ABD millî takımında oynamasıyla bilinmektedir.Il joue pour l'équipe nationale des États-Unis.
Toronto FC kulübünde forvet olarak oynamaktadır.Il évolue au poste de défenseur pour le club du Toronto FC.
2001 yılında Rusya dışında oynamaya karar verdi.Ensuite, en 2001, il est parti jouer au Japon.
Ruch Chorzów'da oynamaktadır.Il joue actuellement au poste d'attaquant au Ruch Chorzów.
2004 Avrupa Futbol Şampiyonası'nda da kadroya alındı fakat hiçbir maçta oynamadı.Il est également sélectionné pour la coupe du monde de 2004 mais ne joue pas un seul match.
Satranç oynamayı biliyor musun?¿Sabes jugar al ajedrez?
Ee, Fred. Perşembe günü futbol oynamaya ne dersin?Hey, Fred. ¿Qué tal jugar al bádminton el jueves?
Oynamak için lütfen okul bahçesine gidin.Por favor, vayan al patio a jugar.
Bu odada oynama.No juegues en esta habitación.
Dün tenis oynamadılar.Ayer no jugaron al tenis.
Onun duyguları ile oyun oynama.No juegues con sus sentimientos.
Tenis oynamaz mısın?¿No juegas al tenis?
Bizimle oynamak ister misiniz?¿Os gustaría jugar con nosotros?
Bugün oyun oynamaktansa çalışmayı tercih ederim.Hoy preferiría estudiar que jugar.
Golf oynamayı severim.Me gusta jugar al golf.
Bizimle futbol oynamak ister misin?¿Quieres jugar con nosotros al fútbol?
Çocuklar plajda oynamayı gerçekten çok seviyorlar.A los niños les encanta jugar en la playa.
Bizimle tenis oynamak ister misin?¿Quieres jugar al tenis con nosotros?
Eğer istersen, sana satranç oynamayı öğretirim.Si quieres, te enseño ajedrez.
Ben tenis oynamayı seviyorum.Me gusta jugar al tenis.
O, futbol oynamayı sever.Le gusta jugar al fútbol.
Çocuklar oynamak istiyor.Los niños quieren jugar.
Tenis oynamak için parka gittim.Fui al parque a jugar al tenis.
Daha fazla böyle oynamam.Así no juego más.
Onlar dün tenis oynamadılar, çünkü yağmur yağdı.Ayer no jugaron al tenis porque estaba lloviendo.
Bir arkadaş, yarın evimizde oynamak için geliyor.Un amigo viene a jugar a nuestra casa mañana.
Yumi tenis oynamayacak.Yumi no va a jugar al tenis.
Yumi tenis oynamak için parka gider.Yumi va al parque a jugar al tenis.
Yumi tenis oynamada iyidir.A Yumi se le da bien jugar al tenis.
Yumi pazar günü tenis oynamaktadır.Yumi juega al tenis los domingos.
Tom'un canı golf oynamak istemiyordu.Tom no tenía ganas de jugar al golf.
Tom Mary'nin onun çocuğuyla oynamasını istemiyordu.Tom no quería que Mary jugara con su hijo.
Asla golf oynamadım.No he jugado nunca al golf.
Tenis oynamak istiyorum.Quiero jugar al tenis.
O tenis oynamaktan hoşlanıyor.Le gusta jugar al tenis.
Tenis oynamak onun hobisidir.Su hobby es jugar tenis.
Arkadaşlarımdan hiçbiri golf oynamaz.Ninguno de mis amigos juega al golf.
Arkadaşlarım tenis oynamazlar.Mis amigos no juegan al tenis.
Yıllar önce golf oynamaya başladım.Empecé a jugar al golf hace años.
Ne zaman golf oynamaya başladın?¿Cuándo empezaste a jugar al golf?
Tenis oynamayı bilir.Él sabe jugar tenis.
Ben langırt oynamak istiyorum.Yo quiero jugar al futbolito.
Golf oynamakta zorluk çekiyorum.Me cuesta jugar golf.
Bütün gün oynamaktan başka bir şey yapmaz.Él no hace otra cosa que jugar todo el día.
Golf oynamayı bilmiyor.No sabe jugar al golf.
Seninle tenis oynamak istiyorum.Quiero jugar al tenis contigo.
Basketbol oynamak ilginçtir.Es interesante jugar al baloncesto.
Bu Cumartesi tenis oynamayacaklar.Ellos no van a jugar al tenis este sábado.
Tenis oynamayı mı yoksa golfü mü tercih edersiniz?¿Preferiría jugar al tenis o al golf?
Kızlar yarın tenis oynamayacaklar.Las niñas no jugarán al tenis mañana.
Benimle oynamak ister misin?¿Quieres jugar conmigo?
Eskisi kadar çok tenis oynamam.No juego tanto al tenis como antes.
Hafta sonunda tenis oynamayı sevdim.Me gustaba jugar al tenis los fines de semana.
Canım bugün beyzbol oynamak istemiyor.Hoy no tengo ganas de jugar al béisbol.
Çocukların burada oynamasına izin vermemelisin.No deberías dejar que los niños jueguen aquí.
Tom oynamak istiyor.Tom quiere jugar.
Onlar dün tenis oynamadılar çünkü yağmur yağıyordu.Ayer no jugaron al tenis porque estaba lloviendo.
Oynamak ister misin?¿Querés jugar?
Tom'la oynamak istemiyorum.No quiero jugar con Tom.
Tom futbol oynamaktan hoşlanır.A Tom le gusta jugar al fútbol.