Ana içeriğe geç
Sözlük

ova ile cümle

ova kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Hassas randevsu engellenmesin diye bütün gün temizledi ve ovaladı.Se pasaba el día limpiando, para que nada interrumpiera su dulce encuentro.
Hassas randevsu engellenmesin diye bütün gün temizledi ve ovaladı.Целый день она всё мыла, чистила, и ничто не могло испортить её свидания.
I am going to the Police Station. I have to talk with Hacer Ovacik.. אני הולך לתחנת המשטרה. אני צריך לדבר עם לאובאג'יק ש.
I have to talk with Hacer Ovacik.Am să vorbesc cu Hacer Ovacik.
I have to talk with Hacer Ovacik.Tengo que hablar con Hacer Ovacik.
I have to talk with Hacer Ovacik.Όχι, δεν αφήνουν Ραχμί Abi μόνο.
İsrailliler yollarına devam ederek Moav ovalarında, Şeria Irmağının doğusunda, Eriha karşısında konakladılar.A synovia Izraelovi sa rušali a rozložili sa táborom v Arbót-moábe, na druhej strane Jordána, naproti Jerichu.
İsrailliler yollarına devam ederek Moav ovalarında, Şeria Irmağının doğusunda, Eriha karşısında konakladılar.Copiii lui Israel au pornit, şi au tăbărît în şesurile Moabului, dincolo de Iordan, în faţa Ierihonului.
İsrailliler yollarına devam ederek Moav ovalarında, Şeria Irmağının doğusunda, Eriha karşısında konakladılar.Darnach zogen die Kinder Israel und lagerten sich in das Gefilde Moab jenseit des Jordans, gegenüber Jericho.
İsrailliler yollarına devam ederek Moav ovalarında, Şeria Irmağının doğusunda, Eriha karşısında konakladılar.Derefter brød Israelitterne op derfra og slog Lejer på Moabs Sletter hinsides Jordan over for Jeriko.
İsrailliler yollarına devam ederek Moav ovalarında, Şeria Irmağının doğusunda, Eriha karşısında konakladılar.Ðoạn dân Y-sơ-ra-ên đi , đến đóng trại trong đồng bắng Mô-áp , bên kia sông Giô-đanh , đối-diện Giê-ri-cô .
İsrailliler yollarına devam ederek Moav ovalarında, Şeria Irmağının doğusunda, Eriha karşısında konakladılar.Ðoạn dân Y-sơ-ra-ên đi, đến đóng trại trong đồng bắng Mô-áp, bên kia sông Giô-đanh, đối-diện Giê-ri-cô.
İsrailliler yollarına devam ederek Moav ovalarında, Şeria Irmağının doğusunda, Eriha karşısında konakladılar.És tovább menének Izráel fiai, és tábort ütének Moáb mezõségen a Jordánon túl, Jérikhó ellenében.
İsrailliler yollarına devam ederek Moav ovalarında, Şeria Irmağının doğusunda, Eriha karşısında konakladılar.In sinovi Izraelovi odrinejo in se utabore na poljanah Moabskih, vzhodno od Jordana, Jerihu nasproti.
İsrailliler yollarına devam ederek Moav ovalarında, Şeria Irmağının doğusunda, Eriha karşısında konakladılar.I táhli synové Izraelští a položili se na polích Moábských, nedocházeje k Jordánu, naproti Jerichu.
İsrailliler yollarına devam ederek Moav ovalarında, Şeria Irmağının doğusunda, Eriha karşısında konakladılar.이스라엘 자손이 또 진행하여 모압 평지에 진쳤으니 요단 건너편 곧 여리고 맞은편이더라
İsrailliler yollarına devam ederek Moav ovalarında, Şeria Irmağının doğusunda, Eriha karşısında konakladılar.Och Israels barn bröto upp och lägrade sig på Moabs hedar, på andra sidan Jordan mitt emot Jeriko.
İsrailliler yollarına devam ederek Moav ovalarında, Şeria Irmağının doğusunda, Eriha karşısında konakladılar.Partieron los hijos de Israel y acamparon en las llanuras de Moab, al otro lado del Jordán, frente a Jericó
İsrailliler yollarına devam ederek Moav ovalarında, Şeria Irmağının doğusunda, Eriha karşısında konakladılar.Poi gli Israeliti partirono e si accamparono nelle steppe di Moab, oltre il Giordano verso Gerico
İsrailliler yollarına devam ederek Moav ovalarında, Şeria Irmağının doğusunda, Eriha karşısında konakladılar.Så brøt Israels barn op og leiret sig på Moabs ødemarker på hin side Jordan midt imot Jeriko.
İsrailliler yollarına devam ederek Moav ovalarında, Şeria Irmağının doğusunda, Eriha karşısında konakladılar.И отправились сыны Израилевы, и остановились на равнинах Моава,при Иордане, против Иерихона.
İsrailliler yollarına devam ederek Moav ovalarında, Şeria Irmağının doğusunda, Eriha karşısında konakladılar.Подир това израилтяните отпътуваха и разположиха стан на моавските полета оттатък* Иордан, срещу Ерихон.
İsrailliler yollarına devam ederek Moav ovalarında, Şeria Irmağının doğusunda, Eriha karşısında konakladılar.ויסעו בני ישראל ויחנו בערבות מואב מעבר לירדן ירחו׃
İsrailliler yollarına devam ederek Moav ovalarında, Şeria Irmağının doğusunda, Eriha karşısında konakladılar.وارتحل بنو اسرائيل ونزلوا في عربات موآب من عبر اردن اريحا
İsrailliler yollarına devam ederek Moav ovalarında, Şeria Irmağının doğusunda, Eriha karşısında konakladılar.以 色 列 人 起 行 、 在 摩 押 平 原 、 約 但 河 東 、 對 著 耶 利 哥 安 營
İsrailliler yollarına devam ederek Moav ovalarında, Şeria Irmağının doğusunda, Eriha karşısında konakladılar.以色列人 起行 、 在 摩押 平原 、 約但 河東 、 對著耶利哥 安營
Kadın neşeli bir şekilde lambayı ovalıyor ve -oh- lambadan duman çıkmaya başlıyor ve sonra: pum!Ella empieza a frotarlo alegremente y - oh - el humo empieza a salir y
Kadın neşeli bir şekilde lambayı ovalıyor ve -oh- lambadan duman çıkmaya başlıyor ve sonra: pum!Elle commence à s'amuser à le frotter et - oh - de la fumée commence à sortir et puis soudain : pum -
Kadın neşeli bir şekilde lambayı ovalıyor ve -oh-Sie reibt spielerisch daran und - oh -
Karlı ova kızıla boyanır.A planície nevada está manchada de vermelho.
Karlı ova kızıla boyanır.Den hvide slette får røde pletter.
Karlı ova kızıla boyanır.Den vita slätten fläckas röd.
Karlı ova kızıla boyanır.La llanura nevada está manchada de rojo.
Karlı ova kızıla boyanır.La pianura innevata è macchiata di sangue.
Karlı ova kızıla boyanır.Luminen tasanko värjäytyy punaisella.
Karlı ova kızıla boyanır.Śnieżna równina barwi się na czerwono od krwi przelanej w obronie.
Karlı ova kızıla boyanır.Η χιονισμένη πεδιάδα βάφεται κόκκινη.
Karlı ova kızıla boyanır.Снежные долины окрасились красным.
Karnını ovalama için geliyor, çünkü bunun bana şans getireceğini düşünüyor.Azért jön, hogy megdörzsöljem a pocakját, mert hiszi, hogy ez szerencsét hoz nekem.
Karnını ovalama için geliyor, çünkü bunun bana şans getireceğini düşünüyor.Cậu đến để tôi xoa bụng, bởi vì cậu tin rằng việc này sẽ mang lại cho tôi may mắn.
Karnını ovalama için geliyor, çünkü bunun bana şans getireceğini düşünüyor.Dia datang dengan senang, karena dia yakin bahwa akan memberi saya keberuntungan. (tertawa)
Karnını ovalama için geliyor, çünkü bunun bana şans getireceğini düşünüyor.Ele vem para que eu esfregue a barriga, porque acredita que isso dará sorte.
Karnını ovalama için geliyor, çünkü bunun bana şans getireceğini düşünüyor.Er kommt, um den Bauch gerieben zu bekommen, denn er glaubt, das wird mir Glück bringen.
Karnını ovalama için geliyor, çünkü bunun bana şans getireceğini düşünüyor.Hij komt voor een streling over de buik, omdat hij denkt dat mij dit geluk zal brengen.
Karnını ovalama için geliyor, çünkü bunun bana şans getireceğini düşünüyor.Il vient me faire un câlin au ventre, parce qu'il croit que ça va me porter chance
Karnını ovalama için geliyor, çünkü bunun bana şans getireceğini düşünüyor.항상 배를 문지르러 오죠. 왜냐면 그 아이는 그게 제게 행운을 가져다 줄 거라 믿거든요.
Karnını ovalama için geliyor, çünkü bunun bana şans getireceğini düşünüyor.Přichází kvůli pohlazení po břiše, protože věří, že mi to přinese štěstí.
Karnını ovalama için geliyor, çünkü bunun bana şans getireceğini düşünüyor.Viene a darme un masaje en la pancita, porque cree que eso me dará suerte.
Karnını ovalama için geliyor, çünkü bunun bana şans getireceğini düşünüyor.Viene per farsi accarezzare il pancino perché crede che mi porterà fortuna.
Karnını ovalama için geliyor, çünkü bunun bana şans getireceğini düşünüyor.Vine pentru un masaj la burtică, pentru că el crede că îmi va aduce noroc.
Karnını ovalama için geliyor, çünkü bunun bana şans getireceğini düşünüyor.Έρχεται για να του τρίψω την κοιλίτσα επειδή έτσι πιστεύει ότι θα μου φέρει γούρι.
Karnını ovalama için geliyor, çünkü bunun bana şans getireceğini düşünüyor.Идва за масаж на коремчето, защото вярва, че това ще ми донесе късмет.
Karnını ovalama için geliyor, çünkü bunun bana şans getireceğini düşünüyor.Он приходит, чтобы я погладила его животик, потому что он верит, что это принесет мне удачу.
Karnını ovalama için geliyor, çünkü bunun bana şans getireceğini düşünüyor.הוא בא כדי שאני אשפשף לו את הבטן, כי הוא מאמין שזה יביא לי מזל.
Karnını ovalama için geliyor, çünkü bunun bana şans getireceğini düşünüyor.يأتي لكي يفرك بطنه لأنه يؤمن بأنه سيمنحني الحظ
Karnını ovalama için geliyor, çünkü bunun bana şans getireceğini düşünüyor.それが私に幸福をもたらせてくれると信じているからです パリクラマを始めた時
Kocam o büyük ofiste çalışıyor. Oval Ofis diyorlar.A férjem egy nagy irodában dolgozik, amit az Ovális Irodának hívnak.
Kral bunları Şeria Ovasında, Sukkot ile Saretan arasındaki killi topraklarda döktürmüştü.A Jordán völgyében önteté ezeket a király az agyagos földben, Sukhót és Sártán között.
Kral bunları Şeria Ovasında, Sukkot ile Saretan arasındaki killi topraklarda döktürmüştü.Det var på Jordan-sletten kongen lot dem støpe, i lerjorden mellem Sukkot og Sartan.
Kral bunları Şeria Ovasında, Sukkot ile Saretan arasındaki killi topraklarda döktürmüştü.El rey los hizo fundir en la llanura del Jordán, en tierra arcillosa, entre Sucot y Saretán
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod