Ovanın faunasıda oldukça zengindir.En el mar la fauna es muy rica.
Anayurtlarında da yaşamlarını büyük ölçüde kıyılarda ve ovalarda sürdürürler.Entonces los grupos que vivían sobre sus costas debían migrar hacia lugares más altos y seguros.
İndus alçak düz bir ovada yerleşiyor.El semillero debe colocarse en un lugar sombrío.
1963'ten sonra Ovakışlacık olmuştur.Lleva disputándose desde 1963.
Ova üzerinde birçok köy ve kasaba bulunmaktadır.En esta península se encuentran varios pueblos y ciudades.
Aynı zamanda geçmişten günümüze arkeolojik kalıntıların kaldığı ovalardan biridir.Asimismo, abarca el mayor número de restos arqueológicos encontrados hasta la fecha.
Tünel, Fırat'ın suyunu Harran Ovası'na kavuşturacak.Por último deberán lanzarse al agua para lograr conseguir el remo bora.
Oranlar: Önden bakıldığında boş oval şekildedir.Exteriores: en cualquier lugar al que se mire, se ven carteles vacíos.
Bir süre sonra verimli toprakların birikmesiyle delta ovası oluşur.Más tarde pasaría a formar parte del feudo condal de Oropesa.
Ovası düz ve verimli bir ovadır.El conjunto es de aspecto sobrio y funcional.
Amik Ovası, Hatay ilinde bulunur.Hoja compuesta, en este caso palmada.
Genellikle bir salpenjite bağlı iltihaplar meydana gelebilir (salpengo-ovarit veya aneksit).Vienen con palillos desechables (cuando son necesarios) o con una cuchara.
Topraklarının büyük bir bölümü Hambat Ovası içindedir.Su interior está lleno de basura.
Ayrıca buradan ilçemiz Ovacık Dağı’nın görkemli yükselişi de izlenebilmektedir.También es impresionante ver, el asombroso paisaje montañoso de la región.
Sıkıştırılmış kar da (örneğin, Antarktika ovaları) yaklaşık% 80'dir.Una distesa di neve compatta (ad esempio, le pianure dell'Antartide) si colloca attorno all'80%.
Bunların en büyükleri Engürücük ve Gemlik ovalarıdır.Avranno il perdono e ricompensa immensa.
Ovacık ilçesi yolu (eski) üzerindedir.A lui è dedicata una via di Favara.
Bu zaferden sonra Herakleios Arakses Nehri'ni geçti ve öbür taraftaki ovalarda kamp yaptı.Dopo questa vittoria, Eraclio attraversò il fiume Arasse e si accampò nelle pianure dall'altra parte.
Vietnam'a girerek ve Viet Tri'deki ovalara ulaşır.Ed ora, entriamo, se ti piace, nel villino Vidya.
Ova tamamen susuzdur.Siamo tutti assetati.
Basit meyveler bir çiçeğe ait bir tek ovaryumun gelişmesiyle meydana gelir.Al contrario, un frutto semplice si sviluppa da un singolo ovario.
Alçak ovalar ve platolar birbirini tamamlar.I vini e i piatti s'influenzano l'un l'altro.
Pamukovadan güneye yönelen Sakarya Irmağı Geyve boğazını geçtikten sonra Sakarya ovasına ulaşır.Proseguendo in direzione sud-ovest raggiunge Nureci e Senis, lambendo poi Assolo.
Geleneksel olarak Alpenliebe tatlıları sert, oval şekilli fakat yassıdır.Tradizionalmente le caramelle Alpenliebe sono dure, di forma ovalizzata ma schiacciata.
Ova tarafında tahıl ekilir.Sulla sommità sono presenti pascoli.
Harran bomboş bir ovada tek başına bırakılmış bir yerleşke hissini verir.Un rubinetto cavo a foro singolo tenuto in posizione dal vuoto.
Ovalar tamamıyla açıktır.Le ali sono chiare.
Dazkırı ovası ilçenin başlıca ovasıdır.È questa la legge della catena significante.
1963'ten sonra Ovakışlacık olmuştur.È disabitato dal 1963.
Bunlar ise Ova Hakları (平埔族, Pinpu zu) olarak adlandırılır.Essi erano i nomi che gli avari davano a loro stessi.
Sivaslı Ovası, Uşak ilinde yer alan bir ova.Successe a re Erra-Imittī, di cui era servitore .
Bu kavanoz ovalanarak üretilen elektriğin depolanmasına imkan sağlamaktadır.Queste curve sono utili nella scelta delle unità di produzione di energia elettrica da fornire.
Bugün bu ova Yüreğir diye anılmaktadır.Si dice che qui cadde il suo cuore.
Oval larva şekilleri bulunmaktadır.L'ovario ha delle forme ovoidi.
İlçe alanının büyük bir bölümünü kaplayan Muş ovası bu iki yükselti arasında yer almaktadır.La prima parte del territorio si incunea praticamente fra queste due vallate.
Şekli bir oval madalyon gibidir.La forma della medaglia è ovale.
Oval bir meyve yapısına sahiptir.Ha il potere di creare una seta di ragno.
Çarşamba Ovasının doğu kısmını oluşturur.Questa ha luogo nella parte finale del pomeriggio del mercoledì delle ceneri.
Ovada şeftali yetiştirme faaliyetleri giderek artmaktadır.Qui però vengono ad accumularsi via via sempre maggiori sforzi all'interno della zona di faglia.
İlçe, Tilbaşar Ovası’nın üzerinde yer almaktadır.Di regola si collocano sotto la punta dello scudo”.
Yani yüksek ovadır.È di statura alta.
Aynı zamanda Ovacık bir dönem Pakradunilerin batı sınırı olmuştur.Allo stesso tempo veniva espletato già un servizio passeggeri regolare verso occidente.
Şehrin adının anlamı "Büyük Ovalar"dır.Il nome della città significa "monte di Dio".
Ova günümüzde de gelişimini devam ettirmektedir.Nonostante ciò, il suo sviluppo continua ancor oggi.
Ova gorilinden ise doğada 15.000-30.000 adet kalmıştır.In natura ne rimangono 35.000-40.000 capi.
Mahallenin arazi yapısı tamamen ovadır.Ne fanno parte tutti i capimandamento della provincia.
Ovadaki akış daha yavaştır.Il tempo scorrerà più lentamente su quel muro.
Arazi yapısı ova kesimlerinde düz içeri kesimlerde ise hafif engebelidir.La collocazione cronologica degli avvenimenti all'interno della Terra di Mezzo è certamente più complessa.
Ovalar, ülkenin üçte ikisini kaplarlar.Sfollati i due terzi della città.
Yüreğir Ovasını sulama amaçlı yapılan başka bir kanal da bulunmaktadır.Oltre a questo vi è un altro canale, utilizzato per la ventilazione.
"Eşen Çayı Taşkın-Delta Ovasının Jeomorfolojisi Ve Antik Patara Limanı".Percorso di degustazione vini doc della Capitanata tra le vie del borgo antico.
Geniş çayırlık ovalar, son derece biyolojik çeşitlilik barındıran savanlar.Permette vasche con elevata biodiversità.
Ova, geniş vadiler boyunca içerilere sokulmuştur.Esse crescono in enormi vasche, fino alla completa formazione.
Aynı zamanda ova bir doğa koruma alanıdır.Esso è inoltre un sito di Riserva Naturale di Conservazione..
"Dalaman ve Eşen Ovaları".Donne e buoi dei paesi tuoi.
Uzun, oval kulakları birbirlerine yakındırlar.Le orecchie sono lunghe e ben separate tra loro.
Sırtımı ovar mısın, lütfen?Потрите мне спинку, пожалуйста!
Bu açıdan köy, ova köyleri arasında yer alır.Душа стремится туда, за эти селения.
Oluşum süreci bakımından, bunlar da dağ eteği (piedmont) ovalarına benzerler.Горыня — подобный горе́, громадный, несокрушимый; также — живущий в горах.
Ovacık ilçesi yolu (eski) üzerindedir.Верный путь (рассказы).