Ana içeriğe geç
Sözlük

otuz ile cümle

otuz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
O, otuz yaşına girmeden önce resim yapmaya başladı.It was not until he was thirty that he started to paint.
O otuz yaşına kadar o bir yazar olmaya karar vermedi.He did not decide to be a writer until he was thirty.
Otuz yaşında kendini öldürdü.He killed himself at the age of thirty.
O otuz yaşında intihar etti.He killed himself at the age of thirty.
O yaklaşık otuzdur.He is about thirty.
O, otuzlu yaşların başlarındadır.He is in his early thirties.
O otuz yıldır ordudaydı.He was in the army for thirty years.
Otuz dakika geç döndü.He turned up 30 minutes late.
O, dokuzdan beş otuza kadar çalışır.He works from nine to five-thirty.
O otuz beş yıldır kabilesinin şefidir.He has been the chief of his tribe for 35 years.
O, bu bahar otuz yıldır öğretmenlik yapıyor olacak.He will have been teaching for thirty years this spring.
Onlar otuz dakika sonra bize yetiştiler.They caught up with us half an hour later.
O otuzun üzerinde olamaz.She cannot be over thirty.
O otuzu aşkın olamaz; o hâlâ yirmili yaşlarda olmalı.She can't be over thirty; she must still be in her twenties.
O evlendiğinde otuz yaşın üzerinde olmalı.She must have been over thirty when she got married.
Onun sanatsal yeteneği ortaya çıktığında o otuz yaşın üzerindeydi.She was over thirty when her artistic talent emerged.
Otuzlu yaşlara kadar bir bebek sahibi olma niyetinin olmadığını söylüyor.She says she has no intention of having a baby until she's in her thirties.
O, otuzlu yaşlara kadar bir bebek sahibi olma niyetinin olmadığını söylüyor.She says she has no intention of having a baby until she's in her thirties.
O, otuz yaşından daha fazla gibi görünüyor.It seems she is more than thirty years old.
O otuz yaşın üzerinde olamaz.She can't be over thirty.
Sanırım o otuzun üzerindedir.I guess that she is over thirty.
Ben onun otuz yaşın üzerinde olduğunu tahmin ediyorum.I guess that she is over thirty.
O otuzlu yaşlarında, ama yaşına göre yaşlı görünüyor.She is in her thirties, but looks old for her age.
O, otuz yıl boyunca müzik öğretti.She taught music for thirty years.
Otuz yıldır müzik öğretiyor.She taught music for thirty years.
Yaklaşık otuz dakikada geri döndü.She came back in about thirty minutes.
Otuz dakikadır onu bekliyor.She has been waiting for him thirty minutes.
O otuz bir yaşında.She is thirty-one.
O yaşını başını almış. En azından otuz yaşında.She's no spring chicken. She's at least thirty.
Uçak, otuz dakika gecikmeyle havaalanına varacak.The plane will arrive at the airport thirty minutes late.
Uçak otuz dakika geç geldi.The plane came in 30 minutes late.
Uçak sabah 11.00'de havalandı; planlanandan otuz dakika daha sonra.The plane took off at 11:00 a.m; thirty minutes later than scheduled.
Babam otuz yıldır Nagoya'da yaşamaktadır.My father has lived in Nagoya for 30 years.
Tren raydan çıktı ve yaklaşık otuz yolcu ya öldü ya da yaralandı.The train was derailed and about thirty passengers were either killed or injured.
Tren bu öğleden sonra bir otuzda kalkıyor.The train leaves at one-thirty this afternoon.
Konuşma otuz dakika sürdü.The speech lasted thirty minutes.
Yazın, sıcaklık otuzla kırk santigrat arasında değişkenlik gösterir.In the summer, the temperature ranges from thirty to forty degrees Celsius.
Ben otuz yaşında bekar bir kadınım.I'm a thirty-year-old unmarried woman.
Ben otuzlu yaşlarda aptal yaşlı bir hizmetçiyim.I'm a stupid old maid in my thirties.
Evlendiğimizden beri otuz yıl oldu.It's been thirty years since we got married.
Bu sekiz otuzdan önce başlamayacak.It won't start before eight-thirty.
O otuz yaşında.He is thirty years old.
Akşam yemeği saat dokuz otuzda servis edildi.Supper is served at nine-thirty.
Lütfen otuz dakika bekleyin.Please wait for thirty minutes.
O artık genç değil. O en azından otuz yaşında.She isn't young anymore. She's at least 30 years old.
Otuz Yıl Savaşları ne zaman gerçekleşti?When did the Thirty Years' War take place?
Bir litre süt yaklaşık otuz gram protein içerir.A liter of milk contains about thirty grams of protein.
On, yirmi, otuz, kırk, elli, altmış, yetmiş, seksen, doksan, yüz.Ten, twenty, thirty, forty, fifty, sixty, seventy, eighty, ninety, hundred.
Ağacın kök sistemi otuz metre boyunca uzanır.The tree's root system stretches over thirty meters.
Beş kere yedi, otuz beştir.Five times seven is thirty-five.
Hava sıfırın altında otuz derecedir.It's thirty degrees below zero.
Tom yirmi ve otuz yaşları arasındadır.Tom is between twenty and thirty years old.
Köpekler yaklaşık olarak dakikada otuz kez nefes alır.Dogs breathe approximately 30 times a minute.
Otuz beş santigrat derece doksan beş Fahrenheit dereceye eşittir.Thirty-five degrees centigrade equals ninety-five degrees Fahrenheit.
Tom'un amacı otuzundan önce bir ev sahibi olmaktır.Tom's goal is to own a home before he's thirty.
Onların şirket garantisi otuz gündür.Their company guarantee is for thirty days.
Bazı aylar otuz çeker, diğerleri otuz bir.Some months have thirty days, others thirty one.
Bu sınıf otuz beş öğrenciden oluşur.This class consists of thirty-five students.
Otuz üç yaşında.She's thirty-three.
O sekiz otuza kadar başlamaz.It doesn't start until eight thirty.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod