Ana içeriğe geç
Sözlük

oyna ile cümle

oyna kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Onun, sizin telefonlarınızla oynamasına izin vermeyin.Don't let him play with your phone.
O kelimelerle oynamayı biliyor.He knows how to play with words.
Bilgisayarlar satranç oynamada bize daha iyidir.Computers are better than us at playing chess.
Ben futbol oynarken top başımın arkasından bana çarptı.A ball hit me in the back of the head while I was playing soccer.
Tom bongolarıyla oynarken yerde oturuyordu.Tom was sitting on the floor playing his bongos.
Oyun oynamak için dışarı çıkmak ister misin?Would you like to come out and play?
Arkadaşım tenis oynamaz.My friend doesn't play tennis.
Video oyunu oynamaya son ver. Bağımlı oldun.Stop playing video games. You're addicted.
Çocukken beraber oynadığımız bütün zamanları düşündüm.I thought about all the times we used to play together as kids.
Açık oynayalım.Let's put our cards on the table.
Kartlar açık oynayalım.Let's put our cards on the table.
Kartlarımızı açık oynayalım.Let's put our cards on the table.
Poker oynayalım.Let's play poker.
Evcilik oynayalım.Let's play house.
Dart oynayalım.Let's play darts.
Oynamaya devam etmek istiyor musun?Do you want to keep playing?
Gerçekten oynamak istemedim.I really didn't want to play.
Biz çocukların oynadığını gördük.We saw the children playing.
Tom pazar günü tenis oynamak istemiyor.Tom doesn't want to play tennis on Sunday.
Eğer öyle oynarsan on hamlede yenileceksin.If you play like that, you'll be checkmated in ten moves.
Satranç oynadığını bilmiyordum.I didn't know you played chess.
Neden Tom'la oynamaya gitmiyorsun?Why don't you go play with Tom?
Bıçaklarla oynamamalısın.You shouldn't play with knives.
Bıçaklarla oynamamalısınız.You shouldn't play with knives.
Nasıl briç oynayacağımı bilmiyorum.I don't know how to play bridge.
Benim de canım oynamak istemiyor.I don't feel like playing either.
Oynamak için başka birini bulmaya git.Go find someone else to play with.
Tom'la hiç tenis oynamadım.I've never played tennis with Tom.
Oynamayı kes ve işe geri dön.Stop playing and get back to work.
Tom ve Mary sık sık bilardo oynarlar.Tom and Mary often play billiards.
Tom ve Mary tüm öğleden sonra oynadılar.Tom and Mary played all afternoon.
Raketbol oynamayı tercih eder misin?Would you rather play racquetball?
Tom sessiz sinema oyunu oynamada iyi değil.Tom isn't good at playing charades.
Sen hiç Tom'un köpeğiyle oynadın mı?Have you ever played with Tom's dog?
Ben basketbol oynamaktan hoşlanırım ama oynayamam.I like basketball, but I can't play.
Tom ve Mary badminton oynamayı seviyor.Tom and Mary like to play badminton.
Tom eski bilgisayar oyunlarını oynamayı sever.Tom loves playing old computer games.
Büyükbaba ve büyükannelerim kroket oynamaktan hoşlanırlar.My grandparents enjoy playing croquet.
Satranç oyunu oynamak ister misiniz?Would you like to play a game of chess?
Bir ara birlikte duvar tenisi oynamalıyız.We should play squash together sometime.
Eskisi kadar tenis oynamıyorum.I don't play tennis as well as I used to.
Bütün öğleden sonra Tom'la dama oynadım.I played checkers with Tom all afternoon.
Tom rock'n roll oynamada oldukça iyidir.Tom is pretty good at playing rockabilly.
Büyükannenle dama oynar mısın?Do you play checkers with your grandmother?
Lütfen demiryolu rayları yakınında oynamayın.Please don't play near the railroad tracks.
Tom ve ben çocukken birlikte beyzbol oynadık.Tom and I played baseball together as kids.
En son ne zaman lakros oynadın?When was the last time you played lacrosse?
Tom'u bebeğiyle peek-a-boo oynarken gördüm.I've seen Tom play peek-a-boo with his baby.
Tom ve Mary neredeyse bütün gün birlikte oynadı.Tom and Mary played together almost all day.
Tom ve Mary'nin domino oyunu oynadığını gördüm.I saw Tom and Mary playing a game of dominoes.
Minecraft oynamayı bırak.Stop playing Minecraft.
Ben Minecraft oynamayı bırakamıyorum.I can't stop playing Minecraft.
Tom ragbi oynar.Tom plays rugby.
Ben tenis oynarım ama formum çok kötü.I play tennis, but my form is terrible.
Bütün yaz tenis oynadıktan sonra, önemli bir beceri kazandım.After playing tennis all summer, I've acquired considerable skill.
O oyunu oynama.Don't play that game.
Kibritlerle oynama.Don't play with matches.
Benimle oynama.Don't play with me.
O, harekette önemli bir rol oynadı.He played a key role in the movement.
O, harekette kilit bir rol oynadı.He played a key role in the movement.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod