Ana içeriğe geç
Sözlük

oturmak ile cümle

oturmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Kavgacı kadınla aynı evde oturmaktansa, Damın köşesinde oturmak yeğdir.寧 可 住在 房頂 的 角上 、 不 在 寬闊 的 房屋 、 與爭 吵 的 婦人 同住
Kavgacı kadınla aynı evde oturmaktansa, Damın köşesinde oturmak yeğdir.寧 可 住在 房頂 的 角上 、 不 在 寬闊 的 房屋 與爭 吵 的 婦人 同住
Merhaba Ivan. Bir oturmak var. Bugün nasıl yapıyorsun?안녕하세요 이반. 앉아있다. 오늘 어떠세요? 좋아. 당신을 감사합니다.
Merhaba Ivan. Bir oturmak var. Bugün nasıl yapıyorsun?היי איוון. יש לך לשבת. מה שלומך היום? טוב. תודה.
Merhaba Ivan. Bir oturmak var. Bugün nasıl yapıyorsun?イワン、私が働いていた多くの人々と協力し あなたの父親を持つ。
O jüride oturmak halk izin vermek için ilk oldu.Ήταν ο πρώτος για να επιτρέψει κοινοί να καθίσει σε μια κριτική επιτροπή.
Oturmak, çalışmak ve sigortaAsuminen, työnteko ja vakuutus
Oturmak, çalışmak ve sigortaBoende, arbete och försäkring
Oturmak, çalışmak ve sigortaLogement, travail et assurance
Oturmak, çalışmak ve sigortaVivienda, trabajo y seguro
Oturmak, çalışmak ve sigortaПроживание, работа и страховка
Oturmak, çalışmak ve sigortaالسكن والعمل والتأمين
Oturmak, çalışmak ve sigorta住宿、工作和保险
Oturmak ister misin?Leülhetnénk?
Oturmak ister misin?On s'assied ?
Oturmak ister misin?Θα ήθελες να καθίσεις;
Oturmak ister misin?هل ترغبين في الجلوس؟
Oturmak istiyorsun.Mitä sinä haluat?
Oturmak istiyorsun.Vrei să stai.
Oturmakta olan kadın ise hem ona hem de orta bölümdeki olaya ilişkin bir şeyler söylüyor gibi.la quale è seduta, che sta rispondendo anche a lei e agli eventi nel centro.
Oturmakta olan kadın ise hem ona hem de orta bölümdeki olaya ilişkin bir şeyler söylüyor gibi.Portanto existe realmente uma integracao completa aqui que e muito complexa
Oturmakta olan kadın ise hem ona hem de orta bölümdeki olaya ilişkin bir şeyler söylüyor gibi.Y luego la figura recostada desnuda quien mira para la izquierda.
O, uçağın koridorunda yürürken oturmak ile ilgili konuşan anne, baba ve çocuktan oluşan bir aile idi.Byla to rodina, matka, otec a dítě, kteří šli uličkou a bavili se o tom, kde sedět.
O, uçağın koridorunda yürürken oturmak ile ilgili konuşan anne, baba ve çocuktan oluşan bir aile idi.Chỉ là một gia đình, bố, mẹ và con, đi xuống lối đi bàn về chỗ ngồi.
O, uçağın koridorunda yürürken oturmak ile ilgili konuşan anne, baba ve çocuktan oluşan bir aile idi.Egy család volt, anya, apa, gyerek. A folyosón sétálva beszélgettek az ülésekről.
O, uçağın koridorunda yürürken oturmak ile ilgili konuşan anne, baba ve çocuktan oluşan bir aile idi.Eram uma família, uma mãe, um pai, uma criança, a percorrer o corredor e a falar sobre onde se sentarem.
O, uçağın koridorunda yürürken oturmak ile ilgili konuşan anne, baba ve çocuktan oluşan bir aile idi.Era o familie, mama, tata, copilul ce mergeau pe culoar și vorbeau despre unde să stea.
O, uçağın koridorunda yürürken oturmak ile ilgili konuşan anne, baba ve çocuktan oluşan bir aile idi.Era una familia, una madre, un padre, un niño caminando por el pasillo hablando sobre los asientos.
O, uçağın koridorunda yürürken oturmak ile ilgili konuşan anne, baba ve çocuktan oluşan bir aile idi.Es war eine Familie, Mutter, Vater, Kind, die den Gang entlang gingen und über die Plätze sprachen.
O, uçağın koridorunda yürürken oturmak ile ilgili konuşan anne, baba ve çocuktan oluşan bir aile idi.Het was een familie: moeder, vader, kind, die het gangpad afliep en praatte over de zitplaats.
O, uçağın koridorunda yürürken oturmak ile ilgili konuşan anne, baba ve çocuktan oluşan bir aile idi.Itu adalah sebuah keluarga dengan ayah, ibu, anak, yang berjalan di lorong dan berbicara tentang tempat duduk.
O, uçağın koridorunda yürürken oturmak ile ilgili konuşan anne, baba ve çocuktan oluşan bir aile idi.그들은 아빠, 엄마, 아이로 구성된 가족이었을 뿐입니다. 중동 지역의 남성으로서,
O, uçağın koridorunda yürürken oturmak ile ilgili konuşan anne, baba ve çocuktan oluşan bir aile idi.To była cała rodzina. Matka, ojciec, dziecko, w przejściu dyskutowali o siedzeniach.
O, uçağın koridorunda yürürken oturmak ile ilgili konuşan anne, baba ve çocuktan oluşan bir aile idi.Това е едно семейство, майка, баща, дете, които вървят между седалките и си говорят за мястото за сядане.
O, uçağın koridorunda yürürken oturmak ile ilgili konuşan anne, baba ve çocuktan oluşan bir aile idi.Це була звичайна сім'я: мама, тато і дитина йшли по салону і обговорювали, де краще сидіти.
O, uçağın koridorunda yürürken oturmak ile ilgili konuşan anne, baba ve çocuktan oluşan bir aile idi.זו היתה משפחה: אם, אב, ילד, שהלכו במעבר ודיברו על מקומות הישיבה. בתור זכר בן המזרח התיכון,
O, uçağın koridorunda yürürken oturmak ile ilgili konuşan anne, baba ve çocuktan oluşan bir aile idi.كانت عائلة , أم , أب , و طفل , يمشون بالممر , يتحدثون عن المقاعد. الآن , كرجل شرق أوسطي ,
O, uçağın koridorunda yürürken oturmak ile ilgili konuşan anne, baba ve çocuktan oluşan bir aile idi.座席について話してただけですよ もちろんアメリカの航空機には
Pekala, oturmak ister misin?Bem, queres-te sentar?
Pekala, oturmak ister misin?Be', vuoi sederti?
Pekala, oturmak ister misin? Bu güzel.Cậu có muốn ngồi lên không? không sao cả đâu.
Pekala, oturmak ister misin? Bu güzel.Θέλετε να καθίσετε; Ωραία.
Pekala, oturmak ister misin?Co, chcesz usiąść?
Pekala, oturmak ister misin?Első orvos: Fel akarsz ülni?
Pekala, oturmak ister misin?"Möchtest du dich aufsetzen?
Pekala, oturmak ister misin?¿Puedes sentarte?
Pekala, oturmak ister misin?Tak, chceš si sednout.
Pekala, oturmak ister misin?Vrei să te ridici?
Pekala, oturmak ister misin?"Wil je gaan zitten? Dat is prima."
Pekala, oturmak ister misin?Ти хочеш сісти? Гаразд, отак добре.
Pekala, oturmak ister misin?Ты хочешь сесть?
Peki, 2 numaralı sandalyeye oturmak için geriye kaç kişi kaldı?그러면 의자 2에 앉을 사람은 몇 명이 남았죠?
Peki, 2 numaralı sandalyeye oturmak için geriye kaç kişi kaldı?7より1人減ってますよね?
Peki, 2 numaralı sandalyeye oturmak için geriye kaç kişi kaldı?Alors, combien reste-t-il de personnes dans la chaise 2 ?
Peki, 2 numaralı sandalyeye oturmak için geriye kaç kişi kaldı?Asi que ¿Cuantas personas quedan para sentarse en la silla 2?
Peki, 2 numaralı sandalyeye oturmak için geriye kaç kişi kaldı?Então, quantas pessoas sobraram para sentar na cadeira dois?
Peki, 2 numaralı sandalyeye oturmak için geriye kaç kişi kaldı?Hoeveel mensen zijn er nu over om te gaan zitten op stoel 2?
Peki, 2 numaralı sandalyeye oturmak için geriye kaç kişi kaldı?Ile osób zostało do obsadzenia drugiego krzesła?
Peki, 2 numaralı sandalyeye oturmak için geriye kaç kişi kaldı?Percio' quante persone rimangono per sedersi sulla sedia due?
Peki, 2 numaralı sandalyeye oturmak için geriye kaç kişi kaldı?Så hur många personer finns kvar som kan sitta i stol 2?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod