İşte bu oylamayı nasıl yaptığınızı gösteriyor:Tehát a következőképpen szavazunk.
İşte bu oylamayı nasıl yaptığınızı gösteriyor:Vì vậy đây là cách bạn bỏ phiếu.
İşte bu oylamayı nasıl yaptığınızı gösteriyor:W taki sposób się głosuje.
İşte bu oylamayı nasıl yaptığınızı gösteriyor:Έτσι λοιπόν ψηφίζετε.
İşte bu oylamayı nasıl yaptığınızı gösteriyor:Вот так вы голосуете.
İşte bu oylamayı nasıl yaptığınızı gösteriyor:Ось як ви голосуєте.
İşte bu oylamayı nasıl yaptığınızı gösteriyor:Така че това е начина, по който да се гласува.
İşte bu oylamayı nasıl yaptığınızı gösteriyor:אז ככה אתם מצביעים.
İşte bu oylamayı nasıl yaptığınızı gösteriyor:إذاً هكذا تقوم بالتصويت
İşte bu oylamayı nasıl yaptığınızı gösteriyor:無造作に配布される用紙を1枚受け取り
Karmaşık bir oylama sistemi oyları bölüyor ve gerçek reformun önünü tıkıyor.A bonyolult választási rendszer szétszedi a szavazást és akadályozza az igazi reformokat.
Karmaşık bir oylama sistemi oyları bölüyor ve gerçek reformun önünü tıkıyor.Ein kompliziertes Wahlsystem teilt die Stimmen auf und verhindert echte Reformen.
Karmaşık bir oylama sistemi oyları bölüyor ve gerçek reformun önünü tıkıyor.Ett komplicerat röstsystem delar röster för att undvika riktiga reformer.
Karmaşık bir oylama sistemi oyları bölüyor ve gerçek reformun önünü tıkıyor.Komplikovaný volebný systém triešti hlasy a zabraňuje skutočným reformám.
Karmaşık bir oylama sistemi oyları bölüyor ve gerçek reformun önünü tıkıyor.Sistem pemilihan yang rumit memecah suara dan menghambat reformasi riil
Karmaşık bir oylama sistemi oyları bölüyor ve gerçek reformun önünü tıkıyor.Skomplikowana ordynacja sprawia, że parlament jest podzielony i niezdolny do reform
Karmaşık bir oylama sistemi oyları bölüyor ve gerçek reformun önünü tıkıyor.Un complicado sistema de urnas divide el voto y evita cualquier reforma.
Karmaşık bir oylama sistemi oyları bölüyor ve gerçek reformun önünü tıkıyor.Un complicato sistema di votazione frammenta il voto e scoraggia le vere riforme.
Karmaşık bir oylama sistemi oyları bölüyor ve gerçek reformun önünü tıkıyor.Zapleten volilni sistem razdeli glasove in onemogoča resnične reforme.
Karmaşık bir oylama sistemi oyları bölüyor ve gerçek reformun önünü tıkıyor.Ένα περίπλοκο εκλογικό σύστημα κατακερματίζει τις ψήφους... και εμποδίζει την πραγματική μεταρρύθμιση.
Karmaşık bir oylama sistemi oyları bölüyor ve gerçek reformun önünü tıkıyor.Сложната избирателна система фрагментира гласовете и обезсърчава истинските реформи.
Karmaşık bir oylama sistemi oyları bölüyor ve gerçek reformun önünü tıkıyor.Усложненная выборная система распыляет голоса и тормозит реальные реформы
Karmaşık bir oylama sistemi oyları bölüyor ve gerçek reformun önünü tıkıyor.מערכת הצבעה מסובכת מפצלת את .הקולות, ומונעת רפורמות אמיתיות
Karmaşık bir oylama sistemi oyları bölüyor ve gerçek reformun önünü tıkıyor.ピノチェト将軍による制度で
Konsey, doðrudan öðrenciler tarafýndan gerçekleþtirilen bir gizli oylama ile seçilir.Der Studierendenrat wird von den Studierenden in geheimer Wahl direkt gewählt.
Konsey, doðrudan öðrenciler tarafýndan gerçekleþtirilen bir gizli oylama ile seçilir.Ses membres sont directement élus par les étudiants, lors d’un vote à bulletin secret.
Konsey, doðrudan öðrenciler tarafýndan gerçekleþtirilen bir gizli oylama ile seçilir.Sus miembros son directamente, elegidos por voto secreto de los estudiantes.
Kraliyet ailesinin yeniden getirilmesi oylamasının iptal edileceği konuşuluyor.A nyilvánosság egyre inkább az uralkodó család visszaállításának újbóli megfontolását kéri.
Kraliyet ailesinin yeniden getirilmesi oylamasının iptal edileceği konuşuluyor.Le public va sûrement reconsidérer son désir de restaurer la monarchie.
Kraliyet ailesinin yeniden getirilmesi oylamasının iptal edileceği konuşuluyor.ورغم ان هناك محادثات لالغاء التصويت لاعادة العائلة الملكية
Mesela İsviçre'de minareleri yasaklayan oylamadan birkaç hafta sonra bir minare fotoğrafı yapıştırdım.예를 들면, 저는 이슬람 사원의 첨탑 사진을 스위스에 붙였습니다. 스위스에서 이슬람 첨탑을 금지하는 법안을 통과시킨 지 몇 주 뒤였죠.
Mesela İsviçre'de minareleri yasaklayan oylamadan birkaç hafta sonra bir minare fotoğrafı yapıştırdım.כך, למשל, הדבקתי תמונה של צריח מסגד בשווייץ מספר שבועות לאחר שנחקק איסור בניית צריחי מסגדים במדינה.
Mesela İsviçre'de minareleri yasaklayan oylamadan birkaç hafta sonra bir minare fotoğrafı yapıştırdım.على سبيل المثال, الصقت صورة مئذنة في سويسرا بعد عدة اسابيع من التصويت على قرار يحظر الماذن في البلاد
Mesela İsviçre'de minareleri yasaklayan oylamadan birkaç hafta sonra bir minare fotoğrafı yapıştırdım.スイスで貼りました 建設禁止を支持する国民投票があった数週間後です (拍手)
Mesela İsviçre'de minareleri yasaklayan oylamadan birkaç hafta sonra bir minare fotoğrafı yapıştırdım.舉例,我貼左一張尖塔嘅相 系瑞士, 因為佢地系幾個禮拜之前投票通過禁止國內起尖塔嘅法律。
Muhabir: Neden Salı günleri oylama yaptığımızı biliyor olabilir misiniz?Weet u waarom we stemmen op dinsdag?
Muhabir: Neden Salı günleri oylama yaptığımızı biliyor olabilir misiniz?"Wissen Sie, warum wir am Dienstag wählen?"
Muhabir: Neden Salı günleri oylama yaptığımızı biliyor olabilir misiniz?記者:你知唔知點解 我哋喺星期二投票?
Namsung Lisesi Spor Salonu'ndayız. Saat 6'da başlayan oylama şu ana kadar pürüzsüz gitti.Η καταμέτρηση των ψήφων, στο Στάδιο Ναμ Σαμ... ξεκίνησε στις 5:10 το απόγευμα.
- Neden? Oylamanın sonucunu görmek istiyorum.Γιατί; Πρέπει να παρακολουθήσω την καταμέτρηση των ψήφων.
- Neden? Oylamanın sonucunu görmek istiyorum.لماذا؟ علي ان ارى فرز الاصوات
Neden Salı günleri oylama yaptığımızı biliyor olabilir misiniz?뉴트 깅리치 : 아뇨.
Neden Salı günleri oylama yaptığımızı biliyor olabilir misiniz?Newt Gingrich: Không.
Neden Salı günleri oylama yaptığımızı biliyor olabilir misiniz?Newt Gingrich: Nie.
Neden Salı günleri oylama yaptığımızı biliyor olabilir misiniz?Newt Gingrich: No.
Neden Salı günleri oylama yaptığımızı biliyor olabilir misiniz?¿Sabe por casualidad por qué votamos los martes? Newt Gingrich:
Neden Salı günleri oylama yaptığımızı biliyor olabilir misiniz?Savez-vous pourquoi nous votons le mardi ?
Neden Salı günleri oylama yaptığımızı biliyor olabilir misiniz?Se întâmplă să ştiţi de ce votăm marţi? Newt Gingrich:
Neden Salı günleri oylama yaptığımızı biliyor olabilir misiniz?Знаете ли защо гласуваме във вторник?
Neden Salı günleri oylama yaptığımızı biliyor olabilir misiniz?Ньют Гингрич: Нет.
Neden Salı günleri oylama yaptığımızı biliyor olabilir misiniz?נייט גריניץ: לא
Neden Salı günleri oylama yaptığımızı biliyor olabilir misiniz?نيوت غينغريتش: كلا.
Neden Salı günleri oylama yaptığımızı biliyor olabilir misiniz?いいえ 知りませんね
"Oh, süper bir şey, herkes bunu pozitif oylamalı.""Åh, vilken bra grej, det här borde vi rösta på allihopa."
"Oh, süper bir şey, herkes bunu pozitif oylamalı.""Altamente, devíamos todos votar nisto!"
"Oh, süper bir şey, herkes bunu pozitif oylamalı.""Dit is geweldig, we moeten deze omhoog stemmen."
"Oh, süper bir şey, herkes bunu pozitif oylamalı.""Grande, dovremmo tutti farlo andar su con le votazioni."
"Oh, süper bir şey, herkes bunu pozitif oylamalı.""Hey, sikke en fantastisk ting, vi burde allesammen stemme for det her."
"Oh, süper bir şey, herkes bunu pozitif oylamalı.""와, 정말 멋지다. 모두들 이 투표에 참여해야 돼."
"Oh, süper bir şey, herkes bunu pozitif oylamalı.""Mann, das klingt toll. Wir sollten alle dafür stimmen."