Eve dönerken oyalanma.Don't fool around on your way home.
Okuldan sonra çok fazla oyalanmayın.Don't play around too much after school.
İrlanda oya işleriyle meşhurdur.Ireland is famous for lace.
O bir oyalama.It's a distraction.
Bazı insanlar girişte oyalanıyorlardı.Some people were hanging around at the entrance.
O, okul bittikten sonra sınıfta oyalandı.He lingered in the classroom after school was over.
Oyalanmayı bırakmalıyım.I should stop procrastinating.
Etrafta oyalanmayı bırak!Stop fooling around!
Kendini oyalamayı bırak.Stop fooling around!
Eve dönerken oyalanmayın.Don't play around on your way back home.
Eve giderken oyalanma.Don't play around on your way home.
Oyalanmayı bırak da sana ne dediysem onu yap.Stop stalling and do what I told you.
Herkes gittikten sonra biz konuşabilelim diye neden bir süre oyalan mıyorsun?Why don't you hang around a while after everyone else leaves so we can talk?
Oyalanmaktan vazgeçmeliyim.I must stop procrastinating.
Onlar oyalıyorlar.They're stalling.
Biz burada oyalanamayız.We can't hang around here.
Ben bir oyalanma istiyorum.I want a distraction.
Kendimi oyalayacak bir şey arıyorum.I want a distraction.
Tom burada oyalanmamı istemediğini söylüyor.Tom says he doesn't want me hanging around here.
İstemiyorsan oyalanmak zorunda değilsin.You don't have to hang around if you don't want to.
Oyalanmayı bırak.Stop playing around.
Niçin oyalanıyorsun? Acele et ve git.What are you lingering for? Hurry up and go.
Bir süre oyalanmak umurumda değil.I don't mind hanging around for a while.
Sanırım bir süre oyalanacağım.I think I'll stick around for a while.
Ben sadece oyalanıyordum.I was just messing around.
Tom oyalanmıyor.Tom isn't messing around.
Sadece oyalanıyorum.I'm just hanging out.
Oyalanma ve yemeğini çabucak bitir.Don't mess around and finish your meal quickly.
Ben oyalanmak istemiyorum.I don't want to mess around.
Tom öğleden sonrayı garajında oyalanarak geçirdi.Tom spent the afternoon messing around in his garage.
Bir oyalamaya ihtiyacımız var.We need a diversion.
Ben oraya gelinceye kadar Tom'u oyalayabilir misin?Can you stall Tom till I get there?
Tom'u nasıl oyalayacağını biliyor musun?Do you know how you're going to stall Tom?
Onu oyala.Keep him entertained.
Biraz daha oyalanmak istemediğinden emin misin?Are you sure you don't want to stick around a little bit longer?
Tom neden sağda solda oyalanıyor?What's Tom hanging around for?
Neden bir iş yapmadan oyalanıyorsun?What are you standing around for?
Neden hepiniz oyalanıyorsunuz?What are you all standing around for?
Neden bir iş yapmadan oyalanıyoruz?What are we standing around for?
Eve gelirken yolda oyalanma.Don't dawdle on the way home.
Prens yaklaşık bütün gün oyalandı.The prince loitered about all day.
Beni gerçekten oyalıyorsun.You are really putting me off.
Ormanda oyalanmayın; orada tehlike var.Do not tarry in the forest; there is danger there.
Fadıl bölgede oyalanmadı.Fadil didn't linger in the area.
Kız evin önünde oyalandı.The girl loitered in front of the house.
Tom oyalıyor, değil mi?Tom is stalling, isn't he?
Tom sadece oyalıyor, değil mi?Tom is just stalling, isn't he?
Beni kaç zamandır oyalıyorsun zaten?For how long have you been wasting my time now?
Bu seni oyalayacaktır.This should keep you busy.
"Bir 12 Eylül kadını olarak Oya Aydoğan"."Bir 12 Eylül kadını olarak Oya Aydoğan".
Askerlerine şöyle söyledi: "Ama neden oyalanıyoruz, neyden korkuyoruz?He is reported to have said to his soldiers: "But why do we tarry, of what are we afraid?
"Candan oyalayacak"."Candan oyalayacak".
Lai Teck soruşturmasında önemli rol oyanmıştır.Played a large role in the investigation against Lai Teck.
Sadece oyalanıyor ve sevdiğimiz müziği birbirimize gösteriyorduk." şeklinde konuştu."We were just hanging out and showing each other music that we liked."
Josh Houghkirk, Carlos Oyanedel'in yardımıyla ek mühendislik sağladı.Additional engineering was provided by Josh Houghkirk, with assistance from Carlos Oyanedel.
Oya Aydoğan kimdir?"."Osman Bayezid Osmanoğlu kimdir?
Dağları ve yüksek kayaları oyarak inşa ettikleri görkemli evlerle ünlü Semud kavmine gönderilmiştir.Then let them which be in Judaea flee into the mountains.
Bu da tehlikeli ve oyalayıcı bir işti.This was a demanding and dangerous job.
O sıralarda piyano ayakları oyan bir makine de icat etti.Around that time he also invented a machine for carving piano legs.
Erişim tarihi: 6 Kasım 2008. ^ "ALTIN KELEBEK SENARYO ÖDÜLÜ'NÜ "CEMBERİMDE GÜL OYA," ALDI"."ALTIN KELEBEK SENARYO ÖDÜLÜ'NÜ "CEMBERİMDE GÜL OYA," ALDI".