Sıvacı kuşlarda pek rastlanmasa da, bu beş tür kendi yuvalarını oyarak yapar.Unusually for nuthatches, all five species excavate their own nests.
Desdemona bir başka mendil çıkarır ama Otello çilekli oyalı mendili kullanmsini ister.When Desdemona produces a different handkerchief, Otello demands the one with strawberries.
Duru: Oya Unustası tarafından canlandırılan karakter.Seaworthiness: the forgotten factor.
Oya Tokgöz.OLX Sulit.
ABD Temsilciler Meclisi de 183 oya karşılık 250 oyla savaşı onaylamıştır.In 1853, Congress authorized a three-dollar piece.
Oya Eczacıbaşı, İstanbul Modern Sanat Müzesi’nin Yönetim Kurulu Başkanı’dır.She is chair of the board of the Istanbul Modern Art Museum.
1958 ve 1974 arası 48 tane filmde oyandı.She appeared in 48 films between 1958 and 1974.
Hafta sonları ise Cansu Oyan sunmuştur.Gặp nhau cuối năm Xả xì choet Thư giãn cuối tuần
Yeşiller Partisi yıllardır katıldığı seçimlerde en yüksek oya ulaştı.The Greens received their highest vote share ever as a result of this.
1962 yılında, şirketin %93,5 hissesi OYAK tarafından satın alındı.In 1969, the GoT purchased half of the shares.
Kadınlar ve genç kızlar kenarlarına oya işleyerek çeyizlerine koyarlar.Women and children must remain in their huts with the doors closed.
Ben evin en önemli parçası olarak, şömine hakkında en çok oyalandı.I lingered most about the fireplace, as the most vital part of the house.
Bu sefer oyalanmak yok.No messing around this time.
Bazıları kendilerini işe verir, ve kendilerini oyaladığı için müteşekkirdir.Some people will bury themselves in work, grateful for the distraction.
Çok oyalanma, Seninle başlayacağım.Don't linger for so long, I shall start to like you.
Suratında oldukça sakin, düz odasına gitti, belki de bir oyalanmak daha kararlıHe went straight into his room, his face quite calm--perhaps a trifle more resolute than usual.
Sadece bir oyalanmak daha fazla, ben fantezi, Watson.Just a trifle more, I fancy, Watson.
"Ölümü Oyala"yı önerdim.I suggested we should have Occupy Death.
Peki niye oyalanıyordum?So why was I stalling?
Ah Fei ve Mo Shin-yee, siz gidin ! - ben onları oyalarım !Fei and Mo Shin-yee, you go first!
Ve birlikte oyacađýmýz ţey büyük bir...And together we're gonna carve a big... [PewDiePie breaks into laughter]
Balkabađý oyarken yapmak istediđiniz ilk adým kafalarýný kesmektir.So, the first step you want to do when carve a pumpkin is cut off their heads.
"Biliyor musun? Bu balkabađýný oyacađým!"Hey!
İstediğim zaman bedenlerini okşayarak oyalıyorum kendimi.Amusing myself by caressing their bodies at will.
Sanatçı o köşede oyalanıyormuş/oyun oynuyormuş ?? gibi.So that he's in a sense playing on that edge.
Gözlerini oyacağımI'll gouge out your eyes
Ama bazıları için... oyalanmaya hiç vakit yoktur...But for some, there is no more time for dilly-dallying.
Onunla oyalanmaya başladım.I start fiddling with it.
O gece Felice'nin mektubunun sadece "eğlence ve oyalanmak" için olmadığını farkettim.That night I realized Felice's letter wasn't "just for fun" and amusement.
O oyalanmak ajite ortaya çıktı. "He appeared a trifle agitated."
Kocakarıyı oyalarım ben !Let me occupy the old hag.
Onları bloklar halinde oyar ve sonra birbirleri üzerine yığarsınız, ve ağırlığı taşırlar.You carve them in blocks and then you pile them on top of one another, and they support weight.
Şimdi, daha fazla oyalanmadan, başlıyoruz.So, without any more stalling, here we go.
Dans ederiz, öpüşürüz, şarkı söyleriz, öylece oyalanırız.We dance, we kiss, we sing, we just goof around.
Oyalanmıyoruz, prova yapmıyoruz -- elimizde ne varsa onu çekiyoruz!We don't fool around, we don't rehearse -- we shoot what we get!
Kendine has mizahına uygun bir şekilde aynı zamanda oya işi yapmayı seviyordu.In his deeply authentic self, he also loved needlepoint. (Laughter)
"Rosey Grier'den Erkekler için Oya İşi" adında bir kitap bile çıkardı.And he even put out a book called "Rosey Grier's Needlepoint for Men."
Dirhaborn onları oyalamak için savaşıyor heryerdeler !Dírhaborn... fights to delay them... orcs everywhere!
O kadar mý acil ya. Oyalayýn biraz.Is it that urgent? keep him busy with something else/
Buyruklarına uymak için Elimi çabuk tuttum, oyalanmadım.I will hurry, and not delay, to obey your commandments.
Şöyle yanıtladı RAB: ‹‹Göreceklerini taş levhalara oyarak yaz. Öyle ki, herkes bir çırpıda okusun.Yahweh answered me, "Write the vision, and make it plain on tablets, that he who runs may read it.
Vadi('l-Kura)da kayaları oya(rak evler yapa)n Semud(kavmin)e?And with Thamud who carved rocks in the valley;
Çokluk yarışı, sizi oyaladı,THE AVARICE OF plenitude keeps you occupied
Dünya hayatı yalnızca bir oyun ve bir oyalanmadan başkası değildir.As for the life of this world, it is nothing but a frolic and frivolity.
De ki: "Allah." Sonra onları bırak, içine 'daldıkları saçma uğraşılarında' oyalanıp-dursunlar.Say: "God," and leave them to the sport of engaging in vain discourse.
Onlara sorarsan, andolsun: "Biz dalmış, oyalanıyorduk" derler.But if you ask them, they will say: "We were only gossiping and jesting."
Onları bırak; yesinler, yararlansınlar ve onları (boş) emel oyalayadursun. İlerde bileceklerdir.Leave them to feast and revel, beguiled by hope; they will come to know soon.
Dediler ki: "Bunu ve kardeşini oyala, şehirlere de toplayıcılar gönder,"They said: "Put him and his brother off awhile, and send summoners to the cities to gather
"Siz, her yüksekçe yere bir anıt inşa edip (yararsız bir şeyle) oyalanıp eğleniyor musunuz?"You construct monuments on every hill in vain,
Bu dünya hayatı, yalnızca bir oyun ve '(eğlence türünden) tutkulu bir oyalanmadır'.The life of this world is only a sport and play.
Gerçekten dünya hayatı, ancak bir oyun ve tutkulu bir oyalanmadır.Verily the life of this world is no more than a sport and frivolity.
Sen ona aldırış etmeden oyalanıyorsun.You neglect.
(Mal, mülk ve servette) Çoklukla övünmek, sizi 'tutkuyla oyalayıp, kendinizden geçirdi.'THE AVARICE OF plenitude keeps you occupied
Doğrusu dünya hayatı oyun ve oyalanmadır.Verily the life of this world is no more than a sport and frivolity.
Habersiz oyalanmaktasınız.Indulging in pleasantries?
Dünya yaşayışı, ancak bir oyundan, bir oyalanmadan ibaret.As for the life of this world, it is nothing but a frolic and frivolity.
De ki: Allah indirdi, sonra da bırak onları, düştükleri boş iddialarla oyalanıp dursunlar.Say: "God," and leave them to the sport of engaging in vain discourse.
Bırak onları, yesinler, geçinsinler ve isteklere düşüp oyalansınlar, yakında bilecekler.Leave them to feast and revel, beguiled by hope; they will come to know soon.
Ve evlerini dağlarda oyarlar, emin bir halde yaşarlardı.They used to hew dwellings in the mountains to live in security.
Ve siz oyalanıyorsunuz, gaflet ediyorsunuz.Indulging in pleasantries?