Ana içeriğe geç
Sözlük

oturum ile cümle

oturum kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Kasım 2008'de kayıt oturumları başladı ve Ekim 2010'a kadar süregeldi.بدأت عمليات التسجيل من نوفمبر 2008 وانتهت في أكتوبر 2010.
Meclis oturumları başlangıçta her iki yılda bir yapılırdı ve (en az) 30 gün boyunca sürerdi.As sessões parlamentares eram inicialmente convocadas a cada dois anos, e duravam, pelo menos, 30 dias.
Sejm oturumlarda Devlet Konseyi tarafından toplanmanın emriyle tartıştı.O Sejm deliberou nas sessões, que eram convocadas pelo Conselho de Estado.
13:11 – Parlamento oturumu ertelendi.Às 19:00 não havia sido conseguido um acordo e a reunião foi suspensa.
Şu ana kadar on altı Oturum gerçekleştirmiştir.Desde então, onze temporadas já foram produzidas.
Burada okyanus bilimi ile ilgili bir oturum vardı.Na cidade fica a sede de um instituto de investigação oceanográfica.
Politbüro, parti Kongresi ve Merkez Komitesi oturumda olmadığında partinin en üst organıydı.O Politburo é o segundo órgão mais alto quando o Comitê Central não está em sessão.
Açılış oturumu 14 Mart 1918'de yapıldı.A inauguração foi realizada em 24 de março de 1918.
2 Temmuz günü yapılan duruşmanın son oturumunda 16 tutuksuz sanığın ifadesi alındı.Op de eerste procesdag kregen de zesentachtig de acte van beschuldiging te horen.
Dört oturumlu bir yan hikâyede, en sevdiği kelimenin “kafatası” olduğundan bahsedilir.Op zijn stokpaardje zitten. - Over zijn lievelingsthema spreken.
Kurulan "oturum kodu" sadece belirli aramalar için kullanılır.De benaming "boek" wordt alleen voor een deel van een wetboek gebruikt.
Oturum Salonuna kayıtlı 343 milletvekilinden 242'si lehine oy kullandı.In de overige 447 gemeenten zou de stemcomputer gebruikt worden.
Toplam 65 oturum sürmüştür.In totaal waren er 56 zittingen.
Sekiz oturumdan sonra Lord Derby başkanlık görevinden ayrıldı.Heer Bommel heeft de gewoonte om acht uur op te staan.
Sınavlar tek oturum şeklinde yapılır.Examens worden enkel mondeling afgelegd.
PMP sınavının sonucu, oturumun sonunda belirlenmektedir.Het boek van Sinterklaas bleek uiteindelijk in Sesamstraat te liggen.
Söz veriyorum, ben bu oturumu unutmayacağım.Ik beloof dat ik deze sessie niet zal vergeten.
Bu ona istemci/TGS oturum anahtarını verir.A kieruje do KDC żądanie klucza sesji.
9 Martta 15 kişiden oluşan icra komitesinin ilk oturum gerçeklişti.9 września odbyło się pierwsze posiedzenie składającego się z 15 osób Komitetu Wykonawczego.
Oturum yönetmek.Zarządzanie sesją.
SSH-2'nin yeni özelliği tek bir SSH bağlantısının üzerinde bir grup kabuk oturumu çalıştırmadır.Nowe funkcje SSH-2 obejmują możliwość uruchamiania dowolnej liczby sesji na jednym połączeniu SSH.
13:11 – Parlamento oturumu ertelendi.Wykład XI – Następujące przedmioty podane do rozwagi.
Kongre'nin Lucknow oturumunda ve Nehru başkanlığında Gandi 1936'da tekrar başa geçti.Gandhi wrócił do partii w roku 1936 podczas prezydentury Nehru.
Burada okyanus bilimi ile ilgili bir oturum vardı.Przy oceanarium funkcjonuje instytut badawczy.
Harmel, Belçika'yı 1949'da Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nun dördüncü oturumunda temsil etti.W 1949 reprezentował Brazylię na forum Zgromadzenia Ogólnego ONZ.
Birden çok oturumda yapılır.Często je w pozycji siedzącej.
Filistin Ulusal Meclisi ilk oturumunu Mart 1996'da Gazze'de yaptı.W marcu 1996 roku w Gazie odbyła się inauguracyjna sesja Palestyńskiej Rady Narodowej.
Aday öğrenciler istedikleri kadar oturuma girme haklarına sahiplerdir.Studenci zwykle mają prawo wyboru godziny, na którą chcą przychodzić.
Mahkeme, sanığın gizli oturumda yaptığı açıklamalara yayın yasağı koydu.Trybunał Konstytucyjny rozpatrzył skargę Rzecznika Praw Obywatelskich na posiedzeniu niejawnym.
"Pasolini Açık Oturumu".Byłem bliski oblania”.
Ancak Speke, Eylül 1864'te, açık oturumdan bir gün önce, kaza kurşunu sonucu öldü.Dla Franka jest rok 1969 - krótko przed wypadkiem, w którym zginął.
Mesaj F: İstemci/TGS Oturum Anahtarı ile şifrelenmiş İstemci/Sunucu Oturum Anahtarı.Meddelande F: Klient/server-sessionsnyckel krypterad med klient/TGS-sessionsnyckeln.
Bu ortak oturuma Senato başkanı (voorzitter van de Eerste Kamer) başkanlık etmektedir.Första kammaren (Eerste Kamer) utnämndes av kungen.
Servis ücretsiz olarak ve Microsoft Account ile oturum için gereklidir.Dessa program tillhandahålls utan kostnad men kräver registrering och tillgång till ett Microsoft-konto.
Bu dokunulmazlıklar parlamentonun oturumlarının başlamasından 40 gün önce başlar ve 40 gün sonra biter.Denna frihet gäller under en parlamentssession samt 40 dagar före eller efter en sådan session.
Ancak sağlık sorunları yüzünden meclis oturumlarına bile katılmadı.Detta trots att han inte följt socialtjänstens behandlingsplan.
Her iki kamarada oturumları grup başkanı tarafından yürütülür.Båda kamrarna leds av en talman.
9 Martta 15 kişiden oluşan icra komitesinin ilk oturum gerçeklişti.9 березня пройшло перше засідання Виконкому з 15 осіб.
Adının doğru olduğu Başlangıç ekranı, bir kullanıcının oturum açma üzerine gördüğü ilk ekrandır.Виправдовуючи свою назву, екран «Пуск» є першим екраном, який користувач бачить після входу.
13:11 – Parlamento oturumu ertelendi.В 23.00 відкрилося нараду прибули депутатів.
1951'de Rockefeller- Bursu bir sene Amerika Birleşik Devletleri oturumunu kendisine sağlamıştır.1951 року він отримує грант від Фонду Рокфеллера та проводить один рік в США.
Oturumda Ukrayna'daki bütün yetkinin Ukrayna Merkez Konseyi'ne aktarılması onaylandı.Цього було повністю достатньо, щоб із приходом більшовиків на терени Західної України його арештувати.
SSH-2'nin yeni özelliği tek bir SSH bağlantısının üzerinde bir grup kabuk oturumu çalıştırmadır.Novou vlastností SSH-2 je také možnost řídit libovolný počet shellů pomocí jednoho SSH spojení.
Aksi takdirde oturum tartışmaya açılır.V opačném případě je spuštěn proces komprimace záhlaví.
1989 yılında, Kraliyet Yüksek Savunma Enstitüsü'nde özel oturumlara katıldı.V roce 1989 absolvoval řadu speciálních zkoušek na Královské vysoké škole národní obrany.
1946 - Milletler Cemiyeti son oturumunu yaptı.1946 – Společnost národů ukončilo činnost.
Cihaz asla provizyonlama oturumunu bölmemelidir.Vokativ se nikdy nepojí s předložkami.
Meclis-i Vükela, 26 Ekim 1905 tarihli oturumunda bu konuyu gündemine almıştır.Rezignaci na poslanecké křeslo oznámil na schůzi 26. září 1905.
Her iki kamarada oturumları grup başkanı tarafından yürütülür.Ambele camera alegeau președintele.
Merkez İcra Komitesi oturumları arasında, Prezidium hükümet idaresini üstlenecekti.Între sesiunile Comitetului Central Executiv, Prezidiumul superviza administrația guvernamentală.
Eğer istemci doğrulanmazsa, oturum sonra erer.Dacă e adevărat că nu sunt dorit la echipă, atunci voi pleca.
İlk oturum Aziz Petrus Bizilikası’nda 8 Aralık 1869’da gerçekleşmiştir.Prima ședință a avut loc în Bazilica Sfântul Petru în ziua de 8 decembrie 1869.
Oturumda Ukrayna'daki bütün yetkinin Ukrayna Merkez Konseyi'ne aktarılması onaylandı.Aprobarea în cadrul Comitetului Executiv Central al Ucrainei a fost tărăgănată.
Bu konferans ve oturumların bildiri kitapları da aynı zamanda seri çekilde yayınlanmaktadır.Detaliile despre ceremonia de nuntă si recepție au fost pe larg relevate de mass-media.
Bu oturum adeta Tiberius'un tüm saltanatının niteliğini belirlemiş gibidir.Această pedeapsă este comparabilă cu cea a Titanului Prometeu.
Son kayıt oturumu Epworth'un stüdyosunda Temmuz ayında gerçekleşti.Az utolsó felvételek Epworth stúdiójában készültek júliusban.
Tisza bu olaydan sonra oturuma devam etti.Tisza ezután folytatta az ülést.
Bunun üstüne Fransa, Birleşmiş Milletler'in toplanması için oturum talep etti.A támadás után Franciaország sürgette az ENSZ BT ülésének összehívását.
Tam oturumlu SSL'nin eklenmesi 9 Kasım 2010'da yayınlandı.A teljes munkamenet SSL titkosítása 2010. november 9-én lett átadva.
Harmel, Belçika'yı 1949'da Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nun dördüncü oturumunda temsil etti.1949-ben a belga delegáció tagja volt az ENSZ közgyűlésének negyedik ülésszakán.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod