Ana içeriğe geç
Sözlük

ova ile cümle

ova kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Daha önce başladğımız ufak zihin egzersizine dönelim, Afrika ovalarında yürüyen bir ilkel insansınız.Mai devreme spuneam în experimentul nostru mental că sunteți un Hominid care umblă prin șesurile Africii.
Daha önce başladğımız ufak zihin egzersizine dönelim, Afrika ovalarında yürüyen bir ilkel insansınız.Nå jag sade tidigare i vårt lilla tanke experiment, du är en hominid som går på Afrikas slätter.
Daha önce başladğımız ufak zihin egzersizine dönelim, Afrika ovalarında yürüyen bir ilkel insansınız.Na začátku jsem v našem malém pokusu řekl, že jste hominid procházející se po pláních Afriky.
Daha önce başladğımız ufak zihin egzersizine dönelim, Afrika ovalarında yürüyen bir ilkel insansınız.Powracając do naszego małego eksperymentu myślowego, w którym jesteś hominidem chodzącym po równinach Afryki.
Daha önce başladğımız ufak zihin egzersizine dönelim, Afrika ovalarında yürüyen bir ilkel insansınız.Predtým v našom malom myšlienkovom experimente som povedal, že ste hominid kráčajúci po planinách Afriky.
Daha önce başladğımız ufak zihin egzersizine dönelim, Afrika ovalarında yürüyen bir ilkel insansınız.Visszatérve a gondolatkísérletünkhöz, amelyben Ön egy emberszabású, aki az afrikai síkságon sétál.
Daha önce başladğımız ufak zihin egzersizine dönelim, Afrika ovalarında yürüyen bir ilkel insansınız.Сега да се върнем към нашия малък мисловен експеримент, в който вие сте хоминид, разхождащ се из Африка.
Daha sonra cam parçaları alıp onları bileytaşıyla ovalamaya başladım.Et ce que j'ai fait, j'ai pris des morceaux de verre. Et j'ai commencé à les frotter.
Daha sonra cam parçaları alıp onları bileytaşıyla ovalamaya başladım.Ho preso dei pezzetti di vetro e ho cominciarlo a sfregarli.
Daha sonra cam parçaları alıp onları bileytaşıyla ovalamaya başladım.Ik nam stukjes glas en begon ze te wrijven.
Daha sonra cam parçaları alıp onları bileytaşıyla ovalamaya başladım.어떻게 했냐면 유리 조각 파편을 작은 숯돌에 비볐지요.
Daha sonra cam parçaları alıp onları bileytaşıyla ovalamaya başladım.Peguei nos pedaços de vidro e comecei a esfregá-los.
Daha sonra cam parçaları alıp onları bileytaşıyla ovalamaya başladım.Si ce am facut, am luat bucatele de sticla. Si am inceput sa le frec.
Daha sonra cam parçaları alıp onları bileytaşıyla ovalamaya başladım.Tak więc zacząłem pocierać kawałki szkła.
Daha sonra cam parçaları alıp onları bileytaşıyla ovalamaya başladım.Tôi lấy mẩu thủy tinh và bắt đầu chà nó
Daha sonra cam parçaları alıp onları bileytaşıyla ovalamaya başladım.Und ich was ich tat war, ich nahm Stücke des Glases. Und ich begann diese zu reiben.
Daha sonra cam parçaları alıp onları bileytaşıyla ovalamaya başladım.Y lo que hice fue tomar trozos de vidrio. Y comencé a frotarlos.
Daha sonra cam parçaları alıp onları bileytaşıyla ovalamaya başladım.Zobral som kúsky skla a začal som ich šúchať.
Daha sonra cam parçaları alıp onları bileytaşıyla ovalamaya başladım.Взех парчета стъкло. И започнах да ги трия.
Daha sonra cam parçaları alıp onları bileytaşıyla ovalamaya başladım.И сделал следующее. Я взял осколки стекла и начал их растирать.
Daha sonra cam parçaları alıp onları bileytaşıyla ovalamaya başladım.ואז לקחתי חתיכות זכוכית והתחלתי לשפשף אותן.
Daha sonra cam parçaları alıp onları bileytaşıyla ovalamaya başladım.ثم أخذت قطع الزجاج وبدأت بفركها عليها
Daha sonra cam parçaları alıp onları bileytaşıyla ovalamaya başladım.髪留めで作ったピンセットを使うんだけど
Diyelim ki, bundan 3 milyon yıl önce Afrika ovalarında yürüyen bir ilkel insansınız.Du är en huminid för tre miljoner år sedan gåendes på Afrikas slätter.
Diyelim ki, bundan 3 milyon yıl önce Afrika ovalarında yürüyen bir ilkel insansınız.Ești un Hominid în urmă cu trei milioane de ani și mergi prin șesurile Africii.
Diyelim ki, bundan 3 milyon yıl önce Afrika ovalarında yürüyen bir ilkel insansınız.Giả sử bạn là một người thuộc ba triệu năm trước đang đi trên vùng bình nguyên châu Phi.
Diyelim ki, bundan 3 milyon yıl önce Afrika ovalarında yürüyen bir ilkel insansınız.Je bent een hominide die drie miljoen jaar geleden rondliep op de vlaktes van Afrika.
Diyelim ki, bundan 3 milyon yıl önce Afrika ovalarında yürüyen bir ilkel insansınız.Jesteś hominidem sprzed 3 milionów lat stąpającym po równinach Afryki.
Diyelim ki, bundan 3 milyon yıl önce Afrika ovalarında yürüyen bir ilkel insansınız.Jste hominid žijící před třemi miliony let na afrických pláních.
Diyelim ki, bundan 3 milyon yıl önce Afrika ovalarında yürüyen bir ilkel insansınız.Man var en hominid for tre millioner år siden der gik på Afrikas sletter.
Diyelim ki, bundan 3 milyon yıl önce Afrika ovalarında yürüyen bir ilkel insansınız.Olet hominidi kolmen miljoonan vuoden takaa ja kävelet Afrikan tasangoilla.
Diyelim ki, bundan 3 milyon yıl önce Afrika ovalarında yürüyen bir ilkel insansınız.Sei un ominide, 3 milioni di anni fa, che cammina in una piana in Africa.
Diyelim ki, bundan 3 milyon yıl önce Afrika ovalarında yürüyen bir ilkel insansınız.Sie sind ein Hominide vor drei Millionen Jahren, unterwegs im afrikanischen Flachland.
Diyelim ki, bundan 3 milyon yıl önce Afrika ovalarında yürüyen bir ilkel insansınız.Ste hominid žijúci pred troma miliónmi rokov, kráčajúci po pláňach Afriky.
Diyelim ki, bundan 3 milyon yıl önce Afrika ovalarında yürüyen bir ilkel insansınız.Supón que eres un homínido hace 3 millones de años que camina por las llanuras de África.
Diyelim ki, bundan 3 milyon yıl önce Afrika ovalarında yürüyen bir ilkel insansınız.Vocês são um hominídeo, há três milhões de anos atrás, que caminham pelas planícies de África.
Diyelim ki, bundan 3 milyon yıl önce Afrika ovalarında yürüyen bir ilkel insansınız.Vous êtes un humain il y a trois millions d'années en train de marcher dans les plaines d'Afrique.
Diyelim ki, bundan 3 milyon yıl önce Afrika ovalarında yürüyen bir ilkel insansınız.Είστε ένας ανθρωπίδης πριν τρία εκατομμύρια χρόνια που περιπλανάται στις πεδιάδες της Αφρικής.
Diyelim ki, bundan 3 milyon yıl önce Afrika ovalarında yürüyen bir ilkel insansınız.Вие сте хоминид от преди три милиона години, който се разхожда из равнините на Африка.
Diyelim ki, bundan 3 milyon yıl önce Afrika ovalarında yürüyen bir ilkel insansınız.Представьте, три миллиона лет назад, вы гоминид и бродите по африканским просторам.
Doğduğun gün göbek bağın kesilmedi, temizlemek için seni yıkamadılar, tuzla ovalamadılar, kundağa sarmadılar.너의 난 것을 말하건대 네가 날 때에 네 배꼽줄을 자르지 아니하였고 너를 물로 씻어 정결케 하지 아니하였고 네게 소금을 뿌리지 아니하였고 너를 강보에 싸지도 아니하였나니
Doğduğun gün göbek bağın kesilmedi, temizlemek için seni yıkamadılar, tuzla ovalamadılar, kundağa sarmadılar.ומולדותיך ביום הולדת אתך לא כרת שרך ובמים לא רחצת למשעי והמלח לא המלחת והחתל לא חתלת׃
Doğduğun gün göbek bağın kesilmedi, temizlemek için seni yıkamadılar, tuzla ovalamadılar, kundağa sarmadılar.اما ميلادك يوم ولدت فلم تقطع سرتك ولم تغسلي بالماء للتنظّف ولم تملّحي تمليحا ولم تقمّطي تقميطا.
Doğduğun gün göbek bağın kesilmedi, temizlemek için seni yıkamadılar, tuzla ovalamadılar, kundağa sarmadılar.論 到 你 出 世 的 景 況 、 在 你 初 生 的 日 子 沒 有 為 你 斷 臍 帶 、 也 沒 有 用 水 洗 你 、 使 你 潔 淨 、 絲 毫 沒 有 撒 鹽 在 你 身 上 、 也 沒 有 用 布 裹 你
Doğduğun gün göbek bağın kesilmedi, temizlemek için seni yıkamadılar, tuzla ovalamadılar, kundağa sarmadılar.論到 你 出世 的 景況 、 在 你 初生 的 日子 沒有為 你 斷臍帶 、 也沒 有用 水洗 你 、 使 你 潔淨 、 絲毫沒 有 撒鹽 在 你 身上 、 也沒 有 用布 裹 你
Doğuya göçerlerken Şinar bölgesinde bir ova bulup oraya yerleştiler.A stalo sa, keď sa rušali od východu, že našli rovinu v zemi Sineáre a bývali tam.
Doğuya göçerlerken Şinar bölgesinde bir ova bulup oraya yerleştiler.Comme ils étaient partis de l`orient, ils trouvèrent une plaine au pays de Schinear, et ils y habitèrent.
Doğuya göçerlerken Şinar bölgesinde bir ova bulup oraya yerleştiler.Da de nu drog østerpå, traf de på en Dal i Sinear, og der slog de sig ned.
Doğuya göçerlerken Şinar bölgesinde bir ova bulup oraya yerleştiler.Da sie nun zogen gen Morgen, fanden sie ein ebenes Land im Lande Sinear, und wohnten daselbst.
Doğuya göçerlerken Şinar bölgesinde bir ova bulup oraya yerleştiler.E deslocando-se os homens para o oriente, acharam um vale na terra de Sinar; e ali habitaram.
Doğuya göçerlerken Şinar bölgesinde bir ova bulup oraya yerleştiler.Emigrando dall'oriente gli uomini capitarono in una pianura nel paese di Sennaar e vi si stabilirono
Doğuya göçerlerken Şinar bölgesinde bir ova bulup oraya yerleştiler.És lõn mikor kelet felõl elindultak vala, Sineár földén egy síkságot találának és ott letelepedének.
Doğuya göçerlerken Şinar bölgesinde bir ova bulup oraya yerleştiler.I stalo se, když se brali od východu, nalezli pole v zemi Sinear, a bydlili tam.
Doğuya göçerlerken Şinar bölgesinde bir ova bulup oraya yerleştiler.I stało się, gdy wyszli od wschodu słońca, znaleźli równinę w ziemi Senaar, i mieszkali tam.
Doğuya göçerlerken Şinar bölgesinde bir ova bulup oraya yerleştiler.이에 그들이 동방으로 옮기다가 시날 평지를 만나 거기 거하고
Doğuya göçerlerken Şinar bölgesinde bir ova bulup oraya yerleştiler.Kun he lähtivät liikkeelle itään päin, löysivät he lakeuden Sinearin maassa ja asettuivat sinne.
Doğuya göçerlerken Şinar bölgesinde bir ova bulup oraya yerleştiler.Men när de bröto upp och drogo österut, funno de en lågslätt i Sinears land och bosatte sig där.
Doğuya göçerlerken Şinar bölgesinde bir ova bulup oraya yerleştiler.Nhưng khi ở Ðông phương dời đi , người_ta gặp một đồng_bằng trong xứ Si-nê - a , rồi ở tại đó .
Doğuya göçerlerken Şinar bölgesinde bir ova bulup oraya yerleştiler.Nhưng khi ở Ðông phương dời đi, người ta gặp một đồng bằng trong xứ Si-nê-a, rồi ở tại đó.
Doğuya göçerlerken Şinar bölgesinde bir ova bulup oraya yerleştiler.Og da de drog frem mot øst, fant de en slette i landet Sinear, og de bosatte sig der.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod