Ana içeriğe geç
Sözlük

oturmaya ile cümle

oturmaya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Arkada kalan kadınlarla beraber oturmaya razı olmuştur bunlar.They are pleased that they should be with the women sitters-at-home.
Kosova meselesi çözüldüğünde kimse evde oturmayacaktır", diyor."No one will stay at home when the Kosovo issue is resolved."
Borisov halkı camları kapalı şekilde evlerinde oturmaya çağırdı.He urged them to stay at home with their windows closed.
Yerleşimler birbirine daha yakındır ve tepelerin üzerine oturmaya eğilimlidir.Settlements draw more closely together and tend to be sited on hilltops.
Tekirdağ'da oturmaya memur edildi.Dass man nämlich in der Wiese sitzen durfte.
Senariste göre karakter 5.bölümden itibaren oturmaya başlamış.Son personnage devient principal à partir de la saison 5.
Hatta Walter ayrı bir apartman dairesinde oturmaya başlamıştır.Smith s'est récemment installé dans son appartement.
Vezirliği kaldırılarak Filibe'de mecburi olarak oturmaya gönderilmiştir.Trasladado a Phnom Penh espera enfrentarse por fin al Tribunal.
Tom oturmaya devam etti.Tom rimase seduto.
Neden oturmaya gitmiyoruz?Perché non andiamo a sederci?
Daha sonra halen oturmaya devam ettikleri Miami'ye geçerler.За 1 час можно долететь от Майами.
55'te, Agrippina saraydan çıkartılarak İmparatorluk ikametgâhında oturmaya mecbur edildi.In 55 werd Agrippina door Nero uit het paleis verjaagd.
Bu bileti ancak İsviçre'de oturmayanlar alabilirler.Het boek mocht in Zwitserland niet gedrukt worden.
Hatta Walter ayrı bir apartman dairesinde oturmaya başlamıştır.Takie same rzeczy Henry zaczyna znajdować w swoim mieszkaniu.
Bu yüzden Finlandiya barış masasına oturmaya karar verdi.Поки що ж сторони вирішили сісти за стіл переговорів.
Yedi Krallığın zor durumdaki hükümdarı Joffrey, Demir Taht'ta oturmaya devam etmektedir.Prvním z nich je Joffrey Baratheon v Králově přístavišti sedící na Železném trůně Sedmi království Západozemí.
Bu Opeth'in temel tarzının oturmaya başladığı dönemlere denk gelir.Již se zde projevují vlivy typické pro tvorbu Opeth.
Affedilerek yaşamının sonuna kadar Samerra'da oturmaya zorunlu tutuldu.V duchovní službě zůstal na martinickém panství po zbytek života.
Halen yarışmanın jüri koltuğunda oturmaya devam etmektedir.Během rokování jury je soutěž zastavena.
Bu Opeth'in temel tarzının oturmaya başladığı dönemlere denk gelir.Acțiunea începe exact de unde a lăsat-o Brass Man.
Hatta Walter ayrı bir apartman dairesinde oturmaya başlamıştır.Ted kezd hozzászokni ahhoz, hogy egyedül van egy lakásban.
Ben zaten tatami üstünde oturmaya alışkınım.Olen jo tottunut istumaan tatamilla.
Affedilerek yaşamının sonuna kadar Samerra'da oturmaya zorunlu tutuldu.Η Περιστέρα έζησε στη Σιάτιστα μέχρι το τέλος της ζωής της.
Senariste göre karakter 5.bölümden itibaren oturmaya başlamış.Στη συνέχεια μένει ψευδές μέχρι το πρώτο μέρος να ταιριάξει πάλι στη γραμμή 5.
Vezirliği kaldırılarak Filibe'de mecburi olarak oturmaya gönderilmiştir.Những giải mới được đưa vào FIFA được in đậm.
Bu Opeth'in temel tarzının oturmaya başladığı dönemlere denk gelir.アニメのセブンスターズ編が開始されるまでのストーリーを一部再現している。
Daha sonra halen oturmaya devam ettikleri Miami'ye geçerler.ועדיין הסיכויים נטו לכך שיישאר במיאמי.
John ve Louise birbirlerine saygı göstermek şartıyla birlikte oturmaya başlar.Том и Лоуенстийн започват да се чувстват един за друг.
Annem bunu uygunsuz bulmuş olacak ki daha uygun olsun diye o da bizimle oturmaya başladı.És anyám szerint ez nem nagyon volt illendő, úgyhogy ő is ott ült velünk, hogy eleget tegyünk az illemnek.
Annem bunu uygunsuz bulmuş olacak ki daha uygun olsun diye o da bizimle oturmaya başladı.제 어머님은 그것이 적절한 행위이 아니라고 생각하시고 저의 예의범절을 지켜주기 위해 저희들 옆에 같이 앉아 주셨습니다.
Annem bunu uygunsuz bulmuş olacak ki daha uygun olsun diye o da bizimle oturmaya başladı.Mama mea credea că nu prea era cuviincios, așa că stătea și ea cu noi să dea decență acestei activități.
Annem bunu uygunsuz bulmuş olacak ki daha uygun olsun diye o da bizimle oturmaya başladı.Meine Mutter fand, das gehörte sich nicht, also saß sie bei uns, als Anstandsdame sozusagen.
Annem bunu uygunsuz bulmuş olacak ki daha uygun olsun diye o da bizimle oturmaya başladı.Mẹ tôi nghĩ rằng điều này không hợp chuẩn, nên bà ngồi với chúng tôi để tạo độ đúng mực cho việc này.
Annem bunu uygunsuz bulmuş olacak ki daha uygun olsun diye o da bizimle oturmaya başladı.Mijn moeder vond dit niet erg netjes, dus ze kwam bij ons zitten om fatsoen te geven aan onze activiteiten.
Annem bunu uygunsuz bulmuş olacak ki daha uygun olsun diye o da bizimle oturmaya başladı.Moja matka uważała, że to niestosowne, więc siedziała z nami, by przydać stosowności temu zajęciu.
Annem bunu uygunsuz bulmuş olacak ki daha uygun olsun diye o da bizimle oturmaya başladı.אימא שלי חשבה שזה לא ממש הגון, אז היא ישבה איתנו כדי להוסיף הגינות לפעילות הזאת.
Annem bunu uygunsuz bulmuş olacak ki daha uygun olsun diye o da bizimle oturmaya başladı.أمي لم تر بأن ذلك كان لائقاً لذا فقد كانت تجلس معنا لتضيف الانضباط لهذا التصرف
Annem bunu uygunsuz bulmuş olacak ki daha uygun olsun diye o da bizimle oturmaya başladı.行儀良く見せるために 私たちと一緒になって市場に座りました (笑)
Biri kendi kendine oturmaya devam etti. 8 kaldı. Sonra ne oldu?קוריסין?
Biz evlenince orada oturmayacađýz bir kere. Oldu, görürsün bakalým.Δε θέλω καυγάδες, αλλά να χαιρόμαστε ο ένας τον άλλον.
Biz evlenince orada oturmayacađýz bir kere. Oldu, görürsün bakalým.Първо, няма да живеем там като се оженим.
Bizim aklımızda çoktan parçalar yerine oturmaya başladı.Y ya tenemos una buena idea.
Bizim aklımızda çoktan parçalar yerine oturmaya başladı.ولدينا بالفعل شعور جيد
Bu bahsettiğim kaydırma işi en başta sezgisel oturmayabilir. .제가 말하는 이동이 처음에는 직관적이지 않을 수 있습니다 .
Bu bahsettiğim kaydırma işi en başta sezgisel oturmayabilir. .Může se vám to zpočátku zdát matoucí.
Bu bahsettiğim kaydırma işi en başta sezgisel oturmayabilir. .И това на пръв поглед може да е неинтуитивното, това изместване, за което говоря.
Bu bahsettiğim kaydırma işi en başta sezgisel oturmayabilir. .وربما تبدو غي بديهية في البداية، هذا التحريك الذي كنت اتحدث عنه
Bu bahsettiğim kaydırma işi en başta sezgisel oturmayabilir. .考えましょう。 実際に何が起こっているか考えます。
Bundan sonra Davut kalede oturmaya başladı. Bunun için oraya ‹‹Davut Kenti›› adı verildi.Azután lakék Dávid a várban, azért nevezék azt Dávid városának.
Bundan sonra Davut kalede oturmaya başladı. Bunun için oraya ‹‹Davut Kenti›› adı verildi.David aber wohnte auf der Burg; daher heißt man sie Davids Stadt.
Bundan sonra Davut kalede oturmaya başladı. Bunun için oraya ‹‹Davut Kenti›› adı verildi.Davide si stabilì nella cittadella, che perciò fu chiamata città di Davide
Bundan sonra Davut kalede oturmaya başladı. Bunun için oraya ‹‹Davut Kenti›› adı verildi.David habitó en la fortaleza, y por eso la llamaron la Ciudad de David
Bundan sonra Davut kalede oturmaya başladı. Bunun için oraya ‹‹Davut Kenti›› adı verildi.David nam zijn intrek in de burcht en daarom wordt het sindsdien 'Stad van David' genoemd.
Bundan sonra Davut kalede oturmaya başladı. Bunun için oraya ‹‹Davut Kenti›› adı verildi.David s'a aşezat în cetăţuie; deaceea au numit -o cetatea lui David.
Bundan sonra Davut kalede oturmaya başladı. Bunun için oraya ‹‹Davut Kenti›› adı verildi.David s`établit dans la forteresse; c`est pourquoi on l`appela cité de David.
Bundan sonra Davut kalede oturmaya başladı. Bunun için oraya ‹‹Davut Kenti›› adı verildi.David tok sin bolig i borgen; derfor kaltes den Davids stad.
Bundan sonra Davut kalede oturmaya başladı. Bunun için oraya ‹‹Davut Kenti›› adı verildi.Ða - vít ở trong đồn ; vậy nên gọi_là thành Ða - vít .
Bundan sonra Davut kalede oturmaya başladı. Bunun için oraya ‹‹Davut Kenti›› adı verildi.Ða-vít ở trong đồn; vậy nên gọi là thành Ða-vít.
Bundan sonra Davut kalede oturmaya başladı. Bunun için oraya ‹‹Davut Kenti›› adı verildi.Então Davi habitou na fortaleza, e por isso foi chamada cidade de Davi.
Bundan sonra Davut kalede oturmaya başladı. Bunun için oraya ‹‹Davut Kenti›› adı verildi.I mieszkał Dawid na onym zamku; dla tego nazwano go miastem Dawidowem.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod