Eğer orada oturmaya devam edersen, hiçbir şey.Không gì cả, nếu các cậu cứ ngồi ở đó.
Eğer orada oturmaya devam edersen, hiçbir şey.Nič ak tu budete sedieť.
Eğer orada oturmaya devam edersen, hiçbir şey.Nichts, wenn du hier sitzen bleibst!
Eğer orada oturmaya devam edersen, hiçbir şey.Nic, jeśli ciągle będziesz tu siedzieć...
Eğer orada oturmaya devam edersen, hiçbir şey.Niente, se ve ne state lì seduti.
Eğer orada oturmaya devam edersen, hiçbir şey.Tidak ada jika kamu hanya duduk disitu
Eğer orada oturmaya devam edersen, hiçbir şey.Ничего, если вы будете продолжать сидеть там.
Eğer orada oturmaya devam edersen, hiçbir şey.لا شيء، إذا واصلت البقاء هناك.
Evet, efendim. O aptalın işgal ettiği sandalyeye oturmaya geldim.Да, я приехала занять должность, которую занимал этот глупец.
O aptalın işgal ettiği sandalyeye oturmaya geldim.Chcę zająć miejsce, które należało do tego głupca.
O aptalın işgal ettiği sandalyeye oturmaya geldim.He venido a ocupar el puesto de ese imbécil.
O aptalın işgal ettiği sandalyeye oturmaya geldim.Jag kom för att ta hans plats.
O aptalın işgal ettiği sandalyeye oturmaya geldim.Jeg kom for at tage hans plads.
O aptalın işgal ettiği sandalyeye oturmaya geldim.Mi lasci prendere il posto di quello sciocco.
O aptalın işgal ettiği sandalyeye oturmaya geldim.Tulin ottaakseni sen hölmön paikan.
O aptalın işgal ettiği sandalyeye oturmaya geldim.Vim para ocupar o lugar que era daquele idiota.
O aptalın işgal ettiği sandalyeye oturmaya geldim.Ήρθα να πάρω τη θέση αυτού του ανόητου.
O eğrinin tepesinden iki nesil sonra, azalan nüfusun etkileri oturmaya başladıktan sonra.Aproximativ peste doua generaţii după apogeul curbei, când efectul scaderii demografice se va opri.
O eğrinin tepesinden iki nesil sonra, azalan nüfusun etkileri oturmaya başladıktan sonra.Asi dvě generace po dosáhnutí vrcholu této křivky - - jen co vliv klesající populace začne konat své.
O eğrinin tepesinden iki nesil sonra, azalan nüfusun etkileri oturmaya başladıktan sonra.지구 상의 인구가 정점을 찍은 이후에 두 세대 정도 지나면 인구 감소의 영향이 본격적으로 나타나기 시작할 겁니다.
O eğrinin tepesinden iki nesil sonra, azalan nüfusun etkileri oturmaya başladıktan sonra.Vào khoảng 2 thế hệ sau đỉnh điểm, một khi hiệu ứng của suy giảm dân số bắt đầu xảy ra.
O eğrinin tepesinden iki nesil sonra, azalan nüfusun etkileri oturmaya başladıktan sonra.Zhruba za dve generácie, po maxime krivky, po tom čo efekt klesajúcej populácie bude skutočne citeľný.
O eğrinin tepesinden iki nesil sonra, azalan nüfusun etkileri oturmaya başladıktan sonra.Приблизно через два покоління після піку тієї кривої, коли ефект спаду населення почне стабілізуватись.
O eğrinin tepesinden iki nesil sonra, azalan nüfusun etkileri oturmaya başladıktan sonra.Примерно через два поколения после пика той кривой, когда эффект спада населения начнет устаканиваться.
O eğrinin tepesinden iki nesil sonra, azalan nüfusun etkileri oturmaya başladıktan sonra.בערך שני דורות לאחר השיא של אותה עקומה ברגע שהאפקטים של אוכלוסיה מצטמצמת יתחילו לשקוע
O eğrinin tepesinden iki nesil sonra, azalan nüfusun etkileri oturmaya başladıktan sonra.بعد جيلين من قمة المنحنى مجرد أن تبدأ تأثيرات تناقص السكان في الإستقرار
O eğrinin tepesinden iki nesil sonra, azalan nüfusun etkileri oturmaya başladıktan sonra.二世代ぐらい後、人口減少の効果が 現れ始める頃 私たちは汚らしい野蛮な過去に代わって
Örneğin, eğer müşterek ev ölen eşin eviyse, nikâhsız eşin bu evde oturmaya devam etme hakkı yoktur.Sambor har till exempel inte rätt att bo kvar i familjens gemensamma hem om det tillhör den döda sambon.
Oturmaya devam et.Gyerünk, ülj le.
Oturmaya devam et.Πήγαινε μέσα και κάθισε.
Oturmaya devam et.عودي واجلسي
Sadece oturmaya devam et...Blijf gewoon...
Sadece oturmaya devam et...Doar continua sa fii astfel...
Sadece oturmaya devam et... Her zaman Farkediş olarak kal.Csak folyamatosan maradj ... maradj mindig Tudatként.
Sadece oturmaya devam et... Her zaman Farkediş olarak kal.Essaie simplement de rester ainsi, reste en tant que Conscience, toujours.
Sadece oturmaya devam et... Her zaman Farkediş olarak kal.Restate fermi... rimanete sempre come Consapevolezza.
Sadece oturmaya devam et... Her zaman Farkediş olarak kal.Просто продолжай оставаться...Всегда оставайся Осознаванием.
Sadece oturmaya devam et...Po prostu pozostawaj...
Sadece oturmaya devam et...Setrvávej.
Sadece oturmaya devam et...Solamente sigue permaneciendo...
Sana bunu düşünme demiştim. Oturmaya devam et.Je t'ai dit de ne pas y penser.NVa, assieds-toi.
Seni sonsuza dek viran edeceğim, kentlerinde kimse oturmayacak. O zaman benim RAB olduğumu anlayacaksın.Em desolações perpétuas te porei, e não serão habitadas as tuas cidades. Então sabereis que eu sou o Senhor.
Seni sonsuza dek viran edeceğim, kentlerinde kimse oturmayacak. O zaman benim RAB olduğumu anlayacaksın.In solitudine perenne ti ridurrò e le tue città non saranno più abitate: saprete che io sono il Signore
Seni sonsuza dek viran edeceğim, kentlerinde kimse oturmayacak. O zaman benim RAB olduğumu anlayacaksın.Jeg gør dig til Ørk for evigt, dine Byer skal ikke bebos; og du skal kende, at jeg er HERREN.
Seni sonsuza dek viran edeceğim, kentlerinde kimse oturmayacak. O zaman benim RAB olduğumu anlayacaksın.너로 영원히 황무케 하여 네 성읍들에 다시는 거하는 자가 없게 하리니 너희가 나를 여호와인줄 알리라
Seni sonsuza dek viran edeceğim, kentlerinde kimse oturmayacak. O zaman benim RAB olduğumu anlayacaksın.Na pustynie wieczne podam cię, i w miastach twoich mieszkać nie będą; a dowiecie się, żem Ja Pan.
Seni sonsuza dek viran edeceğim, kentlerinde kimse oturmayacak. O zaman benim RAB olduğumu anlayacaksın.Obrátim ťa na večné pustiny, a tvoje mestá už nebudú obývané, a zviete, že ja som Hospodin.
Seni sonsuza dek viran edeceğim, kentlerinde kimse oturmayacak. O zaman benim RAB olduğumu anlayacaksın.Örök pusztasággá teszlek, és városaidat ne lakják, és megtudjátok, hogy én vagyok az Úr.
Seni sonsuza dek viran edeceğim, kentlerinde kimse oturmayacak. O zaman benim RAB olduğumu anlayacaksın.Te convertiré en desolación perpetua, y tus ciudades nunca más serán habitadas. Y sabréis que yo soy Jehovah.
Seni sonsuza dek viran edeceğim, kentlerinde kimse oturmayacak. O zaman benim RAB olduğumu anlayacaksın.Te voi preface în nişte pustietăţi vecinice, cetăţile nu-ţi vor mai fi locuite, şi veţi şti că Eu sînt Domnul.
Seni sonsuza dek viran edeceğim, kentlerinde kimse oturmayacak. O zaman benim RAB olduğumu anlayacaksın.V pustiny věčné obrátím tě, tak že města tvá nebudou zase vzdělána, i zvíte, že já jsem Hospodin.
Seni sonsuza dek viran edeceğim, kentlerinde kimse oturmayacak. O zaman benim RAB olduğumu anlayacaksın.V večne pustinje te naredim, in v mestih tvojih se ne bo več prebivalo. In spoznate, da sem jaz GOSPOD.
Seni sonsuza dek viran edeceğim, kentlerinde kimse oturmayacak. O zaman benim RAB olduğumu anlayacaksın.Сделаю тебя пустынею вечною, и в городах твоих не будут жить, и узнаете, что Я Господь.
Seni sonsuza dek viran edeceğim, kentlerinde kimse oturmayacak. O zaman benim RAB olduğumu anlayacaksın.Ще обърна на вечно опустошение, и градовете ти няма да се населят; и ще познаете, че Аз съм Господ.
Seni sonsuza dek viran edeceğim, kentlerinde kimse oturmayacak. O zaman benim RAB olduğumu anlayacaksın.שממות עולם אתנך ועריך לא תישבנה וידעתם כי אני יהוה׃
Seni sonsuza dek viran edeceğim, kentlerinde kimse oturmayacak. O zaman benim RAB olduğumu anlayacaksın.واصيّرك خربا ابدية ومدنك لن تعود فتعلمون اني انا الرب.
Seni sonsuza dek viran edeceğim, kentlerinde kimse oturmayacak. O zaman benim RAB olduğumu anlayacaksın.我 必 使 你 永 遠 荒 涼 、 使 你 的 城 邑 無 人 居 住 . 你 的 民 就 知 道 我 是 耶 和 華
Seni sonsuza dek viran edeceğim, kentlerinde kimse oturmayacak. O zaman benim RAB olduğumu anlayacaksın.我 必 使 你 永遠荒涼 、 使 你 的 城邑 無人 居住 . 你 的 民 就 知道 我 是 耶和華
Sen oturmayacak mısın?Cậu không ngồi hả?
Sen oturmayacak mısın?Du willst nicht sitzen?