13:11 – Parlamento oturumu ertelendi.Este hét óráig nem született megállapodás, és az ülést elnapolták.
Her iki kamarada oturumları grup başkanı tarafından yürütülür.Mindkét ház üléseit az elnök (Speaker) vezeti.
Aksi takdirde oturum tartışmaya açılır.Egyéb esetben a Kúria nyilvános ülésen jár el.
Bu oturum başlatma aşamasının sonudur.A hely a (Muntii Vrancei) kiindulási pontja.
Oturum yönetmek.Székhelye Viedma.
Son kayıt oturumu Epworth'un stüdyosunda Temmuz ayında gerçekleşti.Viimeisen kerran levyä äänitettiin heinäkuussa Epworthin studiolla.
Ora Londra civarındaki açık mikrofon oturumlarında ve bazen de babasının pub'ında sahne almaya başladı.Ora esiintyi aluksi open mic -illoissa ympäri Lontoota ja silloin tällöin myös isänsä pubissa.
SSL el sıkışması artık sonra ermiş ve oturum açılmıştır.SOS:n työnimi oli tässä vaiheessa Turn Me On.
Duruşma oturumu, olayı gündeme getiren kişi tarafından açılır.Muutoksenhakumenettely puolestaan alkaa asianosaisen tehdessä valituksen.
Prezidium, oturumlar arasındaki en yüksek güç organı olacak olan TsIK tarafından atanacaktı (9).Αυτό, που θα διοριζόταν από την TSiK, θα είναι το ανώτατο όργανο εξουσίας μεταξύ των συνόδων (9).
1989 yılında, Kraliyet Yüksek Savunma Enstitüsü'nde özel oturumlara katıldı.Το 1989 παρευρέθηκε σε μια σειρά από ειδικές συνεδριάσεις στο Βασιλικό Ινστιτούτο Ανώτερης Άμυνας.
Aksi takdirde oturum tartışmaya açılır.Αλλιώς, το βήμα ανοίγεται για συζήτηση.
Belge,11 Ekim 1990'da Başkurdistan ÖSSC Yüksek Sovyeti'nin üçüncü oturumunda kabul edildi.Η Διακήρυξη εγκρίθηκε στις 11 Οκτωβρίου 1990 κατά την τρίτη σύνοδο του Ανώτατου Σοβιέτ της Μπασκιρικής ΑΣΣΔ.
Öğleden sonraki oturumda Klinik Tıp Bilimleri Testi yapılmakta ve bunun da süresi 150 dakikadır.Στην συνέχεια το ίδιο απογευματινό διεξάγεται η «Σχολή Θεοκρατικής Διακονίας» και διαρκεί 30 λεπτά.
Oturumların başlama saati 10:00'dır.Όταν λέμε ότι είναι δέκα και μισή δεν είναι πια δέκα και μισή.
Aday öğrenciler istedikleri kadar oturuma girme haklarına sahiplerdir.Οι φοιτητές καλούνται να επιλέξουν την κατευθυνση-κλίση που τους ενδιαφέρει.
Oturum İlanı: Oturum bildirimiyle aynı işleve sahiptir.Είναι φυσιολογικό ο πράκτορας εγγραφής να κατέχει μια έδρα.
Adaylar tercih yapabilmek için bu oturumdan en az 150 puan almak zorundadır.For det første skal kandidaterne anbefales af mindst 150 vælgere i opstillingskredsen.
13:11 – Parlamento oturumu ertelendi.Afstemningen skete klokken 23:03 efter en lang debat om formuleringen af beslutningen.
Tam oturumlu SSL'nin eklenmesi 9 Kasım 2010'da yayınlandı.Indspilningerne til den tredje ep foregik i oktober 2010.
Bu ona istemci/TGS oturum anahtarını verir.Derfor udtænker han en ide om, at lade Tsunade tage pladsen.
Sorular lise müfredatından gelecektir ve bu oturuma girmek zorunludur.Cassie bliver meldt in på den lokale high school og her møder hun bl.a.
Uygulamalar, yalnızca o oturumun yerelinde olacak oturumda paylaşılabilir.Campingpladser kan kun godkendes til denne brug af den kommune, hvor pladsen er hjemmehørende.
Yüksek Sovyet yılda iki kez toplanırdı, oturumlar genellikle bir haftadan kısa sürerdi.Det Europæiske Råd mødes ved såkaldte "topmøder" mindst to gange om året, som regel fire gange årligt.
Bu oturum adeta Tiberius'un tüm saltanatının niteliğini belirlemiş gibidir.Denne sammenkomsten synes å ha satt tonen for hele styret til Tiberius.
Adaylar tercih yapabilmek için bu oturumdan en az 150 puan almak zorundadır.For det første må kandidatene anbefales av minst 150 velgere i oppstillingskretsen.
Politbüro, parti Kongresi ve Merkez Komitesi oturumda olmadığında partinin en üst organıydı.PSK er partiets høyestes organ når politbyrået, sentralkomiteen og nasjonalkongressen ikke er i sesjon.
TCP oturumu başarılı kurulmuş ise BGP bu durumda çok zaman harcamaz.Dette er nå bortgått, og BMW bruker nå en komplett lyktenhet i stedet.
4 Haziran'daki beşinci ve son oturuma ise 18 sanığın katılımıyla ilk duruşma tamamlandı.Den fjerde og siste rettssaken ble holdt 19.
Etkinlik finallerine ait oturumlar kalın yazılmış şekilde gösterilmiştir.Skuespillerne i tittelrollene er nevnt med uthevet skrift.
Ora Londra civarındaki açık mikrofon oturumlarında ve bazen de babasının pub'ında sahne almaya başladı.Ora mulai tampil di pertunjukan di sekitar London dan kadang-kadang, di pub milik ayahnya.
SSH-2'nin yeni özelliği tek bir SSH bağlantısının üzerinde bir grup kabuk oturumu çalıştırmadır.Fitur baru dari SSH-2 mencakup kemampuan untuk menjalankan sejumlah sesi shell melalui satu koneksi SSH.
İlk oturum Aziz Petrus Bizilikası’nda 8 Aralık 1869’da gerçekleşmiştir.Sidang Pertama dilaksanakan di Basilika Santo Petrus pada 8 Desember 1869.
Bu oturum adeta Tiberius'un tüm saltanatının niteliğini belirlemiş gibidir.Pertemuan ini tampaknya telah mengatur nada untuk seluruh aturan Tiberius ini.
Filistin Ulusal Meclisi ilk oturumunu Mart 1996'da Gazze'de yaptı.Dewan "Palestinian National Council" mengadakan sidang perdananya di Gaza pada bulan Maret 1996.
Lübnan parlamentosunun 46. seçim oturumunda 31 Ekim 2016 tarihinde cumhurbaşkanı seçildi.Ia terpilih menjadi presiden pada 31 Oktober 2016 pada sesi elektoral ke-46 dari parlemen Lebanon.
Komitenin Temmuz 2017'deki 41. oturumunda karar vermesi bekleniyor.Ủy ban dự kiến sẽ đưa ra quyết định vào kỳ họp thứ 41 của mình vào tháng 7 năm 2017.
Prezidium, oturumlar arasındaki en yüksek güç organı olacak olan TsIK tarafından atanacaktı (9).Sau này, được bổ nhiệm bởi TsIK, đó sẽ là cơ quan quyền lực tối cao giữa các phiên của nó (9).
Bu oturum adeta Tiberius'un tüm saltanatının niteliğini belirlemiş gibidir.Cuộc họp này dường như đã thiết lập các giai điệu cho toàn bộ quy tắc Tiberius của.
Son kayıt oturumu Epworth'un stüdyosunda Temmuz ayında gerçekleşti.Buổi ghi âm cuối cùng diễn ra trong vòng 1 ngày tại studio của Epworth.
Adının doğru olduğu Başlangıç ekranı, bir kullanıcının oturum açma üzerine gördüğü ilk ekrandır.Đúng với tên của nó, màn hình Start là màn hình đầu tiên mà người dùng nhìn thấy sau khi đăng nhập.
Temel kurs her biri üç saat süren on iki akşam haftada bir oturumundan oluşmaktadır.Hình thức điều trị rõ ràng duy nhất của ông là hai giờ tắm hai lần một tuần.
Konsey haftada iki kez toplanır: her salı gayriresmî öğle yemeği ve her çarşamba karar alma oturumu.Hội đồng Thành phố họp vào ngày thứ ba của tuần thứ hai và tuần thứ tư mỗi tháng.
Mesaj F: İstemci/TGS Oturum Anahtarı ile şifrelenmiş İstemci/Sunucu Oturum Anahtarı.Gói tin F: "Khóa phiên máy chủ/máy khách" mã hóa với "Khóa phiên TGS/máy khách".
Arka arkaya, toplam altı oturum yapıldı.Tổng số ghế là 6 ghế.
1989 yılında, Kraliyet Yüksek Savunma Enstitüsü'nde özel oturumlara katıldı.Năm 1989, ông liên tiếp tham gia nhiều khóa học tại Học viện Quốc phòng Hoàng gia Cao cấp.
Burada okyanus bilimi ile ilgili bir oturum vardı.海洋学に関する研究が行われていた。
13:11 – Parlamento oturumu ertelendi.13日の午前11時になり審問は再開。
Bazı filmlerin gösteriminin tamamlanmasının ardından bir soru-cevap oturumu düzenlenir.映画のワンシーンを見た後、問題に答える。
Freisler, saldırı gerçekleştirilmeden önce Halk Mahkemesinin Cumartesi günü oturumunu yapıyordu.この議席は、暗殺される前にライレトが座る予定であった。
Bir şahıs, soruşturmacılardan herhangi birini bularak "Soruşturma Oturumu" ister.取り調べ中、取調官から「何か食べたいか?
Aksine karar alınmadıkça oturumları kapalıdır.逆に言えば、条件が成立しなくなったときに、処理を中止する。
Lisans Yerleştirme Sınavı toplamda beş oturumdan oluşmaktadır.試験的に5ヶ所を認定した。
Toplam 65 oturum sürmüştür.ステージ数は全部で65。
Aday öğrenciler istedikleri kadar oturuma girme haklarına sahiplerdir.学生が希望する内容の仕事に就けるようサポートをする。
Brejnev, silahların kontrolü görüşmeleri için başka bir oturum önerdi.勃列日涅夫提议新一轮军备控制对话。
Bu işlev etkin olduğunda, mantıksal VPN Oturumu birkaç TCP (HTTPS) bağlantısından oluşacaktır.一旦這功能被啟用,邏輯VPN連接將包含多個TCP(HTTPS)連接。
İlk oturumu Londra'daki Westminster Central Hall'da , 51 ülkenin temsilcisiyle gerçekleştirilmiştir.1946年1月10日,聯大的第一次會議在英國倫敦威斯敏斯特中央大廳,共有51國代表出席。
203 gün davalara bakıldı, 872 oturum yapıldı.設9間放影廳,共提供2072個座位。
Bu bilgi küresel (global) veya oturum (session) bazlı olabilir.这些信息的作用域可以是全局的或者某个事务 (session)的。