Ana içeriğe geç
Sözlük

otuz ile cümle

otuz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Onu otuz dakika içinde yapabilir misin?Can you do that in thirty minutes?
Yakında otuz yaşına gireceğim.I'll be turning thirty soon.
Tom Mary'nin geç kalacağına dair benimle otuz dolara bahse girdi.Tom bet me thirty dollars that Mary would be late.
Gelecek ay otuz yaşında olacağım.I'll be thirty next month.
Ne Tom ne de Mary otuz yaşındandan daha fazlaNeither Tom nor Mary is over thirty.
Tom henüz otuz yaşında değil.Tom isn't thirty yet.
Faturayı ödemek için Sami'nin otuz günü var.Sami has thirty days to pay the invoice.
Mary otuz yaşına kadar keman çalmaya başlamadı.Mary didn't start playing the violin until she was thirty year old.
Tom buradan otuz dakikadan daha az mesafede yaşıyor.Tom lives less than thirty minutes from here.
Tom otuz dakikadır dışarıda bekliyordu.Tom was waiting outside for thirty minutes.
Onlar fiyattan otuz dolar indirim yaptılar.They knocked thirty dollars off the price.
Otuz dakika içinde sana geri döneceğim.I'll come back for you in thirty minutes.
Tom bir saatte yaklaşık otuz dolar para kazanıyor.Tom makes about thirty dollars an hour.
Yaklaşık otuz kişi yaralandı.About thirty people have been injured.
Tom Mary'nin otuz yaşından fazla olduğunu söyledi.Tom said that Mary was over thirty.
Tom, Mary'nin otuz yaşında olduğunu söyledi.Tom said that Mary was thirty.
Tom'u otuz yıldan daha fazla süredir tanıyorum.I've known Tom for more than thirty years.
Tom ve Mary'nin her ikisinin de otuzun üzerinde olduğunu düşünmüştüm.I thought Tom and Mary were both over thirty.
Tom hâlâ her akşam otuz dakika Fransızca çalışıyor.Tom still studies French every evening for thirty minutes.
Tom ve Mary ikisi de otuz yaşında, ama çok daha genç görünüyorlar.Tom and Mary are both thirty, but they look much younger.
Tom ve Mary ikisi de saatte otuz dolar para kazandıklarını söylüyorlar.Tom and Mary both say they make thirty dollars an hour.
Tom, otuz yıldır öğretmen olarak çalışıyor.Tom has been working as a teacher for thirty years.
Tom günde en az otuz dakika Fransızca öğrenir.Tom studies French at least thirty minutes a day.
Tom programdan yaklaşık otuz dakika geride.Tom is about thirty minutes behind schedule.
Tom günde yaklaşık otuz SMS gönderiyor.Tom sends about thirty text messages a day.
Bunu yapmak yaklaşık otuz dakika sürecektir.It'll take about thirty minutes to do that.
Tom otuz dakika içinde ayrılacak.Tom is going to leave in thirty minutes.
Tom otuz yaşında iken baba oldu.Tom became a father when he was thirty.
Tom sadece birkaç gün içinde otuz yaşında olacak.Tom will be thirty in just a few days.
Tom muhtemelen o zaman otuz yaşındaydı.Tom was probably thirty at the time.
Tom hâlâ otuz dakika uzaklıktadır.Tom is still thirty minutes away.
Tom otuz dakika içinde ayrılıyor.Tom is leaving in thirty minutes.
Tom pazartesi günü otuz yaşında olacak.Tom will be thirty on Monday.
Tom gelecek hafta otuz yaşında olacak.Tom will be thirty next week.
Tom, Mary'ye otuz dolar ödünç para alıp alamayacağını sordu.Tom asked Mary if he could borrow thirty dollars.
Buraya otuz dakika önce geldim.I got here about thirty minutes ago.
O zamanlar otuzlu yaşlardaydım.I was in my thirties at that time.
Yaklaşık otuz dakika sürdü.It took about thirty minutes.
Gelecek yıl otuz yaşında olacağım.I'll be thirty next year.
Sanırım Tom hala otuz yaşın altında.I think Tom is still under thirty.
Bence Tom otuzunu geçmiştir.I suspect Tom is over thirty.
Pazartesi Tom'un otuzuncu doğum günüydü.Monday would've been Tom's thirtieth birthday.
Bunu yapması gerekecek otuz insandan biriyim.I'm one of the thirty people who'll need to do that.
Bunu yapmak zorunda kalacak otuz insandan biriyim.I'm one of the thirty people who'll have to do that.
Bunu yapması söylenen otuz insandan biriyim.I'm one of the thirty people who were told to do that.
Bunu yapmak isteyen otuz insandan biriyim.I'm one of the thirty people who wanted to do that.
Bunu yapmak için gerekli olan otuz insandan biriyim.I'm one of the thirty people who needed to do that.
Bunu yapması gereken otuz insandan biriyim.I'm one of the thirty people who need to do that.
Bunu yapmak zorunda olan otuz insandan biriyim.I'm one of the thirty people who have to do that.
Bunu yapmak zorunda kalan otuz insandan biriyim.I'm one of the thirty people who had to do that.
Tom'a ondan otuz dolar borç alıp alamayacağımı sordum.I asked Tom if I could borrow thirty dollars from him.
Tom o zamanlar yaklaşık otuz yaşındaydı.Tom was about thirty at that time.
Tom yaklaşık otuz dakika geç kaldı.Tom was about thirty minutes late.
Tom otuz yıldır Boston'da yaşıyor ama şehri hala iyi tanıyor gibi görünmüyor.Tom has lived in Boston for thirty years, but he still doesn't seem to know the city well.
Tom otuz kilodan fazla verdi.Tom has lost more than thirty kilograms.
Tom bize otuz dolar ödemeyi kabul ettiTom has agreed to pay us thirty dollars.
Onu otuz yıldan fazla bir süredir yapıyorum.I've been doing that for over thirty years.
Bu kitap için otuz dolar ödedim.I paid thirty dollars for this book.
Otuz yıl boyunca bir kömür madencisiydim.I was a coal miner for thirty years.
Tom'a sadece otuz dolar verdim.I just gave thirty dollars to Tom.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod