"Rosey Grier'den Erkekler için Oya İşi" adında bir kitap bile çıkardı.A dokonce vydal knihu s názvem "Vyšívání pro muže od Roseyeho Griera."
"Rosey Grier'den Erkekler için Oya İşi" adında bir kitap bile çıkardı.E até editou um livro chamado "Costura para Homens com o Rosey Grier".
"Rosey Grier'den Erkekler için Oya İşi" adında bir kitap bile çıkardı.E incluso escribió un libro llamado "Encaje de aguja para hombres de Rosey Grier".
"Rosey Grier'den Erkekler için Oya İşi" adında bir kitap bile çıkardı.E pubblicò persino un libro intitolato "Il ricamo per uomini di Rosey Grier".
"Rosey Grier'den Erkekler için Oya İşi" adında bir kitap bile çıkardı.Er hat sogar ein Buch veröffentlicht namens: "Rosey Griers Stickerei für Männer".
"Rosey Grier'den Erkekler için Oya İşi" adında bir kitap bile çıkardı.És még egy könyvet is kiadott "Rosey Grier hímzés férfiaknak" címmel.
"Rosey Grier'den Erkekler için Oya İşi" adında bir kitap bile çıkardı.Et il a même publié un livre appelé "La broderie pour les hommes, par Rosey Grier."
"Rosey Grier'den Erkekler için Oya İşi" adında bir kitap bile çıkardı. (Gülüşmeler) (Alkışlar)Dan dia bahkan menerbitkan sebuah buku berjudul "Sulaman Rosey Grier untuk Pria" (Tertawa) (Tepuk tangan)
"Rosey Grier'den Erkekler için Oya İşi" adında bir kitap bile çıkardı. (Gülüşmeler) (Alkışlar)Và bắt đầu làm một quyển sách tựa là "Rosey Grier - Thêu thùa cho đàn ông" (Cười) (Vỗ tay)
"Rosey Grier'den Erkekler için Oya İşi" adında bir kitap bile çıkardı. (Gülüşmeler) (Alkışlar)Και μάλιστα έγραψε ένα βιβλίο με τίτλο "Κεντήματα για Άνδρες, από τον Ρόζι Γκρίερ" (Γέλια) (Χειροκρότημα)
"Rosey Grier'den Erkekler için Oya İşi" adında bir kitap bile çıkardı.Han gav till och med ut en bok som hette "Rosey Griers broderi för män."
"Rosey Grier'den Erkekler için Oya İşi" adında bir kitap bile çıkardı.Hij bracht zelfs een boek uit genaamd: "Rosey Grier's borduurwerk voor mannen".
"Rosey Grier'den Erkekler için Oya İşi" adında bir kitap bile çıkardı.그리고 "로지 그리어의 남성들을 위한 뜨개질"이라는 책도 냈습니다.
"Rosey Grier'den Erkekler için Oya İşi" adında bir kitap bile çıkardı.Napisał nawet książkę: "Haftowanie dla Mężczyzn".
"Rosey Grier'den Erkekler için Oya İşi" adında bir kitap bile çıkardı.Şi chiar a publicat o carte numita "Arta broderiei pentru bărbaţi de Rosery Grier".
"Rosey Grier'den Erkekler için Oya İşi" adında bir kitap bile çıkardı.И дори написал книга, озаглавена "Роси Гриър и плетенето за мъже".
"Rosey Grier'den Erkekler için Oya İşi" adında bir kitap bile çıkardı.И он даже выпустил книгу Под названием "Вязание для мужчин от Роузи Грайера ".
"Rosey Grier'den Erkekler için Oya İşi" adında bir kitap bile çıkardı.והוא אפילו פירסם ספר שנקרא "התפירה של רוזי גריאר לגברים".
"Rosey Grier'den Erkekler için Oya İşi" adında bir kitap bile çıkardı.ومن ثم كتب كتاباً عن هذه الهواية يسمى " كتاب روزي جارير عن الخياطة للرجال "
"Rosey Grier'den Erkekler için Oya İşi" adında bir kitap bile çıkardı.「ロージー・グリアの男性向け刺繍」 (笑い)
Sadece bir oyalanmak daha fazla, ben fantezi, Watson.Alleen maar een kleinigheid meer, denk ik, Watson.
Sadece bir oyalanmak daha fazla, ben fantezi, Watson.Apenas um pouco mais, imagino, Watson.
Sadece bir oyalanmak daha fazla, ben fantezi, Watson.Bare en lille smule mere, jeg har lyst til, Watson.
Sadece bir oyalanmak daha fazla, ben fantezi, Watson.Chỉ cần một món đồ lặt vặt nhiều hơn, tôi ưa thích, Watson.
Sadece bir oyalanmak daha fazla, ben fantezi, Watson.Csak egy kicsit többet, azt hiszem, Watson.
Sadece bir oyalanmak daha fazla, ben fantezi, Watson.Doar un moft mai mult, am fantezie, Watson.
Sadece bir oyalanmak daha fazla, ben fantezi, Watson.Du har inte berätta för mig att du avser att gå i selen. " Då, hur vet du? "
Sadece bir oyalanmak daha fazla, ben fantezi, Watson.Hanya agak lebih, saya mewah, Watson.
Sadece bir oyalanmak daha fazla, ben fantezi, Watson.Jen trochu víc, myslím, Watson.
Sadece bir oyalanmak daha fazla, ben fantezi, Watson.Juste un peu plus, je crois, Watson.
Sadece bir oyalanmak daha fazla, ben fantezi, Watson.그냥 하찮은 더 난 멋진, 왓슨.
Sadece bir oyalanmak daha fazla, ben fantezi, Watson.Len trochu viac, myslím, Watson.
Sadece bir oyalanmak daha fazla, ben fantezi, Watson.Nur eine Kleinigkeit mehr, glaube ich, Watson.
Sadece bir oyalanmak daha fazla, ben fantezi, Watson.Samo malenkost več, sem fancy, Watson.
Sadece bir oyalanmak daha fazla, ben fantezi, Watson.Sólo un poco más, me parece, Watson.
Sadece bir oyalanmak daha fazla, ben fantezi, Watson.Solo un po 'di più, credo, Watson.
Sadece bir oyalanmak daha fazla, ben fantezi, Watson.Vain hiukan enemmän, luulen, Watson.
Sadece bir oyalanmak daha fazla, ben fantezi, Watson.Wystarczy trochę więcej, mi się podoba, Watson.
Sadece bir oyalanmak daha fazla, ben fantezi, Watson.Ακριβώς ένα μικροπράγμα περισσότερο, μου αρέσει, Watson.
Sadece bir oyalanmak daha fazla, ben fantezi, Watson.Просто несколько более, мне кажется, Уотсон.
Sadece bir oyalanmak daha fazla, ben fantezi, Watson.Просто трохи більше, мені здається, Уотсон.
Sadece bir oyalanmak daha fazla, ben fantezi, Watson.Ти не ми кажете, че сте възнамерявали да отида сбруя. " След това, как ли? "
Sadece bir oyalanmak daha fazla, ben fantezi, Watson.רק קצת יותר, אני משער, ווטסון.
Sadece bir oyalanmak daha fazla, ben fantezi, Watson.مجرد تافه أكثر من ذلك ، أنا نزوة ، واتسون.
Sadece bir oyalanmak daha fazla, ben fantezi, Watson.と実践で再び、私は観察します。あなたが行くように意図が私に言わなかった
‹‹Saf altından bir levha yap ve üzerine mühür oyar gibi ‹RABbe adanmıştır› sözünü oy;A spravíš bliašok z čistého zlata a vyryješ na ňom ryty jako na pečati: Sväté Hospodinovi.
‹‹Saf altından bir levha yap ve üzerine mühür oyar gibi ‹RABbe adanmıştır› sözünü oy;Buatlah sebuah hiasan dari emas murni dan ukirkan kata-kata 'Dikhususkan untuk TUHAN'
‹‹Saf altından bir levha yap ve üzerine mühür oyar gibi ‹RABbe adanmıştır› sözünü oy;Csinálj egy lapot is tiszta aranyból, és mesd ki arra, mint a pecsétet metszik: Szentség az Úrnak.
‹‹Saf altından bir levha yap ve üzerine mühür oyar gibi ‹RABbe adanmıştır› sözünü oy;Farai una lamina d'oro puro e vi inciderai, come su di un sigillo: «Sacro al Signore»
‹‹Saf altından bir levha yap ve üzerine mühür oyar gibi ‹RABbe adanmıştır› sözünü oy;In napravi ploščo iz čistega zlata in vreži vanjo, kakor se vrezuje v pečate: SVETOST GOSPODU!
‹‹Saf altından bir levha yap ve üzerine mühür oyar gibi ‹RABbe adanmıştır› sözünü oy;너는 또 정금으로 패를 만들어 인을 새기는 법으로 그 위에 새기되 (여호와께 성결)이라 하고
‹‹Saf altından bir levha yap ve üzerine mühür oyar gibi ‹RABbe adanmıştır› sözünü oy;Maak een plaat van puur goud en graveer daarop de woorden: 'De heiligheid van de HERE'.
‹‹Saf altından bir levha yap ve üzerine mühür oyar gibi ‹RABbe adanmıştır› sözünü oy;Să faci şi o tablă de aur curat, şi să sapi pe ea, cum se sapă pe o pecete: ,Sfinţenie Domnului.`
‹‹Saf altından bir levha yap ve üzerine mühür oyar gibi ‹RABbe adanmıştır› sözünü oy;Também farás uma lâmina de ouro puro, e nela gravarás como a gravura de um selo: SANTO AO SENHOR.
‹‹Saf altından bir levha yap ve üzerine mühür oyar gibi ‹RABbe adanmıştır› sözünü oy;Tu feras une lame d`or pur, et tu y graveras, comme on grave un cachet: Sainteté à l`Éternel.
‹‹Saf altından bir levha yap ve üzerine mühür oyar gibi ‹RABbe adanmıştır› sözünü oy;Uczynisz też blachę ze złota szczerego, a wyryjesz na niej robotą tych, co pieczęci rzezą: Świętość Panu.
‹‹Saf altından bir levha yap ve üzerine mühür oyar gibi ‹RABbe adanmıştır› sözünü oy;Uděláš také plech z zlata čistého, a vyryješ na něm dílem vyrývajících pečeti: Svatost Hospodinu.
‹‹Saf altından bir levha yap ve üzerine mühür oyar gibi ‹RABbe adanmıştır› sözünü oy;Да направиш и плочица от злато, на която да ирежеш, както се изрязва печат, Свет Господу.
‹‹Saf altından bir levha yap ve üzerine mühür oyar gibi ‹RABbe adanmıştır› sözünü oy;ועשית ציץ זהב טהור ופתחת עליו פתוחי חתם קדש ליהוה׃
‹‹Saf altından bir levha yap ve üzerine mühür oyar gibi ‹RABbe adanmıştır› sözünü oy;وتصنع صفيحة من ذهب نقي. وتنقش عليها نقش خاتم قدس للرب.