2.Avrupa Parlamentosu’nun üyeleri, serbest ve gizli oy pusulasıyla, doğrudangenel oylama yoluyla seçilecektir.2.Poslanci Európskeho parlamentu sú volení všeobecným priamym hlasovaním slobodnou a tajnou voľbou.
2.Avrupa Parlamentosu’nun üyeleri, serbest ve gizli oy pusulasıyla, doğrudangenel oylama yoluyla seçilecektir.Euroopan parlamentin jäsenet valitaan yleisillä, välittömillä, vapailla ja salaisilla vaaleilla.
2.Avrupa Parlamentosu’nun üyeleri, serbest ve gizli oy pusulasıyla, doğrudangenel oylama yoluyla seçilecektir.HET RECHT OP COLLECTIEVE ONDERHANDELINGEN EN OP COLLECTIEVE ACTIE
2.Avrupa Parlamentosu’nun üyeleri, serbest ve gizli oy pusulasıyla, doğrudangenel oylama yoluyla seçilecektir.I membri del Parlamento europeo sono eletti a suffragio universale diretto, libero e segreto.
2.Avrupa Parlamentosu’nun üyeleri, serbest ve gizli oy pusulasıyla, doğrudangenel oylama yoluyla seçilecektir.Ledamöterna i Europaparlamentet skall väljas genom allmänna direkta, fria och hemliga val.
2.Avrupa Parlamentosu’nun üyeleri, serbest ve gizli oy pusulasıyla, doğrudangenel oylama yoluyla seçilecektir.Medlemmerne af Europa-Parlamentet vælges ved almindelige direkte, frie og hemmelige valg.
2.Avrupa Parlamentosu’nun üyeleri, serbest ve gizli oy pusulasıyla, doğrudangenel oylama yoluyla seçilecektir.Membrii Parlamentului European sunt aleşi prin vot universal direct, liber şi secret.
AB üyeliği ile oyların % 83.Ένταξη στην ΕΕ με 83% των ψήφων.
Ama aynı zamanda Taliban üyelerinin kendisi için SMS oyları gönderdiğini bildiğini gizlice açıklıyor.Aber sie verrät uns auch, sie wisse, dass Mitglieder der Taliban tatsächlich per SMS für sie stimmen.
Ama aynı zamanda Taliban üyelerinin kendisi için SMS oyları gönderdiğini bildiğini gizlice açıklıyor.Ale zdradza też, że wie, że Talibowie wysyłają SMSy z głosami na nią.
Ama aynı zamanda Taliban üyelerinin kendisi için SMS oyları gönderdiğini bildiğini gizlice açıklıyor.Dar ea dezvăluie și faptul că unii dintre talibani au trimis SMS-uri pentru ea.
Ama aynı zamanda Taliban üyelerinin kendisi için SMS oyları gönderdiğini bildiğini gizlice açıklıyor.De azt is bevallja, arról is tudomása van, hogy a tálibok valójában SMS-ben szavaztak rá.
Ama aynı zamanda Taliban üyelerinin kendisi için SMS oyları gönderdiğini bildiğini gizlice açıklıyor.그녀는 또 털어놓습니다 그녀는 탈리반의 구성원들을 알지만 그들도 그녀를 향해 문자 투표를 했다는 것을
Ama aynı zamanda Taliban üyelerinin kendisi için SMS oyları gönderdiğini bildiğini gizlice açıklıyor.Maar ze vertrouwt ons ook toe... dat ze weet dat leden van de Taliban... via SMS op haar stemmen.
Ama aynı zamanda Taliban üyelerinin kendisi için SMS oyları gönderdiğini bildiğini gizlice açıklıyor.Ma dice anche che è a conoscenza che alcuni membri dei Talebani mandano degli SMS per votarla.
Ama aynı zamanda Taliban üyelerinin kendisi için SMS oyları gönderdiğini bildiğini gizlice açıklıyor.Mais elle confie aussi qu'elle connait des membres des Talibans qui ont en fait voté pour elle par SMS.
Ama aynı zamanda Taliban üyelerinin kendisi için SMS oyları gönderdiğini bildiğini gizlice açıklıyor.Mas ela também confidencia que sabe que membros do Taliban estão a enviar-lhe os seus votos via SMS.
Ama aynı zamanda Taliban üyelerinin kendisi için SMS oyları gönderdiğini bildiğini gizlice açıklıyor.Mutta hän myös tunnustaa, että hän tietää joidenkin Talibanin jäsenten äänestävän häntä.
Ama aynı zamanda Taliban üyelerinin kendisi için SMS oyları gönderdiğini bildiğini gizlice açıklıyor.Namun dia juga memberitahukan bahwa dia tahu anggota-anggota Taliban sebenarnya mengirimkan SMS untuknya.
Ama aynı zamanda Taliban üyelerinin kendisi için SMS oyları gönderdiğini bildiğini gizlice açıklıyor.Nhưng cô cũng tâm sự rằng cô biết những thành viên Taliban thực sự đã gửi tin nhắn bỏ phiếu cho cô
Ama aynı zamanda Taliban üyelerinin kendisi için SMS oyları gönderdiğini bildiğini gizlice açıklıyor.SMSから彼女に投票していることを 知っていると打ち明けています アイーダ アル ジャハーニもリスクを冒して
Ama aynı zamanda Taliban üyelerinin kendisi için SMS oyları gönderdiğini bildiğini gizlice açıklıyor.Αλλά επίσης αποκαλύπτει ότι ξέρει πως μέλη των Ταλιμπάν ψηφίζουν με SMS υπέρ της.
Ama aynı zamanda Taliban üyelerinin kendisi için SMS oyları gönderdiğini bildiğini gizlice açıklıyor.Але вона також зізнається, що знає, що деякі члени Талібану голосували за неї в СМС голосуванні.
Ama aynı zamanda Taliban üyelerinin kendisi için SMS oyları gönderdiğini bildiğini gizlice açıklıyor.Но она также признаётся, что знает, что некоторые члены Талибана голосовали за неё в СМС голосовании.
Ama aynı zamanda Taliban üyelerinin kendisi için SMS oyları gönderdiğini bildiğini gizlice açıklıyor.אבל היא גם גילתה שהיא יודעת שיש אנשי טאליבן שממש מסמסים עבורה.
Ama aynı zamanda Taliban üyelerinin kendisi için SMS oyları gönderdiğini bildiğini gizlice açıklıyor.. لكنها أيضا تكشف أنها على علم بأن أعضاء في حركة طالبان كانوا يرسلون الرسائل القصيرة كي يصوتوا لصالحها
Amerika Birleşik Devletleri Parlamentosu'nda artık Haftasonu Oylama Yasası kanun teklifi var.오늘날 미국의 의회에 생긴 겁니다.
Amerika Birleşik Devletleri Parlamentosu'nda artık Haftasonu Oylama Yasası kanun teklifi var.בקונגרס של ארצות הברית של אמריקה
Amerika Birleşik Devletleri Parlamentosu'nda artık Haftasonu Oylama Yasası kanun teklifi var.في كونغرس الولايات المتحدة الأمريكية.
Amerika Birleşik Devletleri Parlamentosu'nda artık Haftasonu Oylama Yasası kanun teklifi var.もしかしたら投票日は 週末になるかもしれません
Amerika Birleşik Devletleri Parlamentosu'nda artık Haftasonu Oylama Yasası kanun teklifi var.依家有人喺美國國會裏面提議 「週末投票」嘅法案
Anayasa’da aksi belirtilmedikçe, Avrupa Parlamentosu, verilen oyların çoğunluğuyla hareket eder.1.A Comissão pode assistir a todas as sessões do Parlamento Europeu e seráouvida quando assim o solicitar.
Anayasa’da aksi belirtilmedikçe, Avrupa Parlamentosu, verilen oyların çoğunluğuyla hareket eder.Comisia poate asista la toate şedinţele Parlamentului European şi este audiatăla cererea sa.
Anayasa’da aksi belirtilmedikçe, Avrupa Parlamentosu, verilen oyların çoğunluğuyla hareket eder.Ingen medlem av ministerrådet får vid omröstning företräda mer än en annan medlem.
Anayasa’da aksi belirtilmedikçe, Avrupa Parlamentosu, verilen oyların çoğunluğuyla hareket eder.LE CONSEIL EUROPÉEN
Anayasa’da aksi belirtilmedikçe, Avrupa Parlamentosu, verilen oyların çoğunluğuyla hareket eder.Okrem toho, čo je inak ustanovené vústave, Európsky parlament koná väčšinou odovzdaných hlasov.
Anayasa’da aksi belirtilmedikçe, Avrupa Parlamentosu, verilen oyların çoğunluğuyla hareket eder.Soudci vyberou ze svého středu na dobu tří let předsedu Soudu vyšší instance.
Anayasa halk oylamasından da geçer ve bu Fransa'yı remen bir cumhuriyet yapar.Bola schválená ľudom čo urobilo Francúzsko republikou
Anayasa halk oylamasından da geçer ve bu Fransa'yı remen bir cumhuriyet yapar.Ed è rettificata attraverso il voto del popolo, il quale rende la Francia ufficialmente una repubblica.
Anayasa halk oylamasından da geçer ve bu Fransa'yı remen bir cumhuriyet yapar.E é ratificada pelo voto do povo, que faz da França, oficialmente, uma república.
Anayasa halk oylamasından da geçer ve bu Fransa'yı remen bir cumhuriyet yapar.Elle est ensuite ratifiée par le vote du peuple, ce qui fait officiellement de la France une République.
Anayasa halk oylamasından da geçer ve bu Fransa'yı remen bir cumhuriyet yapar.Ta byla ratifikována hlasováním lidu, které Francii oficiálně učinilo republikou.
Anayasa halk oylamasından da geçer ve bu Fransa'yı remen bir cumhuriyet yapar.Und es wird durch eine Volksabstimmung ratifiziert, das Frankreich offiziell zur Republik macht.
Anayasa halk oylamasından da geçer ve bu Fransa'yı remen bir cumhuriyet yapar.Y se ratifica a través del voto del pueblo, que hace que Francia sea oficialmente una república.
Anayasa halk oylamasından da geçer ve bu Fransa'yı remen bir cumhuriyet yapar.И ратифицирована голосованием народа, что делает Францию официально республикой.
Anayasa halk oylamasından da geçer ve bu Fransa'yı remen bir cumhuriyet yapar.Її ратифікують шляхом голосування народу, що офіційно перетворює Францію на республіку.
Anayasa halk oylamasından da geçer ve bu Fransa'yı remen bir cumhuriyet yapar.Ратифицирана е с гласовете на народа, с което Франция официално става република.
Anayasa halk oylamasından da geçer ve bu국민들의 투표에 의해서 비준되었습니다
Anayasa halk oylamasından da geçer ve buويتم التصديق عليه عبر إدلاء الشعب بأصواتهم بالموافقة عليه أو رفضه
Anayasa halk oylamasından da geçer ve buこうして、フランスは公式に共和国となった。
Aynı zamanda diğer öğrencilerin tercümelerinin kalitesini de oylayabilirsiniz.또한 당신은 다른 학생들이 한 번역의 품질에 대하여 투표할 수 있습니다.
Aynı zamanda diğer öğrencilerin tercümelerinin kalitesini de oylayabilirsiniz.בנוסף, תוכל לדרג את האיכות של מתרגמים אחרים שעזרו לך ללמוד על ידי הסתכלות איך
Aynı zamanda diğer öğrencilerin tercümelerinin kalitesini de oylayabilirsiniz.و يمكنك أيضا تصويت على جوده ترجمات الطلاب , مما يساعد على تعليم برؤيه كيف
Aynı zamanda diğer öğrencilerin tercümelerinin kalitesini de oylayabilirsiniz.自分の訳の質も高められる
Belki oylama yapıyoruz - kitle kaynak kullanıyoruzCó thể chúng ta sẽ yêu cầu biểu quyết -- chúng ta dùng sức mạnh đám đông.
Belki oylama yapıyoruz - kitle kaynak kullanıyoruzForse la mettiamo ai voti - l'opinione della maggioranza.
Belki oylama yapıyoruz - kitle kaynak kullanıyoruz우리는 어쩌면 투표를 합니다--우리는 크라우드 소스를 합니다.
Belki oylama yapıyoruz - kitle kaynak kullanıyoruzLehet, hogy szavazatokat számlálunk -- közvélemény kutatást végzünk.
Belki oylama yapıyoruz - kitle kaynak kullanıyoruzMisschien houden we een stemming -- we "crowdsourcen".
Belki oylama yapıyoruz - kitle kaynak kullanıyoruzMožná hlasujeme.