1980'lerden önce son otuz yılda olduğundan çok daha az doğum gerçekleşiyordu.Επειδή πριν από το 1980, γεννιόντουσαν πολύ λιγότεροι άνθρωποι απ' ό,τι τα τελευταία 30 χρόνια.
1980'lerden önce son otuz yılda olduğundan çok daha az doğum gerçekleşiyordu.До 1980-го родилось гораздо меньше людей, чем на протяжении последних 30 лет.
1980'lerden önce son otuz yılda olduğundan çok daha az doğum gerçekleşiyordu.Защото преди 1980 г., имаше по-малко родени хора, отколкото имаше през последните 30 години.
1980'lerden önce son otuz yılda olduğundan çok daha az doğum gerçekleşiyordu.מפני שלפני 1980, הרבה פחות אנשים נולדו מאשר במהלך שלושים השנים האחרונות
1980'lerden önce son otuz yılda olduğundan çok daha az doğum gerçekleşiyordu.لأن هناك عددا أقل من الأطفال الذين ولدوا قبل عام 1980، مما كان خلال السنوات الـ 30 الماضية.
"a" çarpı "b" eksi otuza eşit olduğu için bu sayılardan biri negatif olmalı.A * B = -30 이므로 A 와 B, 두 숫자들 중 하나는 반드시 음수여야 하지만
Ama yüzde otuz geçer not değildir.Dar 30% nu este o notă de trecere.
Ama yüzde otuz geçer not değildir.하지만 30점은 합격이 아니죠.
Ama yüzde otuz geçer not değildir.Aber 30 Prozent ist noch keine bestandene Prüfung.
Ama yüzde otuz geçer not değildir.Ale 30% nie oznacza zdania testu.
Ama yüzde otuz geçer not değildir.Ale 30 percent nestačí aby prešli testom.
Ama yüzde otuz geçer not değildir.Ale 30 procent k udělání testu nestačí.
Aslında bir tura ve dört yazının herhangibir sıralamasının olasılığı otuzikide bir olacak.Dá se říci, že pravděpodobnost jakéhokoli pořadí pannen a orlů bude vždy 1 z 32.
Aslında bir tura ve dört yazının herhangibir sıralamasının olasılığı otuzikide bir olacak.De fato, a probabilidade de qualquer ordem particular de cara e coroas irá ser 1 em 32.
Aslında bir tura ve dört yazının herhangibir sıralamasının olasılığı otuzikide bir olacak.In feite, de kans op alle mogelijke volgordes van kop en munt zal 1 op de 32 zijn
Aslında bir tura ve dört yazının herhangibir sıralamasının olasılığı otuzikide bir olacak.Tatsächlich ist die Wahrscheinlichkeit für eine bestimmte Reihenfolge von Kopf und Zahl immer 1 zu 32.
Aslında bir tura ve dört yazının herhangibir sıralamasının olasılığı otuzikide bir olacak.W zasadzie prawdopodobieństwo dowolnej ustalonej kolejności orłów i reszek będzie równe 1/32.
Avdonun kırk oğlu, otuz torunu ve bunların bindiği yetmiş eşeği vardı. İsraili sekiz yıl yönetti.der hatte vierzig Söhne und dreißig Enkel, die auf siebzig Eselsfüllen ritten; er richtete Israel acht Jahre
Avdonun kırk oğlu, otuz torunu ve bunların bindiği yetmiş eşeği vardı. İsraili sekiz yıl yönetti.Ebbe quaranta figli e trenta nipoti, i quali cavalcavano settanta asinelli. Fu giudice d'Israele per otto anni
Avdonun kırk oğlu, otuz torunu ve bunların bindiği yetmiş eşeği vardı. İsraili sekiz yıl yönetti.Él tenía cuarenta hijos y treinta nietos que montaban setenta asnos. Juzgó a Israel durante ocho años
Avdonun kırk oğlu, otuz torunu ve bunların bindiği yetmiş eşeği vardı. İsraili sekiz yıl yönetti.Han hadde firti sønner og tretti sønnesønner, som red på sytti asenfoler; han dømte Israel i åtte år.
Avdonun kırk oğlu, otuz torunu ve bunların bindiği yetmiş eşeği vardı. İsraili sekiz yıl yönetti.그에게 아들 사십과 손자 삼십이 있어서 어린 나귀 칠십 필을 탔었더라 압돈이 이스라엘의 사사가 된지 팔 년이라
Avdonun kırk oğlu, otuz torunu ve bunların bindiği yetmiş eşeği vardı. İsraili sekiz yıl yönetti.Ten měl čtyřidceti synů a třidceti vnuků, kteříž jezdili na sedmdesáti mezcích; i soudil Izraele osm let.
Bence otuz saniye sürecek.Tiga puluh detik, menurut pendapat saya.
Bence otuz saniye sürecek.Treinta segundos, diría yo.
Bence otuz saniye sürecek.Trenta secondi, direi.
Bence otuz saniye sürecek.אני מעריכה, בערך 30 שניות.
Ben otuz şimdi ama. "Telafi edilmelidir."Aku hanyalah tiga puluh sekarang "." Ini harus dipulihkan. "
Ben otuz şimdi ama. "Telafi edilmelidir."Én azonban thirty most. " Meg kell téríteni. "
Ben otuz şimdi ama. "Telafi edilmelidir."Eu sou apenas trinta agora. " Ele deve ser recuperado. "
Ben otuz şimdi ama. "Telafi edilmelidir."Ich bin aber jetzt dreißig. " Es erholt werden muss. "
Ben otuz şimdi ama. "Telafi edilmelidir."Ik ben slechts dertig nu. " Het moet worden teruggevorderd. "
Ben otuz şimdi ama. "Telafi edilmelidir."Io sto ma trenta ora. " Deve essere recuperato. "
Ben otuz şimdi ama. "Telafi edilmelidir."Jag är utan trettio nu. " Det måste återvinnas. "
Ben otuz şimdi ama. "Telafi edilmelidir."Já jsem ale třicet. " To musí být navrácena. "
Ben otuz şimdi ama. "Telafi edilmelidir."Ja som ale tridsať. " To musí byť vrátená. "
Ben otuz şimdi ama. "Telafi edilmelidir."Jaz sem pa thirty zdaj. " To je treba vrniti. "
Ben otuz şimdi ama. "Telafi edilmelidir."Jeg er kun tredive nu. " Det skal inddrives. "
Birazdan size göstericem. İki faktoryel çarpı bir bölü otuziki.Сега са ни останали само 4 хвърляния, затова има шанс 1 от 4 хвърляния да е тура.
Bir fikir vermesi açısından, kütleçekimden on üzeri otuz altı kat daha güçlüdür diyebiliriz.A jen pro představu: tahle je 10^36krát silnější než gravitace.
Bir fikir vermesi açısından, kütleçekimden on üzeri otuz altı kat daha güçlüdür diyebiliriz.Và chỉ để cho các bạn cảm nhận, nó khoảng gấp 10^36 lần sức mạnh lực hấp dẫn
Bir fikir vermesi açısından, kütleçekimden on üzeri otuz altı kat daha güçlüdür diyebiliriz.Вона в 10^36 разів сильніша за гравітацію.
Bir onay işareti olduğunu. Ve devam etti, dedi otuz sekiz artı yedi, buAchtundzwanzig plus sieben ist gleich fünfunddreißig, das haben wir gerade gemacht.
(b) otuz beş yaşından küçük ve yetmiş beş yaşından büyük; (c) Parlamento üyesi olma vasfına sahip.(c) данное лицо имеет право быть избранным в парламент.
Otuzun üzerinde çocuk kitabı yayımladı.그는 10대로서 수많은 국가 소년 기록을 세웠다.
Uçaktaki dört mürettebatın tamamı ve yerdeki otuz üç kişi öldü.이 사고로 4명의 승무원 전부와 지상에 있던 33명이 사망하였다.
Yayımlanmasından bugüne kadar yirmi altı dile çevrildi ve yayın hakları otuz sekiz bölgeye satıldı.מאז יציאתו לאור, תורגם הספר ל-26 שפות וזכויות ההוצאה לאור שלו נמכרו ב-38 אזורים שונים.
Muharebe, Otuz Yıl Savaşı'nda Protestanların ilk büyük zaferiydi.הקרב היה הניצחון הפרוטסטנטי המשמעותי הראשון במסגרת מלחמת שלושים השנה.
Şarkı, 2001'de çıktı ve İngiltere listelerinde ilk otuza girdi.השיר יצא לאור באמצע 2001, והגיע למקום הראשון בבריטניה.
Eddard otuzlu yaşlarındadır.אדיק הוא מובטל בן 30.
Sonra yayılır, otuz yıl kaybolur.לאט לאט יצאו ובמשך עשרות שנים.
Otuzbeş asker Amerikan Donanması tarafından kurtarılarak esir alındı.35 са спасени от американския флот и са взети за военнопленници.
Otuz Beş Yaş, Cahit Sıtkı Tarancı.На около 35 години той все още е ставилац.
Sonradan bunlara otuzdört bilim adamı daha katıldı.Към тях са се присъединили още тринайсет.
Platon, Sokrates öldüğünde otuz bir yaşındadır.Когато умира, Плат е на 30 години.
Otuz dört yaşında ilk çocuğunu doğurdu.На 18 години тя ражда първото си дете.
Geleneksel Hristiyan görüşüne göre otuz gümüş dinara İsa'yı ele vermiştir.On je, prema Bibliji, za 30 srebrnjaka Isusa predao farizejima.
Yaşamının son otuz yılını Dusiburg'da geçirdir.U Đakovu je proveo zadnjih trideset godina svog života.
Bu döngü tam otuz kez tekrarlanmıştır.Tento cyklus sa mal opakovať až desaťkrát.
Emrinde otuz altı şeytan birliği vardır.Obsahuje 36 inštrumentálnych skladieb.