Ana içeriğe geç
Sözlük

oynama ile cümle

oynama kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Tom kart oynamayı seviyor.Tom likes to play cards.
Tom futbol oynamayı sever.Tom loves to play football.
Tom futbol oynamayı seviyor.Tom likes playing football.
Tom hiç golf oynamadı.Tom has never played golf.
Tom beyzbol oynamada çok iyidir.Tom is very good at playing baseball.
Tom köpeğimle oynamayı seviyor.Tom likes playing with my dog.
Tom tenis oynamada iyidir.Tom is good at playing tennis.
Sokakta oynamak tehlikeli!It's dangerous to play in the street!
Caddede oynama-bu tehlikeli.Don't play in the street—it's dangerous.
Tom tenis oynamayı sever.Tom likes to play tennis.
O, kickball oynamayı sever.He likes to play kickball.
Tom'la hiçbir koşulda poker oynama.Don't, under any circumstances, play poker with Tom.
Ne olursa olsun, Tom'la poker oynama.Don't, under any circumstances, play poker with Tom.
Tom ile poker oynama.Don't play poker with Tom.
Ne yaparsan yap, Tom'la poker oynama.No matter what you do, don't play poker with Tom.
Tom'la poker oynama.Don't play Tom at poker.
Dün gerçekten tenis oynamak istedim fakat bir iş çıktı.I really wanted to play tennis yesterday, but something came up.
Bu öğleden sonra tenis oynamak istemediğinden emin misin?Are you sure you don't want to play tennis this afternoon?
Ben oynamak için senin evine gidebilir miyim?Can I go to your house to play?
Kedinle daha sık oynaman gerekir.You should play with your cat more often.
Mary ve ben evliyken Tom ve Alice ile bowling oynamaya giderdik.When Mary and I were married, we used to go bowling with Tom and Alice.
Bahçede oynamayı seviyorum.I like to play in the garden.
Ben Icy Tower oynamayı severim.I like to play Icy Tower.
Hepimiz Jenga kulesini oynamak istiyoruz.We all want to play Jenga tower.
Bizimle poker oynamayacaksan buraya oturma.Don't sit here if you're not going to play poker with us.
Bu oyunu sevmiyorum ve artık oynamak istemiyorum.I don't like this game and I don't want to play it anymore.
Tom'la golf oynamayacağım.I'm not going to play golf with Tom.
Diğer çocuklardan hiçbiri Tom'la oynamak istemiyor.None of the other kids want to play with Tom.
Tom'la tekrar asla golf oynamayacağım.I'll never play golf with Tom again.
Tom dün öğleden sonra tenis oynamak istedi.Tom wanted to play tennis yesterday afternoon.
Poker oynamayı severim.I like to play poker.
Kumar oynamayı bıraktım. Çok para kaybediyorum.I've packed gambling in. I've been loosing too much money.
Tom poker oynamaktan hiç hoşlanmaz.Tom doesn't like to play poker at all.
Tom'un canı gerçekten tenis oynamak istemiyor.Tom didn't really feel like playing tennis.
Tom'un canı gerçekten Mary ile satranç oynamak istemiyor.Tom didn't really feel like playing chess with Mary.
Genç erkek çocuklar video oyunları oynamaya bayılıyorlar.Teenage boys love playing video games.
Oyun oynamayı kes, Tom.Stop playing games, Tom.
Oyun oynamayı kes, Tom. Paramı istiyorum!Stop playing games, Tom. I want my money!
Oynamak istiyor musun?Do you wanna play?
Tanrı'yı oynamak istemedim.I didn't want to play God.
Tom onunla serin oynamayı denedi.Tom tried to play it cool.
Tom kurbanı oynamayı sever.Tom loves to play the victim.
Tom zeka oyunları oynamayı seviyor.Tom likes to play mind games.
Bak Tom, oyun oynamaktan bıktım.Look, Tom, I'm tired of playing games.
Oyun oynamayı bırak.Quit playing games.
Onunla oynamayı kes.Stop playing with that.
Seninle tahmin oyunları oynamayacağım.I'm not going to play guessing games with you.
Oynamak için tüm yazımız var.We have the whole summer to play.
Tom'la oyun oynamaya gitmek ister misiniz?Would you like to go play with Tom?
Tom ikinci derecede rolü oynamak istemedi.Tom didn't want to play second fiddle.
Tom golf oynamaktan zevk alıyor.Tom enjoys playing golf.
Futbol oynamak istiyorum.I want to play football.
Tom onunla tenis oynamamı istediğinde şaşırdım.I was surprised when Tom asked me to play tennis with him.
Tom Mary'nin onunla tenis oynamasını istedi.Tom wanted Mary to play tennis with him.
Tom'la tenis oynamak istemiyorum.I don't want to play tennis with Tom.
Yağmurda dışarıda oynamamalıydım.I shouldn't have played outside in the rain.
Bu öğleden sonra canım tenis oynamak istemiyor.I don't feel like playing tennis this afternoon.
Oyunlar oynamak yerine ev ödevimi yapmalıydım.I should've done my homework instead of playing games.
Tom tenis oynamaktan hoşlanıyor.Tom enjoys playing tennis.
Tom satranç oynamak istedi.Tom wanted to play chess.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod