Peki, 2 numaralı sandalyeye oturmak için geriye kaç kişi kaldı?Takže kolik osob se nyní může posadit na židli číslo 2?
Peki, 2 numaralı sandalyeye oturmak için geriye kaç kişi kaldı?И за колко хора остава стол номер две?
Peki, 2 numaralı sandalyeye oturmak için geriye kaç kişi kaldı?Тогда сколько человек останется, чтоб сесть в кресло №2?
Peki, 2 numaralı sandalyeye oturmak için geriye kaç kişi kaldı?كم شخص تبقى لكي لكي يجلس على الكرسي رقم اثنان
Sadece orada oturmakla kalmıyorlar.Họ không chỉ ngồi đó.
Sadece orada oturmakla kalmıyorlar.Ils ne sont pas juste assis là sans rien faire.
Sadece orada oturmakla kalmıyorlar.사람들은 거기에 단지 앉아 있는 것이 아닙니다.
Sadece orada oturmakla kalmıyorlar.Não estão ali inativos.
Sadece orada oturmakla kalmıyorlar.Nem csak ott ülnek.
Sadece orada oturmakla kalmıyorlar.Nesedí jen tak.
Sadece orada oturmakla kalmıyorlar.Ne sedijo samo tam.
Sadece orada oturmakla kalmıyorlar.Nie siedzą bezczynnie.
Sadece orada oturmakla kalmıyorlar.Non stanno solo lì seduti.
Sadece orada oturmakla kalmıyorlar.No sólo están sentados allí.
Sadece orada oturmakla kalmıyorlar.Nu stau pur şi simplu.
Sadece orada oturmakla kalmıyorlar.Oni tam nesedia len tak.
Sadece orada oturmakla kalmıyorlar.Sie sitzen nicht einfach nur dort.
Sadece orada oturmakla kalmıyorlar.Ze zitten daar niet gewoon maar,
Sadece orada oturmakla kalmıyorlar.Δεν κάθονται απλά εκεί.
Sadece orada oturmakla kalmıyorlar.Вони просто не тут сидять.
Sadece orada oturmakla kalmıyorlar.Они лишь сидят не здесь..
Sadece orada oturmakla kalmıyorlar.Те не просто седят там.
Sadece orada oturmakla kalmıyorlar.הם לא סתם יושבים שם.
Sadece orada oturmakla kalmıyorlar.وهم لا يهدؤون ولا يلتقطون أنفاسهم
Sadece orada oturmakla kalmıyorlar.佢地唔止係坐埋一齊咁簡單。
Sadece orada oturmakla kalmıyorlar.外部からの入力が無い時にこそ、
Şimdi o bir alıç ağacının altında oturmak, Ve metresi olsaydı bu tür meyveAcum, el va sta sub un copac moşmon, şi dorinţa amanta lui erau ca un fel de fructe
Şimdi o bir alıç ağacının altında oturmak, Ve metresi olsaydı bu tür meyveAgora ele vai se sentar sob uma nespereira, E o desejo de seu amante eram esse tipo de fruta
Şimdi o bir alıç ağacının altında oturmak, Ve metresi olsaydı bu tür meyveAhora se sentaba bajo un árbol de níspero, y el deseo de su amante se que tipo de fruta
Şimdi o bir alıç ağacının altında oturmak, Ve metresi olsaydı bu tür meyveBây giờ anh ta sẽ ngồi dưới một gốc cây sơn tra, và muốn người tình của ông đã là loại trái cây
Şimdi o bir alıç ağacının altında oturmak, Ve metresi olsaydı bu tür meyveJetzt wird er im Rahmen einer Mispel Baum sitzen, und wünschen seine Geliebte war diese Art von Obst
Şimdi o bir alıç ağacının altında oturmak, Ve metresi olsaydı bu tür meyveMaintenant, il va s'asseoir sous un néflier, et souhaitent sa maîtresse ont été ce genre de fruits
Şimdi o bir alıç ağacının altında oturmak, Ve metresi olsaydı bu tür meyve지금은 medlar 나무 아래 앉아서, 그리고 그의 정부 과일 그런 종류의 있었으면합니다
Şimdi o bir alıç ağacının altında oturmak, Ve metresi olsaydı bu tür meyveMost már ő ül alatt naspolya fa, és szeretném az ő szeretője volt, hogy az a fajta gyümölcs
Şimdi o bir alıç ağacının altında oturmak, Ve metresi olsaydı bu tür meyveNu kommer han att sitta under en Medlar träd, och önskar hans älskarinna var den typen av frukt
Şimdi o bir alıç ağacının altında oturmak, Ve metresi olsaydı bu tür meyveNu vil han sidde under et mispel træ og ønsker hans elskerinde var den slags frugt
Şimdi o bir alıç ağacının altında oturmak, Ve metresi olsaydı bu tür meyveNu zal hij zitten onder een mispel boom, en wensen zijn maîtresse was dat soort fruit
Şimdi o bir alıç ağacının altında oturmak, Ve metresi olsaydı bu tür meyveNyt hän tulee istua mispeli puu, ja toivottaa emäntänsä oli sellainen hedelmät
Şimdi o bir alıç ağacının altında oturmak, Ve metresi olsaydı bu tür meyveOra sarà lui seduto sotto un nespolo, e desiderano la sua amante erano quel tipo di frutta
Şimdi o bir alıç ağacının altında oturmak, Ve metresi olsaydı bu tür meyveSekarang akan dia duduk di bawah pohon medlar, Dan berharap kekasihnya adalah bahwa jenis buah
Şimdi o bir alıç ağacının altında oturmak, Ve metresi olsaydı bu tür meyveTeď se mu sedí pod stromem medlar, a chtějí jeho milenka se tento druh ovoce
Şimdi o bir alıç ağacının altında oturmak, Ve metresi olsaydı bu tür meyveTeraz sa mu sedí pod stromom medlar, a chcú jeho milenka sa tento druh ovocia
Şimdi o bir alıç ağacının altında oturmak, Ve metresi olsaydı bu tür meyveTeraz zasiądzie w niesplik drzewa i chcą jego kochanki były tego rodzaju owoców
Şimdi o bir alıç ağacının altında oturmak, Ve metresi olsaydı bu tür meyveZdaj bo sedel v medlar drevo, in želijo svojo ljubico, ki so bile vrste sadja
Şimdi o bir alıç ağacının altında oturmak, Ve metresi olsaydı bu tür meyveΤώρα θα καθίσει κάτω από ένα δέντρο μούσμουλο, και την επιθυμία ερωμένη του ήταν ότι το είδος των φρούτων
Şimdi o bir alıç ağacının altında oturmak, Ve metresi olsaydı bu tür meyveСега той ще седи под мушмула дърво, и желанието любовницата си, че вида на плодовете
Şimdi o bir alıç ağacının altında oturmak, Ve metresi olsaydı bu tür meyveТеперь он будет сидеть под деревом мушмулы, и желаю его любовницы были, что вид фруктов
Şimdi o bir alıç ağacının altında oturmak, Ve metresi olsaydı bu tür meyveעכשיו הוא יישב תחת עץ השסק, ומאחל המאהבת שלו היו סוג כזה של פירות
Şimdi o bir alıç ağacının altında oturmak, Ve metresi olsaydı bu tür meyveوالآن يجلس تحت شجرة المشملة شجرة ، ونتمنى عشيقته وكان هذا النوع من الفاكهة
Şimdi o bir alıç ağacının altında oturmak, Ve metresi olsaydı bu tür meyveメイドは、彼らが一人で笑っセイヨウカリン.--ロメオ、良い夜を.--呼び出すように私は私の小車輪床するつもりだという。
Tabii, iki kişi oturmuşsa, 3 numaralı sandalyeye oturmak için kaç kişi kalır?그러면 당연히, 이미 2명이 앉아 있다면 의자 3에 앉을 수 있는 사람은 몇 명이나 남아있을까요?
Tabii, iki kişi oturmuşsa, 3 numaralı sandalyeye oturmak için kaç kişi kalır?A pak samozřejmě, jestliže již 2 osoby sedí, kolik lidí se může posadit na židli číslo 3?
Tabii, iki kişi oturmuşsa, 3 numaralı sandalyeye oturmak için kaç kişi kalır?En dan natuurlijk, als er dan 2 mensen zitten, hoeveel mensen zijn er over om in stoel 3 te zitten?
Tabii, iki kişi oturmuşsa, 3 numaralı sandalyeye oturmak için kaç kişi kalır?E poi ovviamente, se 2 persone stanno gia' sedute, quante persone ci restano per sedersi sulla sedia tre?
Tabii, iki kişi oturmuşsa, 3 numaralı sandalyeye oturmak için kaç kişi kalır?Et puis bien sûr, si deux personnes sont déjà assises, combien de personnes reste-t-il pour la chaise 3 ?
Tabii, iki kişi oturmuşsa, 3 numaralı sandalyeye oturmak için kaç kişi kalır?Jeżeli dwie osoby siedzą to ile pozostało osób, które mogą zająć trzecie krzesło?
Tabii, iki kişi oturmuşsa, 3 numaralı sandalyeye oturmak için kaç kişi kalır?Och sen så klart om 2 personer redan sitter ner, hur många personer finns kvar som kan sitta i stol 3?
Tabii, iki kişi oturmuşsa, 3 numaralı sandalyeye oturmak için kaç kişi kalır?Y por supuesto, si 2 personas ya están sentadas, ¿Cuanta personas quedan para sentarse en la silla #3?
Tabii, iki kişi oturmuşsa, 3 numaralı sandalyeye oturmak için kaç kişi kalır?А затем, конечно же, если 2 человека уже сидят, сколько человек останется, чтобы сесть в кресло №3?
Tabii, iki kişi oturmuşsa, 3 numaralı sandalyeye oturmak için kaç kişi kalır?И тогава, разбира се, ако двама са вече седящи, колко души остава да заемат третия стол?