Ana içeriğe geç
Sözlük

oynama ile cümle

oynama kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Tom bizimle voleybol oynamayı sevmiş olabilir.Tom might have liked to play volleyball with us.
Tom seninle tenis oynamak istemeyecek.Tom won't want to play tennis with you.
Bu öğleden sonra benimle tenis oynamak ister misin?Do you want to play tennis with me this afternoon?
Bu öğleden sonra canın tenis oynamak istiyor mu?Do you feel like playing tennis this afternoon?
Oyun oynamak ister misiniz?Do you like to play games?
Oyun oynamayı sever misin?Do you like to play games?
Bizimle voleybol oynamak istemiyor musun?Don't you want to play volleyball with us?
Yarın futbol oynamak istiyor muyuz?Do we want to play football tomorrow?
Birgün seninle tenis oynamak istiyorum.I want to play tennis with you someday.
Kim voleybol oynamak ister?Who wants to play volleyball?
Tenis oynamak aklımı işlerden uzaklaştırdı.Playing tennis took my mind off things.
Hangisini yapmayı tercih edersin, yüzmeye gitmeyi mi yoksa tenis oynamayı mı?Which would you rather do, go swimming or play tennis?
Tenis oynamak ister misin?Do you want to play tennis?
Her zaman tenis oynamaktan hoşlanırım.I always enjoy playing tennis.
Bu oyunu oynamaktan usandım.I'm tired of playing this game.
Tom bana satranç oynamayı öğretti.Tom taught me to play chess.
Beyzbol oynamada daha iyi olmak istiyorum.I want to become better at playing baseball.
Bu öğleden sonra tenis oynamak istemiyorum.I don't want to play tennis this afternoon.
Tom Mary'nin bütün öğleden sonra oyunlar oynayıp oynamadığını merak ediyordu.Tom wondered if Mary had been playing games all afternoon.
Baban futbol oynamanı istiyor.Your dad wants you to play soccer.
Kartpostal oynamak bir hobidir.Playing cards is a pastime.
İskambil oynamak bir hobidir.Playing cards is a hobby.
Bizimle oynamak ister misin?Do you want to play with us?
Satranç oyunu oynamak ister misin?Do you want to play a game of chess?
Filmde oynamak ister misin?Do you want to act in a movie?
Kazanıncaya kadar oynamak zorundasın.You gotta play till you win.
Onunla tenis oynamaya git.Go play tennis with him.
Onlarla poker oynama.Don't play poker with them.
Onunla poker oynama.Don't play poker with him.
Seninle oynamak istemiyorum.I don't want to play with you.
Onlarla oynamak istemiyorum.I don't want to play with them.
Onunla oynamak istemiyorum.I don't want to play with him.
Neden onlarla oynamaya gitmiyorsun?Why don't you go play with them?
Neden onunla oynamaya gitmiyorsun?Why don't you go play with him?
Neden onunla oynamaya girmiyorsun?Why don't you go play with her?
Tom arabalarla oynamaktan hoşlanır.Tom likes playing with cars.
Tom oyuncak arabalarıyla oynamayı seviyor.Tom likes playing with his toy cars.
Mary çatalını tabağındaki yemekle oynamak için kullandı.Mary used her fork to play with the food on her plate.
Dışarıda oynamaya git. Güzel bir gün.Go play outside. It's a beautiful day.
Tom dün bizimle tenis oynamak istemedi.Tom didn't want to play tennis with us yesterday.
Tom'un bütün yaptığı video oyunları oynamak ve TV izlemek.All Tom does is play video games and watch TV.
Tom istediği kadar sık tenis oynamaz.Tom doesn't play tennis as often as he'd like to.
Tom çok sık tenis oynamaz.Tom doesn't play tennis very often.
Tom pazartesi günleri basketbol oynamaz.Tom doesn't play basketball on Mondays.
Tom'un Çin dominosu oynamayı bildiği çok uzak ihtimal.It's very unlikely Tom knows how to play mahjong.
Tom tenis oynamadı, değil mi?Tom didn't play tennis, did he?
Tom'un tüm yaptığı video oyunları oynamak.All Tom does is play video games.
Oyun oynamaya ne kadar zaman harcıyorsun?How much time do you spend playing games?
Futbol oynamaktan hoşlanır mısın?Do you like playing soccer?
Canım iskambil oynamak istemiyor.I don't feel like playing cards.
Çocuklar yaz aylarında serin kalmak için su tabancalarıyla oynamayı severler.Children love playing with squirt guns in the summer to stay cool.
Hiç kimse Tom'la oynamak istemiyor.Nobody wants to play with Tom.
Hiç kimse Mary ile oynamak istemiyor.Nobody wants to play with Mary.
Hiç kimse benimle oynamak istemiyor.Nobody wants to play with me.
Hiç kimse onunla oynamak istemiyor.Nobody wants to play with him.
Hangi oyunları oynamak istersin?What games do you like to play?
Tom yarın öğleden sonra Mary ile tenis oynamayı planlıyor.Tom intends to play tennis tomorrow afternoon with Mary.
Tom tenis oynamayı bilmediğini söyledi.Tom said he didn't know how to play tennis.
Tom bana bilardo oynamayı öğretti.Tom taught me how to play billiards.
Tom tenis oynamayı bildiğini söyledi fakat oynamayı sevmiyor.Tom said he knows how to play tennis, but he doesn't like to.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod