Ana içeriğe geç
Sözlük

oy ile cümle

oy kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Dün sabah tenis oynuyor muydun?Were you playing tennis yesterday morning?
Dün tenis oynadınız mı?Did you play tennis yesterday?
Dün keşke diğerleri ile birlikte oyuna gitseydim.I wish I had gone with the others to the game yesterday.
Dün berbat bir baş ağrım vardı. Bulunmama nedenim oydu.I had a bad headache yesterday. That was why I was absent.
Onlar dün tenis oynamadılar, çünkü yağmur yağdı.Yesterday they didn't play tennis, because it rained.
Dün gece televizyonda beyzbol oyunu izledik.We watched the baseball game on TV last night.
Dün gece, saat 02'ye kadar televizyonda Olimpiyat Oyunları izleyerek yatmadım.I sat up last night until two o'clock watching the Olympic Games on TV.
Dün gece kart oynadım.We played cards last night.
Kız kardeşim bana güzel bir oyuncak bebek yaptı.My sister made me a beautiful doll.
Kız kardeşim oyuncak bebeklerle oynuyor.My sister is playing with dolls.
Bu göletin yanında oynamak çocuklar için tehlikelidir.It is dangerous for children to play near this pond.
Caddede oynamak çocuklar için tehlikelidir.It is dangerous for children to play in the street.
Çocukların caddede oynaması çok tehlikelidir.It is very dangerous for children to play on the street.
Çocukları oynarken izlemekten zevk alırım.I enjoy watching children play.
Çocuklar parkta oynuyorlardı.The children were playing in the park.
Bazı çocuklar çimenlerin üzerinde oynuyor.Some children are playing on the grass.
Bir grup çocuk oynuyordu.A group of children were playing.
Çocuklar caddenin ortasında oyuyordu.The children were playing in the middle of the street.
Bir grup çocuk parkta oynuyorlardı.A group of children were playing in the park.
Çocuklar oyuncakları ile oynarlar.Children play with toys.
Çocuklar çok geçmeden oyunda kendilerini kaybetti.The children soon lost themselves in the game.
Televizyon seyretmek yerine, çocuklar dışarıda oynadılar.Instead of watching television, the children played outside.
Çocuklar evin arkasında oynuyorlar.Children are playing at the back of the house.
Çocuklar evin arkasında oynuyor.Children are playing at the back of the house.
Çocuklar sahilde saatlerce oynardı.The children would play for hours on the beach.
Çocuklar parkta oynuyorlar mı?Are the children playing in the park?
Çocuklar parkta oynamaya gittiler.The children went to play in the park.
Çocuklar çamurda oynuyordu.The children were playing in the dirt.
Çocuklar sahilde oynamayı seviyorlar.Children love playing on the beach.
Çocuklar her gün bu parkta oynarlar.Children play in this park every day.
Çocuklar oyun oynarken yetişkin gibi davranırlar.Children like to pretend to be adults when they play.
Çocuklar bahçede oynuyorlardı.The children were playing in the backyard.
Çocukların burada oynamasına izin vermemelisin.You must not allow the children to play here.
Ben küçük bir çocukken okuldan sonra beyzbol oynardım.When I was a little child, I used to play baseball after school.
O, çocukluğunda onunla oynardı.He used to play with her in his childhood.
Ben bir çocukken babamla yakalamaç oynadım.When I was a child, I played catch with my father.
Çocuk oyuncak için ağladı.The child cried for the toy.
Çocuk oyuncak araba için ağladı.The child cried for a toy car.
Çocuklar dışarıda oynamayı severler.Children like playing outside.
Çocuklar dışarıda oynamalılar.Children should play outside.
Çocuklar bloklarla oynarlar.Children play with blocks.
Çocuklardan biri ders çalışıyor ama diğerleri oyun oynuyor.One of the children is studying, but the others are playing.
Çocuklar oyunlar oynayarak eğlendiler.The children amused themselves by playing games.
Çocuklar oynamak için dışarı çıktılar.The children went out to play.
Çocuklar sahilde oynamayı severler.Children like playing on the beach.
Çocuklar çalışmaktan çok oynamayı severler.Children like playing more than studying.
Ben futbol oynadım ve kız kardeşim tenis oynadı.I played football and my sister played tennis.
Benim oyumun bir şey değiştirmeyeceğini düşünüyorum.I figure that my vote won't change anything.
Yarın tenis oynayıp oynamayacağımız havaya bağlı.Whether we play tennis tomorrow depends on the weather.
Kendi başımıza oynayalım.Let's play by ourselves.
Bizimle tenis oynar mısın?Will you play tennis with us?
Takımımız muhtemelen oyunu kazanacak.Our team is likely to win the game.
Biz basketbol oyuncusuyuz.We are basketball players.
Pachinko oynayarak zaman geçirdik.We passed the time playing pachinko.
Artık topu göremeyecek kadar karanlık oluncaya kadar beyzbol oynardık.We played baseball until it was too dark to see the ball any more.
Dün futbol oynadık.We played soccer yesterday.
Dün biz beyzbol oynadık.We played baseball yesterday.
Burada ya tenis ya da beyzbol oynayabiliriz.We can play either tennis or baseball here.
Biz oyuncuyu alkışladık.We applauded the performer.
Oyunu görmeye gittiğimiz gece onu gördük.We saw him the night that we went to see the play.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod