Ana içeriğe geç
Sözlük

oyna ile cümle

oyna kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Bugün dışarı gelemem ve oynayamam.I can't come out and play today.
Beyzbol oynayacağımızı düşündüm.I thought we were going to play baseball.
Cumartesi günü hep futbol oynadığını düşündüm.I thought you always played football on Saturday.
Bu oyunu yine oynayalım.Let's play this game again.
Seninle oynamamı annem istemiyor.My mom doesn't want me to play with you.
Gerçekten oynamak istemiyorum.I really don't want to play.
Satranç oynadığını bilmiyordum.I didn't know you played chess.
Neden Tom'la oynamaya gitmiyorsun?Why don't you go play with Tom?
Bıçaklarla oynamamalısın.You shouldn't play with knives.
Bıçaklarla oynamamalısınız.You shouldn't play with knives.
Nasıl briç oynayacağımı bilmiyorum.I don't know how to play bridge.
Benim de canım oynamak istemiyor.I don't feel like playing either.
Oynamak için başka birini bulmaya git.Go find someone else to play with.
Tom'la hiç tenis oynamadım.I've never played tennis with Tom.
Oynamayı kes ve işe geri dön.Stop playing and get back to work.
Tom ve Mary sık sık bilardo oynarlar.Tom and Mary often play billiards.
Tom ve Mary tüm öğleden sonra oynadılar.Tom and Mary played all afternoon.
Raketbol oynamayı tercih eder misin?Would you rather play racquetball?
Tom sessiz sinema oyunu oynamada iyi değil.Tom isn't good at playing charades.
Sen hiç Tom'un köpeğiyle oynadın mı?Have you ever played with Tom's dog?
Ben basketbol oynamaktan hoşlanırım ama oynayamam.I like basketball, but I can't play.
Tom ve Mary badminton oynamayı seviyor.Tom and Mary like to play badminton.
Tom eski bilgisayar oyunlarını oynamayı sever.Tom loves playing old computer games.
Büyükbaba ve büyükannelerim kroket oynamaktan hoşlanırlar.My grandparents enjoy playing croquet.
Satranç oyunu oynamak ister misiniz?Would you like to play a game of chess?
Bir ara birlikte duvar tenisi oynamalıyız.We should play squash together sometime.
Eskisi kadar tenis oynamıyorum.I don't play tennis as well as I used to.
Bütün öğleden sonra Tom'la dama oynadım.I played checkers with Tom all afternoon.
Tom rock'n roll oynamada oldukça iyidir.Tom is pretty good at playing rockabilly.
Büyükannenle dama oynar mısın?Do you play checkers with your grandmother?
Lütfen demiryolu rayları yakınında oynamayın.Please don't play near the railroad tracks.
Tom ve ben çocukken birlikte beyzbol oynadık.Tom and I played baseball together as kids.
En son ne zaman lakros oynadın?When was the last time you played lacrosse?
Tom'u bebeğiyle peek-a-boo oynarken gördüm.I've seen Tom play peek-a-boo with his baby.
Tom ve Mary neredeyse bütün gün birlikte oynadı.Tom and Mary played together almost all day.
Tom ve Mary'nin domino oyunu oynadığını gördüm.I saw Tom and Mary playing a game of dominoes.
Çocuklarının sokakta oynamasına izin veriyor musun?Do you allow your children play in the street?
Tom ragbi oynar.Tom plays rugby.
Ayak parmaklarını oynatma.Wriggle your toes.
Aktör duygu ile rol oynadı.The actor played the part with feeling.
Bu oyunu oynamam.I don't play that game.
O futbol oynamayı sever.She loves to play soccer.
Futbol oynamayı sever.He loves to play football.
Oynayacak bir maçım var.I have a match to play.
O oyunu daha önce hiç oynamadım.I'd never played that game before.
Benimle oynama, Tom.Don't toy with me, Tom.
Tom futbol oynamaktan hoşlanır.Tom likes to play soccer.
Adamlar gece geç saatlere kadar iskambil oynayıp içtiler.The men played cards and drank until late at night.
Gerçekten Tom'la tenis oynamayı istemiyordum.I really didn't want to play tennis with Tom.
Ben gerçekten Tom ve onun arkadaşları ile kovalamaca oynamak istemedim.I really didn't want to play tag with Tom and his friends.
Tom bana Mary'nin bizimle voleybol oynamak istemediğini söyledi.Tom told me Mary wouldn't want to play volleyball with us.
Bu oyunun nasıl oynandığını sana göstereceğim.I'll show you how this game is played.
Kibritlerle oynamamalısın.You shouldn't play with matches.
Tom Mary ile satranç oynadı.Tom played chess with Mary.
Seninle oynamıyorum.I'm not playing with you.
Ben artık kumar oynamıyorum.I'm not gambling anymore.
Seninle oyun oynamak için vaktim yok.I don't have time to play games with you.
Tuvalette gizlenerek oyun oynamayı durdurabilir misin?Can you stop hiding in the toilet to play games?
Kumar oynamayı bırakmak zorundasın.You must stop gambling.
Kurallara göre oynamalıyız.We should play by the rules.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
oyna ile cümle - Sayfa 18 - oyna kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App