Ana içeriğe geç
Sözlük

otuz ile cümle

otuz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
En kötü ihtimalle sadece otuz dakika geç kalmış olacaksın.You will be delayed for only thirty minutes at worst.
Toplam olarak otuz üye vardı.The members numbered thirty, all told.
Buradan istasyona yürümemiz otuz dakikamızı alır.It takes us thirty minutes to walk from here to the station.
Adaylar otuz yaşın altında olmalılar.Applicants must be under thirty years old.
Sanırım otuz dakika daha beklesek iyi olur.I think we had better wait another thirty minutes.
O, otuz metre uzunluğundadır.It is thirty meters in length.
O, altı otuz'da başlar.It begins at six-thirty.
Ağaçlar otuz metre aralıkla ekilir.The trees are planted at intervals of thirty meters.
Duvar otuz yarda uzunluğunda.The wall is thirty yards long.
Köprünün eni otuz metre.The bridge is thirty meters in width.
Toplantıda hazır otuz kişi vardı.There were thirty people present at the meeting.
Otuz dakikadan daha az bir sürede oraya varabilirsiniz.You can get there in less than thirty minutes.
Otuz dakika içinde döneceğim böylece zamanında konserde olacağım.I'll be back in thirty minutes so I'll be in time for the concert.
Müzeye giriş otuz dolardır.Admission to the museum is thirty dollars.
Bu sınıf sadece otuz öğrenci alabilir.This classroom can accommodate only thirty students.
Bu, otuz altı yıl içinde en sıcak yaz olacak.This is going to be the hottest summer in thirty-six years.
Bu otuz yıl içinde yaşadığımız en sıcak yaz.This is the hottest summer we have had in thirty years.
Otobüs otuz kişi taşıyabilir.The bus is capable of carrying thirty people.
Kulübün otuz üyesi vardır.The club has thirty members.
Bu sınıf otuz beş tane öğrenciden oluşur.This class is made up of thirty-five pupils.
Otuz yıl boyunca en kurak haziran ayı.It has been the driest June for thirty years.
Sınıfımızdaki oğlan sayısı otuzdur.The number of boys in our class is thirty.
Saat tam sekiz otuz mu?Is it just eight-thirty?
Otuz dakika içinde geri dönmelisin.You have to come back in 30 minutes.
Her otuz dakikada hareket eder.It leaves every thirty minutes.
Otuza kadar say.Count up to thirty.
"Saat kaç?" "On otuz.""What time is it?" "It is ten-thirty."
"Otobüsler bir saat içinde ne sıklıkta çalışırlar?" "Her otuz dakikada.""How often do the buses run in an hour?" "Every thirty minutes."
Bu otuz yıl içinde yaşadığımız en sıcak yaz mevsimi.This is the hottest summer that we have had in thirty years.
Bu, otuz yıl içerisinde yaşadığımız en soğuk kıştır.This is the coldest winter that we have had in thirty years.
Bana günün otuz dakikasını ayırır mısın?Would you mind sparing me thirty minutes of the day?
Onunla ilk karşılaştığımda otuzuna yaklaşıyordu.She was approaching thirty when I first met her.
Okulumuz sekiz otuzda başlar.Our school begins at eight-thirty.
Uçağımız otuz dakika gecikti.Our plane was about thirty minutes late.
Biz evleneli otuz yıl oldu.It is thirty years since we married.
Saatim bir ayda otuz saniye ileri gider.My watch gains thirty seconds a month.
Bu sabah benim ateşim otuz yedi derecenin altındaydı.My temperature was below thirty-seven degrees this morning.
Şimdi otuz yaşındayım.I am 30 years old now.
Yaklaşık iki otuzda Kobe'ye vardım.I arrived in Kobe around two thirty.
Ben burada otuz yıl yaşadım.I have lived here for thirty years.
Otuz saniye ile treni kaçırdım.I missed the train by thirty seconds.
Otuz dakikanın üzerinde bekletildim.I was made to wait for over 30 minutes.
Aşırı hızdan otuz dolarlık cezaya çarptırıldım.I was fined thirty dollars for speeding.
Genellikle saat altı otuz civarında kalkarım.I usually get up at about six-thirty.
Bir sonraki otobüs otuz dakika sonra geldi.The next bus came thirty minutes later.
Saat yedi otuzdu.It was seven thirty.
Araba ile sadece otuz dakika sürer.It only takes thirty minutes by car.
Okul sabah sekiz otuzda başlar.School begins at half past eight in the morning.
En az otuz öğrenci yoktu.At least thirty students were absent.
İnsanlar otuzundan önce olgunlaşırlar.Men get their growth before they are thirty.
Her otuz dakikada doğum sancım var.I have labor pains every thirty minutes.
Osamu Dazai otuz dokuz yaşındayken kendini öldürdü.Osamu Dazai killed himself at the age of thirty-nine.
Tren şiddetli kar yağışı yüzünden otuz dakika geç kaldı.The train was thirty minutes late on account of the heavy snow.
Sen geç kaldın. Toplantı otuz dakika önce bitti.You are late. The meeting finished thirty minutes ago.
Erkek kardeşim ve kız kardeşim her sabah yaklaşık yedi otuzda kalkar.My brother and sister get up about seven-thirty every morning.
Tren her otuz dakikada bir çalışır.The train runs every thirty minutes.
O otuzdan aşağı olamaz.He can't be under thirty.
O, yeni evin yaklaşık otuz milyon yene mal olacağını tahmin ediyor.He estimates that the new house will cost roughly thirty million yen.
Neredeyse otuz yaşındayken öldü.He died when he was scarcely thirty.
Otuz yaşına kadar resim yapmaya başlamadı.He didn't start to paint until he was thirty.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod