Ana içeriğe geç
Sözlük

oturmaya ile cümle

oturmaya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Bundan sonra Davut kalede oturmaya başladı. Bunun için oraya ‹‹Davut Kenti›› adı verildi.In David se je nastanil v gradu, zato so ga imenovali mesto Davidovo.
Bundan sonra Davut kalede oturmaya başladı. Bunun için oraya ‹‹Davut Kenti›› adı verildi.다윗이 그 산성에 거한고로 무리가 다윗성이라 일컬었으며
Bundan sonra Davut kalede oturmaya başladı. Bunun için oraya ‹‹Davut Kenti›› adı verildi.Potom bydlil David na tom hradě, pročež nazvali jej městem Davidovým.
Bundan sonra Davut kalede oturmaya başladı. Bunun için oraya ‹‹Davut Kenti›› adı verildi.Potom býval Dávid na tom hrade, a preto ho nazvali mestom Dávidovým.
Bundan sonra Davut kalede oturmaya başladı. Bunun için oraya ‹‹Davut Kenti›› adı verildi.Så tog David Bolig i Klippeborgen, hvorfor man kaldte den Davidsbyen;
Bundan sonra Davut kalede oturmaya başladı. Bunun için oraya ‹‹Davut Kenti›› adı verildi.Sedan tog David sin boning i bergfästet; därför kallade man det Davids stad.
Bundan sonra Davut kalede oturmaya başladı. Bunun için oraya ‹‹Davut Kenti›› adı verildi.Sitten Daavid asettui vuorilinnaan; sentähden kutsuttiin sitä Daavidin kaupungiksi.
Bundan sonra Davut kalede oturmaya başladı. Bunun için oraya ‹‹Davut Kenti›› adı verildi.Και κατωκησεν ο Δαβιδ εν τω φρουριω οθεν ωνομασαν αυτην πολιν Δαβιδ.
Bundan sonra Davut kalede oturmaya başladı. Bunun için oraya ‹‹Davut Kenti›› adı verildi.Давид жил в той крепости, потому и называли ее городом Давидовым.
Bundan sonra Davut kalede oturmaya başladı. Bunun için oraya ‹‹Davut Kenti›› adı verildi.Тогава Давид се зесели в крепостта; затова тя се нарече Давидов град.
Bundan sonra Davut kalede oturmaya başladı. Bunun için oraya ‹‹Davut Kenti›› adı verildi.וישב דויד במצד על כן קראו לו עיר דויד׃
Bundan sonra Davut kalede oturmaya başladı. Bunun için oraya ‹‹Davut Kenti›› adı verildi.واقام داود في الحصن لذلك دعوه مدينة داود.
Bundan sonra Davut kalede oturmaya başladı. Bunun için oraya ‹‹Davut Kenti›› adı verildi.大 衛 住 在 保 障 裡 . 所 以 那 保 障 叫 作 大 衛 城
Bundan sonra Davut kalede oturmaya başladı. Bunun için oraya ‹‹Davut Kenti›› adı verildi.大衛 住在 保障裡 . 所以 那 保障 叫作 大衛城
‹‹Çakalların uğrağı Hasor, Sonsuza dek viran kalacak, Orada kimse oturmayacak, İnsan oraya yerleşmeyecek.››Hazor bliver Sjakalers Bo, en Ørken til evig Tid; der skal ej bo et Menneske, ej dvæle et Menneskebarn.
‹‹Çakalların uğrağı Hasor, Sonsuza dek viran kalacak, Orada kimse oturmayacak, İnsan oraya yerleşmeyecek.››Hazor será morada de chacales, perpetua desolación. No morará allí nadie, ni la habitará hijo de hombre.
‹‹Çakalların uğrağı Hasor, Sonsuza dek viran kalacak, Orada kimse oturmayacak, İnsan oraya yerleşmeyecek.››I bude Azor příbytkem draků, pustinou až na věky; neosadí se tam žádný, aniž bude bydleti v něm syn člověka.
‹‹Çakalların uğrağı Hasor, Sonsuza dek viran kalacak, Orada kimse oturmayacak, İnsan oraya yerleşmeyecek.››하솔은 시랑의 거처가 되어 영원히 황무하리니 거기 거하는 사람이나 그 중에 우거하는 아무 인자가 없게 되리라
‹‹Çakalların uğrağı Hasor, Sonsuza dek viran kalacak, Orada kimse oturmayacak, İnsan oraya yerleşmeyecek.››והיתה חצור למעון תנים שממה עד עולם לא ישב שם איש ולא יגור בה בן אדם׃
‹‹Çakalların uğrağı Hasor, Sonsuza dek viran kalacak, Orada kimse oturmayacak, İnsan oraya yerleşmeyecek.››وتكون حاصور مسكن بنات آوى وخربة الى الابد. لا يسكن هناك انسان ولا يتغرب فيها ابن آدم
‹‹Çakalların uğrağı Hasor, Sonsuza dek viran kalacak, Orada kimse oturmayacak, İnsan oraya yerleşmeyecek.››夏 瑣 必 成 為 野 狗 的 住 處 、 永 遠 淒 涼 . 必 無 人 住 在 那 裡 、 也 無 人 在 其 中 寄 居
‹‹Çakalların uğrağı Hasor, Sonsuza dek viran kalacak, Orada kimse oturmayacak, İnsan oraya yerleşmeyecek.››夏瑣必 成 為野 狗 的 住處 、 永遠淒涼 . 必無人 住在 那 裡 、 也無人 在 其中 寄居
Çocuk ile beraber oturmayan ebeveyn, çocuğun yanında ikamet ettiği ebeveyne nafaka öder.Den förälder som inte bor med barnet betalar underhållsbidrag till den förälder hos vilken barnet bor.
Çocuk ile beraber oturmayan ebeveyn, çocuğun yanında ikamet ettiği ebeveyne nafaka öder.El progenitor que no vive con el menor debe pagar una pensión de manutención a aquel con el que vive.
Çocuk ile beraber oturmayan ebeveyn, çocuğun yanında ikamet ettiği ebeveyne nafaka öder.Le parent qui ne vit pas avec l’enfant paie la pension alimentaire à celui qui vit avec l’enfant.
Çocuk ile beraber oturmayan ebeveyn, çocuğun yanında ikamet ettiği ebeveyne nafaka öder.Se vanhempi, joka ei asu lapsen kanssa, maksaa elatusapua sille vanhemmalle, jonka luona lapsi asuu.
Çocuk ile beraber oturmayan ebeveyn, çocuğun yanında ikamet ettiği ebeveyne nafaka öder.Тот из родителей, кто не живёт с ребёнком, платит алименты тому из родителей, кто проживает вместе с ребёнком.
Çocuk ile beraber oturmayan ebeveyn, çocuğun yanında ikamet ettiği ebeveyne nafaka öder.即使不与子女同住,父母均有义务抚养未满18周岁的孩子。不与子女同住的一方应付给与孩子同住的一方抚养费。
Çocukla beraber oturmayan ebeveyn, çocukla beraber ikamet eden ebeveyne nafaka öder.El progenitor que no vive con el menor debe pagar una pensión de manutención a aquel con el que vive.
Çocukla beraber oturmayan ebeveyn, çocukla beraber ikamet eden ebeveyne nafaka öder.Le parent qui ne vit pas avec l’enfant verse une pension alimentaire au parent vivant avec l’enfant.
Çocukla beraber oturmayan ebeveyn, çocukla beraber ikamet eden ebeveyne nafaka öder.Se vanhempi, joka ei asu lapsen kanssa, maksaa elatusapua sille vanhemmalle, jonka luona lapsi asuu.
Çocukla beraber oturmayan ebeveyn, çocukla beraber ikamet eden ebeveyne nafaka öder.الوالد الذي لا يسكن مع الطفل، يقوم بدفع مساعدة الإعاشة إلى الوالد الذي يسكن الطفل عنده.
Çocukla beraber oturmayan ebeveyn, çocukla beraber ikamet eden ebeveyne nafaka öder.单亲家庭页面为您提供父母分居后的单亲家庭可获得的援助。抚养费是分居后一方付给另一方的抚养孩子的费用。不与孩子同住的一方应向与孩子同住的那一方支付抚养费。
Dođru. Körkütük sarhoţ olmasaydýn... ...direksiyon baţýna ben oturmayacaktým.Ако ти не беше пил онази вечер,нямаше аз да карам.
Dolap çeviren evimde oturmayacak, Yalan söyleyen gözümün önünde durmayacak.(100:7) Не будет жить в доме моем поступающий коварно; говорящий ложь не останется пред глазами моими.
Dolap çeviren evimde oturmayacak, Yalan söyleyen gözümün önünde durmayacak.Bedriegers mogen niet in mijn huis komen en leugenaars kan ik niet zien!
Dolap çeviren evimde oturmayacak, Yalan söyleyen gözümün önünde durmayacak.Cel ce se dedă la înşelăciune nu va locui în casa mea; cel ce spune minciuni nu va sta înaintea mea.
Dolap çeviren evimde oturmayacak, Yalan söyleyen gözümün önünde durmayacak.Den får icke bo i mitt hus, som övar svek; den som talar lögn skall ej bestå inför mina ögon.
Dolap çeviren evimde oturmayacak, Yalan söyleyen gözümün önünde durmayacak.Der skal ikke i mitt hus bo nogen som farer med svik; den som taler løgn, skal ikke bli stående for mine øine.
Dolap çeviren evimde oturmayacak, Yalan söyleyen gözümün önünde durmayacak.Falsche Leute halte ich nicht in meinem Hause; die Lügner gedeihen bei mir nicht.
Dolap çeviren evimde oturmayacak, Yalan söyleyen gözümün önünde durmayacak.ingen, der øver Svig, skal bo i mit Hus, ingen, som farer med Løgn, bestå for mit Øje.
Dolap çeviren evimde oturmayacak, Yalan söyleyen gözümün önünde durmayacak.Kẻ nào phỉnh gạt sẽ chẳng được ở trong nhà tôi ; Người nói_dối sẽ không đứng nổi trước mặt tôi .
Dolap çeviren evimde oturmayacak, Yalan söyleyen gözümün önünde durmayacak.Kẻ nào phỉnh gạt sẽ chẳng được ở trong nhà tôi; Người nói dối sẽ không đứng nổi trước mặt tôi.
Dolap çeviren evimde oturmayacak, Yalan söyleyen gözümün önünde durmayacak.거짓 행하는 자가 내 집안에 거하지 못하며 거짓말하는 자가 내 목전에 서지 못하리로다
Dolap çeviren evimde oturmayacak, Yalan söyleyen gözümün önünde durmayacak.Nebude bydliti v domě mém činící lest, a mluvící lež nebude míti místa u mne.
Dolap çeviren evimde oturmayacak, Yalan söyleyen gözümün önünde durmayacak.Nebude bývať v mojom dome ten, kto robí ľstive; ten, kto hovorí lož, neobstojí pred mojimi očima.
Dolap çeviren evimde oturmayacak, Yalan söyleyen gözümün önünde durmayacak.Nem lakozik az én házamban, a ki csalárdságot mível; a ki hazugságot szól, nem állhat meg szemeim elõtt.
Dolap çeviren evimde oturmayacak, Yalan söyleyen gözümün önünde durmayacak.Nie będzie mieszkał w domu moim zdrajca, ten, który mówi kłamstwo, nie ostoi się przed oczyma memi.
Dolap çeviren evimde oturmayacak, Yalan söyleyen gözümün önünde durmayacak.No habitará dentro de mi casa el que hace fraude; el que habla mentira no se afirmará delante de mis ojos
Dolap çeviren evimde oturmayacak, Yalan söyleyen gözümün önünde durmayacak.Non abiterà nella mia casa, chi agisce con inganno, chi dice menzogne non starà alla mia presenza
Dolap çeviren evimde oturmayacak, Yalan söyleyen gözümün önünde durmayacak.O que usa de fraude não habitará em minha casa; o que profere mentiras não estará firme perante os meus olhos.
Dolap çeviren evimde oturmayacak, Yalan söyleyen gözümün önünde durmayacak.Penipu tak boleh tinggal di rumahku; pembohong tak akan tahan di hadapanku
Dolap çeviren evimde oturmayacak, Yalan söyleyen gözümün önünde durmayacak.Vilpin tekijä älköön asuko minun huoneessani, valheen puhuja ei kestä minun silmäini edessä.
Dolap çeviren evimde oturmayacak, Yalan söyleyen gözümün önünde durmayacak.Който постъпва коварно, няма да живее вътре в дома ми; Който говори лъжа, няма да се утвърди пред очите ми.
Dolap çeviren evimde oturmayacak, Yalan söyleyen gözümün önünde durmayacak.לא ישב בקרב ביתי עשה רמיה דבר שקרים לא יכון לנגד עיני׃
Dolap çeviren evimde oturmayacak, Yalan söyleyen gözümün önünde durmayacak.‎لا يسكن وسط بيتي عامل غش. المتكلم بالكذب لا يثبت امام عينيّ.
Dolap çeviren evimde oturmayacak, Yalan söyleyen gözümün önünde durmayacak.行 詭 詐 的 、 必 不 得 住 在 我 家 裡 . 說 謊 話 的 、 必 不 得 立 在 我 眼 前
Dolap çeviren evimde oturmayacak, Yalan söyleyen gözümün önünde durmayacak.行 詭詐 的 、 必不 得 住在 我家裡.說謊話 的 、 必不得立 在 我 眼前
Eğer orada oturmaya devam edersen, hiçbir şey. Bu yüzden bugün seninle konuşuyorum.Wat zal jij doen om de wereld geweldig te maken?
Eğer orada oturmaya devam edersen, hiçbir şey.Inget, om du fortsätter sitta där.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod