oymak ile cümle
oymak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
13
ORT. KELİME
‹‹Geri kalan oymaklara düşen pay şöyle: Benyamine bir pay verilecek; sınırı doğudan batıya uzanacak.Per le altre tribù, dalla frontiera orientale a quella occidentale: Beniamino, una parte
‹‹Geri kalan oymaklara düşen pay şöyle: Benyamine bir pay verilecek; sınırı doğudan batıya uzanacak.Så følger de sidste Stammer: Fra Østsiden til Vestsiden Benjammmin, een Stammelod;
‹‹Geri kalan oymaklara düşen pay şöyle: Benyamine bir pay verilecek; sınırı doğudan batıya uzanacak.Så kommer de andre stammer: Fra østsiden til vestsiden skal Benjamin ha én lodd.
‹‹Geri kalan oymaklara düşen pay şöyle: Benyamine bir pay verilecek; sınırı doğudan batıya uzanacak.Sitten muut sukukunnat: Idän puolelta lännen puolelle asti: Benjamin, yksi osa.
‹‹Geri kalan oymaklara düşen pay şöyle: Benyamine bir pay verilecek; sınırı doğudan batıya uzanacak.Về phần các chi phái còn lại: từ đông đến tây một phần cho Bên-gia-min;
‹‹Geri kalan oymaklara düşen pay şöyle: Benyamine bir pay verilecek; sınırı doğudan batıya uzanacak.Về phần các chi_phái còn lại : từ đông đến tây một phần cho Bên-gia-min ;
‹‹Geri kalan oymaklara düşen pay şöyle: Benyamine bir pay verilecek; sınırı doğudan batıya uzanacak.Voici les autres tribus. De l`orient à l`occident: Benjamin, une tribu.
‹‹Geri kalan oymaklara düşen pay şöyle: Benyamine bir pay verilecek; sınırı doğudan batıya uzanacak.Περι δε των επιλοιπων φυλων, απο του ανατολικου πλευρου εως του δυτικου πλευρου, του Βενιαμιν, εν μεριδιον.
‹‹Geri kalan oymaklara düşen pay şöyle: Benyamine bir pay verilecek; sınırı doğudan batıya uzanacak.А колкото за останалите племена: от източната страна до западната страна Вениамин ще има един дял.
‹‹Geri kalan oymaklara düşen pay şöyle: Benyamine bir pay verilecek; sınırı doğudan batıya uzanacak.Остальное же от колен, от восточного края до западного – один удел Вениамину.
‹‹Geri kalan oymaklara düşen pay şöyle: Benyamine bir pay verilecek; sınırı doğudan batıya uzanacak.ויתר השבטים מפאת קדמה עד פאת ימה בנימן אחד׃
‹‹Geri kalan oymaklara düşen pay şöyle: Benyamine bir pay verilecek; sınırı doğudan batıya uzanacak.وباقي الاسباط فمن جانب الشرق الى جانب البحر لبنيامين قسم واحد.
‹‹Geri kalan oymaklara düşen pay şöyle: Benyamine bir pay verilecek; sınırı doğudan batıya uzanacak.論 到 其 餘 的 支 派 . 從 東 到 西 、 是 便 雅 憫 的 一 分
‹‹Geri kalan oymaklara düşen pay şöyle: Benyamine bir pay verilecek; sınırı doğudan batıya uzanacak.論到 其餘 的 支派 . 從東 到 西 、 是 便 雅憫 的 一 分
‹‹Her oymaktan birer kişi olmak üzere halktan on iki adam seçin.Hãy chọn trong dân sự mười hai người, mỗi chi phái một người;
‹‹Her oymaktan birer kişi olmak üzere halktan on iki adam seçin.Hãy chọn trong dân_sự mười_hai người , mỗi chi_phái một người ;
‹‹Her oymaktan birer kişi olmak üzere halktan on iki adam seçin.,,Ia doisprezece bărbaţi din popor, cîte un bărbat din fiecare seminţie.
‹‹Her oymaktan birer kişi olmak üzere halktan on iki adam seçin.백성의 매 지파에 한 사람씩 열 두 사람을 택하고
‹‹Her oymaktan birer kişi olmak üzere halktan on iki adam seçin.Nehmt euch zwölf Männer, aus jeglichem Stamm einen,
‹‹Her oymaktan birer kişi olmak üzere halktan on iki adam seçin.Obierzcie sobie z ludu dwanaście mężów, po jednym mężu z każdego pokolenia.
‹‹Her oymaktan birer kişi olmak üzere halktan on iki adam seçin."Ottakaa kansasta kaksitoista miestä, kustakin sukukunnasta yksi mies,
‹‹Her oymaktan birer kişi olmak üzere halktan on iki adam seçin."Pilihlah dua belas orang, seorang dari setiap suku
‹‹Her oymaktan birer kişi olmak üzere halktan on iki adam seçin.Prenez douze hommes parmi le peuple, un homme de chaque tribu.
‹‹Her oymaktan birer kişi olmak üzere halktan on iki adam seçin.«Sceglietevi dal popolo dodici uomini, un uomo per ogni tribù
‹‹Her oymaktan birer kişi olmak üzere halktan on iki adam seçin.--Toma del pueblo doce hombres, uno de cada tribu
‹‹Her oymaktan birer kişi olmak üzere halktan on iki adam seçin.Tomai dentre o povo doze homens, de cada tribo um homem;
‹‹Her oymaktan birer kişi olmak üzere halktan on iki adam seçin."Vælg eder tolv Mænd af Folket, een Mand af hver Stamme,
‹‹Her oymaktan birer kişi olmak üzere halktan on iki adam seçin.»Väljen ut bland folket tolv män, en man ur var stam,
‹‹Her oymaktan birer kişi olmak üzere halktan on iki adam seçin.Vegyetek magatokhoz a népbõl tizenkét férfiút, egy-egy férfiút egy-egy nemzetségbõl.
‹‹Her oymaktan birer kişi olmak üzere halktan on iki adam seçin.Velg ut tolv menn av folket, én mann av hver stamme,
‹‹Her oymaktan birer kişi olmak üzere halktan on iki adam seçin.Vezměte sobě z lidu dvanácte mužů, po jednom muži z každého pokolení,
‹‹Her oymaktan birer kişi olmak üzere halktan on iki adam seçin.Vezmite si z ľudu dvanástich mužov: po jednom mužovi z každého pokolenia,
‹‹Her oymaktan birer kişi olmak üzere halktan on iki adam seçin.Vzemite si izmed ljudstva dvanajst mož, po enega iz vsakega rodu,
‹‹Her oymaktan birer kişi olmak üzere halktan on iki adam seçin.Λαβετε εις εαυτους δωδεκα ανδρας εκ του λαου, ανα ενα ανδρα κατα φυλην,
‹‹Her oymaktan birer kişi olmak üzere halktan on iki adam seçin.Вземете си дванадесет човека от людете, по един човек от всяко племе,
‹‹Her oymaktan birer kişi olmak üzere halktan on iki adam seçin.возьмите себе из народа двенадцать человек, по одному человеку изколена,
‹‹Her oymaktan birer kişi olmak üzere halktan on iki adam seçin.קחו לכם מן העם שנים עשר אנשים איש אחד איש אחד משבט׃
‹‹Her oymaktan birer kişi olmak üzere halktan on iki adam seçin.انتخبوا من الشعب اثني عشر رجلا. رجلا واحدا من كل سبط
‹‹Her oymaktan birer kişi olmak üzere halktan on iki adam seçin.你 從 民 中 要 揀 選 十 二 個 人 、 每 支 派 一 人
‹‹Her oymaktan birer kişi olmak üzere halktan on iki adam seçin.你 從民 中 要 揀選 十二 個 人 、 每 支 派 一人
İsmailin oğulları olan bu on iki bey oymakların atalarıydı. Köylerine, obalarına da bu adları verdiler.Dessa voro Ismaels söner och dessa deras namn, i deras byar och tältläger, tolv hövdingar efter deras stammar.
İsmailin oğulları olan bu on iki bey oymakların atalarıydı. Köylerine, obalarına da bu adları verdiler.Dette var Ismaels sønner, og dette var deres navn, i deres byer og leire, tolv ættehøvdinger.
İsmailin oğulları olan bu on iki bey oymakların atalarıydı. Köylerine, obalarına da bu adları verdiler.Deze twaalf zonen werden voorvaders van stammen, die hun namen droegen.
İsmailin oğulları olan bu on iki bey oymakların atalarıydı. Köylerine, obalarına da bu adları verdiler.Dies sind die Kinder Ismaels mit ihren Namen in ihren Höfen und Zeltdörfern, zwölf Fürsten über ihre Leute.
İsmailin oğulları olan bu on iki bey oymakların atalarıydı. Köylerine, obalarına da bu adları verdiler.Éstos fueron los hijos de Ismael y sus nombres según sus aldeas y campamentos: doce jefes según sus naciones
İsmailin oğulları olan bu on iki bey oymakların atalarıydı. Köylerine, obalarına da bu adları verdiler.이들은 이스마엘의 아들들이요 그 촌과 부락대로 된 이름이며 그 족속대로는 십 이 방백이었더라
İsmailin oğulları olan bu on iki bey oymakların atalarıydı. Köylerine, obalarına da bu adları verdiler.Ti so sinovi Izmaelovi in ta so njih imena v njih seliščih in šatoriščih: dvanajst prvakov pri rodovih svojih.
İsmailin oğulları olan bu on iki bey oymakların atalarıydı. Köylerine, obalarına da bu adları verdiler.Toto sú synovia Izmaelovi, a toto sú ich mená po ich vsiach a po ich táboroch, dvanásť kniežat ich kmeňov.
İsmailin oğulları olan bu on iki bey oymakların atalarıydı. Köylerine, obalarına da bu adları verdiler.Сии суть сыны Измаиловы, и сии имена их, в селениях их, в кочевьях их. Это двенадцать князей племен их.
İsmailin oğulları olan bu on iki bey oymakların atalarıydı. Köylerine, obalarına da bu adları verdiler.אלה הם בני ישמעאל ואלה שמתם בחצריהם ובטירתם שנים עשר נשיאם לאמתם׃
İsmailin oğulları olan bu on iki bey oymakların atalarıydı. Köylerine, obalarına da bu adları verdiler.هؤلاء هم بنو اسماعيل وهذه اسماؤهم بديارهم وحصونهم اثنا عشر رئيسا حسب قبائلهم.
İsmailin oğulları olan bu on iki bey oymakların atalarıydı. Köylerine, obalarına da bu adları verdiler.這 是 以 實 瑪 利 眾 子 的 名 字 、 照 著 他 們 的 村 莊 、 營 寨 、 作 了 十 二 族 的 族 長
İsmailin oğulları olan bu on iki bey oymakların atalarıydı. Köylerine, obalarına da bu adları verdiler.這是 以 實瑪 利眾子 的 名字 、 照著 他 們 的 村莊 、 營寨 、 作 了 十二 族 的 族長
İsrailin bütün oymakları Hevronda bulunan Davuta gelip şöyle dediler: ‹‹Biz senin etin, kemiğiniz.Derpå kom alle Israels Stammer til David i Hebron og sagde: "Vi er jo dit Kød og Blod!
İsrailin bütün oymakları Hevronda bulunan Davuta gelip şöyle dediler: ‹‹Biz senin etin, kemiğiniz.Então todas as tribos de Israel vieram a Davi em Hebrom e disseram: Eis-nos aqui, teus ossos e tua carne!
İsrailin bütün oymakları Hevronda bulunan Davuta gelip şöyle dediler: ‹‹Biz senin etin, kemiğiniz.이스라엘 모든 지파가 헤브론에 이르러 다윗에게 나아와 말하여 가로되 보소서 우리는 왕의 골육이니이다
İsrailin bütün oymakları Hevronda bulunan Davuta gelip şöyle dediler: ‹‹Biz senin etin, kemiğiniz.Potom prišly všetky pokolenia Izraelove k Dávidovi do Hebrona a riekly: Hľa, my sme tvoja kosť a tvoje telo.
İsrailin bütün oymakları Hevronda bulunan Davuta gelip şöyle dediler: ‹‹Biz senin etin, kemiğiniz.Så kom alle Israels stammer til David i Hebron og sa: Her er vi; vi er av samme kjød og blod som du.
İsrailin bütün oymakları Hevronda bulunan Davuta gelip şöyle dediler: ‹‹Biz senin etin, kemiğiniz.Sedan; kommo alla Israels stammar till David i Hebron och sade så: »Vi äro ju ditt kött och ben.
İsrailin bütün oymakları Hevronda bulunan Davuta gelip şöyle dediler: ‹‹Biz senin etin, kemiğiniz.Tedaj pridejo vsi rodovi Izraelovi k Davidu v Hebron in ga ogovore, rekoč: Glej, kost smo tvoja in meso tvoje.