to play dodge ball because he was tired.
Tom iyi hissetmediği için yakar top oynamamaya karar verdi.Tom decided not to play dodge ball because he wasn't feeling well.
Çocukların oynamasını izledik.We watched the children play.
Sanırım havuzda oynamak çocuklar için tehlikelidir.I think it's dangerous for children to play in the pond.
Mike pazartesi günleri basketbol oynamaz.Mike doesn't play basketball on Mondays.
Bilardo oynamam.I don't play pool.
Biz tenis oynamak için günün güzel havasının avantajından yararlandık.We took advantage of the day's nice weather to play tennis.
Yarın golf oynamaya ne dersin?How about playing golf tomorrow?
Çocuklar oynamak istiyor.Kids want to play.
Yağmur nedeniyle dışarıda tenis oynamadık.Because of the rain, we didn't play tennis outside.
Satranç oynamayı severim.I enjoy playing chess.
Gece boyunca oynamaya devam edecek misin?Will you keep playing all night long?
Oynamayı bırakma.Don't stop playing.
Ben futbol oynamayı bırakıyorum.I quit playing football.
O bu kuzu ile oynamaktan hoşlanır.She likes to play with this lamb.
Oğlum arabalarla oynamayı sever.My son likes to play with cars.
Tuş ile oynama.Do not play with the key.
Oyuncaklarıyla oynamak istemiyor.She doesn't want to play with her toys.
Sen çocuklarının geceleri sokakta oynamalarına izin veriyorsun.You allow your children to play in the street at night.
Karayolunda oynamaya gidin, çocuklar!Go play on the highway, kids!
Onun, sizin telefonlarınızla oynamasına izin vermeyin.Don't let him play with your phone.
Bizimle tenis oynamak ister misin?Do you want to play tennis with us?
O poker oynamayı biliyor.He knows how to play poker.
Araştırmacılar bir video oyunu oynamak için maymunları eğitti.The researchers trained monkeys to play a video game.
O kelimelerle oynamayı biliyor.He knows how to play with words.
"Kart oynamak istiyorum." "Ben de.""I'd like to play cards." "So would I."
Bilgisayarlar satranç oynamada bize daha iyidir.Computers are better than us at playing chess.
Her pazar tenis oynamak ister misin?Would you like to play tennis every Sunday?
Benimle oyun oynama.Don't play games with me.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
oynama ile cümle - Sayfa 6 - oynama kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App